ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kullanıcılar dinleniyor
Kullanıcılar dinleniyor
RASAT 8 yaşında
RASAT 8 yaşında
'Yetenekli Çocuklar' TEKNOFEST'e katılma hakkı kazandı
"Yetenekli Çocuklar" TEKNOFEST'e katılma hakkı kazandı
Hobi olarak başladığı sanatta usta oldu
Hobi olarak başladığı sanatta usta oldu
Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü'ne Rıdvan Duran atandı
Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü'ne Rıdvan Duran atandı

Burcu ŞEN

NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR GEYİĞİ
8 Ağustos 2019 Perşembe

“Bugün bayram

Erken kalkın çocuklar

Giyelim en güzel giysileri

Elimizde taze kır çiçekleri

Üzmeyelim bugün annemizi”

Hepimiz küçükken bayram sabahlarına Barış Manço’nun bu şarkısıyla başlardık. İçimiz adeta kıpır kıpır olurdu. 

Eskiden bayram vardı. Bayramların bir anlamı vardı şimdi ise bayram demek tatil demek...

Bayramlar çocuklar içindi de, biz mi büyüdük? Yoksa gerçekten de kaybettiğimiz değerlerin arkasından üzülmekten başka çaremiz mi yok? Siz de derin bir ah çekip, “Nerede o eski bayramlar” diyenlerdenseniz, biraz hatırlayalım, biraz da hatırlatayım istedim eski bayramları...

Evet çok klişe bir konu belki ama telefonlara yapışık yaşadığımız, sohbet etmeyi unuttuğumuz şu günlerde bu konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.  

Bayram önceden neydi sizin için? Akraba ziyaretleri mi tatil mi, oradan oraya gitmek mi? Sizin için neydi bilmem ama tatile gitmek değil, büyükleri ziyaret etmek demekti benim için çünkü o zamanlar şehirde değil köyde yaşıyordum. Tam 14 yıl öncesinden bahsediyorum...

O zamanlar büyükler, amcalar, dayılar, anneanneler, komşular ziyaret edilir, büyüklerin tek tek elleri öpülürdü. 

Aynı kıyafetlerle bayrama girilmezdi mesela çünkü bayram; yeni kıyafetler demekti evvela... Günler öncesinden çarşı pazar dolaşılır yeni yeni ciciler alınırdı. Sabah erkenden kalkılır, bayramlıklar giyilir, ailecek bayramlaşılır, sofraya oturulurdu. Kahvaltı sofrasından kalkar kalkmaz, soluğu mahallede alırdık.

Kardeşim, kuzenim ve mahalledeki arkadaşlarım ile birlikte başlardık kapı kapı gezmeye ve şeker toplamaya… Çalınmadık kapı bırakmazdık adeta. Bisküvi arası lokum verenleri sevmezdik. Marka çikolata verilirse de hemen yerdik ki başkası yemesin… 

Sonra topladığımız çikolataları sayardık. Kim daha çok topladı diye… Küçük bir yarış vardı aramızda… Şimdi de isterim çocuklar dolaşsın onlara da şeker verelim ancak günümüzde bu pek mümkün değil gibi. Kimse birbirine güvenmiyor, hele ki aileler haklı olarak çocuklarının “yabancılarla” konuşmasını, onlardan bir şeyler almasını istemiyor. “Yabancılarla”yı bilerek tırnak içine aldım fark etmişsinizdir çünkü komşularımız artık bize yabancı…

Şekerleri de toplayıp yedikten sonra saklambaç, körebe gibi oyunlara dalar, kendimizi unuturduk. 

Eğlenmek ekranlarla sınırlı olmadığı, sokaklar eğlenceli ve kocaman olduğu için çatapat ve kızkaçıran heyecanı çocukları sarardı. Toplanan harçlıkların bir kısmı cephane olarak geri döner, mahallede “fiçuuyuuuv” seslerine neden olurdu. Anneler bir heyecanla balkondan bakar, her seferinde “Ay bu sefer bir şey oldu mu?” diye kontrol ederdi. 

Samimiyetsiz toplu bayram mesajları yoktu örneğin önceden. Herkesle tek tek bayramlaşılırdı. Büyüklerimiz elleri öpüldükten sonra bize bayram harçlığı verirlerdi. Harçlık vereceği bilinen o mükemmel akrabalara gitmek için can atılırdı.

Eskiden bayramların bir manası, özelliği vardı; arifeden önce bayram hazırlıkları başlardı. Konu komşu bir araya gelip yardımlaşırdı. Temizlik yapılır, bayram tatlısı ve diğer ikramlıklar hep birlikte hazırlanırdı. Mahalle bakkalından çikolata alınır; yine mahalle kolonyacısından kolonya ya da esans doldurulurdu.

Gelen misafirlere yaprak sarması ve ev yapımı baklavalar ikram edilirdi. Bayramda herkes en az 2 kilo alırdı.

Velhasıl güzel günlerdi gerçekten. Bir anlamı, bir heyecanı vardı yaşadığımız bayramların... Şimdi ise biz şehir insanları bayramlara yalnızca tatil gözüyle bakıyoruz. Ohh biraz dinleneceğim en azından diyoruz. 

Haklı mıyız değil miyiz bunun cevabını size bırakıyorum sevgili okurlar ve hepinizin bayramını şimdiden kutluyor, büyüklerinizin ellerinden küçüklerinizin gözlerinden öpüyorum...  

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
EKOLOJİK DENGENİN BOZULMASI VE İNSANLIĞIN GELECEĞİ
Esra SARI
Esra SARI
SAĞLIKLI BESLENEMEME SORUNSALI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GERİ DÖNÜŞTÜR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
DÜNYADA TİCARET VE TÜRKİYE
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İDEAL ROL MODELLER!
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SADE YAŞAMAK- 2
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
7 NEFS, 7 AKIL MERTEBELERİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
Cilt bakımında yapılan hatalar
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEKTE ALACAKLININ HAKLARI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ÇİN ARTIK SERT OYNUYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ATATÜRK EN BÜYÜK İKTİSATÇIDIR -2
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
YENİ SAVAŞ SİLAHI: MÜLTECİLER
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TAKI TAKMA GELENEĞİ DEĞİŞİYOR MU?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
YAZILI BASINDA ÇALIŞANLARIN SAYISI AZALIYOR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
ÇÖPTEKİ MİLLİ GELİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
FAİL İLE FİİLİ ARASINDAKİ DENGE
Halil YATAR
Halil YATAR
YAZ SONUNDA GELDİ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva