ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Hatanın durumunu takip etmeyen doktor suçlu sayılabilecek
Hatanın durumunu takip etmeyen doktor suçlu sayılabilecek
Askerlik süresi 6 aya indi
Askerlik süresi 6 aya indi
Araklı'da selin bilançosu: 3 ölü 7 yaralı
Araklı'da selin bilançosu: 3 ölü 7 yaralı
Kırmızı listede aranıyordu, etkisiz hale getirildi
Kırmızı listede aranıyordu, etkisiz hale getirildi
Türk polisi istihbarat sağladı, 12 ton uyuşturucu ele geçirildi
Türk polisi istihbarat sağladı, 12 ton uyuşturucu ele geçirildi

Şira Yıldız ASAN

INSTAGRAM ÇILGINLIĞI
31 Mayıs 2019 Cuma

İnstagram’ın tarihçesine bakacak olursak, 5 Ekim 2010 tarihinde ücretsiz bir uygulama olarak kurulduğunu görüyoruz. Uygulamanın bu kadar sevilmesinin ilk nedeni, içerisinde bulundurduğu 11 fotoğraf filtresiyle çekilen fotoğrafları daha güzel hale getirmesiydi. Buna ek olarak kullanıcıların Instagram’da paylaştıkları fotoğrafları diğer sosyal ağlarda da anlık, pratik ve hızlı bir şekilde paylaşma imkanına sahip olmasıydı. Tüm bunlar uygulamayı kısa sürede popüler yaptı.

Özellikle birçok ünlü kişinin ve siyasetçinin Instagram hesabı açması uygulamayı daha da popüler yaptı ve Instagram önemli bir kararla Facebook’a 1 milyar dolara satıldı. Instagram canlı yayın özelliği, hikâye paylaşımı ve video yükleme özelliği gibi özellikleriyle kendisini sürekli güncelleyerek aktif kullanıcı sayısını arttırdı. Instagram’ın popüler olmasının en önemli sebebi; kullanıcıların çektikleri fotoğrafları Instagram filtreleri ile pratik bir şekilde istedikleri kadar değişiklik yapıp paylaşabilmeleri. Daha sonra ise Instagram adeta bir e-ticaret ortamına dönüştü, bu da onu çok önemli ve tercih edilir yaptı.

Instagram çılgınlığı artık birçok kişinin hayatının her devresinde yer almaya başladı. Unutulmasını istemediğimiz anların paylaşıldığı ortamda ayrıca görsellik ön planda olunca haliyle uygulama dünyanın en popüler uygulamalarından biri haline geldi. Hatta öyle ki Instagram hayatımızın bir parçası oldu artık. Instagram’ı başkalarına “Ben de buradayım” demek, var olduğumuzu göstermek için kullanır olduk. Sosyal medya kullanımı ile birlikte cesaretimiz arttı, utanma duygumuz azaldı ve daha mutsuz olduk. Sosyal medyada kurguladığımız ‘İdeal beni’ yansıtmak istiyoruz. Hem şimdiki anı kaçırıyoruz, hem de bazen gitmediğimiz mekanlara, yerlere gitmişiz gibi gösteriyoruz. Bazen bizim olmayan evleri, arabaları, eşyaları ve kıyafetleri bizimmiş gibi yansıtıyoruz. Kendine güveni az olan kişiler, günlük yaşantılarında cesaret edemeyecekleri şeylere sosyal medyada ediyorlar. Dev bir egoyla yaşayan narsistlerse fotoğraf paylaşımlarını egolarını biraz daha şişirmek için yapıyorlar.

Dolayısı ile bir birimizi gözetleme kültürümüz arttı. Kim nereye gidiyorsa biz de oralara gitmek, aynı şeyleri yapmak istiyoruz. Kıskandıklarımızdan geride kalmak istemiyoruz. Bu yüzden de durmadan birbirimizi dikizliyoruz. Ve bir bakıyoruz ki aslında biz, sevdiklerimizle bile yarışıyoruz. Hatta çoğu zaman diğer insanların bizden daha iyi bir hayat sürdüğüne inanıyoruz. Başkalarının bizden daha mutlu olduğunu düşünüyor ve her sabah uyandığımızda telefonumuzdan onları görüyor ve büyük hayal kırıklıkları yaşıyoruz. Kısacası dikizledikçe, insanlarla kendimizi daha çok kıyaslıyor ve kıyasladıkça daha çok stresli ve mutsuz oluyoruz. Takip ettiğimiz kişilerle ve sayfalarla yarışıyor, onların giydiğini, satın aldığını, gezdiği yerleri ve yaptıklarını yapmak istiyor ve hedef belirliyoruz.

Bir de Instagram’da yayınlanan fotoğrafların neredeyse yarısı öz çekim veya tek kişilik fotoğraflar. Yani beğenilmek buradaki tek kaygımız haline geldi, çünkü eğer sosyal medyada beğenilmiyorsak gerçek hayatta da beğenilmediğimizi düşünüyoruz. Özetle ne kadar beğeni, o kadar tatmin. Hatta sosyal medyada birisi bizim fotoğrafımızı beğenmediyse biz de onunkini beğenmiyoruz ve bu şekilde intikam almış oluyoruz. Dolayısı ile beğeni aldıkça kendimize olan güvenimiz artıyor ve mutlu oluyoruz. Bunun yanında çok takip edilen ama bir avuç kişiyi takip eden “müthiş ben” ler ve işletme hesabı olmadığı halde, bireysel hesabı için like ve takipçi satın alanlar var. Instagram’da var olmak için son zamanların en popüler aktiviteleri arasında sürekli farklı mekanlara giderek fotoğraf çektirmek, adeta bir gurme edasında “trend” tatlıları ve yemekleri keşfetmek, çok eğlendiğini göstermek ve tabi ki de o muhteşem fit, kaslı vücudunu sergilemek. Çünkü buradaki en büyük amaç; diğerlerinden daha farklı, daha eğlenceli bir yaşamımız olduğunu cümle aleme kanıtlamak.

Instagram’a fotoğraf yüklemek, sanıldığı kadar basitçe yapılan bir eylem değil. Bunu yaptığımız sırada aslında kişiliğimizden bazı parçaları da paylaşmış oluyoruz. Peki, bu fotoğraflar kişiliğimiz hakkında neler anlatıyor? Şayet çok fazla öz çekim paylaşıyorsanız bu benmerkezci ve narsist eğiliminizin olduğunu gösterebilir. Eğer eşiniz veya sevgilinizle çok fazla fotoğraf paylaşıyorsanız bunun anlamı, “Yalnız değilim, seviliyorum ve takdir edilmeye ihtiyacım var” demektir. Hesabınızda bulunan fotoğraflar genellikle arkadaş grubunuzla çekilmiş, bol bol eğlendiğiniz parti fotoğrafları ise içinizde derin bir boşluk ve yalnızlık olduğunun göstergesi olabilir. Çoğunlukta çocuklarınızla beraber çektiğiniz fotoğrafları yayınlıyorsanız burada ise, “bakın ben bir anneyim ve çocuklarım hayatımın en büyük başarısı” diyorsunuz.

Hesabınızda çok sayıda manzara fotoğrafı varsa, hayattan memnun olduğunuzu gösteriyor olabilirsiniz. Sürekli pahalı bir restorana gidip “bakın ben ne yiyorum” u paylaşıyorsanız, kendi kendinizi doğrulama ve sosyal statüde kendinizi kanıtlama izlenimini verebilirsiniz. Eğer yemek fotoğrafını bir anne veya bir ev hanımı paylaşıyorsa “bakın benim de hayatım son derece iyi” demek istiyordur. Özellikle gençlerde görülen çılgın fotoğraf paylaşımları, hayatı doruklarda yaşamanın kanıtıdır adeta. Tabi ki bunları ben söylemiyorum, araştırmalar söylüyor.

Sosyal medyada sadece ekrana bakıyoruz ve sosyalmiş gibi davranıyoruz aslında. Oysa sosyalleşmek temas etmektir, orada, o anda olmaktır. Yani yazışarak insanlarla görüşmüş olmayız. Tam tersi, gittikçe daha da yalnızlaşırız ve buna bağımlı hale geliriz. Özellikle özgüven eksikliği yaşayan insanların daha çok sanal ilişki yaşadığını söylüyor araştırmalar ve çoğunlukla kendini bu duruma kaptırıp uzun bir süre gerçek hayatta hiç görüşmeden ilişkilerini devam ettirebiliyorlar. Neden mi? Çünkü şehir hayatında uzun süredir fazlasıyla ‘Kalabalıklar içinde yalnızlaşmaya’ başlamıştık ve bundan dolayı kendimizi sanal aleme kaybettik… Bir Ramazan ayını daha bitirmek üzereyiz ve haftaya bizi uzun bir şeker bayramı bekliyor. Bu bayramda sosyal medyadan değil de, gerçek iletişimle birbirimizi hatırlamamız dileğiyle. Ben de sizlere sımsıcak, gerçek ve sevgi dolu bir bayram diliyorum.. Haftaya kadar iyilikle kalın.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KONUT SEKTÖRÜNDE NELER OLUYOR?
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ASIL GÜNDEM
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DÜNYA YENİDEN KURULUR TÜRKİYE YERİNİ ALIR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BUGÜNÜN ÇOCUKLARI ROBOTİK KODLAMAYI ÖĞRENİYOR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ÇORAK TOPRAKLARDA UMUT YETİŞTİRMEK: RAHİM DEMİRBAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SU SARNIÇLARI GERİ GELEBİLİR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
BİR ELDİVEN BİR TORBA BİNLERCE GELECEK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
ÜRETEN VE ÇALIŞAN KADINLARIN HAYRANIYIZ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Halil YATAR
Halil YATAR
TEKNOLOJİ Mİ YOKSA BEĞENMEMEZLİK Mİ?
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
YAZ DEPRESYONU
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
BİR İSTANBUL MASALI
Esra SARI
Esra SARI
SAHTE FOTOĞRAFLAR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
CEHENNEME KAPI AÇAN GIYBET(DEDİKODU) ÜZERİNE
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEZİ İZLENİMLERİ III SLOVENYA'DAN SONRA 2. DİNİSİZ ÜLKE OLAN ÇEK CUMHURİYETİ(ÇEKYA), ESKİ ÇEKOSLOVAKYA-2
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva