ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
İşsizlik arttı
İşsizlik arttı
'İşgal kuvvetleri Mescidi Aksa'yı yıkmak istiyor'
'İşgal kuvvetleri Mescidi Aksa'yı yıkmak istiyor'
Dünya'da Kovid-19 vaka sayısı 20 milyonu aştı
Dünya'da Kovid-19 vaka sayısı 20 milyonu aştı
Arap ülkelerinde Kovid-19 vakaları arttı
Arap ülkelerinde Kovid-19 vakaları arttı

Hüseyin ALPASLAN

REŞADİYE VE SULTAN I. OSMAN
30 Temmuz 2020 Perşembe

II. Abdülhamit’in 1876 yılında Osmanlı İmparatorluğu tahtına çıkmasından kısa bir zaman sonra çıkan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Osmanlı Donanması adeta çürümeye bırakılmıştır.

Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinde donanmanın önemli bir etkisinin olması II. Abdülhamit’i tedirgin etmiş ve Osmanlı Donanması âtıl bir halde bırakılmıştır. 1880 yılından sonra Osmanlı Devleti’nin sıkıntılı ve zor bir döneme girmesinden faydalanan Yunanistan kendi lehine genişlemek maksadıyla, Osmanlı Devleti topraklarında adımlar atmaya başlamıştır. Yunanistan, Donanmasını güçlendirmek için 1885 yılında Stockholm’de inşa edilip denize indirilen Nordenfelt-I adlı Denizaltıyı, İsveçli silah tüccarı Nordenfelt ile anlaşarak satın almış ve dünyanın ilk denizaltısına sahip ülkesi olmuştur.

Osmanlı Devleti, Yunanistan’ın aldığı denizaltıdan etkilenerek Yunanistan’a karşı psikolojik üstünlük sağlamak ve olası bir savaşı lehine çevirmek maksadıyla Ocak 1886’da Nordenfelt şirketine; toplam 22.000 İngiliz sterlini karşılığında iki adet denizaltı siparişi vermiştir. Sipariş edilen Denizaltıların tamamlanmasından sonra 1887 yılının Eylül ayında Abdülhamid Denizaltısı, 1887 yılının ağustos ayında Abdülmecid Denizaltısı haliçte denize indirilmiştir.

 Denizaltılar; birkaç denemeden sonra denge sorunu, yakıt depolama, su yüzüne çıkma, aşırı sıcaklık gibi sorunlarla karşılaşınca Sütlüce eteğinde kızağa çekilmiş ve bir daha kullanılmamıştır. Hatta denizaltıların seyre çıkarılması, yanına gidilmesi bile II. Abdülhamit tarafından yasaklanmıştır[1].

1903 yılında Birleşik Krallık Kraliyet Donanması Amirali Lord Earl Selbourne Osmanlı Donanması için “Mevcut bile değil” sözünü kullanmıştır. Osmanlı Donanmasının etkisiz kaldığı 20’nci yüzyılın başlarında Yunanistan, donanmasını güçlendirerek Ege Denizi’nde hâkimiyeti ele geçirmeye başlamıştır. Aynı yıllarda İngilizler de Dretnot tipi savaş gemileri üretmeye başlamışlardır.

1909 yılında II. Abdülhamit’in hal edilmesinden sonra yerine V. Mehmet Reşad’ın geçmesiyle beraber donanmanın güçlendirilmesi fikri ağır basmıştır. 1911 yılında İngiliz Armstrong şirketine 40 civarında irili ufaklı gemi ile isminin Reşadiye olarak belirlendiği bir adet dretnot tipi zırhlı savaş gemisi ısmarlamıştır[2]. Armstrong şirketine Brezilya tarafından ısmarlanan ve yapım aşamasında olan bir dretnotun parasının ödenmemesi nedeniyle satışa çıkarılması üzerine, Osmanlı Devleti girdiği ihalede Yunanistan’dan fazla ücret ödeyerek savaş gemisini almış ve ismini Sultan I. Osman koymuştur.

Bu gemilere toplamda 7 milyon altın ödenmiştir[3]. Bu savaş gemilerinin alınması için Osmanlı Devleti hazinesinde yeterli kaynak bulunmuyordu. Gemilerin maliyetini karşılamak için halk arasında büyük bir bağış kampanyası yapılarak hamaset propagandası ile para toplanmıştır. Büyük miktarlarda para bağışlayan vatandaşlara ise “Donanma Yardım Madalyası” verilmiştir.

Balkan Savaşı’nda Osmanlı Donanması 15 gemiden oluşuyordu. Bu gemiler çağın savaş gemilerinin gerisinde kalmış ve zırhlı savaş gemileri karşısında hiçbir varlık gösterememiştir. Balkan Savaşı’nda yaşanan hezimette Donanmanın zayıf olmasının büyük etkisi olmuştur. Balkan Savaşı’nın birinci aşamasında; Yunanlıların Mısır’da ticaret yapan Rum tüccar Yorgo Averof’un bağışı ile aldığı Averof isimli modern ve üstün silahlarla donatılmış savaş gemisi; Ege Denizi’nde Yunanlılara üstünlük sağlayarak Limni, İmroz, Taşoz, Sakız ve Midilli Adaları’nın Yunanistan’a geçmesinde büyük katkı sağlamıştır. Modern Yunan donanmasına üstünlük kuramayacağını anlayan Osmanlı donanması Balkan Savaşı’nın ikinci safhasında hızlı gemilerle korsan harekâtı yaparak taktik değiştirmeyi uygun görmüş ve Yüzbaşı Rauf (Orbay)’un kaptanı olduğu Hamidiye Kruvazörü büyük başarı sağlamıştır[4].

1911 yılında Armstrong şirketine ısmarlanan Reşadiye ve Sultan I. Osman isimli iki savaş gemisinin en geç 1914 yılının ortalarında teslim alınması planlanmıştır. 1913 yılına gelindiğinde Reşadiye denize indirilmiş ancak Osmanlı Devleti’nin bu gemi için modern bir limanı olmamasından dolayı teslim edilememiştir. Modern liman ve tesislerin yapılması için Vickers ve Armstrong Whitworth adlı İngiliz şirketleri Donanma Bakanı Churcill’in desteğiyle Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmışlardır. Bu Anlaşmaya göre; İngiliz şirketleri tarafından İstanbul’da bulunan tersane ve limanlar savaş gemilerinin ihtiyacına uygun hale getirilerek çağının en güçlü savaş gemilerinden olan Reşadiye ve diğer savaş gemilerinden daha fazla topa sahip olan Sultan I. Osman 1914 yılının ağustos ayında teslim edilecektir[5].

Savaş gemilerinin teslim zamanı geldiğinde Osmanlı Devleti’nin temsilcisi olarak Rauf Bey yanında 200 Osmanlı Denizcisi olduğu halde Reşit Paşa Vapuru ile Reşadiye ve Sultan I. Osman’ı almak üzere 27 Temmuz 1914’te İngiltere’nin Newcastle şehrine varmıştır. Fakat; Birinci Dünya Savaşı’nın ayak seslerinin duyulmaya başlandığı, Osmanlı Devleti’nin Almanya ittifakına sürüklendiği bu günlerde İngiltere savaş gemilerini vermekte tereddüt etmiştir. Winston Churchill’in 12 Ağustos 1914’te yaptığı “acil seferberlik ve Osmanlı Devleti’ne verilecek iki dretnotun satın alınması” yönündeki açıklamaları İngiltere kamuoyu ve basınında büyük takdir görerek alkışlanmıştır[6].

Rauf Bey’in iki savaş gemisini almak için İngiltere’ye gitmesinin ardından Reşadiye ve Sultan I. Osman’ı karşılamak için Amiral Limpus, Osmanlı gemileri ile Çanakkale’ye gitmiştir. Türk kadınlarının altınlarını, çocukların harçlıklarını vererek satın alınan, Ege ve Karadeniz’de Yunanistan ve Rusya ile boy ölçüşebilecek ölçüde öneme sahip savaş gemilerinin donanmaya katılacağı sevinciyle Bahriye Nazırı Cemal Paşa tarafından “Donanma Haftası” düzenlenmiştir.

Osmanlı Devleti, savaş gemilerinin gelmesini heyecanla beklerken 30 Temmuz’da İngiltere tarafından Churchill’in isteğiyle; Osmanlı Devleti’nin Armstrong şirketinden satın aldığı iki savaş gemisinin İngiliz Donanmasına alınması kararlaştırılmıştır. 31 Temmuz’da İngiliz Denizciler, Sultan I. Osman’a çıkarak geçici olarak el konulduğunu bildirdiler. Newcastle’de bulunan Rauf Bey tarafından Osmanlı Hükumeti’nin Sadrazamı Tevfik Paşa’ya İngiltere Hükumeti tarafından savaş gemisine el konulduğunun telgrafla bildirmesi üzerine Tevfik Paşa, derhal Armstrong şirketine bir telgraf çekerek olayı protesto eder ve çektiği telgrafta “gemilerin parasının son taksitinin ödendikten sonra böyle bir olayın gerçekleşmesinin tuzak olduğu hissini uyandırdığını, bunun düşman bir ülke tarafından yapılabileceğini, görünürdeki olan savaşta İngiltere’ye karşı bir ittifakın içinde olmadıklarını ve Osmanlı Devleti’nin tarafsızlığını koruduğunu, savaş gibi bir bahanenin öne sürülemeyeceğini, Türk halkının parasıyla alınmış bu gemilere el konulmasının Türk halkı tarafından İngiltere aleyhine propagandaya yol açacağını” bildirmiştir.

Savaş gemilerine el konulmasıyla oluşan sorun Osmanlı ve İngiliz Hükumetleri arasında birçok diplomatik tartışmaya ve krize dönüşmüştür. İngiltere tarafından Osmanlı Hükumetine verilen cevaplarda; “olayın bir ihtiyat-i tedbir olduğu ve İngiltere Hükumeti’nin bunları satın almakta veya vermekte serbest olduğunu” bildirmişlerdir. Osmanlı Devleti tarafından İki savaş gemisinin alınması ve paralarının iadesi için yapılan girişimler sonuçsuz kalmıştır. 11 Ağustos 1914’te Goben ve Breslau adlı iki Alman Savaş Gemisi’nin Çanakkale Boğazı’ndan girmeleri ve Osmanlı Devleti tarafından satın alınarak Yavuz ve Midilli isimleriyle Osmanlı Donanması’na katılmalarından sonra, İngiltere daha önceden el koyduğu Reşadiye ve Sultan I. Osman’ı bedelini ödemeden donanmasına kattığını açıklamıştır.

İngiltere tarafından Sultan I. Osman gemisinin ismi “Agincort”, Reşadiye’nin ismi “Erin” olarak değiştirilmiştir. Ancak; ağustos ayının sonlarında yapılan denemelerde gemilerin silahlarının çalışmadığı ve arıza yaptığı tespit edilerek tersaneye onarım için çekilmişlerdir. Bu gemileri donanmasında kullanamayan İngiltere şirkete iade etmiş, şirket tarafından bu gemiler kimseye satılamamış ve 1922 yılında sökülerek parçalanmıştır.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın ardından 20 Kasım 1922 tarihinde başlayan Lozan Konferansı; İsmet İnönü başkanlığındaki heyetin üstün başarıyla yürüttüğü çok çetin geçen müzakereler sonucunda 24 Temmuz 1923 tarihinde sonlanmış olup, Lozan Barış Antlaşması ilgili taraflarca imzalanmıştır. 143 maddeden oluşan antlaşma metni Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmüş ve 23 Ağustos 1923’te kabul edilmiştir. Resmî Gazete de yayınlanan metnin 58’nci maddesinin son paragrafı Reşadiye ve Sultan I. Osman savaş gemilerinin yasal durumunu aynen şöyle düzenlenmiştir:

Bunun gibi, Türkiye, Osmanlı Hükumetince İngiltere’ye ısmarlanmış olup, Britanya Hükümetince 1914 tarihinde müsadere edilmiş savaş gemileri için, ödenmiş bulunan paraların geri verilmesini ne Britanya Hükümetinden ve ne de onun uyruklarından istememeyi kabul ve bu konuda her türlü istemlerinden vazgeçer[7].

Sonuç olarak; 19’uncu yüzyılın son çeyreğinden itibaren donanmasının güçsüz hale gelmesi nedeniyle Osmanlı Devleti, özellikle Ege Denizi’nde Yunanistan’a, Karadeniz’de Rusya’ya karşı savunmasız bir duruma gelmiştir. Balkan Savaşı sırasında, Ege Denizi’nden Yunan donanmasının engel olması nedeniyle silah ve gıda ulaştırılamayan Türk askerleri savunmasız ve aç kalmışlardır.

Donanmayı güçlendirmenin önemini anlayan Osmanlı Devleti, Türk halkının boğazlarından keserek topladıkları parayla İngiltere’ye modern savaş gemileri ısmarlamıştır. İngiltere, iki yüzlülük göstererek Türk halkının çocuklarının rızkı ve ihtiyarların kefen paralarıyla alınan iki savaş gemisine savaşı bahane ederek, haksız ve mesnetsiz bir şekilde el koymuş ve başka milletlerin haklarını kendi çıkarları uğrunda nasıl gasp edebildiklerini bir kez daha ispat etmiştir.

Sağlıcakla kalın…

Hüseyin ALPASLAN; Tarihçi- Yazar

[1] Serenti tarih ve siyaset; İlk Denizaltımız II. Abdülhamid Döneminde Alınmıştı”, http://www.serenti.org/ 27 Aralık 2017.

[2] Yusuf Hikmet BAYUR; “Türk İnkılabı Tarihi Cilt III 1914-1918 Genel Savaşı Kısım I”, s.71, Türk Tarih Kurumu,1991, Ankara,

[3] Enver Ziya KARAL; “Osmanlı Tarihi IX. Cilt”, s.384, Türk Tarih Kurumu,2011, Ankara.

[4] Enver Ziya KARAL; “Osmanlı Tarihi IX. Cilt”, s.320-321.

[5] David FROMKİN; “Barışa Son Veren Barış”, (Çev. Mehmet HARMANCI), s. 51-52, Epsilon Yayıncılık, 2013, İstanbul.

[5] David FROMKİN; “Barışa Son Veren Barış”, s.51.

[7] İsmail SOYSAL; “Türkiye’nin Siyasal Andlaşmaları I. Cilt”, s.114, Türk Tarih Kurumu, 2000, Ankara.

[8] http://www.canakkale.gen.tr/bilinmeyenler/b1.html.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Kamil Sarıcı 8 Ağustos 2020 Cumartesi  08:23

Yazarımıza teşekkürler

Yorumu oyla      0      0  
Cemal hato 30 Temmuz 2020 Perşembe  22:17

Gelsin adlı şiirin ve Reşadiye 1.Sultan Osman adlı yazını okudum ellerine saglık kurban bayra ında mübarek olsun

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Esra SARI
Esra SARI
TÜRKİYE’DE ÇOCUK YETİŞTİREMEME SORUNSALI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
ALTIN UÇUŞTA
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TURİZMİN LEZZETLİ HALİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
VAROLUŞ VE BENLİK
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
ERZURUM KONGRESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HER ŞEYİMİZ DAHA BÜYÜK OLSUN..
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
YENİ MEDYA
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ III
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
TURİZMDE SON DURUM
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
HİBRİT SAVAŞ VE TÜRKİYE
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
YAŞAMAK BAYRAMDIR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
GENÇLER UMUDU NEDEN YURT DIŞINDA ARIYOR?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VARLIK VE VAROLUŞ KARŞISINDA DOĞRU DÜŞÜNEMEME SORUNLARI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
“BÜYÜK EKONOMİ”
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MISIR SİLAHLI KUVVETLERİ: ESNAFAT-I ASKERİYE
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva