ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kapadokya kanunla korunacak
Kapadokya kanunla korunacak
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor

R Bülend KIRMACI

SEÇİME GİDERKEN
13 Mart 2019 Çarşamba

Belediye seçimlerine gidiyoruz. Harbe mi giriyoruz? Elbette, hayır! Ancak son günlerde kimi adayların birbirlerine karşı kullandıkları söylemlere bakınca ister istemez toplum da geriliyor. Oysa, adaylardan çok fikirler; partilerden çok projeler yarışmalıdır. Gerçi buna daha çok özen gösteren adaylar da var, ancak sanırım azınlıkta kalmaktalar. İhtiyacımız olan yapıcı ve yol gösterici bir dildir. Koskoca bir kenti, kocaman bir beldeyi, hiçbir yurttaşı ayırmadan ve buyurmadan nasıl yöneteceksiniz? Az, iş değildir; ciddiyet, liyakat, sorumluluk, duyarlık ister. İster de, bunu yapmak, bilgi, birikim, deneyim, sağduyu, öngörü, çalışkan olmayı gerektirir. Tabii ki dertlenecek bir şey yok; sorunlar varsa, çözümler de vardır. Biz yine de inanalım ve birbirimize sımsıkı kenetlenerek kentlerimizde olsun ülkemizde olsun çok daha güzel bir yaşamı kuralım. Evet, bir yerde seçim, şölendir, şenliktir, yenilemedir, arınmadır, ferahlıktır. Şimdiden diyorum ki; 31 Mart hayırlı uğurlu olsun. Projeler temelinde layık olanlar kazansın!

İki Kutuplu Sistem Bize Yaramaz

Bu seçim süreci bazı gerçekleri bir kez daha gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanlığı sistemi genel seçimlerdeki fiili %10 barajının bir başka şekilde ve yerel seçimlere yansır biçimde sürmesine yol açtı. Oyunun adı, “kazanan her şeyi alır” oyunudur. Ya hep ya hiç! Demem o ki; partiler ve adaylar, büyük oy havuzlarında önceden toplanmak zorunda kalmaktadır. Bu da seçimlerden önce “ittifakları” zorlamaktadır. İttifakların tezahürü, görünümü, zoraki nikah havasındadır; bir araya gelenler kendilerini “ak”; “beyaz”; rakiplerini “kara”; “siyah” saymaktadır. Adeta bir NATO tatbikatı! Şaka bir yana, seçimlerden önceki bu ittifaklar, siyasetin diline ve pratiğine bloklaşma hatta cepheleşme olarak yansımaktadır. İspata gerek yok; demeçler, suçlamalar, sataşmalar, alabildiğine “sert” söylemler, ortadadır. Bu durum seçim sistemimizin özelliğinden kaynaklanmaktadır. Genel seçim sistemi de yarın aynı şeylere yol açabilecektir. Bizim aradığımız genel seçimlerde % 2-3 barajlı ve de dar bölgeli yerel seçimlerde iki turlu sistem idi. Esasen seçimlerden önce ittifak (bloklaşma, cepheleşme) ile değil seçimlerden sonra ilkeli koalisyonlar demokrasimize çok daha katkı sağlayabilirdi. İş, doğal mecrasında akmalı, herkes kendi kimliğiyle var olmalı, seçmen sandıkta tanzim etmeliydi. Nihayet şunu söylemeliyim: İki partili sistem bize uymaz ve de tutmayacaktır!

Siyasetin Finansmanı Saydam Olmalıdır

Seçimi biraz seçim sistemi (yukarıda gördüğümüz gibi) biraz da seçimin finansmanı, seçim yapar! Tekerleme gibi oldu. Açayım… Para kaynağınız neyse meşrebiniz de odur. Parayı nereden aldıysanız bulduğunuzda da oraya harcarsınız. Kuşkusuz parayı kazanma bir terbiye, parayı harcama da bir görgü sorunudur. Bu konuda ne kıvamda oldukları ancak seçilirse daha iyi görülecektir; fakat seçime giden süreçte para kaynakları ve parayı kullanma tarzları; teknik dille “siyasetin finansmanı” da önemli ipuçları verir ve verecektir. Onca yıldır bunca yasa değişikliği yaptık. Ne var ki, siyasetin finansmanı ve siyasi partilerde demokratikleşme konusunda bir adım dahi atamadık. Adayların tümü genel hatlarıyla bir kampanya bütçesi yapmalı ve tarafsız bir kurula teslim etmeliydi. Nasıl ki partilere yıllık bağış sınırı varsa, kampanya harcamaları için de belli bir sınır öngörülmeliydi. Öte yandan söz konusu kampanya gelirleri açısından ana kalemlerin kaynağını da şeffaf bir şekilde kamuoyuna açmalıydılar. Bu da yetmez elbette görevdeki ve göreve talip olan adaylar, özellikle büyükşehir ve şehir belediye başkanı adayları (bence encümen üyeleri de dahil) mal varlıklarını (birinci dereceden akrabaları da dahil) kamuoyuna açıklamalıdırlar. Biz buna siyasetin finansmanında saydamlık diyoruz ve demokrasi kültürü açısından çok önemsiyoruz. Bu kıvamda değiliz ve bu aşamada ancak şunu ekleyebiliriz: adayın içinden yetiştiği sınıfsal yapı kadar aldığı aile terbiyesi ve eğitim de önemlidir. Bu anlamda hayatın gerçeklerini de bilen ve iyi yetişmiş adaylar, toplumun hangi kesiminden gelirlerse gelsinler, aldıkları terbiye ve eğitimin gereği olarak toplumun da, halkın da, devletin de, kaynaklarını gözleri gibi korur, doğru yerlere harcarlar. Son olarak; parti siyasetinin finansmanının da partinin üyeleri tarafından yapılması, parayı verenin “düdüğü doğru çaldırması” açısından, yani ilkelerle izlenilen siyasetin tutarlığı açısından yaşamsaldır

Partilere Hazine Yardımı Kaldırılmalıdır

Geçen günkü yazımda ifade etmiştim; partilere Hazineden yardım yapılmamalıdır. Şöyle demiştim: Bütün Dünyada partileri halk yaşatır. Siyasi parti tarihsel, sosyal, sınıfsal, ekonomik bir tabana dayanır ve kendi kültürünü geliştirir. Bizim sistemimiz belki de devleti de bir parti (CHP) kurduğu için ve 12 Eylül’e giden fetret döneminde yaşanılan acı deneyimler nedeniyle partilere Hazine yardımını öngördü. Genelde çalışanların, emeğiyle geçinenlerin “partisinin” siyasetteki finansmanı açısından bakıldığında demokrasinin erken dönemlerinde bu edime çok olumsuz bakılmayabilirdi. Özellikle emeği savunan partinin parasal açıdan kimi çevrelere muhtaç olmaması bağımsız politika izlemesi açısından elzem görüldü. Ancak pratikte hem hazineden para alıp hem de halkın çıkarını korumakla yetinen (yetinmesi beklenilen) bir akım genelde merkez sol akım, bu anlamda başkalaşma yaşadığı ve artık endüstri toplumunda işçi-işveren kümeleşmesi olgunlaştığı için partilere hazineden yardım konusu giderek tartışılır hale geldi. Kaldı ki, parti ideallerle yaşayan bir organizmadır… Şimdi dönelim Partilere Hazine Yardımı konusunda güncel pratik temelinde düşündüklerimi paylaşmaya: Hazine yardımı irili ufaklı iktisadi çıkar bağımlılığı ile yetersiz parti içi iktidarın yeniden üretilmesi ve toplumsal fikirlerin siyasal yarışında büyük eşitsizlikler demektir… Denge, denetim, doğallaşma ve değişim gereği açısından siyaset üzerinden topluma büyük haksızlıktır… İlla yardım yapılacaksa seçime girme yeterliği kazanmış tüm partilere iki genel seçim için mütevazi ve eşit miktarda yardım yapılması düşünülebilir. (Bunu da uzmanların tartışması gerekir)… Bu cümleden olmak üzere bir yandan da siyasetin finansmanın saydamlaştırılması, aday harcamalarının denetlenmesi ve siyasi partilerin iktisadi tablolarının, gelir-giderlerinin en etkin şekilde denetlenmesi gerekir. Evet, kesin olarak “şu banka, fon, faiz, bağış, rant, hortum, kaynak, talan” gibi sözlerin geride kaldığı modern bir siyaset yapısı, çağdaş bir işleyiş bizim de hakkımızdır ve partileri halk; seçmen, üye yaşatmalıdır, öyle olmalıdır ki, yeri gelince hesabını partiyi de ülkeyi de yöneten de sorsun!

En Büyük Parti “Kararsızlar”, En etkin medya “Sosyal Medya”

Nihayet 31 Mart seçimlerine giderken basın-yayın organlarından yararlanma açsından halen süregelen eşitsizliklerin bir ölçüde sosyal medya ile telafi edilmeye çalışıldığı tespitini de yapıyoruz. Bugün Türkiye’de en büyük partilerden biri “kararsızlar partisi” ve en etkili medya, “sosyal medya”dır. Bu durum, bu olgu, hepimize, tüm siyasetçilerimize, bütün basına, (kimi şartlandıran) anketörlere, (kimi şarlatan) eleştirmenlere yani herkese, bir şeyler anlatmalıdır. İnternetin hayatımıza girmesi ile öncesi arasındaki fark; yazının icadıyla öncesi arasındaki farktan daha büyüktür. Demokrasi teknolojinin önünü açmış, teknolojik gelişme demokraside eşitlikçi, ucuz, erişilebilir ve hızla denetlenebilir bir vasatı sağlamıştır. Bundan geriye dönüş yoktur ve iyi ki de öyledir. Siz ne kadar tekelci olarak gücü elinizde toplamaya, basının, yayın akışını denetlemeye dahi çalışsanız, toplum bir kor gibi, birbirine kah atarak, kah tutarak ve gece gündüz devrede olan yer altı haberleşme kablolarından adeta maille, mesajla, haber paylaşımıyla bağlanarak ulaşıyor, artık ve safra  olanı, yalan dolanı eleklerden geçirip belli bir aşamada kendi medyasını kendi gerçek kılıyor.

Türkiye Bir Seçimden Fazlasını Aramaktadır

Evet, günümüz Türkiye toplumu bir arayıştadır. Hem ekonomik geçiş süreçlerini, sektörlerin (tarım, sanayi) içe geçmişliğini hem de eskiden kopuşa halen direnen bir bürokrasinin hantallığını yaşamaktadır, bununla birlikte, toplum kabına sığmaz bir halde, ekonomide iyileşme, demokraside gelişme, sosyal yaşamda yenilenme ve ortak değerlerde birleşme arayışındadır… Bunun karşılığını tam olarak ve doyurucu bir şekilde bulamadığı için karasızlar partisi yükselmekte, yine de büyük iyi niyetle bu arayışın istikrarına katkı yapmak (için iktidara) veya düzeltici faaliyet babında (muhalefete) oy vermektedir. Öte yandan unutmayalım ki en dinamik kesim olan gençlerdir ve en yakıcı sorunumuz olan işsizlik gençler açısından da ciddi bir buhran boyutundadır. Gerçekten bir seçim boyunca değil bir ömür çizgisi boyunca Partilere düşen görev; toplumun her kesiminde; medyada, iş yaşamında, gençler arasında görülen bu arayışlara ve toplumsal beklentilerine yanıt üretmek ve sorun çözmeye katkı sağlamaktır. Bu güzel, bu hepimizin olan, biricik sevdamız Türkiye, tarımıyla, sanayisiyle, okullarıyla, sporuyla, sanatıyla, bilimiyle, birikimiyle geleceğini aramaktadır. Bunu kavramak ve 31 Mart seçimlerinin çevre temizliğiyle, sandık sayım güvenliğiyle, her şeyden önce yapıcı eleştiri ve önerilerle, demokrasimize yaraşır olarak tecelli etmesini sağlamak, en büyük kazanım olacaktır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİREYSEL EMEKLİLİK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
O MÜTEVAZİ FOTOĞRAF TAM DA BÖYLE HİSSETTİRDİ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
ABD’NİN TÜRKİYE UYARILARI
Esra SARI
Esra SARI
SOKAKLAR ÇÖP KUTUSU MU?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SURİYELİLER AĞAÇ DİKSİN
Halil YATAR
Halil YATAR
SAĞLIKSIZ ÇAĞDA SAĞLIKLI KALMA ÇABALARI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SAĞLIĞIMIZ ÇOK GÜZEL OLSUN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
''KİBİR'' VE ''KİBRİYA''
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEZİ İZLENİMLERİ III SLOVENYA'DAN SONRA 2. DİNİSİZ ÜLKE OLAN ÇEK CUMHURİYETİ(ÇEKYA), ESKİ ÇEKOSLOVAKYA-2
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
DÜNYANIN EN ETKİLEYİCİ YERLERİ BELLİ OLDU!
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
GENÇLİK HAFTASININ ARDINDAN
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GÖRÜNENLER VE GERÇEKLER
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD'NİN İRAN'DAN SONRAKİ HEDEFİ TÜRKİYE
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
İSTANBUL SEÇİMLERİ YENİLENİYOR, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva