ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Fransa vatandaşı 11 yabancı terörist savaşçı sınır dışı edildi
Fransa vatandaşı 11 yabancı terörist savaşçı sınır dışı edildi
Böbreğinden yumurta büyüklüğünde taş çıktı
Böbreğinden yumurta büyüklüğünde taş çıktı
Barınakta 20 köpek ölüsü ile karşılaştılar
Barınakta 20 köpek ölüsü ile karşılaştılar
Şehir magandaları çocuk parkını yaktı
Şehir magandaları çocuk parkını yaktı
Adana'da tarım işçilerini taşıyan midibüs devrildi: 11 yaral
Adana'da tarım işçilerini taşıyan midibüs devrildi: 11 yaral

İsmail CİNGÖZ

TÜRKLÜĞÜNÜ UNUTMAYAN MACARİSTAN VE BARIŞ PINARI HAREKATI
16 Ekim 2019 Çarşamba

Tunus’ta yönetimden memnun olmayan halk hareketlerinin simge ismi Muhammed Buazizi’nin 17 Aralık 2010’da kendisini yakarak intihar girişiminde bulunmasıyla başlayan olayların bölge ülkelerini etkilediği gibi 2011 baharında Suriye’ye de sirayet etmesinden itibaren yaşanan süreç Suriye’de iç savaş halinde devam etmektedir. Fakat tarihe Arap Baharı olarak geçen olayların Suriye’deki seyri diğer ülkelerden farklı bir halde süregelmiştir. Çok taraflı, çok bilinmeyenli olarak yaşanan olayları, daha çok küresel güçlerin doğrudan değil de “Vekalet Savaşları” halinde sürdürdüğü görülmektedir.

911 Km ile en uzun sınır komşusu Suriye’de yaşanan olaylardan en fazla etkilenen Türkiye, gelişmelerin güvenliğine ve ülke bütünlüğüne karşı tehlike arz etmeye başlaması üzerine; Fırat Kalkanı Harekâtı (24 Ağustos-29 Mart 2017) ve Zeytin Dalı Harekâtı (20 Ocak-24 Mart 2018) ile Fırat’ın batısında yer alan güney sınırlarının güvenliğini sağlamayı amaçlamıştır. Ayrıca 12 Ekim 2017 tarihinde bir araya gelen Türkiye-Rusya-İran üçlüsü, İdlib Planı ile Hatay’ın doğu tarafında yer alan bölgedeki tehlikeyi bertaraf etme süreci de halen devam etmektedir. Türkiye bu üç hamle ile nihai hedefi Akdeniz’e çıkmak olan terör koridorunun oluşmasının önünü kesmiştir.

Fakat Suriye’nin Fırat’ın batısında yer alan Münbiç ile doğusundaki kuzey topraklarına yerleşen ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından himaye edilerek desteklenen PYD/YPG/KCK/PKK terör örgütü ile DEAŞ terör örgütünden arındırılması, hudut güvenliğinin sağlanarak, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan terör koridorunun ortadan kaldırılması amacıyla Türkiye 9 Ekim 2019 günü saat 16:00 itibariyle yeni bir sınır ötesi harekât başlatmak zorunda kalmıştır. Türkiye uluslararası hukuka uygun olarak başlattığı bu harekât ile sınır güvenliğini sağlamaya, Suriye’nin kuzeyinde yer alan terör örgütlerini temizlemeye müteakip gayri resmi rakamlara göre 4 milyonu aştığı değerlendirilen ve Türkiye’ye göç eden Suriyelilerin topraklarına ve evlerine dönmelerini sağlamayı hedeflemektedir. Zira Barış Pınarı Harekâtı adı verilen harekât ile maksadın “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olunduğu ve toprak kazanım amaçlı olmadığı” yetkili merciler tarafından ilan edilmiştir.

Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 51’nci maddesinde yer alan “Meşru Müdafaa Hakkı” çerçevesinde ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan 2001/1373, 2005/1624, 2014/2170, 2014/2178, 2015/2249, 2015/2254 tarih ve sayılı kararları dahilinde harekat planını uygulayan Türkiye; destekleyenler ve desteklemeyenler dahil uluslararası kamuoyunun dikkatlerini üzerine çekmiştir. ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Kanada, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, İsveç, Hollanda, Danimarka, Finlandiya ve İran ilk etapta Türkiye’ye tepki göstererek, Suriye Barış Pınarı Harekatı’nı son vermeye çağırırlarken bir taraftan da Avrupa Birliği (AB) ve NATO ekseninde de Türkiye aleyhinde karar alma girişimleri başlatanlar olduğu görülmüştür. Fakat 14 Ekim 2019 günü Londra’da yapılan NATO Parlamenter Asamblesi (NATO-PA) 65. yıl sonbahar oturumunda, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’nı eleştirenlere NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in, “Türkiye’nin meşru güvenlik endişeleri var. Başka hiçbir müttefik daha fazla terörist saldırıya uğramadı” sözleri[1] uluslararası arenada Türkiye’nin haklılığını ortaya koyan cevaplardan birisi olarak yerini almıştır.

Türkiye’nin devam etmekte olan Barış Pınarı Harekâtı Uluslararası kamuoyunda önemli bir gündem maddesi olarak yer alırken, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un, Türkiye’de bulunan Suriyelilerin ülkesi için de potansiyel sığınmacı sorunu olarak kapıda beklediğinden hareketle Avrupalı partnerlere, Türkiye’ye saldırılarına son verme çağrısı[2], AB’de alınan kararların bağlayıcılığını zayıflatmıştır. Ayrıca Mısır’ın, Türkiye’yi sert şekilde uyararak 9 Ekim 2019 günü Arap Birliği’ni olağanüstü toplantı çağrısıyla Türkiye aleyhinde karar almaya çalışması da dikkat çekmiştir.

Mısır’ın çağrısı ve talebi üzerine 12 Ekim 2019 günü Irak Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hakim başkanlığında gerçekleşen Arap Birliği Dışişleri Bakanları olağan üstü toplantısına 22 üye devletin 10’u Dışişleri Bakanı düzeyinde, diğerleri ise daimi temsilcileriyle katılmıştır. Toplantı sonrası “Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nın Arap Birliği tarafından ‘kınandığını’ ancak Katar ve Somali’nin sonuç bildirisine çekince koyduğu” açıklanmıştır.

Arap Birliği Olağanüstü Toplantısı’na Daimî Temsilcisi ile katılan Fas’ın Dışişleri Bakanı Nasır Burita’nın “Arap Birliği tarafından alınan kararların Fas’ın resmi tutumunu ifade ettiği söylenemez. Fas’ın karara çekince koymaması toplantının genel havasının dışına çıkmak istememesi nedeniyledir” açıklamasından hareketle toplantıya dışişleri bakanları seviyesinde katılmayan ülkelerin “Arap Birliği’nin kınama kararına zımnen çekince koydukları” şeklinde[3] değerlendirildiği görülmüştür.

Esas olan; Türkiye’nin harekâtı başlattığını duyurmasından hemen sonra AB üyesi Macaristan ve İspanya, Arap Birliği üyesi Katar ve Somali ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Pakistan’dan sonra Azerbaycan ile Rusya, ardından Kuzey Makedonya’nın Türk Milli Birlik Hareketi ile Sırbistan’ın Sancak Demokratik Eylem Partisi’nden de Türkiye’ye destek mesajları gelmesi Türkiye’nin uluslararası kamuoyunda yalnız olmadığını ortaya koymuştur.

Bunlar yaşanırken Arap Birliği’nin Türkiye aleyhinde olan kararını açıklamasından sonra uluslararası toplum tarafından tanınmış Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin de “Türkiye aleyhine alınan kararı reddettiğini” ilan etmesi, Arap Birliği tarafından yayınlanan “kınama” kararının çok da fazla bir anlam ifade etmeyeceğini göstermesi açısından önemlidir.

Fakat Macaristan ile Suriye Rejiminin yaptığı açıklamalar tarihe geçmiştir. Öncelikle ve en önemlisi; AB üyesi Macaristan’ın “Türkiye’nin kınanması için hazırladığı bildiri hazırlığı yapan BM’yi engellemeye çalışarak” Türkiye’ye açıktan destek verirken[4], Suriye Esad rejiminin de “YPG/PKK terör örgütünün iş birliği talebini geri çevirmesi”[5] bazı çevrelerde şaşkınlığa sebep olmuştur. Fakat Suriye Rejiminin Münbiç bölgesi için YPG/PKK ile anlaştıkları şeklide teyit edilmemiş bilgilerin uluslararası basında yer almış olsa da teyit edilemediği görülmektedir.

Macaristan ile Suriye Rejiminin Türkiye lehine açıklamaları özellikle uluslararası kamuoyunun dikkatini çekerken, Arap Birliği’nin “kınama” duyurusunun Türkiye kamuoyunda bazı kesimlerinde de hayal kırıklığına sebep olduğu anlaşılmaktadır.

Haçlı Seferlerinden itibaren yüzyıllardır İslam’ın hamiliğini yapan ve İslam Birliği ile Müslüman coğrafyasında “Barış ve huzurun sağlanacağına inananlar” tıpkı Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti Sultanı ve Halife Mehmet Reşad’ın 23 Kasım 1914 tarihli fermânıyla Cihat Fetvası (Cihad-ı Ekber) çağrısına uymayan ve Osmanlı topraklarına saldıran İngiliz ve Fransızların yanında yer alarak Osmanlı’ya isyan eden ve Türk askerini arkadan vuran Arap kabilelerine mensup atalarının yaptığı gibi yine Türkiye’yi yalnız bıraktığına bir kez daha şahit olmuşlardır. Çünkü Katar ve Somali haricindeki İslam Birliği ülkelerinin Türkiye-Suriye sınırlarında yaşananları bilmiyor gibi davranması İslam Birliği olacağına inanan/inanmak isteyen kesimde bazı soru işaretlerine sebep olduğu düşünülmektedir.

Suriye Rejiminin Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad, “Terör örgütü YPG/PKK ile görüşmeyeceklerini” açıklayarak, “YPG/PKK, ABD desteğini almak için ulusal çıkarlardan vazgeçti… (YPG/PKK) kendisini Suriye’ye düşman ABD ve Siyonist güçlerin kucağına attı. Bu gruplar, Türkiye’nin saldırılarından sorumludur”[6] sözleriyle üstü kapalı olarak Türkiye’yi desteklemesi, yıllardır kesilen diyaloğun ilerleyen zamanda tekrar kurulabilmesi için bir vesile olabileceği için önem arz etmektedir.

Diğer taraftan Macaristan’ın Türkiye’ye olan desteğine en fazla şaşıran taraf elbette ki adeta Hristiyan Kulübü gibi davranan üyesi olduğu AB ülkeleri olmuştur. Çünkü Hristiyan da olsa Macarların, Attila Hun İmparatorluğu’nun bakiyesi[7] Türkler olduğunu ve milliyet kavramının öne çıktığını göstermiştir. Turan Kurultayı organizasyonu ile iki yılda bir Türk Dünyası’nı toplayan ve son yıllarda sık sık “Biz Kıpçak Türkleriyiz” söylemini dile getiren Macaristan’ın AB’deki Türkiye lehine çıkışı ile iki bin yılı aşan bir zamandır Balkanlar ve Avrupa’da varlığını sürdüren Türk Milleti’nin yeri geldiğinde din ve mezhep hususunu bir kenara bırakarak birleşebileceklerini ortaya koymuştur.

Bu vesileyle belirtmek gerekirse; Milattan Önce İkinci Yüzyılda Türklerin batı kolu İskitlerle Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlara ve Avrupa içlerine doğru başlayan Türk kavimlerinin göçlerini aynı güzergahı kullanarak IV. Yüzyıldan XI. yüzyıla kadar devam eden süreç içerisinde; Hun, Avar, Peçenek ve Kuman /Kıpçak Türklerinin de devam ettirdikleri, bu Türk boyları içerisinde Bulgar, Oğuz ve Ogur/Utrugur Türklerinin de bulundukları bilinmektedir[8]. Bu Türk boylarının bir kısmı geriye dönse de kalanların büyük bir çoğunluğu zamanla Slav dilini ve Hristiyanlığı kabul ederek asimile olmuşlar ama Macarlar dillerini muhafaza etmeyi başarmışlardır.

Macaristan, cesurca Türkiye’yi destekleyerek kan bağının önemini ortaya çıkarmış ve bazı kesimlerin yıllardır dillendirdiği “Türk Birliği” oluşumu söyleminin gerçeğe ne kadar yakın olduğunu göstermiştir.

Sonuç olarak;

Fırat Kalkanı Harekâtı ve Zeytin Dalı Harekâtı’nda olduğu gibi, Barış Pınarı Harekâtı’nda da planlama ve icrası ile sadece teröristlerin, teröristlere ait barınak, sığınak, mevzii, silah, araç ve gereçlerin hedef alındığı Türkiye yetkili makamları tarafından uluslararası kamuoyuna duyurulmuştur. Türk askeri, harekatın icrası esnasında sivil/masum kişilerin ve harekât bölgesindeki tarihi, kültürel dini yapılar, altyapı tesisleri ile bölgede bulunması muhtemel dost ve müttefik ülke unsurlarının zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyetini uygulamalarıyla göstermektedir.

NATO’nun kudretli ülkesi ABD’nin bütün girişimlerine rağmen AB ile İslam Birliği komisyonlarında Türkiye aleyhine oy birliği ile karar alınamamış olması Türkiye için önemlidir. ABD’nin de AB’nin de İslam Birliği’nin de Türkiye karşısında topyekûn birleşememiş olmalarından çıkartılması gereken dersler vakit geçirilmeden alınmalıdır. Türkiye karar alıcı mekanizmaları ile Türkiye kamuoyu kimlerin aleyhte kimlerin lehte olduğunu hafızaya kaydetmeli, uzun vadeli politikalar üretirken dikkate almalıdır.

Haçlı Seferlerinden Birinci Dünya Savaşına, Millî Mücadele’den bu güne kadar yaşanan tarihi süreç incelendiğinde, Türk Milleti’nin düşmanla mücadele ederken dost/düşman safları neredeyse fazla değişmemiş olmasına rağmen, olması gayri kabil ittifaklar peşinde koşmanın nafile olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti; Almanya, Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile birlikte aynı safta yer almıştır. Bu dönemde de Millî Mücadele yıllarında da Azerbaycan ve Pakistan (O günün Hintli Müslümanları) başta olmak üzere Türkistan (Orta Asya) maddi ve manevi olarak Türkiye’nin yanında yer almıştır. Nihayetinde bu gün de neredeyse aynı birliktelik tekerrür etmiş ve Barış Pınarı Harekatı’nda yine Türkiye’nin yanında yer almışlardır.

Buradan hareketle AB yapılanması örnek alınarak, Müslim/Gayri Müslim olmasına bakılmaksızın Türk (Soylu) Devletleri Birliği’nin kurulabilir olduğu da ortaya çıkmıştır. Karar alıcı mekanizmalara, bu eksende çalışma yapmak ve bu oluşumu hayata geçirmek, tabiri caizse boyunlarının borcu olmuştur.

Son söz olarak; Barış Pınarı Harekatı’nda yer alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile Güvenlik Kuvvetlerimizi Allah muvaffak etsin ve yardımcı olsun dedikten sonra, Macaristan’ın Türklüğünü öne çıkartarak Türkiye ile ilişkilerini geliştirme çabalarından yola çıkarak; Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz bir sözüyle son noktayı koyalım: “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”

________________________

 

İsmail CİNGÖZ; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.Sc. – BULTÜRK Ankara Temsilcisi.

 

[1] Hasan ESEN; “NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Başka Hiçbir Müttefik Daha Fazla Terörist Saldırıya Uğramadı”, AA. 14.10.2019.

[2] Sputnik; “Bulgaristan Başbakanı Borisov’dan AB’ye ‘Türkiye’ye Saldırmayı Bırakın’ Çağrısı”, 12.10.2019.

[3] Akit; “Arap Birliği’nde ‘Barış Pınarı’ Karmaşası! O Ülkeler Karara Çekince Koydu”, 14.10.2019.

[4] “Macaristan’dan Barış Pınarı Harekatı Açıklaması”, 10.10.2019, https://www.gercekgundem.com/dunya/125287/macaristandan-baris-pinari-harekati-aciklamasi

[5] NTV; “Esad Rejimi, YPG/PKK’nın İş Birliği Talebini Geri Çevirdi”, 11.10.2019.

[6] NTV; “Esad Rejimi, YPG/PKK’nın İş Birliği Talebini Geri Çevirdi

[7] Ümit Nazmi HAZIR, «Macaristan’ın Doğu Açılımı: Türkiye ve Türk Dünyası ile Gelişen İlişkiler”, ankasam.org, 14.11.2018.

[8] İsmail CİNGÖZ; “Bulgaristan’da Türk Tarihi, Pomaklar ve Yaşanan Göçler”, 11.10.2015. https://www.bghaber.org/bghaber/bulgaristanda-turk-tarihi-pomaklar-ve-yasanan-gocler/ (Erişim Tarihi:13.10.2019).

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ARAÇ MUAYENESİ ÖNCESİNDE NE YAPMALI ?
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
GÜZEL ATLAR ÜLKESİNİ GÖRMEYEN VAR MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI
Esra SARI
Esra SARI
BİZ, ACABA 'YÜZEN ÖRDEK SENDROMU'NA MI YAKALANDIK?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
AB(D)’NİN ''LİBYA'' ISRARI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ASGARİ ÜCRETTE BEKLENTİ AÇ KALMAMAK
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SURİYELİLER İLE YAŞAMAYA ALIŞMAK
Hatice Karataş
Hatice Karataş
ENGELLER ENGEL DEĞİL
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TÜRK KADINI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DÜNYA 'ŞİRKİSTAN'A DÖNDÜ...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
KADIN CİNAYETLERİ VE KADINA SAYGI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCE ÜRETMEYE FIRSAT VERİLMELİ
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
DOĞRU BESLENME DEPRESYONU AZALTABİLİR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GIDA GÜVENLİĞİ YAŞAMSALDIR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
BÜYÜME TARAFINA GEÇİŞ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DOĞU AKDENİZ ÜZERİNE YAPILAN GİZLİ HESAPLAR BOZULDU
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
MODERN KÖLELİK
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
AMAN DİKKAT!
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva