ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Çankaya'da Trabzon fırtınası
Çankaya'da Trabzon fırtınası
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde

Seda TOLMAÇ

“MİNNOŞ PRENSES” OLMAYI BIRAKIN!
11 Şubat 2019 Pazartesi

Son dönemlerin yeni modası; (daha doğrusu uzun süredir devam eden bir moda) kendilerine masalsı bir dünya yaratmaya çalışan “Minnoş ev prensesleri…”
‘Minnoş ev prensesleri’ tabiriyle kastettiğim, evcilik oyunu ile evliliği birbirine karıştıran, henüz birçok konuda kendini tam anlamıyla geliştiremeyen/yetiştiremeyen, hayatını ‘koca bulma’ üzerine kurgulayan, görüştüğü her erkeğe “Bundan ideal koca olur mu?” düşüncesiyle bakan hemcinslerimin, gencecik yaşlarında evlenerek, kendilerine kurdukları ‘pembe’ dünyada mutluluk pozu vermeleri. 


Onların bu pembe dünyalarında, genellikle ‘pembe’ koltukları, kendi isimlerini verdikleri mutfakları ve tabii ki, bir prenses/prens yetiştirmeye gibi telaşları vardır… 
İnsan elbet, istediği yaşta evlenebilir; kiminin hayat amacı mutlu bir yuva kurup çocuklarını büyütmek, kiminin hedefi, kariyer yaparak hayal ettiği işe/konuma sahip olabilmek, kiminin de farklı ülkelere seyahat ederek, yaşamının bir döneminde ‘gezgin’ gibi yaşamak olabilir. Herkes kendi zamanında yaşar. Herkes kendi hayatını yaşar…
Ancak, beni özellikle sosyal medyada rahatsız eden bir şey var ki, o da bu yazıyı yazmama neden oldu.


Özellikle yaşıtım hemcinslerimin evlilik, çocuk gibi sorumluluklardan bihaber olmasına rağmen, kendilerine masalsı bir dünya yaratıp yarattıkları o masalsı dünyayı da çevrelerine sunma çabaları… Ve bu çaba içerisinde bütün gün ev-yemek-çocuk ve tabii ki, anlamsız, insana pek de bir şey katmayan gündüz kuşaklarında kaybolup gitmeleri…
Düşünüyorum da, henüz 20 yaşlarında (kendim de dahil) kendi hayatının sorumluluğunu yeni yeni almaya başlayan (bizim ülkemizde çocukların kendi sorumluluklarını alması maalesef 20’li yaşlarını buluyor) bir genç kadının, daha kendi ayakları üzerinde duramadan evlilik hayatı içerisinde koşuşturması niye?


Henüz kendi ayakları üzerinde duramayan ya da bunun için daha yolun başında olan bir kadının, her yönden özgürlüğünü eline almadan bir erkeğin kendisine sunduğu hayatı kabullenmesi neden? Yarın bir gün kendisine sunulan o hayat ellerinden alındığında, bu kadın nasıl ayakları üzerinde duracak? Çocuğu için nasıl bir hayat hazırlayacak? 
Kendisini tüm hayatı boyunca ‘minnoş bir ev prensesi’ olarak yetiştiren, tüm hayatı gündüz kuşağı olan, ev kirası, elektrik-su faturası ödemeyen, mutfak masrafını bile bilmeden dolabı kocası tarafından doldurulan ve hayatı ‘gezme-çocuk bakma-kocasına yemek yapma’ üçlemesi arasında geçen genç bir kadın, kendisini nasıl, hangi yönden yetiştirecek/geliştirecek? 


Aslında bahsettiğim durumla ilgili Katharine Hepburn’un çok sevdiğim bir sözü var: “İnsan yaşadıkça anlıyor ki, kendi kayığını kendin çekmezsen hiçbir yere gidemiyorsun.”
Bu sözün kadın-erkek herkes için geçerli olduğunu söyleyebiliriz elbet. Ama bana göre bir kadın için oldukça mühim. Kendi ayakları üzerinde durmak istemeyen, kendisini herhangi bir yönde geliştirme çabası göstermeyen kadınlar, maalesef oldukları yerde saymaktan öteye gidemiyor. 
Erkek egemen bir toplumda yaşadığımız gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, çağdaş bir toplumda yaşamak ve çağdaş bir toplum yaratmak için öncelikle biz kadınların kimsenin -özellikle erkeklerin- egemenliği altında olmamamız gerekir. Önce kendi varlığımıza, özgürlüğümüze her anlamda sahip çıkmalıyız ki, sonrasında bilinçli bir evlilikle bilinçli çocuklar yetiştirebilelim. 
Yani, belki de hepinizin bildiği/karşılaştığı o cümlede de söylendiği gibi: “Kadınların ‘Hüzünlü prenses’ olmayı bırakıp ‘bilge kadın’ olmaya ihtiyacı var. Okumak, düşünmek, fikirleriyle var olmak gibi…”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
BAHARIN MÜJDECİSİ CEMRE
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
TÜRKİYE ‘GÜVENLİ BÖLGE’ DEĞİL, “‘GÜVENLİ(K)Lİ BÖLGE’ İSTİYOR…
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
YETMEZ AMA “EVET”
Halil YATAR
Halil YATAR
NEREYE KADAR ÖZGÜRLÜK?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
KONUŞMA AHLAKININ VAROLUŞSAL ZORUNLULUĞU
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
“GÖRGÜ” ÖNEMLİ..
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YÜREKLERİMİZİ DAĞLAYAN HİKAYESİYLE CÜNEYT ÖZDEMİR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KONUT SATIŞLARI YILA DÜŞÜŞLE BAŞLADI
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ENDÜSTRİ TOPLUMU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DÜNYA'NIN GÖRMEDİĞİ UZAK DİYAR : DOĞU TÜRKİSTAN
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KONGRE TURİZMİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KOKUŞMUŞ ZİHNİYETLERDEN NE ZAMAN KURTULACAĞIZ?
Esra SARI
Esra SARI
YOZLAŞIYORUZ HEM DE BİR HİÇ UĞRUNA
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
KİŞİ KENDİNİ HESABA ÇEKTİĞİ GİBİ, TOPLUMDA KENDİNİ HESABA ÇEKMELİDİR
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva