ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
3 PKK'lı terörist sınır kapısında teslim oldu
3 PKK'lı terörist sınır kapısında teslim oldu
Hac ön kayıtlarında son 3 gün
Hac ön kayıtlarında son 3 gün
'Roman açılımı' Resmi Gazete'de
'Roman açılımı' Resmi Gazete'de
Irak kuzeyinde PKK’ya ait silah ve mühimmat ele geçirildi
Irak kuzeyinde PKK’ya ait silah ve mühimmat ele geçirildi
Kastamonu'da trafik kazası: 3 ölü, 2 yaralı
Kastamonu'da trafik kazası: 3 ölü, 2 yaralı

Hatice TOPÇU

MODERN KÖLELİK
3 Aralık 2019 Salı

Bu yazımı konu temelli yazmak istemiyorum. Sözcüklerin beni yönlendirmesine izin vermek ve onlarla birlikte satırlara akmak istiyorum.  Duygularımın yoğunlaşmasıyla insanın içsel dünyasına bir yolculuk yapmak ama dışsalı da asla göz ardı etmemek istiyorum.

Şiirin büyülü dünyasının ve bütünü görme anlayışımın birlikteliğinde, hayatın ağırlığının yoruculuğundan sıyrılıp nefes alabildiğimi düşünüyorum. Yine böyle bir yazının içerisindeyim. Sözcükler beni nereye götürecek henüz bilmiyorum. 

“Düşünme, ‘yak bütün sözcükleri’

Uzaklaş kendinden.

Başka biriymiş gibi, dışardan bak kendine.

Dinle bir yabancıyı duyarcasına,

Konuş bir yabancıyı anlarcasına,

Hisset bir yabancıyı yaşarcasına,

 Sonra kucaklaş; 

Kırk yıllık dostuna sarılırcasına…

Kalemim beni bu şiirimle buluşturdu. Sahi siz hiç kendinize dışardan baktınız mı? Bu öyle sanıldığı gibi kolay bir şey değildir. Dışardan kendimize bakabilmek için bulunduğunuz yaşantının dışına çıkmamız gerekiyor. Yani sizi mutsuz ettiğini düşündüğünüz şeyden uzaklaşmalısınız. Aslında bu ikinci adımdır. Birincisi sizi mutsuz eden şeyin farkındalığıdır. Çünkü sorun çözmek tespitle başlar. 

Sizi mutsuz eden şey? İşiniz mi,  eşiniz mi, ya da daha başka bir şey mi? Tespitten sonra onun dışına çıkmak ve oradan nasıl göründüğünüze bakmak gerekiyor. Söylemesi kolay diyenleriniz varsa bu iyi bir şey. Çünkü onlar bir sorunları olduğunun farkında olanlar. Bir de farkında olmayanlar var. Onlar yaşadıkları hayatı kanıksanmış veya yaşadıkları hayatın dışında bir seçenek düşünemeyenlerdir.

Ben en son bunu yaptığımda içinde bulunduğum hayatın çok yerinde ve varlığım için vazgeçilmez olduğunu düşünüyordum. Ama soru işaretlerim vardı ve mutsuzluğumun farkındaydım. Dışına çıktım ve orada nasıl göründüğüme baktım. Bir sürecin parçası olduğumu, yani zamanı tükettiğimi ancak içinde olmadığımı gördüm. Benim gibi görünen o hayat benim değildi. 

Oradayken yaptığım projeler bütün zamanımı dolduruyor ve beni heyecanlandırıyordu. Ürettiklerim benden çok başkalarınındı. Bana projelerimin hedef kitlemize sağladığı faydalara sevinmek kalıyordu.   Şimdi o hayatın dışındayım. Yaşadığım hayat benim. Hatta dışına çıktıktan sonra daha önce bu farkındalığı oluşturmadığım için kendimi aptal gibi hissettim. Ancak hayatımda keşkelere yer vermemem gerektiğinin de farkındaydım artık. 

Elbette içinde bulunduğumuz koşullar, sistemin dinamikleri bazı kararlar için önemlidir. O koşulların bir parçası haline gelmek ve her gün kendimizi tekrarlamak bazen sorumluluklarımız ve sevdikleriniz için mecbur olduğunuz şeyler gibi gelir bize…

Tam da burada çağımızın hayat anlayışı geldi aklıma. Ne kadar özgürüz veya tersi;  ne kadar köleyiz? Her iki soru da kendimizle ilgili bir durum tespiti yapmamızı sağlayacaktır. Kölelik: Birinin ya da birilerinin emri altında olmak, tutsak yaşamaktır. Peki, bunu insan neden yapar. Değişik gerekçeler sayılabilir ama kapitalist sistemin ışıltılı dünyası gerekçelerin en önemlisidir. Örneğin lüks bir arabaya sahip olmak ve lüks bir evde yaşamak, varlıklı bir yaşam sürmek, pahalı markalar giyinmek…

Böyle bir yaşantı bir çemberin etrafını sürekli dönmek gibidir. Ama sahibi için en önemli şey ona sunulanlarla saygın olduğunu düşünmesidir.  Modern kölelik denilen şey de budur. Kendiniz olmadan para, makam, güç gibi araçların kölesi olarak yaşamak ve her gün kendinizi tekrarlamak.

Ha bunlara sahip olmayı öyle kolay sanmayın.  Eğer zemin müsaitse birileri bunlara sahip olabilmek için türlü entrikalar çevirirler.  Başkasının ayağını kaydırmak, zengin bir eş bulmak, haksız kazanç elde etmek, amaca ulaştıracak insanları kullanmak gibi…  Peki, ne için? Modern kölelik için.

Elbette ki sahip olunan bu araçların bir karşılığı vardır. Bir şeylere sahip olmak için bazı bedeller de ödemek gerekmektedir. Kapitalist sistem böyle işler. Modern köle için burada sahip olunanın kaybedilenden daha görünür olması önemlidir. 

Modern köleler kendilerine dışardan bakabilmeyi başarabilir mi? Çok ihtimal vermiyorum. Çünkü onların yaşadığı aslıda kendileri olmaktan çok çevrelerinin onları nasıl gördüğüdür. Görünür olmak, bilinmek öncelikleridir.  Peki, bu gerçek mi? Yani çevrenin onlara biçtiği bu konum? Ne çok soru var değil mi? Ben gerçek olmadığını düşünüyorum çünkü çevrenin biçtiği konumda, çevrenin beklentileriyle biçimlenirsiniz. Yani kısır dönüğü devam eder.

Bireyin kendisi olabilmesi ile kapitalizmin ışıltılı araçlarına sahip olması ayrı şeylerdir. Tıpkı demokratik bir dünyada yaşama isteği ile ona egemen olma isteğinin ayrı şeyler olduğu gibi. Ne demiştik? “Sonra kucaklaş; Kırk yıllık dostuna sarılırcasına…” İnsan için en değerli şey elbette ki özgürlüktür.

Sağlık ve mutlulukla kalın…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 11 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 5 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Suay KARATAŞ 10 Aralık 2019 Salı  11:51

Hatice Hanım yine çok güzel bir yazı olmuş, tebrik ediyorum. İnsanı düşündürüyor; kendi kendisinin öz eleştirisini ve sorgulamasını sağlıyor. Mal, mülk, zenginlik ve gösterişle itibar kazanmaya çalışmadan özde gönülleri fethetmenin çok daha kalıcı ve ölümsüz olduğunu vurgulamaya çalışmışsınız. Atatürk gibi, Mevlana ve Yunus gibi.??????????????????????????

Yorumu oyla      0      0  
Ayşe Çakır 4 Aralık 2019 Çarşamba  22:35

Ferrarisini satan bilge isimli bir kitap okumuştum yıllar önce herşeyini satıp dünya turu yapan bir adamın öyküsüydü sadeleşmek ve kendini geliştirmek ana fikriyle yola çıkılmıştı.Ancak ben okurken şöyle bir eleştiri getirmiştim adamın satıp dünya turu yapabileceği bir mal varlığı varmış bizim yok ve biz hiç istemesek de içinde bulunduğumuz koşullara ayak uydurmak zorundayız.Sizin yazınızı okurken de benzer duygulara kapılsam da içsel yolculuğumuzu doğru yapabilmek ve sorunu dışardan görebilmek adına çok daha gerçekçi yaklaşımlar içinde olduğunuzu gördüm dünya turu yapmadan da sadeleşip çok daha sağlıklı bir dünya oluşturabiliriz kendimize çok teşekkürler bu farkındalık için sayın hocam.

Yorumu oyla      0      0  
KADIR BESIKCI 4 Aralık 2019 Çarşamba  09:44

Modern koleligi degisik bir bskis acisiyla cok guzel anlattiniz Siirinizide cok begendim insanlari sevmek empati yapmak ne guzel hir sey.Selamlar

Yorumu oyla      0      0  
İnci Topçu Ada 4 Aralık 2019 Çarşamba  07:38

Bu yazı aldı götürdü beni sözcüklerin içinde kayboldum.İnsanın insanı, insanın kendini anlayabilmesi boyutunda çok güzel olmuş.

Yorumu oyla      0      0  
Memet GÜRBÜZ 4 Aralık 2019 Çarşamba  06:40

Mutlu olmak hayatın amacıdır. Mutluluğa giden yol insanın kendini tanıması ve kendi olmasıdır. Yaşadığı hayatın kendine ait olmasıdır mutlu olmanın yolu... Yazar çok sade bir dille kendini tanımanın yollarını anlatmış. Her insanın kendini bulacağı bir yazı. İnsan ömrünün özeti olan harika bir şiir... Yüreğine sağlık.

Yorumu oyla      0      0  
muammer küçukkazdal 3 Aralık 2019 Salı  21:30

çok güzel bir konuya değinerek kapitalis düzenin bizlere yansıttığı yaşam biçiminden kesitleriniz yerinde ve daima sizleri takip ederek teşekkürler imizi sunuyor sevgi ve saygılarımızla

Yorumu oyla      0      0  
Emine Kutlu 3 Aralık 2019 Salı  20:31

Kendini dışardan gözlemek çok kolay olmasada denemeye çalışacağım fazla keşkelerim olacağını düşünmüyorum hep kendi doğrularımla ayakta durmaya çalıştım hep doğrucu davut oldum.

Yorumu oyla      0      0  
İsa YILMAZ 3 Aralık 2019 Salı  13:29

Hocam tek cümle, YÜREĞİNİZE SAĞLIK.... Harika olmuş.

Yorumu oyla      0      0  
osman güneşdoğdu 3 Aralık 2019 Salı  13:11

Yüreğine kalemine dağlık

Yorumu oyla      0      0  
Keriman TUĞCU 3 Aralık 2019 Salı  12:12

Emeğinize sağlık .Anlamlı bir yazı çıkardınız...YASASIN ÖZGÜRLÜK..! Sevgi selamlar.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KÜRESEL YAVAŞLAMA
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
AVRUPA VE ABD NATO’DAN VAZGEÇEBİLİR Mİ?
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ULUSAL TEKNOLOJİ GÜÇLÜ SANAYİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
HAYVANSAL ÜRETİM
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
KAHRAMAN BAKKAL SÜPERMARKETE KARŞI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
KENDİNE YABANCILAŞAN İNSAN
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
GÜZEL ATLAR ÜLKESİNİ GÖRMEYEN VAR MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI
Esra SARI
Esra SARI
BİZ, ACABA 'YÜZEN ÖRDEK SENDROMU'NA MI YAKALANDIK?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
AB(D)’NİN ''LİBYA'' ISRARI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ASGARİ ÜCRETTE BEKLENTİ AÇ KALMAMAK
Hatice Karataş
Hatice Karataş
ENGELLER ENGEL DEĞİL
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TÜRK KADINI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DÜNYA 'ŞİRKİSTAN'A DÖNDÜ...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
KADIN CİNAYETLERİ VE KADINA SAYGI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCE ÜRETMEYE FIRSAT VERİLMELİ
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
DOĞRU BESLENME DEPRESYONU AZALTABİLİR
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
AMAN DİKKAT!
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva