ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 2 bin 746’ya çıktı
Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 2 bin 746’ya çıktı
İdlib'de 2 asker şehit oldu
İdlib'de 2 asker şehit oldu
TÜBİTAK 15 personel alacak
TÜBİTAK 15 personel alacak
İstanbul'a gece vapuru geliyor
İstanbul'a gece vapuru geliyor
Bakan Akar: Belli bir noktaya geldik
Bakan Akar: Belli bir noktaya geldik

Mustafa YILDIZ

ORTADOĞU LABİRENTİ
6 Şubat 2020 Perşembe

Kendilerini dünya hakimi konumunda görüp “Süper güç” diye tanımlayan ülkelerin, Yirmi birinci yüzyılda yeni bir Ortadoğu oluşturmak için düşündükleri ve tasarladıkları değişim planları bir türlü istedikleri gibi ilerleme kaydetmedi.Her türlü istihbari bilgiye sahip olduklarını söyleyen hakim güçler, buna rağmen her nedense karşılaşacakları direncin boyutlarının bu kadar olacağını beklemediler, ya da tahmin edemediler.

Emperyal ülkeler Ortadoğu için hazırladıkları planda kabaca; bazı ülkeleri topraklarını bölerek küçültmek, kimi ülkelerde de yönetim değişikliğine gitmek ve İsrail için tehlike arz eden ülkeleri de güçsüz kılarak tehlike olmaktan çıkarmak şeklindeydi.

Bu emellerine ulaşma, hakimiyetini tek elde tutma adına alt yapı oluşturmak için; uyguladıkları keyfi ambargolarla kontrolleri dışında yapılan/yapılacak her türlü ticareti de gayri meşru gösterek, istemedikleri ülkeyi dünyaya “Kanunsuz iş yapıyor” diye yaftalayıp yalnız bırakarak zayıflatma gibi yöntemleri devreye soktular. 

Kısacası İslam coğrafyasındaki mevcut kaynakları ABD’nin tek başına konrolü altına alma isteği, iyi gitmeyen Amerikan dış politikasına yeni bir ivme kazandırma hevesi ve Ortadoğu coğrafyası üzerinden dünyaya tek hakim gücün kendileri olduğunu gösterme arzusu üzerine kuruluydu.

Hatırlanacağı gibi Amerikan başkanı Trump ilk seçimlerde hedefini belirlerken, “Kaybolan Amerika’nın itibarını yeniden sağlamak” diye deklare etmişti. Seçildikten sonra izleyeceği siyasi metodlar “Dünya gerçekleri ile örtüşen politikalar” olur diye beklenirken, maalesef inşaat sektöründen geldiği için “Ticari kafa” ve mevcut gücün verdiği “Şımarıklıkla” tepeden bakan bir edayla dünya siyasetini dizayn etmeye kalkıştı.Yönetimde kaldığı süre zarfında başarılı olamadığı gibi, dünya kamuoyu nezdinde tepki ve nefretin artmasına neden oldu.

Ülkesindeki mevcut derin mahfillerce de yeterli desteği göremediği için, ön gördüğü, arzu ettiği siyasi manevraları da yapamadı. 

Dış politikada başta damat olmak üzere Amerika’daki güçlü yahudi lobisinin etkisi altında kalarak Ortadoğuda İsrail endeksli politikalar izlemeye başladı. Kamuoyu önünde verdiği kararlarda da sürekli geri adımlar atarak istikrar gösteremeyen Başkan kısa zamanda “Güvensiz bir lider profili” çizerek dünya liderleri nezdinde de yalnız kalarak ABD’yi de güvensiz bir ülke pozisyonuna soktu. Damada endeksli izlediği dış politikalar sayesinde de ortadoğuyu yeni bir bataklığın içine sürüklemiş oldu.

Galiba yönetime geldikten sonra en kısa sürede gerek kendi kamuoyunda ve gerekse dış dünyada hızla itibar kaybeden ilk Amerikan başkanı olarak tarihe geçti diyebiliriz.

Basından takip ettiğimiz kadarıyla kendisinde “Davranış bozukluğu” emareleri gözlemlenen Trump, bırakın Amerika’ya itibar kazandırmayı, var olan Amerikan itibarı da hızla erimeye başladı. Gerek halk nezdinde ve gerekse devlet yöneticileri bazında da hızla güven kaybetti.

Bu kaotik durumdan yıllardır AB ülkeleri tarafından uygulanan ambargolarla dışlanmış, bu nedenle ekonomik kayıplar yaşayarak zor günler geçiren Rusya’ya gün doğurmuş oldu.Rusya da bu boşluğu doldurma adına Ortadoğuda aktif rol alan aktör olmak için fırsatları kendince iyi değerlendirdi diyebiliriz.

Zorunlu olarak AB ülkeleri dışında dost arayışına giren Rusya Ortadoğu ülkelerindeki bu istikrarsız ve kaotik durumdan kendine vazife çıkardı. BM üyesi olan Türkiye ile ilişkilerini ilerletme adına, düşürülen Rus uçağına rağmen kamuoyunun beklediği oranda tepkiyi göstermeyerek Türkiye ile ilişkilerin ilerlemesinin önünü açtı.Yine BM üyesi Suriye’nin yanında yer alarak sempatisini kazandı.Trump’ın ikircikli politikaları nedeniyle uzun yıllardır hayal ettiği “Sıcak denizlere inme” ve yerleşme emeli gerçekleşmiş oldu. Putin kendince Rusya’nın tarihinde belki de çok zor göreceği/görebileceği kazanımları sesiz sedasız elde etmiş oldu.

Yıllardır Amerikan ambargosu nedeniyle daralan ticari ilişkilerini genişletme adına, İran’da sahaya inerek daha fazla arzı-endam ederek o da bu kaos ortamını fırsat bilerek faydalanma arzusuyla Suriye’de aktif rol aldı. Ne yazık ki İran tarafından güdülen politikalar, daha çok mezhepçi görünümlü ve yerele devşirilebilen bir politik manevra olarak görülüp ve anlaşıldığından kazanımları da mahalli seviyede kaldı. Dışa kapalı olan ekonomisine nefes aldırma adına büyük çabalar gösterirken bilindiği gibi Suriye’de sahada bir çok Genarelini de kaybetti.

İlk zamanlarda bir takım yanlışlıklar yapılmasına rağmen, gerek izlenilen politikalar ve gerekse sergilenen onurlu ve istikrarlı poitikalar nedeniyle gün itibariyle söylüyorum, dünyada ve Ortadoğudaki devletler nezdinde ve özellikle halklar bazında itibarı en fazla artan, “Güvenilir bir dost” görüntüsü veren, yeni bir “Aktör” olarak kabül gören ülke “Türkiye” oldu diyebiliriz.

Uluslararası arenada kendi kararlarını tek başına alabilen, içteki fitne-fesat odaklarının verdiği moral bozukluğuna rağmen, kimseden destek almadan başarılı, kararlı ve cesaret isteyen atak politikalar sergilemesi, hedefini sürekli yukarılarda tutması elbette takdire şayandır.

Türkiye BM Ülkesi olarak yasal hakları olmasına rağmen, sınır güvenliğini sağlamak için yaptığı tüm yasal çağrılarına rağmen, ABD ve AB ülkeleri tarafından verilen cevap, kontrolsüz terör örgütlerine verdikleri silah yardımları olmuştur. ABD’nin aynı zamanda müttefiki olan Türkiye’nin silah siparişi tarihlerini sürekli ötelerken, terörist örgütlerin talepleri öncelikle karşılanmış ve üsttelik silahları da hibe olarak vermiştir.Yani bilerek, isteyerek Türkiye tek başına sınır harekatları yapmak zorunda bırakılmıştır.

Oysa ABD bu ülkelerde operasyonlar yaparken BM’e üye ülkeleri arkasına alarak müttefiklerle gerçekleştirirken, maalesef aynı müttefikler BM üyesi olmamıza rağmen ve yasal haklarımız olduğu halde bizi “Fırat Kalkanı” ve “Zeytin Dalı” harekatlarını tek başımıza yapmak zorunda bırakmışlardır. Alınan sonuçlar görüldükçe de, dostlar sevinirken, düşman ülkeleri de bir korku ve endişe sarmaya başlamıştır.Başta ABD ve AB ülkelerinin özelde de Fransa’nın bize gösterdikleri tepki ve telaşta bundan ötürüdür.

Gerek Amerika ile ve gerekse Rusya ile yapılan antlaşmaların kağıt üzerinde kalması ve gereğinin sahada uygulanmaması galiba yeniden başa dönülenerek ülkemizin sınır güvenliği için hedeflenenleri kendi başımıza çözme durumunda kaldığımızı/kalacağımızı göstermektedir.

Ortadoğuda yer alan diğer ülkeleri aldıkları rollerden ötürü kayda değer görmediğimiz için bahse konu bile yapmadık. Dün de bu topraklarda biz vardık! ve tek başımıza idik, bu günde biz varız! ve hem kendimizi hem de kardeşlerimizi koruyacak güçteyiz. Yeter ki yek vücut olmasını bilelim.

Savaşı elbette temenni etmeyiz.Meşru müdafa hakkını kullanan askerlerimize ve haklı davamızda yardım etmesi dileğiyle kuvvet ve kudret sahibinin arkamızda olmasına sonsuz güveniyoruz.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
şahan polat 28 Ocak 2017 Cumartesi  21:47

omurillikteki sinirler ölmüş ayaklarımı kollarımı kulanıyorum ama dengemi saglayım yürüyemiyorum degmi salıyamıyorum bana üceriti ne kadar caresi varmı yazarmısın teşekürler

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
SORUMLU OLAN İNSANIN YAPMASI ZORUNLU TERCİHLERİ
Esra SARI
Esra SARI
KUSURLARINIZ SİZİ SİZ YAPIYOR
Büşra Çinkaya
Büşra Çinkaya
TÜKETİM KÜLTÜRÜ İNSANLARI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
İMALAT SANAYİİNDE SON GÖRÜNÜM
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
DEMİR AĞLAR
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
REST: İDLİB KARŞILIĞINDA LİBYA VE DOĞU AKDENİZ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KORONAVİRÜS KÜRESEL BÜYÜMEYİ OLUMSUZ ETKİLEDİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PİYASALARIN SEYRİ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
DENİZ YÜREKLİ ÇOCUK
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KODLAMA MESELESİ
Hatice Karataş
Hatice Karataş
HAYATTAN MEMNUN MUYUZ?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
MUTLULUK TABLOSU
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
REHBER KÖPEKLER
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
TÜRKİYE NATO’DUR, NATO TÜRKİYE'DİR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
BİZE NE OLDU?
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
BEYİNLERİMİZ SİSLENİYOR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“YABANCILAŞMA” VE YALNIZLAŞMA”NIN ONTOLOJİK TEMELLERİ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva