ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
600 yıllık camiye çevre düzenlemesi
600 yıllık camiye çevre düzenlemesi
Sözde 'eyalet imamı' tutuklandı
Sözde 'eyalet imamı' tutuklandı
Başkent'te gecekondu yandı, anne ve çocukları zor kurtuldu
Başkent'te gecekondu yandı, anne ve çocukları zor kurtuldu
Nazlı Ilıcak 5 yıl 10 ay hapse çarptırıldı
Nazlı Ilıcak 5 yıl 10 ay hapse çarptırıldı
Uluslararası tarım bakanları zirvesi
Uluslararası tarım bakanları zirvesi

Mustafa YILDIZ

SİYASİ BİR MÜLAHAZA
10 Ocak 2019 Perşembe

Ülkenin yakın “Siyasi Tarih” geçmişine yaşayarak şahit olan, sade bir vatandaşın görsel medya veya yazılı basın yoluyla takip ettiği kadarıyla bilgi birikimine sahip birinin bile, tarafsız bir gözle baktığında şu tespitleri yapması mümkündür.
Aynı ortamları paylaştığımız, müşterek sevinç ve yakınmalarda müşterek noktalarımızın olduğu kesimler hakkında gözlem ve düşüncelerimizi ifade etmemiz daha gerçekçi olacağından, aidiyet duygusu ile kendini toplumun belli bir kesimine ait gören seçmen grubu ile ilgili şu izlenimlerin bilinmesinde yarar olacağını düşünerek diyoruz ki;

Kendilerini “Muhafazakar”, “İslamcı” ve “Milliyetçi” kimliklerle tanımlama gereği duyan kişi ve kişilerin 2019 yılı Mart ayında yapılacak mahalli seçimlerle ilgili düşüncelerini ifade ettiklerinde öncelikleri hakkında, davranış biçimlerini izlerken “Psikolojik ruh” halleri ile ilgili, sorunlar mevzu olunca gösterdikleri tepkiyi gözleyerek tespitlerde bulunmak için, yıllarca tercihlerini aynı cenahlardan yana kullanan kişilerle birkaç dakikalık “Siyasi sohbet” etmeniz yetiyor zaten.
Bu mülahaza da maksat birilerinin yanlışlarını ortaya çıkarmak değil elbet, ancak azımsanmayacak sayıdaki bir kesim olan “Mağdur” ama “Mağrur” insanımızın, bir takım uygulamalardan rahatsız olduğu da bilinmeli artk.

Alenen söylemeyi gururlarına yediremeyen bir kesim insanımızın ortamı müsait bulunca, konuşmaları esnasında içlerinde birikmiş bir “Öfke”nin olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz. Özellikle İslami camiada “Acaba aldatıldık mı?”, “Yönetimden dışlandık mı?”, yoksa “Bir kırılma mı yaşanıyor?”, “Yan yana koştuğumuzu zannetiğimiz parkurda meğer bizi yarışmacı olarak görmemişler bile, biz kendimizi yarışmacı zannetmişiz.” gibi hafızalarını sürekli kurcalayan bu türden düşünceler nedeniyle huzursuz olduklarını, “Bu bir yanılma mı yoksa yıkılma mı” diye sorgulama yapan bir “Dip dalga”nın oluştuğu/oluşturulduğunu her mahfilde görebiliyorsunuz.
İktidarın bugünkü başarısında en fazla paya sahip olduklarına inanan bu kesimlerde, yavaş yavaş kendini “Dışlanmış hissetme” duygusu oluşmuştur. Ayrıca, yakın tarihlerde muhtemelen karşılaşma ihtimalini var sayarak bekledikleri “Sizi de denedik”, “Sizi de gördük” iddialarına karşı an itibariyle verebilecek, ikna edici cevapları da hazır olmadığından şimdiden bir mahcubiyet korkusu ve endişesi taşıdıkları da görülmektedir. 

Bu handikapları yaşamayı “Kol kırılır yen içinde kalır”, “Kimseye anlatılmaz ayıplar” olarak telakki ettiklerinden, mahrem saydıkları bu fiili durumu içe kapanarak çözme söz konusu olurken, seçimler “Beka sorunu” haline getirilince, seçmeninde yükselen “Milli” duygular dolayısıyla karar vermede zorlandıkları “Psikolojik travma”lar yaşadıklarını, yıllarca savundukları “Ulvi” değerlerin eskisi gibi kendilerinde heyecan yaratmadığını söyleyerek fikren de yorgun olduklarını, kimilerince erken sayılsa da sokakta vatandaşa kulak verildiği zamanda gelinen noktanın apaçık bu olduğunu görebilirsiniz.

Halbuki, daha yolun başında iken iktidarda olumsuz emareler sinyal verdiği zaman “Devletin alışılagelmiş rutin reflekslerinden kaynaklı engellemeler” denilerek yumuşatılır, sorgulamalarda da “İyiye yor, sabırlı ol” şeklinde telkinatlar yapılırdı. Ne yazık ki bugün olumsuz görünen icraat ve uygulamaların, iktidarın yaptırım gücü olmasına rağmen sürdürülüyor olması, “Zorlama ve inanmadan” yapılan yorumların artık toplumu ikna etmediğinin kendileri tarafındanda görülüyor olması, zaman zaman küçük bir eleştiride dahi hırçın ve tahammülsüz olmaları şahit olunan durumlar.

Oysa başlarken maraton koşmayı göze alarak yola çıkanlar, varacakları hedefi de “Kutlu” bildiklerinden, yokluklara ve çekilen sıkıntılara rağmen “Mutlu” olarak yollarına devam ederlerken, aynı yolda yorgun düşüp yaşlananlar, hedefe ulaşmaya ramak kala, yoldan geçenlerin de yarışmaya katılmalarını bile “Hüsn-ü Zan” ile kabul etmişler/edebilmişlerdir.
Ancak sonradan katılanları önceden yürüyenler kendilerine tur bindirmiş olmalarına rağmen, istedikleri zamanda ve “Finiş”e yakın yerden yarışa dahil oldukları bilindiği halde, hedefe onlar varmış gibi hakem tarafından kazananlar olarak “Taltif” edilmeleri de emeği olan kesimleri hem üzmüş, hemde rencide etmiştir. 

Oysa, “Ürkek” ve “Erkek” tartışmaları yapılırken sağa sola bakınarak umut arayan insanımız tarafından, bir kurtuluş yolunun arandığı ortamda, toplumsal bir talebin de beklentisi olarak yeşeren ve 2002 yılında başlayan bu hareketin söylemlerine ve liderine umudunu ve ümidini bağlayan geniş halk kitleleri bu hareketi büyük desteklerle iktidar yapmışlardır. Hatta parti fanatizminin etkisinde kalarak destek vermek istemeyenler bile acaba “Beklenen kurtarıcı bu olabilir mi?” diye içten içe bir beklenti içine girebilmişlerdir.
Bu umudu taşıyanlar “Nuh’un Gemisi” misali rotasını çokta önemsemeden kalkış yapan bu “Tren”e samimi olarak, o günün şartlarında “Çare olabilir” umuduyla binmişlerdir.

Ne yazık ki süreç içinde Allah’ın rızasını önceleyen, insana hizmeti ibadet gören, tecrübe ve birikimlerini uygulama safhasına geçirmek, hizmet etmek için yetki ve görev bekleyen ve bazı makamlara da gelmiş olan çok az sayıdaki insanımızın bazıları makamın verdiği ihtişamı kaldıramamış, kimileri de yalnız kalarak direnme gücünü kaybedip “Uydum çoğunluğa” diyerek zaaflarına yenik düşerek kimlik ve kişiliklerini de kaybetmişlerdir.Hasbi duygularla görev verilmesini bekleyen, gerçekten hizmet ehli olan nice kalifiye insanımızın beklentisi ise başka baharlara kalmıştır.

Hareket halindeki Tren’e çağrı üzerine binen yol arkadaşları bir müddet sonra istasyonlarda yapılan duraklarda birer birer inmeye başlamış ve her ne hikmetse hep eski, emektar diye bilinen ilk dönem yol arkadaşları “Metal yorgunluğu” yaşıyor diye inmiş/indirilmiş, Tren yeni yolcular alarak yoluna devam etmiş/ettirilmiştir.
Bu türden manevralarla meydan tamamen “İçinde emeği olmayan” ve “Havada bulanlar”a kaldığı için, onlar da “Mirasyedi” misali hovardaca davranışlar sergileyerek vazifeleri “Toplumun sevgisini ve gönlünü kazanma” iken, bilakis toplumda nefretin doğmasına, öfkenin oluşmasına yardımcı olmuşlardır.

Bu “Güruh” çoğunluk teşkil ettiğinden, her iktidar döneminde “Zuhur” ettiği gibi, aynı oyunlarını sergileyerek, yorgun ve yoksul çevrelerden gelen “Dava” adamlarına karşı güçlerini ve zindeliklerini kullanarak kısa sürede taşradan gelen bu zayıf halkaları merkezin dışına iterek, doğan boşluklardan içeriye sızarak meydanı kendileri kaplamışlardır.
Bu günde yaşanan maalesef budur. “Liyakat” ve “Ehliyet” sahibi olduğu halde, ancak maddeten zayıf olan kimseler merkezi otoriteden de destek ve himaye göremeyince, gücün karşısında tutunamamış ve kenara savrulmuşlardır.Ne yazık ki bugün fiili durum budur.Tarih boyu da böyle olmuştur.
Bu yazılanlar salt muhalefet olsun diye değil, “Sessiz yığınların sesi”yiz iddiası tahakkuk etsin diye, böyle düşünenlerimiz de var! haberiniz olsun babındandır.Vesselam…..

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
YERLİ ÜRETİMDE BİR BAŞARI DAHA: YAPAY DERİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SİNEMA BİLETLERİ UCUZLAYACAK MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
HERKES KENDİ İŞİNİ YAPABİLSE...
Esra SARI
Esra SARI
TAM ANLAMIYLA YORULDUK
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
KIŞIN GİDİLECEK EN BÜYÜLÜ YERLER
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MEYDAN OKUYAN DEVLET TERÖRİZMİ
Halil YATAR
Halil YATAR
MOTİVASYONUNUZU YÜKSEK TUTUN...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
BOL BOL TÜKETİYORUM, ÖYLEYSE VARIM!
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
TEKNOLOJİNİN TEHDİT ETTİĞİ MESLEK GRUPLARI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
OLMADIK İŞLER
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
DÜNYA YENİDEN KURULSA!
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKİYE’Yİ HAFİFE ALANLARA YANILDIKLARI GÖSTERİLMELİDİR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
AKLIN MAHİYETİ ÜZERİNE
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
SİYASİ BİR MÜLAHAZA
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva