ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








'Kadın istihdam oranı yüzde 30,1'e ulaştı'
'Kadın istihdam oranı yüzde 30,1'e ulaştı'
Gezgin arıcıların 8 aylık zorlu mesaisi
Gezgin arıcıların 8 aylık zorlu mesaisi
Konut satışlarındaki artış sektörü sevindirdi
Konut satışlarındaki artış sektörü sevindirdi
İş birliğimiz tüm hızıyla devam ediyor
İş birliğimiz tüm hızıyla devam ediyor
Cunda Adası'nda orman yangını
Cunda Adası'nda orman yangını

Şira Yıldız ASAN

KADINLAR-2 YAŞ ALAN KADINLAR
10 Ağustos 2018 Cuma

Toplumumuzda kadınlar maalesef sınıflandırıldığı için, yaş alan kadınlar da kendilerini bir süre sonra solmaya mahkum hissediyorlar. Ben bunun doğru olmadığı kanısındaydım. Her yaşın tadını çıkarabiliriz biz kadınlar olarak. Yaşlanmaktan korkan herkese cesaret vermek isterim: Sinirinizi bozmayın, yaşlanmak o kadar da kötü değil, lütfen endişe etmeyin..


Yaş almak her zaman duygusal ve fiziksel boyutta o kadar da kolay olmuyor; ancak bu basitçe vazgeçme, teslim olma ve korku içinde saklanma zamanı hiç değildir. Tam tersine, bu ortaya çıkmanız ve bu korkulara yüksekten bakmanız için tam zamanı.
Bir ankette “İçinizden geldiği gibi mi yoksa yaşınızın gerektirdiği gibi mi yaşıyorsunuz?” diye sorulmuş. Erkeklerin çoğu “İçimden geldiği gibi yaşıyorum” derken, kadınların çoğu ise “Yaşımın gerektirdiği gibi yaşıyorum” diye cevap vermiş.

Bu sonuçtan şunu çıkartıyorum; toplumun standartları kadınlar üzerinde çok daha etkili. Bu standartların ortaya koyduğu ve yaşının gereği gibi davranma olgusu kadınların kendilerini baskı altında hissetmelerine neden oluyor. Çünkü hepimiz biliyoruz ki “içinden geldiği gibi davranan kadın” toplum tarafından damgalanıyor, hatta uyarılıyor. Yaş almış bir kadının mesela çılgınca dans edebilmesini kabul edemiyor toplum.


Toplumda yaş alan kadın bu kadar kategorize edilirken ve üzerinde çok fazla baskı kurulurken, yaş alan kadın ne yapacağını şaşırıyor. Bu şaşkınlık içerisinde aslında görmesi gereken “yaş almayla ” birlikte, tüm olumlu gerçeklerin farkındalığını kaçırıyor.
Gelin birlikte farkındalık yaratalım ve yaş almanın olumlu ve güzel taraflarını birlikte algılayalım..
Yaş aldıkça, birçok şeyi tekrar düşünür ve birçok soru sorarsınız kendinize. “İstediğim hayatı yaşadım mı? Mutlu muyum? Hayallerimi gerçeğe dönüştürdüm mü?” ve belki de bu soruların cevapları, sizi bir orta yaş krizine doğru sürükler.


Yaş aldıkça, herhangi bir kriz yaşamanız gerekmez. Akılcı bir şekilde hareket etmek, hayatın her anını eğlenerek ve gerçekten hissederek yaşamak, her bir saniyenin vazgeçilmez bir hazine olduğunun farkına varmak ve şu hayata sadece bir kez geldiğinizi hatırlamak ve anlamak için harika bir zaman dilimidir yaş almış olmak.
Aslında yaş aldıkça size zarar verecek, enerjinizi alıp götürecek, yanlarında olmaktan pek de hoşlanmayacağınız insanları artık fark eder ve ona göre arkadaşlıklar kurmaya başlarsınız. Başkalarını değiştirmede ısrarcı davranmazsınız; sadece onları olduğu gibi kabul eder ve yaşamınıza olumlu katkıda bulunan insanları yanı başınızda tutarsınız.


Yaş alınca, her zaman istediğiniz hayatı yaşayıp yaşamadığınızı düşünür ve eğer istediğiniz hayat bu değilse, hayal ettiğiniz her ne varsa gerçekleştirmek için gerekli olan tüm değişiklikleri yerine getirmek için tam zamanı olduğunun farkına varırsınız. Artık başkalarının sizinle ilgili düşüncelerinin ve söylediklerinin bir önemi olmaz, çünkü kendinize ve kendi düşüncelerinize değer vermeyi öğrenmişsinizdir.


Sizi kimin gerçekten sevdiğini veya sevmediğini artık anlarsınız. Sizi arayıp sormayan insanların, sizi özlemeyen insanların ve gerçekten ihtiyacınız olduğunda yanınızda olmayan insanların artık sizi sevmediğinin farkındalığını yaşarsınız. Ve eğer birinin sizi sevmediğini biliyorsanız, siz de onları hayatınızda istemezsiniz ve gitmelerine izin verirsiniz.


Hayatınız boyunca, birçok farklı arkadaşınız olmuştur. Bazıları hayatınızdan kopmuşken, bazıları hala hayatınızdadır. Kimileri yaşamınıza daha yeni girmişken, kimilerini ise yıllardır tanıyorsunuzdur. Ve artık arkadaşlarınızın nasıl birisi olduğunu, hem iyi hem de kötü günlerinizde kimin yanınızda yer alacağını tahmin edersiniz. Onlar her zaman sizin yanınızda kalıp, size koşulsuz destek veren dostlarınızdır.


Yaş aldıkça, sizi geçmişte komik duruma düşüren olaylara artık gülüp geçersiniz, çünkü artık geçmişte yaptıklarınız için utanç duymazsınız. Başkalarının ne düşündüğünü, ne söylediğini ya da ne yaptığını umursamazsınız. Eğer söyleyecek aşırı uçta bir şeyiniz varsa, söylersiniz. Eğer kendinize güleceksiniz, güler geçersiniz. Düşündüğünüz her ne varsa uygun bir biçimde, nazikçe ve saygılı olarak artık ifade edersiniz. Fikriniz önemlidir ve diğer insanların da bunu bilmesi gerekir.
Yaş aldıkça, cinsellik hakkında sahip olduğunuz önyargılar artık geride kalır. Cinselliğin sadece bir yatakta yatmaktan ibaret olmadığını, bir bakış, bir öpücük, bir mesaj ve sonsuza kadar süren bir zevk anı olduğunu öğrendiğiniz için, artık onun tadını çıkarmayı bilirsiniz.
Yaş aldıkça, anların tadını çıkarmayı öğrenirsiniz ve de duygusal olarak bağımlılıklarınızdan kurtulursunuz. Erkek sizi bir sebepten dolayı aramadığında, gene de mutlu olursunuz. Çünkü artık bağımlı değil de, bağlısınızdır. Sevmesini bilirsiniz...


Kadınların hayatlarında en mutlu oldukları dönemler yaş almaya başladıkları dönemlerdir. Bir anlamda öncelikleri yer değiştirir ve bilinçli bir şekilde kendilerinin farkına varırlar. Yaşam enerjisini bilinçli kullandıkları için; sağlıklı beslenmeyi, sporu hayatın bir parçası haline getirirler. Ruh dinliği, huzuru ve fotoğrafın bütününü görürler.
Aslında hayatımızın bir parçası olan yaşlanma korkusu tamamen yanılsamadan ibarettir. Koşulsuz sevmek ve var olana şükretmemiz gerekir. Bunun için de kalbimizle ve beynimizle hayatı yaşamamız gerekir. Size verebileceğim en iyi öğüt şu olabilir; yaş aldıkça daha da korkusuz olun…
Bu hafta sizlere en sevdiğim hayat derslerinden birisini barındıran kısa bir öykü ile mutlu hafta sonlarınız olsun demek istiyorum. Haftaya “güçlü kadınlar” ile yazı dizimizi noktalamak üzere.


İki yaşlı hasta yeni hastane odasına alınırlar. İki hastanın da durumu ciddidir. İkisi de yatalaktır. Hastalardan biri pencere kenarında yatmakta diğeri ise pencere görmeyen tarafta yatmaktadır. Pencereden uzak hasta hiç konuşmaz. Gözleri kördür ve ağır bir akciğer rahatsızlığı yaşamaktadır. Pencere kenarındaki hasta pek çok denemeden sonra diğer hastayı konuşturmayı başarır. Hastalar önce ailelerinden ve çocuklarından bahsederler. Pencere tarafındaki hastanın sohbeti sayesinde o karamsar hali gitmiş ve huzurlu hissetmektedir diğer hasta. Pencere kenarındaki hasta hemşireden perdeyi ve pencereyi açmasını ve kendisinin pencereyi görecek şekilde yatakta oturtulmasını ister.

Hemşire sadece bir saat izin verilebileceğini söyler. Pencere kenarındaki hasta her gün bir saat boyunca diğer hastaya pencereden gördüğü güzellikleri anlatır. Allah’ım der harika bir doğa ve ağaçlar ilerideki gölü görebiliyorum bile. Harika büyük bir göl ve park var. İnanır mısın! pek çok ördek geçiyor ve hava o kadar güzel ki. Diğer hasta onu mutlulukla dinler. Her gün harika bir manzara ve olaylar anlatır penceredeki hasta diğer hastaya. Diğer hasta o bir saatlik pencere anını mutlulukla bekler. Bir gün hemşire kontrol için geldiğinde, pencere tarafındaki hastanın huzur içinde vefat ettiğini görür.


Diğer kör hastanın yanına yeni bir hasta gelir ve konuşmaya başlarlar. Kör olan hasta yeni hastaya sorar; - Çok şanslısın penceredeki harika manzarayı görüyor musun?
- Ne manzarası dostum, sadece büyük bir duvara bakıyor bu pencere.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Besime Esen 13 Ağustos 2018 Pazartesi  13:17

Hikayede cok anlamli

Yorumu oyla      0      0  
Mustafa 10 Ağustos 2018 Cuma  12:37

Hayat? baskalar?n?n y?nlendirdigi gibi degil de kendi dogrular?m?za g?re yasamamam?z?n gerektigini cok dogru anlatm?ss?n?z tebrikler

Yorumu oyla      0      0  
Türkan 10 Ağustos 2018 Cuma  12:18

Harika bir anlat?m tebrikler kaleminize sagl?k haftay? sab?rs?zl?kla bekliyorum

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
RÜYADA DOLAR GÖRMEK
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1918-1960)
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ÇOCUKLARI, ‘BİLİNMEZLİK'TEN KURTARMALIYIZ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ATIK PİLLER KANSER NEDENİ
Gülçin KARLI
Gülçin KARLI
ANKARA’NIN EN İYİLERİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
TÜKENMİŞLİK SENDROMU
Esra SARI
Esra SARI
ÖNCE KENDİNİ SEV
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
KADINLAR-2 YAŞ ALAN KADINLAR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Halil YATAR
Halil YATAR
TURİZM ŞAHLANDI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
KAİNAT, ALLAH’IN FİİLLERİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SEÇİMLER VE EKONOMİMİZİN DIŞARIDAN GÖRÜNÜMÜ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YENİDEN "MİSAK-I İKTİSAT"
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva