ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Şehit annesinin yardımına jandarma koştu
Şehit annesinin yardımına jandarma koştu
Biz Bize Yeteriz Türkiyem
Biz Bize Yeteriz Türkiyem
Koronavirüs aşısında ilk aşama tamamladı
Koronavirüs aşısında ilk aşama tamamladı
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Elektriği kesilen esnafın zararı karşılandı
Elektriği kesilen esnafın zararı karşılandı

Ömer AĞAÇLI

ZİHNİ SEFALET İÇİNDEYİZ
28 Şubat 2020 Cuma

İnsan varlığı adeta zihni ile özdeştir. Çünkü tutum ve davranışları bir bilgiye göre olan insanın hali, zihninin haline göre belirlenir. Zihin, insanın edindiği bilgilerle dolar ve bir formata girer ki bunun adı “ zihniyett” tir. Zihniyet zihnin halidir. Zihniyet insanın varlık karşısındaki edindiği bilgi türleriyle ilgilidir. İnsan her zaman akıl yürütmelerle yaşamak durumundadır. 

İçgüdüsel faaliyetleri hariç tutarsak tüm iradi faaliyetler daima zihindeki bilgilere dayanarak ortaya çıkar. İnsanın akıl yürütmeleri kazandığı, edindiği bilgilerden oluşan zihniyete göre olur. İnsan zihniyetinin dışına çıkamaz. Eğitimin amacı insanın doğru bilgilerle doğru zihniyet formatına sokmaktır.

İnsanı varoluşta bir zihin formuna sokan unsurlardan en önemlisi “okul” dur. Fakat hayat okullarda öğretilenlerden ibaret olmuyor, dönmüyor. Okul doğru bilgiler edinmenin yolunu gösterir. Değerli Aygün Akyol’un söylediği gibi ‘‘Okul, usül ve asıl gösterir. Gerisi insana kalmıştır.’’ diyor. Eğitim benim anladığım kadarıyla aklı eğitmektir. Aklı nasıl kullanacağımızı öğretmek olmaldır. Mevcut gerçekliklerin öğretilmesi olmamalıdır. Asıl eğitim insanın kendini eğitmesidir. Bu da oldukça zor bir iştir, her nefs bunu kaldıramaz. Fakat aydınlanmanın başka kolay bir yolu da yoktur. İnsanı böyle aydınlanmaya götürmeyen, onun önünü kesen, bir anlamda onu cahil ve karanlıklarda bırakan nefsidir. Nefsten zuhur eden içgüdüler ve arzular ise nefsin keyfidir. Nefs keyfe bayılır. Nefs, akıl, ilim ve idrake düşkün değil, zevke düşkündür. Hedonizm nefsin keyfine verilen çok uygun bir felsefi kavramdır. İnsanın varoluşta yaşadığı trajik sorunların kaynağı da bu nefsin keyfine tabi olmasıdır.

* * *

Türk toplumu olarak bugün 21. Asrın ilk yıllarında oldukça yoğun bir bunalım içinde olduğumuz kanaatindeyim. İnsani değerlerden uzaklaşmak için toplumca adeta seferber olmuş gibiyiz. Her şeyin her şeyden kopmaya başladığı bir ortam içindeyiz. Ülkede çok az bir kesimin tuzu kuru, maddi açıdan keyfi yerinde ama büyük bir kesim maddi, manevi bunalımlar içindedir. Niçin bugünleri görüyoruz? diye kendime sormadan edemiyorum. Dünya tarihinde on bin yıldan fazladır çok az millet vardır. Biz bu şanslı milletlerden biriyiz. Tarih buna şahittir. Kültür, medeniyet, insani değerler, dünya görüşü ve yaşam felsefesi geliştirmiş ve bunları insanlığa sunmuş bir milletiz. 

Şimdi neden gerçeklerden sapıyoruz ve sahte bir dünya girdabına doğru hızla yol alıyoruz, bunun farkına bile varmıyoruz?... İnsanın yaşadığı bunalımlar kendini eylemlerde dışavurur. Eylemler ise bir bilgiye göredir. Bilgiler eylemlere yön verirler. İradi eylemlerimizi bilgiler yönlendirirler. Çünkü bilgilerin sakatlığı eylemlerin de sakatlığını gösterir. 

Bilgilerin gerçeklere dayanmaması cehalettir. Cehalet, yanlış bilgiler edinmedir. Her şey cehaletten üremektedir.. Cehalet, dini dille ifade edildiğinde bunun şeytanın sıfatı olduğu görülür. Çünkü Allah’ın cehalet diye bir sıfatı yoktur. Kur’an’da Allah’ın sevmediği kullar sayılırken, ilk başta cahil insanlar gelir ki diğer tüm illetlerin cehaletten türediği söylenir.

Bütün bunlar sonuşta insanın zihin hallerinde kendini gösterir. Zihin halleri ne ise insan birşeyi o hal bağlamında idrak eder. Zihnin olayları, olguları ve nesneleri olduğu gibi algılayabilmesi için zihnin toparlanması zorunludur. Aslında ilim de bundan ibarettir. Zihin toparlanmadan verilen hükümler gerçek dışıdır. Zihin hallerine hakim olmak insanın elindedir. Yeter ki bunun farkına varsın. Zihin ortamını bozuk forma getiren cehalettir. Bir şeyin mahiyetini tam olarak bilmeden verilen hükümler kuruntulardan ibarettir.

* * *

Bugünlerde ülkemiz özelinde bir kesim zihni sefalet manzaraları gösteriyor. Yaşadığımız toplumsal bunalımlar ve bunların bireylere yansıması zihni sefalet yansımlarıdır. Zihni sefalet içinde kavramlar da birbirine karışıyor. Ataların dediği gibi: “ At izi ile it izi birbirine karışır.” Kavramlar gerçekte ifade ettiği manalardan uzaklaşırlar. Kavram kargaşalığı denilen şey de budur.

Kavram kargaşalığı, toplumu da departmanlara ayırıyor ve her departmanda bulunanlar hem birbiriyle hem de diğerleriyle didişme haline getiriyor. Çok insan gurur ve kibirle malül adeta ilahlaşmış, firavunlaşmış, kendi bildiği sınırlı şeylerle değerlendirmeler yapıp, baş ve batıl şeylerle uğraşmaktadır. Firavun, bir semboldür ve Kur’an’da geçen bir sıfattır. Firavun, bireysel nefse dönük, yanlış bilgilerini gerçek zanneden, bildiklerine aldanan, zihni sefalet içine düşmüş, akıl tutulması yaşayan insanın halidir.

Şimdi, “Zihni sefaletten nasıl kurtulabiliriz?” diye bu noktadan devam edersek şunları söylemek mümkündür. Zihni sefalet bir şeyin mahiyetini doğru bilmemekten ileri gelmektedir. Bir şeyin mahiyeti onun ne olduğunu doğru bilmemektir. ‘‘İnsan bildiği şeyleri nasıl bilmiştir? Kendisindeki bilgilerin kaynağı nedir?’’ Bu soruyu sormak durmundadır. Yoksa bildiği şeylere aldanarak yaşamak durumunda kalır. 

Dünya hayatındaki tüm bilgiler insanın zihninin ürünüdür ve hepsi de görecelidir. Mutlak bilgi diye birşey yoktur. Mutlak bilgi, ilim, mutlak varlık olan sadece Allah’a aittir. Beşeri bilgi türleri olarak, bilim, fesefe, sanat tamamen beşeridir. Aklın maceralarıdır. Dini bilgiler de beşeridir. 

Din, ilahidir ama dinden insanların anladıkları dini bilgiler de beşeridir. İnsanı zihni sefalete düşüren kendisinden başkası değildir. HAKİKAT peşine düşmemek, halkın bilgileriyle yetinmektir. Bunun nedeni ise tamamen insanın kendi nefsinin tembelliği ve kayıtsızlığıdır. Emek vermemesidir.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
VİRÜS FIRSATÇILARI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
BÜTÜNÜ GÖREBİLMEK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
VİRÜS BİR GERÇEĞİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SU MESELESİNE DİKKAT
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İKİ DÜNYA GÖRÜŞÜ VE İNSANIN TRAJİK DURUMU
Esra SARI
Esra SARI
FİLM ÖNERİLERİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
WEB TAPU
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
KOVİD-19 İLK DEĞİL, PEKİ SON OLUR MU?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KÜRESEL SALGIN VE “AKTİF ÖTANAZİ”
Hatice Karataş
Hatice Karataş
DÜNYAYI SARSAN SALGINLAR
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
YAVAŞLAYIP, DÜŞÜNMEMİZ GEREK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
BİR KİTAP TANITIMI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME GEREĞİ III
Hüseyin Alpaslan
Hüseyin Alpaslan
RUH SAĞLIĞI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
İTALYANLAR MAZİYE BAKIP AH EDİYOR
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
EKONOMİNİN SAĞLIĞI
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
SOYKIRIM YALANLARINA CEVAPLAR (1) ERMENİLERİN BULGARİSTAN’DAKİ OSMANLI ALEYHİNE ÇALIŞMALARI
Büşra Çinkaya
Büşra Çinkaya
KORONAYA KARŞI KOLONYA
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva