ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Ramazan yarın başlayacak
Ramazan yarın başlayacak
Mısır: Türkiye ile ilişkileri geliştirmek istiyoruz
Mısır: Türkiye ile ilişkileri geliştirmek istiyoruz
Çekya'da Dışişleri Bakanı görevden alındı
Çekya'da Dışişleri Bakanı görevden alındı
Ülkelere göre oruç tutma süreleri
Ülkelere göre oruç tutma süreleri

Hüseyin ALPASLAN

SÖMÜRGECİLİK TARİHİ-II: HOLLANDA SÖMÜRGECİLİĞİ
25 Şubat 2021 Perşembe

Sevgili okurlar, geçtiğimiz hafta sizlere Portekiz ve İspanyol sömürgeciliklerinin tarihini anlatmıştım. Bugünkü yazımda ise Hollanda sömürgeciliğini okuyacaksınız;

Hollanda Sömürgeciliği

Sömürgelerinden elde ettiği zenginlik sayesinde 16’ncı yüzyılda Avrupa’nın en güçlü krallığı olan İspanya; Hollanda, Belçika ve Lüksemburg gibi ülkeleri egemenliği altında tutmuştur. İspanya’nın mezhep ayrılıklarına dayalı savaşlarda güç kaybetmesiyle, 1568 yılında başlayan ve 11 yıl süren özgürlük savaşlarının arkasından, 1579 yılında Hollanda bağımsızlığını ilan etmiştir[1].

İspanya’nın egemenliği altında bulunduğu dönemde gemicilikle ilgili çalışmalar yapan ve deniz ticaretine önem veren Hollanda, bağımsız bir ülke olmasından sonra çok beklemeden deniz aşırı topraklara açılmak için çalışmalara başlamıştır. İlk başlarda Hollandalı tüccarlar Portekiz’den aldıkları doğu menşeli malları Avrupa içlerinde satmışlardır. Portekiz’in 1580 yılında İspanya ile birleşmesinden sonra, Hollandalı gemicilerin doğu mallarını aldığı Portekiz’in Cadiz ve Lizbon limanları, İspanyollar tarafından Hollandalı tüccarlara kapatılmıştır. İspanya’nın koyduğu yasaklarla Hollandalı tüccarların başta baharat olmak üzere Avrupa iç pazarında yaptıkları ticaretin sekteye uğraması sonucunda, Hollandalı gemiciler doğu ülkelerine ulaşarak ticaret ürünlerini doğrudan elde etmek için çareler aramaya başlamışlardır. Önceleri Portekizli gemicilerin yanında çalışan bazı Hollandalı tüccarlar, deniz yolları ile ilgili haritalara ulaşmışlardır. 1583-1588 yılları arasında Portekiz’in Hint Yarımadası’ndaki sömürgelerinden olan Goa’da, Portekiz valisinin sekreterliğini yapan “Jan Huijgen Van Linschoten” tarafından yazılan; Portekizlilerin gerçekleştirdiği keşifleri ayrıntısıyla anlatan, deniz yollarının haritalarının olduğu el kitapları, Hollandalı gemiciler ve tüccarların keşif yapmak için ihtiyaçlarını karşılamıştır[2].

Amsterdamlı 9 zengin iş adamı tarafından kurulan “Uzak Ülkeler Şirketi” adına 1595 yılında 64 tonluk dört gemiden ve 249 mürettebattan oluşan bir Hollanda ticaret filosu, Afrika’nın güney ucundaki Ümit Burnu üzerinden Doğu Hint Adaları’na ulaşmıştır. Hollanda filosu, ilk önce Cava Adası’nın batısında kara biber deposu olarak bilinen Bentem Limanı’na, sonra da Bali, Madura ve Sumatra adalarındaki limanlara uğramıştır[3].  İlk seferden sonra diğer Hollandalı tüccarlar birbirleriyle rekabete girerek çeşitli seferler düzenlemişlerdir. 1599’da Amsterdam’dan hareket eden bir deniz filosu ilk kez “Baharat Adaları” olarak bilinen Endonezya’nın doğusunda yer alan Maluku Adaları’na ulaşmıştır. Hollanda deniz filosunun Baharat Adaları’ndan getirdiği ürünlerden inanılmaz derecede yüksek kar etmesi üzerine; 1611 yılına kadar doğuya 14 sefer düzenlenmiş ve bu seferlerden gemiler ambarları dolu olarak dönmüşlerdir[4].

 Hollanda Doğu Hindistan Şirketi sadece ticarî bir yapıyla kısıtlanmamıştır. Hollanda’ya bağlı özerk bir devlet konumunda bulunan şirkete; Hollanda Hükumeti tarafından, Ümit burnu ile Macellan Boğazı arasında kalan bölgede ticaret yapma tekelinin yansıra, bölgenin güvenliğini sağlamak için askeri birlikler oluşturmak, Hollanda Devleti adına savaş açmak, Asya’da yerel yönetimler ile anlaşma yapmak gibi yetkiler verilmiştir. Neticede; Hollanda Doğu Hindistan Şirketi, Ümit Burnu ile Basra Körfezi’ne, Benderabbas Limanı’ndan Doğu Hint Adaları’nın en ucunda bulunan Timor’a kadar uzanan geniş sahada korunaklar, kaleler, ticaret merkezleri ve tesisler kurarak Hollanda sömürge imparatorluğunu oluşturmuştur[5].  Hollanda, 1641 yılında Malay Yarımadası’nda bulunan ve önemli bir liman şehri olan Malakka’yı Portekizlilerden almıştır. Daha sonra Açe Sultanlığı’na bağlı Sumatra limanı ile Minangkabau bölgesinde hakimiyeti ele geçiren Hollanda, İngiliz ve Portekizli tüccarları bölgeden uzaklaştırarak Cava Denizi’nde üstünlüğü ele geçirmiştir[6].

Hollanda’nın batıya doğru yaptığı seferlerin sonucu; doğudaki kadar başarılı olmamıştır. 1614 yılında otuz Wallon ailenin (Belçika sınırlarındaki Valon bölgesinde yaşayan Cermen kökenli halk) Kuzey Amerika’da Hundsan nehri etrafına, 1626’da on Protestan ailenin Güney Amerika’da Brezilya sahillerine yerleşmesiyle ilk Hollanda sömürgeleri oluşmaya başlamıştır. Hudson nehri boyunca Yeni Hollanda denilen bölgede kürk ticareti ve ziraatla geçinen yerleşimler kurulmuştur. Hollandalıların kurduğu en önemli koloni şehri İngilizlerin sonradan New York adını verdikleri New Amsterdam’dır. Kuzey Amerika’daki sömürgecilik faaliyeti İngiliz kolonileri arasında sıkışmış, istenilen neticeye ulaşılamamıştır. Zamanla Kuzey Amerika’da bulunan kolonilerine önem vermeyen Hollanda, Güney Amerika’ya ve Batı Hint Adaları’na yönelmiştir. Karayipler’de kurdukları Batı Hindistan Şirketi’ne, Doğu Hindistan Şirketi’ne benzer bir statü vermişlerdir.

Hollandalılar, 1634’te Venezuela kıyılarında mühim bir askeri üs olarak kullanacakları Curaçao’yu işgal etmişlerdir. Bir yıl sonra Brezilya sahillerinin büyük bir kısmını sömürgeleştirerek “Hollanda Brezilyası” adını verdikleri bölgede, kereste ve şeker kamışı işletmeciliği yapmışlardır. Köle ticareti yapmak için Guyana ile Antil Denizi’ndeki St. Eustatius, St. Martin ve Tobago’yu İspanyollardan almışlardır. Hollanda’nın bölgedeki faaliyetleri diğer sömürgeci ülkelerin çıkarlarına aykırı bulunmuş ve aralarında çatışmalar yaşanmıştır. Portekiz’in, İngiltere’nin desteğiyle 1640 yılına İspanya ile birlikteliğini bozarak yeniden müstakil bir devlet olmasının ardından; Brezilya’daki sömürgeleri paylaşamayan Portekiz ve Hollanda arasında 10 yıl süren savaşlar olmuş ve neticede Brezilya’daki köleler ayaklanmıştır. Güney Amerika’daki sömürgelerinde ayaklanmaları bastıramayan ve kontrolü kaybeden Hollanda, Portekiz’den sonra İngiltere ile de sömürgeler için savaşa girmiş ve 1673 yılında Güney ve Kuzey Amerika’da bulunan kolonilerini kaybetmiştir[7].

Hollandalı gemici ve tüccarlar, Afrika’ya ilk kez 1598 yılında sefer yapmışlardır. Moritus Adası’na, Hollanda Prensi Maurice van Nassau’nun ismini vererek burayı kolonileştirmişlerdir. Birçok seferlerde uğrak yeri olan ada 1710 yılında Fransızlara terk edilmiştir[8]. Hollanda’nın en kalabalık şekilde yerleşerek kolonileştiği ve en önemli sömürge bölgesi olan Kaapstad (Cape Town) birkaç defa el değiştirmesine rağmen 1652’den 1806 yılına kadar Hollanda egemenliğinde kalmıştır[9].

18’nci yüzyıla geldiğimiz zaman Hollanda’nın, Amerika’nın kuzey ve güneyindeki sömürgelerini kaybetmiş olduğunu görmekteyiz. Ancak, bu yüzyılda doğudaki sömürgelerini elinde tutan ve kıtalar arası deniz ticaretine hükmeden Hollanda; hala dünyanın ekonomisi en güçlü devleti olmaya devam etmiştir. 18’nci yüzyılda Avrupa’daki teknelerin yarısı Hollanda’ya ait olup, tüm dünyada; deniz taşımacılığında, ticarette, gemi sanayisinde ve birçok endüstri dallarında en önde olan ülkeydi. 18’nci yüzyılın sonlarına doğru İngiltere ile yaptığı savaştan (1781-1784) mağlup ayrılan Hollanda’nın, başta Hint Okyanusu olmak üzere tüm denizlerde gücü zayıflamıştır. Denizlerde ve sömürgelerinde, 1795-1815 yılları arasında Fransız istilalarına ve saldırılarına uğrayan Hollanda denizcileri, teknelerinin çoğunu kaybetmiştir. Hollanda’nın zayıflayan kolonileri İngilizlerin eline geçmiş, ekonomileri bozulan ve zor duruma düşen Batı ve Doğu Hindistan şirketleri kapılarına kilit vurmuşlardır.

 19’ncu yüzyılın başlarında Avrupa’da süren savaşlarda; 16-18 Haziran 1815 tarihinde Waterloo’da yenilgiye uğrayan Fransa İmparatoru Napolyon’un sürgüne gönderilmesinden sonra, Hollanda, İngiltere ile yaptığı antlaşma ile; Seylan, Kaapstad, Guyana ve Tobago hariç eski kolonilerini tekrar aldıysa da bu durum uzun süreli olmadı ve zamanla bütün sömürgeler bağımsızlıklarını elde ettiler. Hollanda’nın en uzun sömürgesi olarak kalan Endonezya, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte 15 Ağustos 1945’te bağımsızlığını ilan etmiştir.  1945-1949 yılları arasında Endonezya ile Hollanda arasında silahlı çatışmalar ve diplomatik mücadeleler devam etmiştir. 1949 yılında Lahey’de yapılan barış konferansında Endonezya’nın bağımsızlığı kabul edilmiştir[10].

Hollandalılar kendilerinden önceki Portekiz ve İspanyol sömürgelerinden farklı bir siyaset ve yöntem izlemişlerdir. Sömürgelerindeki yerli halklara misyonerlik faaliyetleri ve inanç dayatması yapmamışlardır. Hollanda için esas olan, sömürgelerinde kurdukları şirketlerin sorunsuz çalışması, ticaretin güvenli ve verimli yapılarak iyi gelir elde edilmesidir. Diğer sömürge devletlerinin aksine Hollanda’da devlet geride kalmış, sömürgecilik faaliyetleri özel şirketlere özerk statü tanınarak ve destek sağlanarak yürütülmüştür[11].

___________:

Hüseyin ALPASLAN;

Tarihçi-Yazar

alpasker.84@hotmail.com

 

Kaynakça

[1] İsmail Hakkı GÖKSOY; “Sömürgecilik Tarihi, 2. Ünite, Hollanda Sömürgeciliği”, s.25, Anadolu Üniversitesi Yayını, No.2029, 2014, Eskişehir.

[2] Metin ÜNVER; “Sömürgecilik Tarihi” s.58 Tarih Lisans Programı, İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi.

[3] İsmail Hakkı GÖKSOY; “Hollanda Sömürgeciliği”, TDV İslâm Ansiklopedisi, 18.Cilt IV. Bölüm, s.226-227,1998, İstanbul.

[4] İsmail Hakkı GÖKSOY; “Sömürgecilik Tarihi, 2. Ünite, Hollanda Sömürgeciliği”, s.25-26.

[5] Metin ÜNVER, a.g.e., s.59.

[6] İsmail Hakkı GÖKSOY; “Sömürgecilik Tarihi, 2. Ünite, Hollanda Sömürgeciliği”, s.26-27.

[7] İsmail Hakkı GÖKSOY; “Hollanda Sömürgeciliği”, s.226-227.

[8] İsmail Hakkı GÖKSOY; “Sömürgecilik Tarihi, 2. Ünite, Hollanda Sömürgeciliği”, s.27.

[9] İsmail Hakkı GÖKSOY; “Hollanda Sömürgeciliği”, s.226-227.

[10] Metin ÜNVER, a.g.e., s.61.

[11] Ahmet Utku ÖZENSOY; “15 ve 16. Yüzyıllarda Sömürgecilik Hareketleri, Fiyat Devrimi ve Sömürgecilik İdeolojisi”, s.827, Tarih ve Gelecek Dergisi, Aralık 2019, Cilt 5, Sayı 3.

[12] https://www.stratejikortak.com/2019/11/somurge-devletleri-somurge-haritalari.html.

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
TALAT PAŞA’NIN KATİLİ TEİLERİAN’IN HEYKELİ, BİR İTİRAF VE GERÇEKLER
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
ÇAY TİRYAKİSİYİZ AMA
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
ZOOM YORGUNLUĞU
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
SOSYAL MEDYADAKİ GÜZELLİK ALGISI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
KOD ADI: 29
Esra SARI
Esra SARI
GERÇEKTEN MUTLU MUYUZ?
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TOPLUM ÜZERİNE
Murat BALCI
Murat BALCI
CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLARI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
ÇOCUĞUNUZA YABANCI DİL ÖĞRETME ÖNERİLERİ
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
VEFA ÖDÜLLERİ
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
MUSUL’DAN FERAGAT VE SULH DİPLOMASİSİ-III
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
DEĞİŞEN TÜKETİM ALIŞKANLIKLARI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
EKONOMİ TEZLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
KIRIM VE DONBAS KRİZİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
BİONTECH Mİ SİNOVAC MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
GENÇLER AZ DA OLSA UMUT BEKLİYOR
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
AYDINLIĞA AÇILAN EN BÜYÜK PENCERE
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
MODERN İNSAN ALLAH’A AİT ŞEYLERİ KENDİNİN ZANNEDİYOR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GELECEĞE DAİR FİKRİ BİR EGZERSİZ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva