ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Vestel 603 yeni işçi istihdam edecek
Vestel 603 yeni işçi istihdam edecek
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Meclis 'Başkan'ını seçiyor
Meclis 'Başkan'ını seçiyor
Rusya'da Kovid-19 vaka sayısı 700 bine yaklaştı
Rusya'da Kovid-19 vaka sayısı 700 bine yaklaştı
Nil Havzası’nda belirsizlik sürüyor
Nil Havzası’nda belirsizlik sürüyor

Şira Yıldız ASAN

SOSYALLEŞMEYE VE DIŞARIDA YEMEYE NE KADAR MERAKLIYMIŞIZ
5 Haziran 2020 Cuma

Bu cumadan da merhaba sevgili okuyucularım. Tam olarak 15 Mart’tan beri evdeyim. Sadece doktor ve market alışverişi için dışarı çıkanlardanım çünkü durumun ciddiyetinin farkında olanlardanım. Zor bir süreçten geçiyoruz evet ama geçici olduğunu da biliyoruz. Belli ki bu süreç uzayacak ve ikinci sert bir dalga daha gelecek. Tüm bunlar haftalardır her gün medyada konuşulurken ve sürekli alınması gereken önlemler anlatılırken hala bunun bilincinde olmayıp son derece rahat yaşama devam edenlere ne demek gerekir bilemiyorum. Evde kalmak bu kadar da zor olmaması gerekir değil mi? Düşünün engellisiniz, cezaevindesiniz, sağlık sorununuz var, paranız yok, işsizsiniz, ufak bir köyde tek göz odada yaşıyorsunuz; empati kurmak gerek birazcık! Şurada üç beş ay sosyalleşmeden yaşamak kimseyi öldürmez fakat virüsü hiçe sayarak yaşamak kişiyi öldürür.

Ne var yani birkaç ay evde kahvemizi içsek, yemeğimizi yesek, kimseyle buluşmasak ve kendimize dönsek? Yıllardır yapamadığımız işleri tamamlasak ve biraz hayatı da sorgulamaya başlasak… Özellikle bizim ülkeden bahsetmem gerekirse bir ömür boyu bir kez bile tatile gidememiş o kadar çok vatandaş var ki ne yazık . Düşünsenize hayatları boyu bir kez bile olsun denize girememiş ve yaz tatilini ailecek yapamamış bir sürü insan var. İmkanları el vermediğinden bir ömür boyu evde oturmuşlar ve en fazla kışlık erzak yapmak için ya köylerine gitmişler ya da mahallede kapı önünde çekirdek çitlemişler. İmkanları dahilinde sosyalleşiyor insanlar. Küçük bir çevrede de sosyalleşip hayatta kalınıyor demek ki. Kimse birkaç ay evde kalmak zorunda olduğu için kafayı yemez, yeter ki düşünce kapasitesi olsun. Hem böyle yaşamak zorunda kalanlarla empati de yapmış oluruz.

Zenginin malı züğürdün çenesi yorar hesabına gelecek olursak, tabii buna alışkın olmayan bir kısım içinse şu günler cehennemden beter. Birileri  iş ararken, birileri hangi yatı veya tekneyi kiralayıp tatile gitsek derdinde. Bir yıl da tatil yapmayın evde oturun ne olur yani, kendi sağlınız için. Zenginler için her zaman bir alternatif vardır zaten, onu yazmaya bile gerek yok. Haramsız ve hak yemeden de zenginlik olmaz, buna da inancım kesindir. Normal vatandaşlar olarak biraz daha sabır ve ev hapsine devam ederek topluma saygımızı göstererek bir an önce bu salgının bitmesine katkıda bulunmamız gerekir.

***

Bir de özellikle şu salgın döneminde neden Türkçemizin bu kadar katledildiğini merak ediyorum. Özellikle eğitimli insanlar Türkçeyi açıkça ötekileştiren sorumsuz bir akıma alet oldular. Ekranlarda son yıllarda programlarda kullanılan kelimeler yabancı oldu. Kısacası Türkçemiz yabancı kelimeler ile katlediliyor ve yabancı kelimelerin saldırısına uğruyor. Yüzlerce kelime, görsel ve yazılı basında, konferanslarda, seminerlerde; aslında her yerde kulaktan kulağa yayılıyor ve Türkçemiz öldürülüyor. Son yıllarda bir de buna özellikle Arapça kelimeler eklendi. Kelime ithalat cenneti olmaktansa dilimize sahip çıkmamız gerekir. Örnek vermek gerekirse; pandemi değil salgın, immün değil bağışıklık, droplet değil damlacık, bulaş değil bulaşma, peak değil zirve, spiker değil sunucu, demo değil tanıtım, poşet değil torba, showroom değil sergi odası, prestij değil saygınlık, menü değil yemek listesi, adisyon değil hesap, antre değil giriş, puset değil bebek arabası gibi…

***

Tabii ki de salgın sadece kötü sonuçlara neden olmadı. Aileleri evde bir araya getirdi, çevre temizlendi, dayanışma arttı, yeni hobiler edindik, yaratıcılık arttı, kitap okumaya başladık, film izledik, sağlımızın önemini anladık, gereksiz tüketimden uzak kaldık, temizlik ön plana çıktı ve dünya çapında çatışmalar azaldı.

***

Kısacası yaşam şeklimiz değişti. Bahçelerin ve balkonların değerini anladık. Ekip biçmenin ne kadar rahatlatıcı olduğunun farkına vardık, bahçeli evdeki yaşamlara döndük, bir ağacın gölgesinde oturup nefes almanın ilaç olduğunu fark ettik. Evde yemek ve ekmek pişirdik, saç kestik, manikür ve pedikür yaptık, saçımızı boyadık, evlerimizi dip köşe temizledik. Evlerimize döndük ve kuş sesiyle uyanmanın ne büyük lüks olduğunu anladık. Dünyanın sadece insanlara değil tüm canlılara ait olduğunu gördük. Yeni yaşama merhaba dedik ve kabullenmeye başladık. Yaşam tarzının değiştiğini ve artık birçok şeyin eskisi gibi olmayacağını konuşur olduk. Aslında kapitalizmin tüm politikalarının dünyada iflas ettiğini gördük. Bundan sonrası için nerede nasıl yaşamamız gerektiğini ve neyi tüketip tüketmememiz gerektiğinin farkındalığını yaşamaya başladık. Doğayla iç içe yaşamanın ne kadar önemli olduğunu ve doğaya zarar vermemiz gerektiğini umarım gördük. Evlere kapatılınca da özgür yaşamanın değerini anladık. Zengini fakiri, siyasetçisi, başkanı, kralı, halkı herkesin aslında ne kadar küçük olduğunu gördük, gözle görülmeyen bir virüs karşısında.

***

Haftaya ufacık bir virüsün bizlere verdiği büyük dersler yazımda buluşmak üzere. Haftaya kadar sevgiyle kalın. #evdekaltürkiye #iyiliktenyanaolalım

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAYATININ UCUZ OLDUĞU YERDE TEK BİR SUÇLU YOKTUR
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
BİLİM İNSANININ NAMUSU
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
OKULLARIN AÇILMASI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
OKEYE DÖRDÜNCÜ!..
Esra SARI
Esra SARI
ANKARA’DAKİ VAKA SAYISI ARTTI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SEFER TASINA TEKRAR MERHABA
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
NATO, FRANSA, TÜRKİYE VE LİBYA
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
GÜNEŞ PANELİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GÖBEKLİTEPE VE NİCELERİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İNEK ŞABAN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
BİR VAROLUŞ SORUNU OLARAK “HOŞGÖRÜ”
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
TURİZM SEKTÖRÜNÜN EN ZOR YILI
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
ONLİNE HAYAT
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TOPARLANMANIN V HALİ
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE SİYASİ PARTİLER-1
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
EMPERYALİZMİN TÜRK KORKUSU
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
MUTLULUK İLE İLGİLİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
HİKMET ARAYIŞI
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva