ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Çankaya'da Trabzon fırtınası
Çankaya'da Trabzon fırtınası
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde

Şira Yıldız ASAN

“SEVİYORUM SENİ, YAŞIYORUZ ÇOK ŞÜKÜR DER GİBİ.”-1
8 Şubat 2019 Cuma

Nazım Hikmet Ran’ın bu sözüyle merhaba demek istedim sizlere bu hafta. Sevdiğine ve sevgiye hasretle giden bir adamın sözü gerekti çünkü bugün bana. Nerden başlasam, nasıl başlasam.. Malum ocak ayı hastalıklarla geçti bizim aile için ve halen de devam etmekte.. Tabii ki “şükretmekten” vazgeçmiyoruz ve Rabbim daha kötülerden sakınsın diyoruz. Bu zaman zarfında biraz naçizane “Türk televizyonunun” gündüz ve akşam yayın akışını takip etme şansım oldu. Özellikle gündüz kuşağında yayınlanan program içeriklerindeki olaylar karşısında dehşete düşüyorsunuz ve nasıl oldu da toplum bu kadar dejenere, ahlaksız ve utanmaz oldu diye üzülüyorsunuz. Aile birlikteliğinin yok sayıldığı, çocukların hiç düşünülmediği, her bir birliktelikten ayrı ayrı çocukların doğrulduğu, aldatmanın normal sayıldığı bir ortamda yaşananları toplum olarak ekran karşısına kitlenerek izlediğimizi gördüm. Buna ek olarak son yıllarda danışanlarım tarafından dinlediklerim, etrafta gördüklerim artık bu kadar da “ekstra rahat” yaşanmaz dedirtti bana... Eminim size de dedirtecek tarzda bu hikâyeler. Bu konuyla ilgili kitabım yolda inşallah. Hedefim bu yıl sizlerle kitabımı buluşturmak, ancak bugün yaşamların ne kadar arsız, yüzsüz ve çıkarcı bir hal aldığını sizlerle paylaşmak istedim.

Anne babalarımız zamanında çoğunlukla görücü usulü evlilikler yapılır ve bir ömür boyu sürmesi için de genellikle kadınlar fedakârlık yaparmış. Halende o nesil bu fedakârlığı sadece evlilikleri için değil aynı zamanda çocukları için de fazlasıyla gösteriyorlar. Bu kuşakta sadakat duygusu yüksek olduğundan çok daha verici ve sabırlılar. Eskiden boşanmak ayıp sayıldığı için, dayanılacak bir düzeyde ise evlilik devam ettirilirmiş hemen boşanılmazmış. Dul ve çocuklu bir kadının yeniden evlenmesi de hoş karşılanmazmış aslında. Evin erkeği çalışıp eve para getirir, kadın ise evi çekip çevirir çocukları büyütürmüş. Şayet kadında çalışıyorsa, gene evin ve çocukların sorumluluğunun çoğu annede olurmuş. Halen birçok aile de bu böyle devam etmekte. Kısacası yüzyıllardır bir evliliğin yükü daha çok kadının üzerinde. Bu durum yavaş yavaş değişiyor yeni dünya düzeniyle ve yeni nesillerle birlikte, çünkü kuşak farklılıklarını bariz bir şekilde ilişkiyi yaşama şekillerinde de görüyoruz.

Peki, yeni kuşaklar ne istiyor ve nasıl yaşıyor? Birçoğu her şeyi kolay elde etmek istiyor, çabuk tüketmek ve değiştirmek. Emek vermeden, çaba sarf etmeden elde edilen şeylerinde değeri olmuyor ve de kıymeti de bilinmiyor dolayısı ile. Yeni kuşaklar ilgi odağı olmayı seviyor ve beklentilerini yüksek tutuyorlar. Hedeflerini net olarak tanımladıkları halde çok kolay sıkılabiliyorlar. Özgürlüklerine düşkün oldukları kadar hayatlarını rahat yaşamaları da çok önemli onlar için. Dolayısı ile eski usul zorlu aşklar ve sevgiler onlar için bir anlam ifade etmiyor, ne de olsa internet ve sosyal medya ellerinin altında. İstedikleri her şeye, herkese ve her bilgiye hemen ulaşabiliyor ve iletişime geçebiliyorlar. İyi gözükmek ilk sırada geliyor onlar için. Spor yaparak fit bir vücuda sahip olmak, son moda giyinmek, güzel kokmak, son teknolojiyi kullanmak, trend olmuş mekanlarda takılmak ve hep beğenilmek en çok istedikleri arasında. Birde mümkünse sosyal medya fenomeni olarak hızlı ve kolay bir şekilde paraya ve üne sahip olmak.

Buna bağlı olarak da yeni yüzyılda kurulan ilişkilerin çoğu hep çıkar odaklı ve yüzeysel. Karşı taraftan eğer bir beklenti varsa o kişiyle samimiymiş gibi gözüken iletişime giriliyor ve fayda sağlandıktan sonra hiç düşünmeden tekrar iletişime ara veriliyor, ta ki tekrar bir işi düşene kadar. Burada önemli olan karşılıklı çıkarların giderilmesi ve aynı bakış açısını yaşanan özel ilişkilerde de görebiliyoruz. Artık sevgiye göre değil de, daha ziyade çıkarlar doğrultusunda “kişi” seçiliyor ve ilişkiler yaşanıyor.

Kadınlarla başlayacak olursak; erkek egemen bir dünyada her zaman ve her alanda olduğu gibi tabii ki işleri biraz daha zor. İlişki bazında birkaç gruba ayrıştıracak olursak kadınları şöyle bir tablo çıkıyor karşımıza. Birinci gruptaki kadınlar okumadan, çalışmadan çok fazla emek harcamadan daha kolay ve rahat yaşamak adına mevkii ve gelir seviyesi yüksek bir erkek seçiyor. Bunu yaparken de seçtiği erkekteki hiçbir detayın önemi olmuyor zira burada belirleyici unsur oturacağı semt, arabasının markası ve kredi kartı limiti oluyor. İkinci gruptaki kadınlar daha çok erkekler tarafından maddi manevi kullanılan kadınlar. Diğer kadınlara göre çok daha duygusal olan bu kadınlar sevdikleri için neredeyse tüm fedakârlığı yapan ve günün sonunda karşı taraftan takdir görmeyen ve kendi değerlerinin farkında olmayan kadınlar. Üçüncü gruptaki kadınlar ise genellikle erkeksiz yaşamayan, kendilerini bir erkek olmadan tamamlanmış, özgüvenli ve tatmin edilmiş hissetmeyen kadınlar grubu. Bu gruptaki kadınların bazıları boşanmış ve çocuklu olduklarından üzerlerindeki sorumluluğu paylaşacak ve onları tekrardan rahat ettirecek birini istiyorlar hayatlarında. Çünkü hem çalışıp hem çocuğa tek başına bakmak zorluyor onları, çabalamaktansa daha rahat olmayı seçiyorlar. Dördüncü gruptaki kadınlar ise nedense dünyada bekâr erkek kalmamış gibi evli erkeklere kanca atan ve bir başkasının evliliğini yıkarak onun üzerine kendi ilişkisini gözünü kırpmadan kurabilen, kuramadıklarında ise o erkeğin hayatında ikinci kadın olmayı kabul edenler. Son gruptakiler ise evli veya ilişkisi olup da, buna rağmen dünyanın en normal davranış biçimiymiş gibi başka kişilerle de ilişki yaşayan kadınlar. İstisnalar tabii ki de kaideyi bozmaz; fakat son yıllarda kadınlar mevkii sahibi ve geliri iyi olan eş adayları arıyorlar. Kendileri daha çok çalışıp emek verip iyi bir kariyer yapmaktansa, kolaya kaçıp hazırdan gelen parayla daha rahat bir yaşam standardını seçiyorlar.

Erkekler de birkaç gruba ayrılmış durumda. Bunlardan ilki çok alışkın olduğumuz yaşını almış yüksek gelirli “beyler” grubu. Bu beyler kendilerinden bir hayli küçük ve güzel bayanları kendilerine layık görüp onlarla yollarına devam ediyorlar. İkinci grup ise son yıllarda özellikle Rusya ve çevresinden kız bulup yurda getiren ve kendilerine göre de bu durum için bir sürü savunma mekanizması geliştirmiş “beyler” grubu. Üçüncü gruptakiler ise son zamanlarda gittikçe yaygınlaşan eskiden ayıp sayılan kadın parası ile geçinmek isteyen “beyler” takımı. Dördüncü grupta ki erkekler ise sonsuz bir özgürlüğe kucağını açmış, daldan dala, çiçekten çiçeğe konan ve sonrasında hiçbir açıklama yapmayı gerek duymadan yok olmayı tercih edenlerden oluşuyor. Son gruptakiler ise evli fakat sadık olamayanlar. Eşlerini vicdanen çok rahat aldatıyorlar ve bunun içinde kendilerini savunacak türlü türlü bahaneleri oluyor. Tüm bu “bahanelere” karşı ise asla boşanmıyorlar çünkü ne evdeki düzenden vazgeçmek istiyorlar ne de bireysel keyiflerinden. İlişkilerin bu denli ikiyüzlü bir hal alması aslında kişileri daha fazla yalnızlığa ve mutsuzluğa itiyor..

Bu gruplar dışında tabii ki dürüst, doğru, sadık, sevgi odaklı ve herkes tarafında takdir edilen ilişki yaşayanlar da var, şu zamanda azınlıkta olsalarda.. Onlara diyecek tek bir sözümüz yok bu devirde, alkışlamak dışında... Devamı haftaya sevgili okuyucularım.. “Biz başka severdik. O yüzden başka sevemedik.” demiş Nazım Hikmet, ne de güzel söylemiş... Nazım Hikmet Ran’ı sevgiyle anıyorum.. Evinizden sevgi eksik olmasın  #iyiol

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 11 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Ayşe 10 Şubat 2019 Pazar  22:58

Tam günümüzde yaşananları yazmışınız kaleminize sağlık

Yorumu oyla      0      0  
Türkan 8 Şubat 2019 Cuma  22:16

Harika bir anlatım kalemine sağlık

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
BAHARIN MÜJDECİSİ CEMRE
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
TÜRKİYE ‘GÜVENLİ BÖLGE’ DEĞİL, “‘GÜVENLİ(K)Lİ BÖLGE’ İSTİYOR…
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
YETMEZ AMA “EVET”
Halil YATAR
Halil YATAR
NEREYE KADAR ÖZGÜRLÜK?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
KONUŞMA AHLAKININ VAROLUŞSAL ZORUNLULUĞU
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
“GÖRGÜ” ÖNEMLİ..
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YÜREKLERİMİZİ DAĞLAYAN HİKAYESİYLE CÜNEYT ÖZDEMİR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KONUT SATIŞLARI YILA DÜŞÜŞLE BAŞLADI
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ENDÜSTRİ TOPLUMU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DÜNYA'NIN GÖRMEDİĞİ UZAK DİYAR : DOĞU TÜRKİSTAN
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KONGRE TURİZMİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KOKUŞMUŞ ZİHNİYETLERDEN NE ZAMAN KURTULACAĞIZ?
Esra SARI
Esra SARI
YOZLAŞIYORUZ HEM DE BİR HİÇ UĞRUNA
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
KİŞİ KENDİNİ HESABA ÇEKTİĞİ GİBİ, TOPLUMDA KENDİNİ HESABA ÇEKMELİDİR
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva