ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Erbil'de Türk diplomatlara saldırı: 1 diplomat şehit oldu
Erbil'de Türk diplomatlara saldırı: 1 diplomat şehit oldu
Bu paralar dilencinin üzerinden çıktı
Bu paralar dilencinin üzerinden çıktı
YKS sonuçları açıklandı
YKS sonuçları açıklandı
Ünlü et lokantasının sahibine FETÖ'den 5 yıl hapis
Ünlü et lokantasının sahibine FETÖ'den 5 yıl hapis
Irak, Erbil'deki silahlı saldırıyı kınadı
Irak, Erbil'deki silahlı saldırıyı kınadı

R Bülend KIRMACI

YOLSUZLUK BELASI
10 Temmuz 2019 Çarşamba

Rüşvet, bahşiş, çıkma adına ne derseniz deyin, duymayan, bilmeyen yoktur. Talan, vurgun, yağma, fahiş fiyatla iş yapmanın örneklerini görmeyen veya okumayan da yoktur... Gerçekten yolsuzluk başa bela… Hem de yalnız bizim için bütün dünya için bir baş belası. Yolsuzluklar insan doğasının zayıflıkları, yasal açıklar, kapalı ve baskıcı toplumlar açısından çok daha yaman bir sorun. “Parayı veren düdüğü çalar”, “Devlet malı deniz yemeyen domuz”, “Benim memurum işini bilir” gibi sözler bile dilimize yerleşmiş. Kamu kapısında iş görmek için de, piyasada ön almak için de paranın her kapıyı açan maymuncuk işlevi olduğu dilden dile söylenir. Yolsuzluk, rüşvet, kayırma hayatın her alanında en zehirli toksin etkisini icra eder, çemberinde ve çeperinde olmayan her birey ve toplum için büyük haksızlık ve adaletsizlik olarak geri döner.

İnsanı bozan düzendir!

Elbette hayatı boyunca bu türden insani, ahlaki, sosyal değer sapmalarından uzak duran nice insanlar vardır ve bizim toplumumuz da diğer halklar gibi aslında tertemizdir. Ancak yolsuzluk bir yerlerde eşitliği bozan, dengeleri değiştiren, geleceğe ilişkin güven duygularını tarumar eden bir virüs olarak daima vardır… Önemli olan bu olumsuzlukların etkisini, çapını, çeperini, etki alanını en aza indirgemektir. Bizim de dünyanın da çabası bu yöndedir ve bu çaba yasaların yenilenmesinden eğitime, düşünce özgürlüğünden basın-yayın hürriyetlerinin geliştirilmesine durmadan duraksamadan devam edecektir… Çünkü doğal olan, normal olan ahlaklı olmaktır; arızi olan, tali olan, yapay olan; yolsuzluklar ve rüşvet ekonomisidir…İnsan temiz doğar, onu, düzen bozar!

Türkiye “kötüye” gitti!

Uluslararası Saydamlık Enstitüsü (Transparency International) Yolsuzluk Endeksi Raporu temelinde Dünya Ekonomi Forumu’nca 5 Şubat 2019 günü yayımlanan bir haberde yolsuzluğun dünya ekonomilerini tehdit eder boyutta olduğuna dikkat çekiliyordu… Yolsuzluk Endeksi, 180 ülkeyi ele alıyor, iş insanlarının deneyimleri temelinde kamu sektöründeki yolsuzluklar üzerinde yoğunlaşıyor ve ülkeleri en olumsuz sıfır puandan 100 puana kadar sıralamaya tabi tutuyor… Bu endeks temelinde yayımlanan Rapora ve yorumuna göre yolsuzluktan en az etkilenen ülkeler Danimarka, Yeni Zelanda, Finlandiya, Singapur, İsveç ve İsviçre iken; Somali ve Güney Sudan gibi ülkelerin bu anlamda çok kötü durumda oldukları belirtiliyordu. İlginç saptamalar da vardı… Buna göre geçen yıl ülkelerin 3’te 2’si toplamda 50 puandan az aldılar ve ortalamada 43 puanda kaldılar. Son 6 yılda kötüye giden ülkeler arasında Macaristan ve Türkiye de sayıldı… Yolsuzluklar açısından bu “kötü skorların” başlıca nedenleri; yasal boşluklar, demokrasideki eksikler, örgütlenme ve basın özgürlüğü açısından olumsuzluklar olarak belirtildi… Dahası geride bıraktığımız süreçte ABD’de yolsuzluk anlamında en olumlu 20 ülke arasındaki yerini yitirdi ve bizzat desteklediği Brezilya’nın yeni yönetimi de bu anlamda kendisiyle beraber küme düştü!

Ne kadar Yolsuz o kadar Az Demokrat!

Yolsuzlukların geliştiği ülkelerde demokrasiler geriliyor ve bu açık bir vakıa! Çünkü yolsuzluklar giderek sistemi önce tedricen ele geçiriyor sonra demokrasinin ve özgürlüklerin baskılanmasına vesile olarak giderek o sistemde başat hale geliyor ve belirleyici olmaya başlıyor. “İş” bir yerde çığırından çıkınca demokratik kitle örgütlerinin hükümetleri denge ve denetleme konusunda gereken önlemleri almaya davet etmesi de pek işe yaramıyor. O arada önce hırpalanan, örselenen ve itilip-kakılan basın sonra ağır yaralı bir vaziyete geliyor ve bu kez sansür, giderek oto-sansür halini aldıkça, toplumun temiz ellerle arınması olasılığı iyice zayıflıyor. Açıktır ki yolsuzluğun, rüşvetin bozucu etkisi gelecek kuşakları etkileyecek ekonomik, sosyal ve kültürel yıkımları da getiriyor… Bugün hemen her ülkede vatandaşlar arasında yapılan anketlerde yolsuzluğa en fazla bulaştığı düşünülen kesimlerse şöyle sıralanıyor: Polis, Seçilmiş Siyasetçiler, Bürokratlar, İş İnsanları, Yerel Yönetimler, Başkan veya başbakanlar, Vergi Dairesi Yetkilileri, Yargı Kurumları, Dini Çevreler… Peki geriye ne kalıyor? İdealler mi, gençler mi? Basın mı? Bir avuç namuslu aydın mı? Ve bunların çabası yolsuzlukla mücadelede istenilen etkiyi ne kadar gösterebiliyor?..

Dünya’da 1 Yılda 3,6 Trilyon Dolar Yolsuzluk

Birleşmiş Milletler’in sendikacı-sosyalist kökenli Genel Sekreteri Antonio Guterres 9 Aralık 2018’de öyle bir rakam/ veri açıkladı ki, deyim yerindeyse herkesin dudağı uçukladı: Buna göre, Dünya genelinde yolsuzluğun bir yıllık maliyeti 3,6 trilyon dolar! Bu para yasal ticaret için dolaşan paraya oranla bile azımsanmayacak bir yekun. Bu üç buçuk trilyon dolar, kara para aklanması, vergi ihlalleri, kayırmacılık, rüşvet, soygun ve büyük başlıklı olarak global yolsuzluk bahsini oluşturmakta. Fakat anılan parayla dünyanın borçlarından önemli bir kısmını silmek, açlığı ve mutlak yoksulluğu bitirmek de olası… Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı (UNDP) Raporlarına göre; Dünyada yaşayan her 4 kişiden 1’i mutlaka rüşvet veya yolsuzlukla karşılaşmakta (mağdur veya fail olarak) ve dünyada yaşayan insanların % 57’si kendi hükümetlerinin asla ama asla yolsuzluk ve rüşvetle gerçek anlamda uğraştıklarına inanmadıkları belirtilmektedir. “Yolsuzluk ekonomileri” diye adlandıracağımız iktisadi çevrimde, bütçe açıkları, daha adaletsiz bir ekonomik paylaşım, azalan yatırımlar, artan işsizlik ve enflasyon (bence her yıl kümülatif enflasyonun en az yüzde 10’u) yolsuzluğun bir sonucu olarak ekonomik ve sosyal hayatı etkilemektedir

Mutlu ülkeler olmak için!

İlginçtir ki 2018 Mutlu Ülkeler Raporu’nda sıralanan mutlu ülkeler yolsuzluğun da en az görüldüğü ülkeler… Türkiye bir önceki yıl 69’uncu sıradaydı. Bu yıl 156 ülke arasında 74’üncü sıraya gerilemiş durumda… En mutlu ülkeler Norveç, Danimarka, İzlanda… En mutsuz ülkeler aynı zamanda yaygın yolsuzluklardan da muzdarip olanlar: Yemen, Güney Sudan, Orta Afrika… Evet, yolsuzluk zengin veya yoksul bütün ulusları etkilemekte, zengin veya yoksul bütün yurttaşları da ilgilendirmektedir…Yolsuzluk bir ülke için; istikrarsızlık, kırılganlık, dış karışmacılık çağrıştırmaktadır… O arada yolsuzluk ve rüşvetin yaygın olduğu bir iktisadi işleyişte şu “olgular” ve “unsurlar” son derecede olumsuz etkilenmektedir:  Yatırım kararları, doğrudan yabancı yatırımlar, bankların uluslararası kredibilitesi, özel ve kamu borçlanma riski, kayıtlı ekonomi (kayıt-dışılık), hükümetlerin ekonomideki hedeflerini gerçekleştirme kolaylığı (güçlüğü), toplumun etik değerleri, gençlerin idealleri, genel güvenlik, kaçakçılık ortamı, kara-para aklama ve daha bir dolu olgu… Türkiye hiç kuşkusuz bir temel tercihle karşı karşıyadır ve insanların mutlu olduğu ve yolsuzluğu en aza indirgemiş ülkelerden biri olmak için gereken adımları atmakta kararlı davranmalıdır.

Sıfır Tolerans, Geçerli Yasalar, Eğitim

Yolsuzluk ve rüşvet adı bile sevimsiz ahlaki zaaflardır. Ekonomiye de sosyal hayata da zarar verir. Servetin ve gelir dağılımının hakça paylaşımını engeller, hayat yarışına eşit başlama olanaklarını örseler, bütün değer yargılarını erozyona uğratır, geleceğe dair umutları köreltir, toplumsal bağları zayıflatır, bir yönetimi küçük düşürür, güven endeksini aşındırır, dışarıya karşı saygınlığı zayıflatır ve daha saymakla bitmeyecek olumsuzlukların odağı, kışkırtıcısı ve kaldıracıdır… O nedenle ve mutlak anlamda bütün kurum ve kuralları yolsuzlukla mücadelede seferber etmek gerekir. Toplum dayanışma içinde olmalı devlet de sıfır toleransla yolsuzluk ve rüşvetle başa çıkmak için toplumla bütünleşmelidir. Saydam, nesnel  kurallar, yaşamsallığı olan yasalar, geçerli bir eğitim sistemi, düşünce ve anlatım özgürlüğünün varlığı, basın hürriyeti, denetim alanında meslek örgütlerinin geliştirilmesi, denge ve denetleme politikalarının geçerliliği ve nihayet yolsuzluk, rüşvet gibi olumsuzluklarla asla ödün verilmeden ve hukuk devleti kuralları içinde mücadele edilmesi,, zamanla ve tedricen olsa da daha yaşanılabilir bir ülke oluşumuna katkı sağlayacaktır… Doğarken tertemiz olan insan, bizde ve her yerde insanca bir yaşamı kuracak ve sürdürecektir

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
S-400’LER GELDİ, MÜTTEFİKİMİZ(!) ABD NE YAPACAK?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SANAL PARALARDA YENİ DÖNEM
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
DÜNYA'YI OLUMLU ETKİLEYENLER
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TÜRK DERİCİLİK SEKTÖRÜ HIZLA İLERLİYOR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
15 TEMMUZ'UN ARDINDAN...
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
DOĞAYA DÖNÜŞ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
YOLA DEVAM ETMEK
Esra SARI
Esra SARI
“NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN ”
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
DELİRDİK Mİ BİZ?
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
DOĞRUSUYLA YANLIŞIYLA SOSYAL MEDYA
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GÜNÜMÜZDE OLUŞAN SEÇMEN PROFİLLERİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
MERKÜR RETROSU
Halil YATAR
Halil YATAR
YAZ SONUNDA GELDİ
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DÜNYAYI ATEŞE VEREN, CEHENNEME KAPI AÇAN TAMAH (AÇGÖZLÜLÜK) ÜZERİNE
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva