ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Fransa vatandaşı 11 yabancı terörist savaşçı sınır dışı edildi
Fransa vatandaşı 11 yabancı terörist savaşçı sınır dışı edildi
Böbreğinden yumurta büyüklüğünde taş çıktı
Böbreğinden yumurta büyüklüğünde taş çıktı
Barınakta 20 köpek ölüsü ile karşılaştılar
Barınakta 20 köpek ölüsü ile karşılaştılar
Şehir magandaları çocuk parkını yaktı
Şehir magandaları çocuk parkını yaktı
Adana'da tarım işçilerini taşıyan midibüs devrildi: 11 yaral
Adana'da tarım işçilerini taşıyan midibüs devrildi: 11 yaral

Prof.Dr. Esat ARSLAN

PEKİ, ŞİMDİ MÜNBİÇ'TE NE OLACAK
19 Ekim 2019 Cumartesi

Kâğıt üzerinde baktığınızda kimse mangalda kül bırakmıyor. Evet efendim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin bir milletvekili, “Hükümetin bilmesi gerekiyor; bu haksız bir savaştır ve Kürtlere karşı yapılan bir savaştır”. Bu nasıl söylenir anlamak mümkün değildir. Sorarım size, Trump’ın, peşmergenin, Barzani’nin Irak yenilgisinden sonra kurmaya çalıştığı terör koridorunu yarma harekatımızı ve bir türlü başaramadıkları ‘Türk-Kürt Kavgası’ şeklinde takdim etme girişimini, masumane(?) bir biçimde böyle mi değerlendirmek gerekir? Şimdi sormak lazım değil mi? Kendinizi eğer “solcu” olarak tanımlıyorsanız, bir kere öncelikle millî olmak durumundasınız. Bu bir… İkincisi ise, anti emperyalist olmak zorundasınız. Niçin? Yayılmacı güçlere karşı durabilmek için. 

Şimdi ufkunuzu biraz daha zorlayalım. Evet sevgili okurlar, ABD’nin 7.000 mil uzaktan göndermiş olduğu on binlerce TIR dolusu silah, araç, gereç ve mühimmatla donatılan Ortadoğu’nun “Verimli Hilali”nde İsrail’in güdümünde uydu bir devletçik kurmaya çalışan sözde “Direnişci” zırhı giydirilen piyonlara “solcu, özgürlük savaşçısı” diyen, ancak bir türlü millî ve anti emperyalist olamayan ülkemizin aslan solcularına sizin de söyleyecek bir sözünüz vardır elbet. Böyle aslan bacanak gibi, aslan solcu olunabilir mi? Barış Pınarı harekatının gerçek amacı, terör koridorunu parçalayarak bölgeye barış, huzur ve sükûn getirebilmek olarak belirlenmişti, ta en başından beri. Sayın Cumhurbaşkanı, başlangıçtan bugüne kadar bunu her vesile ile “Münbiç’ten Irak sınırına kadar olan bölgeyi güvenli hale getireceğiz. Sığınmacıların dönmelerini temin edeceğiz.” şeklinde dile getirmiş ve getirmeye devam etmektedir. Neredeyse 16 aydan bu yana ABD bizleri oyalamış, üstelik Münbiç için 90 günlük bir devir teslim süresi de biçilmişken, yine yapacağını yapmış, bölgeyi RF’na bir oldu-bitti ile teslim etmiştir. Türkiye’nin bir kez daha ABD’ye olan inancı sarsılmış, kopacak raddeye gelmiş, ABD askerleri çekilirken yerlerini Türk Silahlı Kuvvetlerine bırakmamışlardır. Boşalan üslere Rusya kara unsurları ve rejim ordusu yerleşmiştir. ABD daha önce boşalttığı üslerde Rus kara unsurlarının resimler çektirmesi sonrası, ‘Ayn el Arap’ ve ‘Ayn İsa’ arasındaki Fransız “Lafarge Fabrikası”nın da bulunduğu Harap Şıh’taki üssünü patlayıcılarla ve F-18’lerle vurarak büyük ölçüde tahrip etmiş, kullanılamaz hale getirerek bölgeyi terk etmiştir. Bu durum ilkel, acemi, bilgisizce klasik ABD yaklaşımı, tipik “bana yar olmadı, kimseye yar olmasın” yaklaşımıdır. Somali’de BM Barış Gücü Komutanlığını üstlenen TSK unsurlarına da bırakın istihbarat bilgi teatisini, bölge haritalarını bile bırakmayarak benzer durumu yaşatmıştır.

Beklemediği bir zamanda Münbiç bölgesini kucağında bulan, RF hiç vakit kaybetmeden bunu fırsata çevirmiş, Rejim güçlerini de alelacele bölgeye getirmiştir. Ha bir de Suriye PKK’sını rejim ordusu ile masaya oturtmuş, bunda da hiçbir beis görmemiştir. Aldığımız duyumlara göre, bir de üstüne üstlük Rejim ordusu ile Suriye PKK’sının sınırları birlikte kontrol etmesini öngören bir mutabakatın imzalanması da sağlanmıştır.

Ha, bu arada şunu da unutmamak gerekir. ABD, Münbiç’i bize vermemeye karar verdiğinden RF ve Fırat’ın doğusunda TSK’nin Barış Pınarı harekâtı devam ederken, diğer bir deyişle Rejim Ordusu bölgeye gelene kadar beklemiştir.  Bundan daha kötüsü ne olabilir diye düşündüğünüzde n’olur? Söyleyelim. ABD’nin buradan hiç kimseyle anlaşmadan çekilmesi ve TSK ile RF/Rejim unsurları ile Suriye Millî Ordusu ile İran yanlısı Şii milisleri karşı bırakması olabilirdi. Bu en kötü senaryo olabilirdi. Bütün bunlara verilecek yanıtımız da şu. Gerek ABD gerek RF, Türkiye Cumhuriyeti’nin tesis edeceği Barış koridorunu Türkiye güdümünde Müslüman Kardeşler uydu devletçiği olarak algılamaya çalışmaları, ellerindeki bütün imkanlarla bu algıyla batı kamuoyunu kandırmalarıdır. Onlara göre “Suriye Milli Ordusu” eski El Kaideciler, bilumum cihatçılar, Selefiler, İhvancılardan oluşmaktadır. Kuşkusuz gerçek bu değildir. ABD ile NATO kapsamında eğit-donat programıyla oluşturulan Özgür Suriye Ordusu Sivil İşler ve Askeri Hükümet (Civilian Affairs &Military Government) kavramsal çerçeve bağlamında ‘Suriye Milli Ordusu’ adıyla düzenli bir ordu haline getirilmiştir. Bu kavramsal çerçeve kapsamında Suriye’den ülkemize gelen Suriye vatandaşları tarafından “Geçici Hükümet Başkanlığı” bile oluşturulmuştur.

Barış Pınarı Harekâtı kapsamında kaybedenler, bellidir. Birincisi PeKaKa’nın Irak’tan sonra Suriye’deki “kantonal bölge” iddiası geri gelmeyecek bir biçimde akamete uğratılmıştır. Federasyon iddiası da her geçen gün yok olmaya doğru yaklaşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu harekattaki amacı bellidir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve üniter yapısını bozmadan Suriye PeKaKa’sını bitirmektir. Bu tecelli etmek üzeredir. Barış Pınarı Harekâtı ile Suriye PeKaKa’sı, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısını bozmaktan vazgeçmiş, Şam’a yaklaşmıştır. DAİŞ, PeKaKa ve FETÖ birer stüdyo projesi olduğuna göre bölgede oyun kurucunun İsrail, adı konulmayan hedefin ise İran olduğu görülmektedir. Daha anlaşılır olsun diye söyleyeyim, bu arada ABD, Vekalet Savaşı (Proxy War)’nın asıl figürü eylemcisi haline gelmiştir. Ne kadar tuhaf değil mi?

ABD, ilginçtir, Astana sürecinin bitirilmesine oynamıştır. ABD, İsrail ile birlikte İran’ın Suriye coğrafyası üzerinde bitirilmesine oynamışlar, öyle görülüyor ki başarı da kazanmışlardır. Manipülasyonların bir diğer adı, “İran’ın savaşma azminin kırılarak, Suriye’de bitirilmesi operasyonu”dur. 70’ün üzerindeki hava akınıyla Suriye’deki İran güçleri üzerine bomba yağdıran İsrail, oyunu iyi oynayarak İran’ın bölgeden çekilme zamanının geldiğini tayin etmiş, bununla da kalmayarak İran’ın başarı kazandığı Irak’ta daha etkin rol oynayabileceğini dikta ettirmiştir.

Harekatın bir kazananı, kim ne derse desin, Türkiye’dir. Türkiye’nin alana uyguladığı etki odaklı harekât konseptinin ne kadar etkili olduğu, hızlı ve başarılı netice alındığı bir kez daha görülmüştür. Türkiye alanda ayakları yere basan konumuyla bundan sonra Türkiyesiz hiçbir aktörün oyun karmasına izin verilemeyeceğini ayan beyan ortaya koymuştur. Türkiye kesintisiz güvenlik kuşağı için yola çıkmış, büyük ölçüde amacına yaklaşmıştır. Diğer bir deyişle terör koridoru kırılmış, ileri görüşlülüğü zayıf olan ABD’nin basiretsizliği ile bölgeye RF tarafından alelacele getirilen Rejim Ordusu ile bu güvenlik koridorunda bir çatlak meydana gelmiştir. An itibarıyla büyük resme bakıldığında gerek Münbiç, gerekse Ayn el Arap bölgesinde Rejim Ordusu ile Suriye Milli Ordusu arasında bir çatışma riski ihtimalinin her şeyden fazla olabileceği düşünülmektedir. Özellikle Ayn el Arap bölgesi DAİŞ’e karşı direnişin bir simgesi olarak görülmektedir.

Bütün bunlardan sonra demem odur ki, Putin ile Sayın Cumhurbaşkanı arasındaki Soçi görüşmesi bölge geleceğinin şekillendirilmesi açısından son derece önemlidir. Ne diyelim, bu durumu biraz da Putin’in vizyonu belirleyecek sevgili okurlar.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
abdulkerim 20 Ekim 2019 Pazar  17:18

siz hic gazete okumuyorsunuz herhalde kose yazisi yazdiginiz gazetede esadin suriye pkksi yada diger adiyla ypg ile isbirligi yapilmadigina tam tersine teror orgutu olarak kabul edildigine dair haberler var

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ARAÇ MUAYENESİ ÖNCESİNDE NE YAPMALI ?
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
GÜZEL ATLAR ÜLKESİNİ GÖRMEYEN VAR MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI
Esra SARI
Esra SARI
BİZ, ACABA 'YÜZEN ÖRDEK SENDROMU'NA MI YAKALANDIK?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
AB(D)’NİN ''LİBYA'' ISRARI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ASGARİ ÜCRETTE BEKLENTİ AÇ KALMAMAK
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SURİYELİLER İLE YAŞAMAYA ALIŞMAK
Hatice Karataş
Hatice Karataş
ENGELLER ENGEL DEĞİL
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TÜRK KADINI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DÜNYA 'ŞİRKİSTAN'A DÖNDÜ...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
KADIN CİNAYETLERİ VE KADINA SAYGI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCE ÜRETMEYE FIRSAT VERİLMELİ
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
DOĞRU BESLENME DEPRESYONU AZALTABİLİR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GIDA GÜVENLİĞİ YAŞAMSALDIR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
BÜYÜME TARAFINA GEÇİŞ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DOĞU AKDENİZ ÜZERİNE YAPILAN GİZLİ HESAPLAR BOZULDU
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
MODERN KÖLELİK
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
AMAN DİKKAT!
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva