ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
TÜBİTAK 28 personel alacak
TÜBİTAK 28 personel alacak
'Bıçak parası' alan doktora tutuklama
'Bıçak parası' alan doktora tutuklama
Motorin 34, benzine 36 kuruş zam
Motorin 34, benzine 36 kuruş zam
Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Somali ordusu Eş-Şebab'ın elindeki 3 köyü kurtardı
Somali ordusu Eş-Şebab'ın elindeki 3 köyü kurtardı

Şira Yıldız ASAN

SADE YAŞAMAK- 2
16 Ağustos 2019 Cuma

Daha sade bir yaşam için gereksiz ne varsa atın ve “minimal yaşama” merhaba deyin derim! Daha sade bir yaşam mümkün... Peki ama nasıl? Bu yıl çok daha sade yaşamaya karar verdiğim andan itibaren kendimi çok daha iyi hissediyorum ve evimdeki tadilat ile birlikte bu süreci yılsonuna kadar tamamlamış olmayı hedefliyorum. Gerçi yıllar önce sade yaşamaya karar vermiş birisi olarak şuan daha fazla sadeliğe doğru yol almış bulunuyorum. Bundan tam 7 yıl önce tırnaklarımla geldiğim mevkiimden ve beş rakamlı maaşımdan vazgeçerek daha sade bir yaşama geçişimi yapmıştım aslında. Sabah istediğim saatte kalkarak kendi işimi yapmaya karar verdiğimde önce bi bocaladım. Her şey o kadar huzurlu ve güzeldi ki buna alışık değildim. Oysa daha birkaç ay öncesine kadar o zamanlar vahşi kurumsal hayatta psikopat ceo’um ve onun kırıştırdığı ilk mevkiileri sekreter olan kızların bana uyguladıkları işten yıldırma hareketleriyle (mobbing) mücadele ediyordum. Daha sonrasında o müthiş uluslararası şirkete açtığım tüm davaları kazanarak, bunca kötülük içinde artık yaşamak istemediğime karar verip kurumsal hayatın kapılarını da kapamış oldum. Böylelikle delice yapmış olduğum tüketim alışkanlıklarımdan da sıyrılmış oldum. Binlerce lira ödediğim o marka ayakkabıların ve elbiselerin ne kadar gereksiz olduğunu ve ne kadar çok şeye sahip olduğumu görünce, çok daha huzurlu olan sade yaşamı seçmeye karar verdim ve bunu yaşamımın her alanında yaptım. Buna eşyalarım, kişiler ve kelimeler dahil olmak üzere. Herkes mutluluğun peşinde olsa da, hiç kimsenin mutlu olamadığı bir dünyada yaşadığımızın galiba yeni yeni farkına varıyoruz. Elbette bu halet-i ruhiyenin sebepleri bir hayli değişken olabiliyor. Ancak araştırmalar gösteriyor ki hayatımızın çoğunu geçirdiğimiz işlerimizde, belki de zar zor kazandıklarımızı yanlış yerlere harcamamız, bu mutsuzluğun en büyük sebeplerinden bir tanesi.
Peki, ben ne yaptım ve sizler ne yapabilirsiniz? Öncelikle sahip olduğunuz fazlalıklardan kurtularak işe başlayabilirsiniz. Şöyle bir evi talan ettikten sonra ilk olarak kesinlikle kurtulmak istediğim ev eşyalarını ve mutfak eşyalarını ayırarak ihtiyaç sahiplerine verdim. Daha sonrasında tam bir günümü gardırobumun temizliğine ayırarak, tüm kıyafetlerimi salona yayıp gerçekten neyin kalması gerektiğine karar verip, ki bu aşama çok zorlayıcı bir aşama, bir daha giyme ihtimalimin az olanları poşetleyerek bagajıma verilmek üzere koydum. Dolabın altına ve köşelerine tıkıştırılan daha etiketi üzerinde duran kıyafetlerden bahsetmeme gerek bile yok! Benim işim bu sefer çok daha kolay oldu, çünkü en son taşınmamda birçok şeyi ayıklamıştım zaten. Bu sefer de gerçekten son kalan gereksizleri ayırarak ve yeni kendi tasarladığım dolabı yaptırarak tamamen tertemiz, ferah bir yaşam alanına sahip olacağım birkaç hafta sonra.
Alınıp okunmayan dergiler, kitaplar, toz alırken gına getiren ıvır zıvırlar, buzdolabının bir köşesinde bozulmaya terk edilen ve sonrasında çöpe giden yiyecekler… Sürekli bir tüketim hali içerisindeyiz bilinçsizce. Hiçbir şeyimiz eksik kalmasın, her şeyimiz en iyisinden olsun istiyoruz. Bunu istemekte elbette kötü bir şey yok. Sorun son derece bilinçsiz tüketiciler olmamızda… İşin sırrı, elimize aldığımız herhangi bir şeye “Buna gerçekten ihtiyacım var mı” diye sormak. İhtiyacımız olmayanları almamak veya sahipsek elimizden çıkarmak. Sizde şöyle dolu dolu nefes alacağınız ferah ve aydınlık bir yaşam alanı istiyorsanız; ihtiyacınız olmayan ne kadar da çok şey (hatta kişi) varsa hayatınıza farkına varmadan dâhil ettiğiniz onlardan kurtulup aynı şeyleri (hatta kişileri) hayatınıza yeniden sokmayacaksınız emin olun. Sade yaşamda gereksiz alışveriş yok, gereksiz kıyafetler olmadığından da bugün neyi giysem zaman kaybı ve sıkıntısı yok, dolabınızda ne yiyeceğiniz belli, hangi tabakta yiyeceğiniz belli. En önemlisi sizi yoran kişiler ve kelimeler yok artık etrafınızda. Elinizde gerçekten de okumak istediğiniz kitaplar ve dergiler var.. Her şey oldukça net ve sade..
Üstelik gereksiz harcamalar yapmayı bıraktığımızdan elimizde bolca para da kalacak. İşte işin asıl zevkli kısmı da burada başlıyor. Kazancımızla eşya değil, kesinlikle deneyim satın alalım. Sadelik veya minimalistlik, hayatımızı sıkıcı bir şekilde sürdürmemizi söyleyen bir düşünce sistemi değil. Aksine, hayatımızı daha dolu dolu yaşamamızı sağlamak üzere edinmemiz gereken bir alışkanlık olarak var hayatımızda. Yaşamımızı ilerde eskiyecek ve çöpü boylayacak şeylere değil, ömür boyu etkisinden çıkamayacağımız hayat deneyimlerine harcamamız gerekiyor. Zira gereksiz yere aldığımız her şey, yaşamımızdan günlerimizi çalıyor. İşte bu durumun farkına varıp, hayatımızı sadeleştirmek için bir adım attığımızda, hayatımız kısa sürede değişmeye başlayacak. Daha büyük bir ev, daha iyi bir araba, daha özellikli bir telefon önemini yitirecek. Daha iyi yemekler, daha sosyal bir hayat, daha çok seyahat, daha çok paylaşım ve daha çok mutluluk sonunda bizim olacak.
Baştan söyleyeyim; eşya ayıklamak, onlarla vedalaşmak, neyi nasıl eleyeceğinize karar vermek hiç de kolay değil. Fakat ferah bir alana sahip olma fikri bile insana çok iyi geliyor. İngilizcesi “Less is More” yani “Az Çoktur”u mutlaka duymuşsunuzdur. Az eşya ile yaşamak, tüketim çılgınlığına kapılmamak, eşyaya bağımlı olmamak ve en önemlisi de satın aldığımızda “mutlu olduğumuzu” sanmakla ilgili bir durum. Az ile mutlu olduğumuzu anladığımız an tüm dünya başka bir yere dönüşüyor.. Kendi dünyamızı daha fazla güzelleştirmek gene bizim kendi elimizde.. Sevgiyle kalın.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 6 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Mahmut BAŞTUĞ 16 Ağustos 2019 Cuma  21:56

Yıldızcıcığım ne güzel yazmışsın emeğine sağlık,bende uygulamak istiyorum deneyip göreceğim.Sevgiyle kal ????

Yorumu oyla      0      0  
Mahmut BAŞTUĞ 16 Ağustos 2019 Cuma  21:56

Yıldızcıcığım ne güzel yazmışsın emeğine sağlık,bende uygulamak istiyorum deneyip göreceğim.Sevgiyle kal ????

Yorumu oyla      0      0  
Yarkın 16 Ağustos 2019 Cuma  12:53

Ben de aynı yolda ilerlemek istiyorum ... teşekkürler bu güzel yazı icin ...

Yorumu oyla      0      0  
Yarkın 16 Ağustos 2019 Cuma  12:53

Ben de aynı yolda ilerlemek istiyorum ... teşekkürler bu güzel yazı icin ...

Yorumu oyla      0      0  
Yarkın 16 Ağustos 2019 Cuma  12:53

Ben de aynı yolda ilerlemek istiyorum ... teşekkürler bu güzel yazı icin ...

Yorumu oyla      0      0  
Zekeriya Erdoğan 16 Ağustos 2019 Cuma  12:52

Elinize emeğinize sağlık kıymetli hocam yani kısacası israfın her türlüsü haramdır selamlarımla...

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
SPOR DEYİNCE AKLINIZA NE GELİYOR?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PETROL KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLER?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
PETROLÜN ATEŞİ YÜKSELİYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SANAYİLEŞME BİR YAŞAM SORUNU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKİYE YENİ DÜNYA DÜZENİNE HAZIRLANMALIDIR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SANAYİ ÜRETİMİ NEDEN ÖNEMLİ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ÖĞRENME HIZI
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KONUT SEKTÖRÜNDE NELER OLUYOR ?
Esra SARI
Esra SARI
MEDİTASYON YAPMAK STRESİ AZALTIYOR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TELEFONSUZ YAPAMAZ OLDUK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
SEKTÖRLEŞEN EĞİTİM
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
BONO ALACAKLISI İSENİZ ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATA DAİR
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İLGİNÇ BİLGİLERE DAİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
CEMİYET İLE CEMAAT ARASINDAKİ FARK
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İNSANLIĞIN EZELİ VE EBEDİ İLLETİ(İLTİBAS)
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva