ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Uzunçayır Baraj Gölü'nde görsel şölen
Uzunçayır Baraj Gölü'nde görsel şölen
Öğrencileri Necmettin Öğretmeni unutmadı
Öğrencileri Necmettin Öğretmeni unutmadı
Gölbaşı Tabiat Parkı'nda sonbahar
Gölbaşı Tabiat Parkı'nda sonbahar
Yenimahalle’de teraziler denetleniyor
Yenimahalle’de teraziler denetleniyor
Altındağ her mevsim güzel
Altındağ her mevsim güzel

R.Bülend KIRMACI

YÜZYILIN PLANLAMASI
18 Kasım 2020 Çarşamba

Türkiye’nin Birikimi Yozlaşan Çağa Meydan Okuyor

Barış, özgürlük, demokrasi vaatlerinin göçmen botlarında battığı, en gelişmiş sayılan ekonomilere sahip ülkelerde milyonlarca insanın sokaklarda yattığı bir çağdayız.

Gelir dağılımı adaletsiz, servet paylaşımı haksız; insanı yıkan, doğayı yakan dünyanın yarını kabustan farksız. Kıtalarda ülkeler, ülkelerde bölgeler, bölgelerde kentler arasında korkunç bir uçurum var. İşte bu koşullarda 21. yüzyılın ilk çeyreği de tamamlanmak üzere... 

Daha önce de ifade ettiğim gibi; kimi yerlerde insanlık, siyaseten ortaçağı, sosyal dayanışma bakımından buzul çağını, iktisadi işleyiş anlamında metalik bir çağı tecrübe etmektedir. Bu koşullarda hayatta ve ayakta kalmak zorundayız. Toplumsal değerleri diri tutmak, özellikle gençlerimize umut dolu bir ülke bırakmak durumundayız. Böyle bir kıvam noktası için ihtiyaç duyduğumuz birikim Cumhuriyet’imizin milliyetçi, halkçı, devletçi, devrimci geleneğinde ve kalkınma evrelerimizin kurumsal deneyiminde bulunmaktadır.

Türkiye, Devlet Su İşlerini, Bayındırlık örgütlenmesini, Devlet Planlama Teşkilatını kurmuş ve bunlardan çok yararlanmış bunların üstüne de Organize Sanayi Bölgelerini, Teknoparkları, KOBİ’ler yapılanmasını geliştirmiş bir ülkedir. Bütün bu birikim ve deneyim ihya edilerek, yeni yüzyılın zorlukları karşılanmalıdır.

Devlet Planlama Teşkilatı

Yakıcı sorunlara kapsayıcı ve kalıcı çözümler üretmek mecburiyetindeyiz. Salgın yangınının etkileri devam ederken bir de deprem felaketiyle karşılaştık. Bu yaralarımızı kamunun gücüyle ve toplumsal dayanışmayla aştık ve aşmaya çalışıyoruz. Kurallı bir ekonomide elbet özel sektör olacak. Ancak içinde bulunduğumuz çağda ve ülkemizin koşullarında devletin iktisadi organizasyonu olmadan sorunlarımızı tam olarak aşmamız olası değil. Zaten kimi konuları özel sektörden beklemek, özel sektöre de yapılabilecek bir büyük haksızlık değil midir?

O halde aklı başında her ülke gibi biz de kamuculuğu keşfetmek ve kamu iktisadi gücünü gerek kalkınma gibi süreklilik isteyen, gerek deprem gibi, salgın gibi dönemsel meselelerin çözümünde değerlendirmek zorundayız. Devletin sağlam zemini ve güvenilir eli, tüm yurttaşlar için güvenliğin ve üretimin düzenlilik içinde sürmesinde belirleyici unsurdur. İktisaden gücüne ihtiyaç duyduğumuz devleti yalnız vergi vererek güçlendiremeyiz. Devletin de kendisini güçlendirmesi gerekir... Bu anlamda, Devlet Planlama Teşkilatının eskisinden de etkin şekilde ihya edilmesi uygun olacaktır.

İç Pazarda Talebi Karşılamak, Dış satımda Üstünlük Sağlamak

Acımasız rekabetin geçerli olduğu dünya ticaretinde halen almakta olduğumuz payı artırmak ve halkımıza refah sağlamak zorundayız Bu açıdan da devlet kadar, özel sektörün de güçlenmesi elzemdir… İktisadi hayatımızın verimi için, yasalarımızı, kurumlarımızı, şirketlerimizi gözden geçirmeli, yaşamın gereklerine göre yeniden organize etmeliyiz. Defalarca vurguladığım gibi; Türkiye, üretkenlik ve katma değerden oluşan yapısal dönüşüm katsayısını yükseltmek mecburiyetindedir.

İç pazarda talebi karşılayacak, dış piyasada rekabete meydan okuyacak: üretim, depolama, sevk zincirleri oluşturmak, teknolojiye daha çok yatırım yapmak, yazılım, gıda mühendisliği, deniz ticareti ve su ürünleri tarımı, lojistik gibi alanlarda yeterli sayıda uzmanları yetiştirmek durumundayız. Bunu nasıl yapacağız?

Elbette sabit sermaye, bilgi faktörü, eğitim, ve tecrübelerin ışığıyla ama eninde sonunda gerçek ve geçerli bir planlama anlayışıyla başaracağız!.. Bu anlamda da, Türkiye mutlaka planlama anlayışını ihya etmeli; sektörel, bölgesel planlarla, büyümesini sürekliliğe ve süre istikrarına kavuşturmalıdır.

Avrasya’nın İktisadi Köprüyolu

Türkiye, organize sanayi bölgeleriyle, serbest bölgeleriyle, teknolojik-parklarıyla, Avrupa ve Asya arasında gerçek bir ekonomik köprüyol oluşturmalıdır. Daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekmeliyiz. Bu amaçla da, kayıtlı, kurallı, emeğin çağdaş haklarını gözeten, o arada bankasıyla, finans kurumlarıyla yatırımı destekleyen bir düzeni kurmalıyız. Böyle bir düzeni kuracak olursak, herhangi bir uluslararası iktisadi birliğe de girmek için “başvurmak zorunda kalmalıyız”; onlar, “bizi almak içinkapımıza gelirler. Tıpkı Atatürk döneminde Birleşmiş Milletlere katılma öykümüzde olduğu gibi ayağımızın altına bir de kırmızı halı sererler.  

İktisadın Organizasyon ve Sosyal Boyutu

Türkiye “organizasyon açısından” planlamaya dayalı, devlet ile özel sektörü en etkili değerlendiren bir yapılanmaya gereksinim duymaktadır. Yine Türkiye, “sosyal açıdan” da iktisadi bir gündeme sahip bulunmaktadır ve bu gündemin en başında insanına iş bulma zorunluluğu yer almaktadır. İstihdamı korumak, iş gücüne katılım oranını gözetmek, aktif iş gücünü geliştirmek ihmal edilemez ödevimizdir. Bugün kayıtlı ve kuramsal olarak sekiz milyonu aşkın insanımız işsizdir; daha da acısı her dört gençten biri üretim dışındadır…

 Birinci önceliğimiz insanımıza helalinden iş bulmak, insanca bir emekliliği sağlamaktır. İktisadi sosyal gündemimizin bir diğer konu başlığı da, gelir dağılımındaki çarpıklığın, vergi yükündeki adaletsizliğin, ücret ve maaşlardaki dengesizliğin, üstesinden gelinmesidir.

Mali ve iktisadi politikalarla bu konudaki tüm aksaklıkları, kusurları ve yılların ihmalini giderebilir; daha yaşanılabilir bir Türkiye’yi el birliğiyle kurabiliriz. Bu yolda atılacak adımlara sendikalar ve aklı başında işverenler de destek verirler ve elde edilen her kazanım Türkiye’de halkımızı güçlendirir. Ekonomik anlamda güçlü bir halkın ülkesi olarak Türkiye, Dünya’da da daha güçlü hale gelir.

Siyasi Performans=İktisadi Performans

80 Trilyon dolarlık dünya pastasından yüzde yarımdan biraz fazla pay almaktayız. Bununla birlikte yaklaşık  “on yıl içinde dünyanın ilk on ekonomisi arasına girmek” gibi bir hedef koymaktayız. Bu hedefi tutturmak, ulusça bir ekonomi seferberliğini gerektirmektedir. Önümüzde işlerimizi korumamız ve bir diğer yandan yeni iş alanları açmamız gereken bir süreç vardır.

 Önümüzde boş vaatlerle halkı oyalamak değil, fedakarlıklarda halkı birleştirmek gibi bir görev dönemi bulunmaktadır. İktisadi performansı yükseltmeliyiz. İktisadi performans, siyasi performanstan bağımsız değildir. Tıpkı, siyasi özgürlüğün iktisadi özgürlüğe bağlı olması gibi; bu iki unsur bir biriyle iç içe geçmiştir. İktisadi alanda planlama ve uygulamaya yönelik geçerli her standart, siyasi yönetim alanında en etkili dengeleme ve denetleme mekanizmalarına karşılık gelen verimli bir işleyişi çağırır.

Bu doğrultuda kamu yönetimi, hükümet ve belediyeler, Türkiye’nin varlıklarının en etkili bir şekilde değerlendirilmesinde özenli bir iş birliğine yönelmelidir. İsraf edeceğimiz tek bir kör kuruş yoktur. Tasarrufumuzu artırmak ve buna kamudan başlamak zorundayız.

İster şirket olsun, ister devlet veya belediye bütçesi anlamında okunsun, kasaya giren veya rezervde bulunan her bir liranın dörtte birini tasarruf etmeliyiz. Bir başka anlatımla kademeli olsa da tasarruf oranımızı % 25’lere yükseltmeliyiz. Tasarruf sözcüğünün fiilen biriktirmek/ ‘bir kenara koymanın’ yanında bir de “harcama” boyutu olmak gerekir; bu da tasarruf edilen miktarın verimli ve kar getirecek alanlara yönlendirilmesinde bir başka görevi bize getirmektedir. Gerçekten eldeki tüm kaynaklarımızı doğru alanlara ve doğru oranlarda yönlendirmek için etkili bir planlama ihtiyacı burada da karşımıza çıkmaktadır.

Organizasyonel ve Sosyal Alanlar, Yatırımlar  ve Yasalar

İçinde bulunduğumuz çağı doğru okumalı, ülkemizin gereksinimlerini gerçekçi biçimde belirlemeliyiz. Türkiye, istihdamı artırmak, yatırımlarını çoğaltmak, üretimin gücüyle iç pazarını doyurmak ve artanı kurallar dahilinde dışsatıma yönlendirerek iki yakasını bir araya getirmek zorundadır… Türkiye dünyanın en değerli iktisadi köprüsüdür; Avrupa ile Asya’yı, dahası, Uzakdoğu ile Mağribi bir birine bağlayan bu altın köprü, insanımıza refah sağlamalıdır…

 Bu köprüden kaliteli ürünlerin gelmesini ve kaliteli ürünlerin gitmesini sağlamak, gümrük duvarlarımızı iç pazarın ihtiyaçlarına uygun olarak düzenlemek, dünyanın yeni gelişen ticaret bölgelerinde yetenekli girişimcilerimizle ve deneyimli kurumlarımızla yer almak, küresel iş hacmimizi artırmak, dünya ticaretinden daha fazla pay almak zorundayız… Tüm bunları yapabilmek için bir yandan iktisadi alanda;  yenilenen organizasyonlara (devlet ile özeli aynı hedefte buluşturan planlamanın kurumsallığına) geçerli güncel sosyal tedbirlere (ücret, vergi, gelir politikalarına), etkin kalıcı yatırımlara (OSB, KOBİ’ler), gerçekçi geçerli kurallılığa (yasalara) (yatırımların desteklenmesi; banka / finans sisteminin düzenlenmesi) ihtiyacımız vardır…

Bütün bunları başarabilecek bilgi ve deneyim birikimimizi bir seferberlik anlayışıyla harekete geçirmek durumundayız… Yüzyılın planlamasını işte bu hedeflere uygun şekilde yapmalıyız… İnanınız başarabiliriz… İnanıyorum ki, başaracağız!..

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
E-TİCARETTE REKOR AYI
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
PANDEMİ ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ ETKİLİYOR
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DAĞLIK KARABAĞ DA KURTARILABİLECEK Mİ?
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
BESLENME YETERLİLİĞİ, GIDA GÜVENLİĞİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
ÇOCUK YAŞTA VE ERKEN EVLİLİKLER TOPLUMSAL BİR SORUN
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
CUMHURİYET KADINLARI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ESKİ NORMAL
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
YENİ YENİ VİRÜSLER Mİ?
Esra SARI
Esra SARI
2021 YILI GEL ARTIK
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
HEDEF: "KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ"
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BALIKÇILIK
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
HAKKINIZI ARAYIN!
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TOPLUMSAL SORUN: UYUŞTURUCU
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SALGINDA KENDİNİZİ GELİŞTİRİN VE MUTLU OLUN
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
TURİZMDE KAYIPLAR BÜYÜK
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
ABD İSTİHBARATI’NIN TÜRKİYE YAPILANMASI VE FAALİYETLERİ-I
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
MODERN İNSANIN FITRAT DAİRESİ DIŞINA ÇIKMASI HALLERİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN-DİN İLİŞKİSİ VIII (KANDİL GECELERİNE DAİR)
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva