ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 2 bin 746’ya çıktı
Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 2 bin 746’ya çıktı
İdlib'de 2 asker şehit oldu
İdlib'de 2 asker şehit oldu
TÜBİTAK 15 personel alacak
TÜBİTAK 15 personel alacak
İstanbul'a gece vapuru geliyor
İstanbul'a gece vapuru geliyor
Bakan Akar: Belli bir noktaya geldik
Bakan Akar: Belli bir noktaya geldik

R.Bülend KIRMACI

YOLSUZLUK BELASI
15 Ocak 2020 Çarşamba

Yolsuzluk, demokrasi için de baş belası bir sorundur. Yolsuzluk konusunda “Saydamlık endeksleri” bir ölçüde fikir verebiliyor. Örneğin Danimarka Dünya’da yolsuzluğun “en az” görüldüğü ülke diye biliniyor. Danimarka’yı bu alandaki “temiz sicilleriyle”, Yeni Zelanda, Finlandiya, Singapur, İsveç ve İsviçre izliyor. Bu ülkelerde yolsuzluk -bilindiği kadarıyla- diğer ülkelere oranla, ciddi boyutlarda değil. Ne ki, pürü-pak sayılan Danimarka’da bile bir süre önce tarihin en kapsamlı kara para yıkama skandallarından biri yaşandı. Sonuç olarak şu bir gerçek; yolsuzluğa “sıfır tolerans” olması gereken bir hedef ancak herhangi bir toplum için “yolsuzluğun sıfır” yani hiç olmadığını iddia etmek de bir o kadar gerçekçi değil. Yolsuzluk, yönetim biçimi olarak demokrasiyi çok olumsuz etkilemekte, tabii tersi de doğru; demokrasinin kurum ve kurallarıyla tam olarak tesis edilmediği; Yemen, Sudan, Somali gibi ülkelerde “yaygın yolsuzluk” olayları tespit edilmektedir.

Uluslararası Saydamlık Örgütü (Transperancy International) yetkilerinin tespitine göre; “yolsuzluklar, demokrasiyi işlevsizleştirmekte ve demokratik kurumsallaşmanın zayıflaması nedeniyle de, yaygınlaşmaktadır.” Bu olgu karşısında hükümetlere yapılan tavsiye, sistem içi dengeleme ve denetleme mekanizmalarının etkinleştirilmesidir. Bunun için de demokratik kitle örgütlerinin sisteme katkı ve katılımının geliştirilmesi, yasal zeminin güncelleştirilmesi, özgür ve bağımsız bir medya yapılanmasının sağlanması salık verilmektedir. Benim hesaplamama göre kamu kaynaklı yolsuzlukların enflasyona katkısı % 10’dur… Enflasyon % 15 ise bunun 1,5 (bir buçuk) puanı yozluluklardan kaynaklanmaktadır. Bu devasa bir paradır ve bununla kim bilir kaç fabrika, okul, hastane yapılabilir, öte yandan, terörle savaşan Mehmetçiğe bir dolu araç-gereç alınabilir, şehit ailelerine sahip çıkılabilir.

Yolsuzluk sorununda durumuz iç açıcı değil

Yukarıda söz ettiğim, yolsuzluk endeksi için 180 ülkede yapılan çalışma daha önce basınımıza da yansımıştı. Hatırlamakta yarar var… Buna göre 180 ülkede kamu düzeni odak alınarak ve uzmanların ve iş insanlarının yanıtlarından kalkılarak 1 den 100’e kadar puanlama yapılmış ve puanı düşük ülkelerin yolsuzluğa daha fazla duçar olduğu saptanmıştır… Duruma, genel ve kıtalar itibariyle bakıldığındaysa, Avrupa Birliği ülkelerinin ortalaması 66 olurken, Sahra-Altı Afrika ülkelerinin ortalaması bunun yarısından da azdır; 32 puanda kalmaktadırlar. Ülkeler ekseninde incelendiğindeyse, yolsuzluk skorlarını iyileştiren yani 100 tam puan üzerinden puanını artıran ülkeler arasında Estonya, Senegal, Gine sayılabilir. ABD yüz üzerinden 71 puanıyla artık “en iyiler” arasında değil, Brezilya ve Çek Cumhuriyeti ise, ortalama skorlar ile durumu idare edenlerdendir.

Ancak, bizi ilgilendiren durum bu tespitin devamında ve yolsuzluk puanı düşen ülkeler arasında saklı bulunmaktadır. Evet ne yazık ki ülkemiz de, Avusturalya, Şili, Malta ile beraber son yıllarda yolsuzluk açısından gitgide daha olumsuz grafiğe sahip olan ülkelerden biridir. “Yolsuzluk meselesi” sorunun kaynağı, tahribatı, tortusu, yığınağı ve çözüm yönetimi açısından demokrasi ve sistemin tümünü ilgilendiren bir konu oluşturduğu için, yalnız iktisadi değil siyasi/kurumsal alanda da yansımasını bulmakta ve örneğin yolsuzluk açısından olumsuz bir ülkeden söz ederken o ülkenin aynı zamanda “serbest ve adil seçimler”; “güçlü ve bağımsız kurumlar”; siyasal hakların; somut olarak “toplantı, gösteri ve yürüyüş haklarının kullanımı”; “bağımsız ve tarafsız bir yargı” açısından da sorunları olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Yolsuzluk kendini üretir, toplumu tüketir

Birleşmiş Milletlerin sendikacı kökenli Genel Sekreteri Antonio Guterres, 9 Ararlık (2018) Dünya Yolsuzlukla Mücadele gününde yaptığı açıklamada; “Dünya genelinde yolsuzluğun küresel ekonomide yılda 3,6 milyar dolar kayba neden olduğunu” belirtti. Gerçekten, yapılan bir hesaplamaya göre Dünya’da yaşayan her dört kişiden biri, yaşamında en az bir kez rüşvet vermek “zorunluluğuyla” karşılaşmış... Rüşvet, zimmet, irtikap, ihaleye fesat karıştırmak, haksız kazanç sağlamak gibi yerelden genele sirayet eden çok sayıda “suç” kimi yerlerde aleni hale gelmiş bulunmaktadır. Yolsuzluk kendini üreten toplumu tüketen bir beladır. Düşük yapması kaçınılmaz istenmeyen bir gebeliktir. Dünya pratiğinde yolsuzluk belasının, yüzdesel olarak bir kestirmeyle dağılımı; polis %36; politikacılar %36; bürokrasi %35; iş çevreleri %34; yerel yönetimler %33; Başbakan veya Hükümet başkanları % 32; vergi daireleri %32; yargı çevreleri %30; din görevlileri %18 şeklindedir… Bu durum, yolsuzluğun kapsama alanının neredeyse hayatın tamamı olduğu acı gerçeğini ortaya koymaktadır. Yolsuzlukla mücadele konusunda UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütünün) de çabaları vardır. Buna göre, üç kuruma büyük ödevler düşmektedir… Bunlar, hükümetler, demokratik kitle örgütleri ve medyadır.

Hükümetlere, Kitle örgütlerine, medyaya görev!

Yolsuzlukla mücadele evrensel ve ulusal bir görevdir. Hükümetler ya da bir başka deyişle yönetenler, demokratik katılımı güçlendirmeli, açık, saydam, yaşamın gerçekleriyle bağdaşır bir hukuki düzeni tesis etmeli, eğitim kurumlarını çocuklara hem iktisadi, sosyal haklarını öğretici hem de moral, ahlaki değerleri kazandırıcı yapıda oluşturmalı, yatırımların ve kamu finansmanının doğru ve yerinde kullanıldığına dair saydamlık anlayışıyla kamuoyunu bilgilendirmeli ve nihayet bireye ve ailelerine güven veren bir sağlık sistemini kurmalıdır… Demokratik Kitle Örgütleri de, demokrasiye katkı ve katılım, adaletin izlenmesi ve yapıcı sözlerin söylenmesi, eğitime destek olunması, toplumsal güven duygusunun berkitilmesi, kaynakların adil kullanımına hem katkı yapılması, hem de bu durumun takibi gibi konularda, görevleri olmak gerekir… Nihayet medyanın, demokrasiye, adalete, kişilik haklarına ve kendisiyle beraber bütün bir toplumun da özgürlüğüne sahip çıkması beklenmelidir…

Bir ülkenin, bir kurumun, bir grubun veya bir kişinin adının yolsuzlukla anılması son derecede küçültücü bir durumdur. Fakat bu durum yalnız o kişi veya kuruma değil tüm çevresine ve sistemin bütününe çok olumsuz etkiler yapmaktadır. Yolsuzluğun oluşmasını önlemede sistem asıldır ve caydırıcı, cezalandırıcı kurallara ilişkin bir kararlılık kadar, yasasıyla, eğitimiyle, geçimiyle, rol-modelleri ile bir toplumun önleyici, aydınlatıcı imkan ve kabiliyetinin artırılması esas alınmalıdır. Gerçekte hepimize yetecek bir dünya, aç gözlülüğümüz, hırslarımız, tamahımız nedeniyle fikren, fiziken ve fiilen çürümektedir. Oysa, sahip olduklarının efendisi, hırslarının kölesi insanlar, eninde sonunda büyük kötülükler yaptıkları bu toplumla birlikte yaşayacaklar, ya da başka bir toplumda ruhen sefalet içinde emeksiz servetleriyle yer edinmeye çalışacaklardır. Ki, bu seçenekte asla ama asla huzur ve dinginlik yoktur. Mutsuzluk denizinde mutluluk adası yoktur!

Kurum ve kurallarıyla, dayanışma ve yardımlaşmasıyla, dengeleme ve denetleme araçlarıyla, sisteme katılım ve demokrasiye katkı sağlama olanaklarıyla, modern devletin çağdaş vatandaşları olarak yaşamak, en büyük güvence, en değerli servet, en geçerli kazanımdır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
SORUMLU OLAN İNSANIN YAPMASI ZORUNLU TERCİHLERİ
Esra SARI
Esra SARI
KUSURLARINIZ SİZİ SİZ YAPIYOR
Büşra Çinkaya
Büşra Çinkaya
TÜKETİM KÜLTÜRÜ İNSANLARI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
İMALAT SANAYİİNDE SON GÖRÜNÜM
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
DEMİR AĞLAR
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
REST: İDLİB KARŞILIĞINDA LİBYA VE DOĞU AKDENİZ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KORONAVİRÜS KÜRESEL BÜYÜMEYİ OLUMSUZ ETKİLEDİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PİYASALARIN SEYRİ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
DENİZ YÜREKLİ ÇOCUK
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KODLAMA MESELESİ
Hatice Karataş
Hatice Karataş
HAYATTAN MEMNUN MUYUZ?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
MUTLULUK TABLOSU
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
REHBER KÖPEKLER
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
TÜRKİYE NATO’DUR, NATO TÜRKİYE'DİR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
BİZE NE OLDU?
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
BEYİNLERİMİZ SİSLENİYOR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“YABANCILAŞMA” VE YALNIZLAŞMA”NIN ONTOLOJİK TEMELLERİ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva