ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Bosna Kasabı müebbet hapse mahkum edildi
Bosna Kasabı müebbet hapse mahkum edildi
Cuma ezanını canlı yayınlayacak
Cuma ezanını canlı yayınlayacak
Çöken bina ile ilgili bilirkişi raporu açıklandı
Çöken bina ile ilgili bilirkişi raporu açıklandı
Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine destek verecek
Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine destek verecek
Ortak operasyon
Ortak operasyon

İsmail CİNGÖZ

KIRIM’DA ABD-RUS MÜCADELESİ VE TÜRKİYE
5 Aralık 2018 Çarşamba

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan iki kutuplu sistemin Doğu Bloğu lideri Sovyet Rusya’sında 1980’lerde başlayan ekonomik sorunları atlatabilmek adına bir dizi çalışmalar başlatılmış olduğu görülür. 1985’te uygulanmasına başlanan bu politikaların tümüne son liderleri Mihail Sergeyeviç Gorbaçov tarafından (15 Mart 1990-25 Aralık 1991) “Perestroika ve Glasnost/Yeniden Yapılanma ve Açıklık” adı verilmiştir. Kontrollü bir şekilde başlayan dağılma sürecinde bağımsızlığını elde eden devletlerden birisi de Ukrayna olmuştur. 

24 Ağustos 1991’de bağımsızlık ilan eden Ukrayna Yüksek Konseyi’nin bu kararı 1 Aralık 1991 günü yapılan referandumda katılan halkın %90’ı tarafından evet oyları ile kabul edilmiştir. Fakat aradan geçen 27 yıla rağmen özellikle doğu bölgesinde Rusya’ya bağlanmak isteyenlerin birtakım faaliyetler içerisinde oldukları görülse de Ukrayna Parlamentosu, Haziran 2017’de ülkenin NATO üyesi olabilmesinin önünü açan yasayı kabul ederek dış politikasının Batı endeksli olacağını açıkça ortaya koymuştur[1].

Ukrayna’nın NATO üyeliğine girme kararlılığını açıkça ortaya koymasındaki asıl amacının Rusya’nın saldırgan tavrını engellemek olduğunu anlamak zor değildir. Muhtemel Rus işgalinden ve baskısından kurtulmak için iç ve dış politikalarında birtakım yenilikler yapan Ukrayna’nın bu dönemde ayrıca Ukraynalı Ortodoksların, Rusya’dan ayrılarak bağımsız bir kilise kurmasına ilişkin çalışmalara da başladığı görülmektedir. Zira milliyetçi hamlelerinin din olgusuyla kesilmesini engellemek istemiş olsa da bütün gayret ve hamlelerine rağmen Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesine engel olamamıştır.
Nüfusunun (45 milyon) büyük çoğunluğunun Ortodoks olması nedeniyle Moskova Patrikhanesinin halk üzerinde yoğun etkisi olması, Kırım’ın işgalinde din ekseninin de etkili olduğunu gören Ukrayna, Kiev Patrikhanesinin bağımsız olması halinde Moskova’nın etkisini kıracağını varsaymıştır. 

Bağımsız Ukrayna Ortodoks Kilisesinin kurulması için Fener Rum Patrikhanesi ile bir süredir devam eden görüşmelerin sona erdiği bizzat Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko tarafından açıklanmıştır. Moskova Patrikhanesi ile Kiev Kilisesi arasındaki mücadelede Fener Rum Patrikhanesinin Kiev’in yanında yer aldığını ve Ukrayna’da bağımsız kilise kurulmasını desteklediğini açıklamasının ardından Moskova’dan sert açıklamaların gelmesi de gecikmemiştir. Moskova Patrikhanesi Fener Rum Patrikhanesi ile ilişkilerini dondurduğunu açıklamıştır[2].
Kırım’da yaşanan asayiş olayları nedeniyle “barış ve düzenin sağlanması için” dönemin Kırım Başbakanı Sergey Aksenov’un talebi üzerine 1 Mart 2014 günü Rusya tarafından resmen işgal edilmiştir.

O tarihten beri devam eden gerginlik 25 Kasım 2018 günü üç Ukrayna gemisinin Karadeniz ile Azak Denizi’ni birbirine bağlayan Kerç Boğazı önlerinde, karasularını ihlal ettiği iddiasıyla Rusya tarafından alıkonularak mürettebatı gözaltına alınmıştır. Ardından bu defa Ukrayna tarafından Rus gemilerine ateş açıldığı haberi ajanslarından duyurulmuştur[3]. Gelişmeler karşısında Ukrayna ordusu alarma geçirilerek 30 günlük sıkı yönetim ilan edilirken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) acil toplanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Rusya’yı sert bir dille eleştirirken, Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitry Polyanskiy ise Ukrayna’yı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlamıştır[4].

Ukrayna’nın ABD başta olmak üzere Batı ile her geçen gün ilişkilerini arttırmasından ve NATO üyeliğine doğru giden süreçten rahatsızlık duyan Rusya’nın, donanma üssünü ele geçirerek Azak Denizi içerisinde güvenli müstahkem bir mevki tutmak istediği anlaşılmaktadır[5]. Zira eğer bu işgali gerçekleştirmeseydi Ukrayna’nın Batı ile entegre olması halinde bu stratejik sahaya Batı’nın yerleşeceğini öngördüğü anlaşılmaktadır. Zira Batı’nın NATO ve Avrupa Birliği (AB) argümanlarını kullanarak Ukrayna ve Gürcistan üzerinden genişleme hamlelerini kendi stratejik konumuna karşı bir tehlike olarak gören Rusya[6] kendince tedbir almak ihtiyacı hissettiğini göstermiştir. 

ABD’nin bir süredir Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya üzerinden bölgeye asker konuşlandırması[7] Türkiye ve Rusya tarafından zaten dikkatle takip edilmektedir. Bunlara ilaveten bir de Karadeniz’e sınırları olan Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyesi olmak için yapılan çalışmalarından Rusya’nın rahatsızlık duyması kendi açısından doğal karşılanabilir. Zira olası üyelikleri halinde NATO üsleriyle ABD’nin bölgeye yerleşmesi de gecikmeyecektir. Bu durumda hava, kara ve deniz kuvvetleriyle yerleşecek olan ABD, Rusya için Karadeniz’den çevrelenmek anlamına gelecektir. 

Esasında tarih boyunca Karadeniz’e inme ve Güney bölgeleri nüfuzu altına alabilmenin[8] ve ardından sıcak denizlere bağlantı için kilit nokta olan Kırım, şimdi yalnızca Rusya için değil, Türkiye, İran ve Çin için de önemli hale gelmiştir. Zira ABD’nin uzun vadede bu coğrafyadan Türkiye, Rusya, İran ve Çin’e kadar yapacağı her hamlede önemli üslerden biri olabilecek kapasiteye haiz stratejik bir üs olma planlarının merkezine yerleşmiş durumdadır. 

Sonuç olarak;
Fener Rum Patrikhanesi’nin Türkiye’nin ısrarla kabul etmediği “Ekümenik” sıfatıyla Ukrayna kilisesine bağımsızlık beratı vermesi Türk dış politikası açısından uzun vadede tehlike arz etmektedir. Ukrayna ile Rusya kiliseleri arasında yaşanan güç mücadelesinde “Kutsal Ekümenik Patrikhanesi” unvanının kullanılmasının kabul edilemeyeceği Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından derhal tenkit edilmelidir. “Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin zarar görmemesi adına” denilerek böyle bir husus karar alıcı mekanizmalar tarafından yok sayılmamalı, literatüre girmesi engellenmelidir.
Ukrayna ve Gürcistan’ın muhtemel NATO üyelikleri halinde buralara kurulacak NATO üslerine ABD’nin yerleşmesi Türkiye açısından da çevrelenmek anlamına gelecektir. Hali hazırda Irak ve Suriye’nin kuzey bölgelerine yerleşmiş olan ABD, Kırım ve Gürcistan üzerinden Karadeniz’e yerleşmesi halinde yalnızca Rusya ile Türkiye değil uzun vadede Çin ve İran açısından da çevrelenmektir. Dolayısı ile Türkiye, Ukrayna-Rusya krizinde kısa-orta ve uzun vadeli planlarını çok iyi hesap ederek hareket etmelidir.

İsmail CİNGÖZ; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.Sc. – BULTÜRK Ankara Temsilcisi.
[1] BirGün; “Ukrayna’da NATO Üyeliği Yasası Onaylandı”, 08.06.2017.
[2] Euronews; “İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’nin Tarihi Adımı Ukrayna'da Sevinç Yarattı”, 30.11.2018.
[3] Milliyet; “Son Dakika... Rusya, Ukrayna Savaş Gemilerini Vurdu!”, 25.11.2018.
[4] Hürriyet; “ABD’den Rusya’ya Sert Açıklama: Bu Küstah Eylem Asla…”, 27.11.2018.
[5] Sencer İMER; “Rusya-Ukrayna Krizi: Kerç Boğazı ve Azak Denizi Meselesi”, ANKASAM, 29.11.2018.
[6] Mest Hakkı CAŞIN; “Rusya-Ukrayna Krizi: Kerç Boğazı ve Azak Denizi Meselesi”, ANKASAM, 29.11.2018.
[7 İsmail CİNGÖZ; “ABD Türkiye’yi Kuşatırken İran Karışıyor”, Ticari Hayat Gazetesi, 03.01.2018.
[8] M. Akif KİREÇCİ ve Selim TEZCAN; “Kırım’ın Kısa Tarihi”, Ahmet Yesevi Üniversitesi, Yayın No:24, Ankara, 2015.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
İrfan Yalçın 7 Aralık 2018 Cuma  09:33

Kaleminize, yüreğinize sağlık.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
SEÇİMLERDE SÖYLEMLER DEĞİŞSE DE ÇIKAN SONUÇLAR AYNI OLUYOR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
YABANCILAR NEDEN TÜRKİYE'DEN KONUT ALIYOR?
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
TOPLUMSAL CİNSİYETÇİLİK
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
YAŞLANIYORUZ
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SEÇİMLER VE KADIN ADAYLAR
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
YENİ ZELANDA KATLİAMI VE TÜRK DÜŞMANLIĞI
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TÜKETİCİ OLARAK HAKLARIMIZI ÖĞRENMELİYİZ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR MU?
Esra SARI
Esra SARI
TÜRKİYE’NİN SORUNU MARKALAŞAMAMA
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
BEKÂ
Halil YATAR
Halil YATAR
GELİŞEN İLETİŞİMSİZ DÜNYA...
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DUA'NIN MAHİYETİ KONUSUNDA KİMİ GÖRÜŞLER
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
ÇAĞIMIZIN SORUNU “GÜVEN”
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva