ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Biz Bize Yeteriz Türkiyem
Biz Bize Yeteriz Türkiyem
Evine atölyesini de sığdırdı
Evine atölyesini de sığdırdı
Koronavirüsten 86 yaşında kurtuldu
Koronavirüsten 86 yaşında kurtuldu
Altındağ’daki 5 semt pazarı kapatıldı
Altındağ’daki 5 semt pazarı kapatıldı
'Grup Evde Kal' vatandaşlara moral veriyor
'Grup Evde Kal' vatandaşlara moral veriyor

Ömer AĞAÇLI

İNSANLIĞIN EZELİ VE EBEDİ İLLETİ 'BAĞNAZLIK' ÜZERİNE
20 Mart 2020 Cuma

Her şey insandan zuhur etmektedir. Bağnazlık kavramı ile ifade edilen zihin hali de insandan zuhur etmektedir. Bağnazlık( taassubiyet) insanın zihninin bir halidir hem de en sorunlu halidir. Bağnazlığın ortaya çıkıç nedeni, insanın kendi durumunu tam idrak edememesidir.

İnsan, bildiklerinden ibarettir. İnsan bilgilerini hangi kaynaktan öğrendi ise zihin ortamı o bilgiler çerçevesinde oluşur. İnsanların dünyasında çokluk vardır ve hiç kimse mutlak bilgiyle bilemez. Bağnazlık insanın bildiklerinin mutlak doğru olduğunu kabul etmesinden oluşan bir marazi haldir.

Bağnazlık bir fikre, düşünceye inanca körü körüne bağlanmak  ve başkalarına hak tanımamaktır. Kur’an hayat kitabıdır. O, hayatın kanunlarını açıklar ve insanlara doğru düşünme ve doğru yaşamanın yolunu gösterir. Kur’an şu ayetlerle insanın bağnazlık çukuruna düşmemesi için dikkatleri çeker.

“Bir bilenin üstünde daima bir başka bilen vardır.” “Bilmediğiniz şeylerin peşine düşmeyin.”

Kur’an’ın bu ayetleri insanı bağnazlığa karşı uyaran ayetlerdir. İnsan mutlak bilgi sahibi olamaz. Her insan bulunduğu idrak düzeyine göre göreceli bilir. Bu nedenle Kur’a din ve ilimde otoriteyi reddeder. Bağnazlık insanın kendi halini bilememesi sonucu ortaya çıkar.

Bu makale kapsamında insanın zihin hallerini irdelemek ve bilgilerini nasıl elde ettiği üzerinedir. İnsan zihninin, bir şeyi algılarken zihin fonksiyonlarını nasıl devreye soktuğunu, hangi mekanizmaları nasıl kullandığını, kullandığı mekanizmalarla nasıl hükümler verdiğini, verdiği bu hükümlerin mahiyetini, gerçek durumla olan ilişkisini ortaya koymaya çalışacağım.

İnsan, varoluşu gereği daima bir bilgiyledir. Bir bilgiye göre yaşamak durumundadır. Bilgi ise insanın zihin ortamında ortaya çıkar. Zihin fonksiyonları, insanın doğal yapısında varolan maddi, manevi tüm donanımlarını kapsamaktadır. Zihin fonksiyonları sadece akıldan ibaret değildir. Genellikle insan zihin fonksiyonlarını salt akıldan ibaret olduğunu kabul eder. Zihin fonksiyonları kapsamında akıl sadece bir kuvvettir. Akıl soyut, manevi, ruhani bir kuvvettir. Akıl, ruhun bilme yetisidir. Allah’ın insan üzerinde yarattığı diğer zihin kuvvetleri de vardır. Bunlar akla göre daha alt düzeydeki kuvvetlerdir. Bu kuvvetlerin isimleri de vardır. Vehim, hayal, fikir kuvvetleridir. İnsan bir şeyi algılarken bu kuvvetler hep devrede olur. Algılama bu kuvvetlerin zihin ortamındaki durumuna göre göre ortaya çıkar. Vehim kuvveti insanda “ evham” denilen duyguyu üretir. Diğer kuvvetler de böyledir. Hepsinin ürettiği algılar mevcuttur. Akıl bu kuvvetlerden daha üstün bir konumdadır. Aklın marifeti, ilim ve irfandır. Akıl her iki varlık alanını bilebilecek üst bir kuvvetir.

İnsan varoluş düzleminde belli bir yeri ve duruşu, durumu vardır. İnsanı bir duruma getiren bu kuvvetlerin baskınlık halleridir. Yani bu kuvvetlerin durumu ne ise insanın duruşu ve hali bune göre ortaya çıkar. İnsanın varoluştaki halleri sürekli değişkenlik göstermektedir. Sonuçta insanın maddi, manevi donanımlarının hali, onun zihin fonksiyonlarının halini belirler. İnsan bir şeyi varoluştaki mertebesine göre idrak eder. Ancak bu durumdaki bilginin gerçekle ilgisi önemlidir. Gerçek bilgi, akıl kuvveti kapsamına alınarak bilinen bilgidir. Akılda mutlak gerçekliği bilme gücü vardır. Yaratılmış olan her şey akıl kapsamına alınabilir. Tüm sorun akıl kuvvetinin durumuna göre ortaya çıkar. İnsanların akıllarının farklı olması demek, aklın işleyiş mekanizmasından kaynaklanır. Akıl, diğer zihin kuvvetlerinin etkisi altında ise sorunu bu durum çıkarmaktadır.

Akıl kuvveti dışınaki diğer üç zihin kuvveti kimde ne oranda etkili oluyorsa o insanın akıl düzeyi o oranda bunlara göre oluşmaktadır. Bu üç kuvvet aklın işleyişini engelleyen perdeler gibi oluyor. Aklın önündeki bu perdelerle insan bir şeyi bilmeye kalktığında elde ettiği bilgiler gerçek değil, gerçek zannedilen zanlardan ibarettir. İşin en tarajik yönü de insanların vehim, hayal ve fikir kuvvelerinin ürünü olan bilgilere dayanarak verdiği hükümlerin aklın hükmü zannetmeleridir, bu aldanışlarının farkında olmamalarıdır. Yani bu hükümler ilim değil bozuk akli mukayeselerden ibarettir. Bütün bu hallerin farkında olmamak ve bunları ısrar ve inatla savunmak, bağlanmak ise bağnazlığın nedenidir. İnsanın kendi algı sorunlarından kaynaklanan bağnazlık illetinin durumu budur. Fakat iş bununla da kalmamaktadır. İnsan bütün bilgilerini kendi kişisel tecrübelerle doğrudan elde edemez, buna muktedir değildir. Bilginin kaynağı bir yandan kendisi olurken diğer yandan da kendinin dışında olanlardır. Bu da kültürdür. İnsan kültür yaratan bir varlıktır. Kültür insanın doğuştan getirdiği töz değildir. İnsandan bağımsız olarak da dış dünyada mevcut değildir. İnsan doğumundan itibaren bu dünyada tecessüm ettiği her bir zaman diliminde kendi kültürünü öğrenir ve sıkı bir mütekabilyet ilişkisi ile bu olguya tabi olur. Kültür sosyalleşme neticesinde öğrenilir ve dışarıdan insana verilir. Bu bağlamda insan kültür ile kültür de insan ile kendini daim kılar. Şu kadar var ki insan kültürün ürünüdür. Buna göre insanı bağnazlaştıran bir anlamda kültür olmaktadır.

İnsan böylece iki yönden etki altındadır. İnsanın bunları farkına vararak , kendini bağnazlık mahzeninden kurtarması çok zordur. İnsanın içinde bulunduğu halin farkına varabilisin ki bunlarla mücadele edebilsin. Evet bu hal bir mücadeledir. Hakk’a hakikate doğru bir mücadeledir. Çoğu insan bu mücadeleyi göze alamaz. Mevcut hale teslim olur. Çünkü içinde bulunduğu hal, rahatlıktır.

Bağnazlık beşeri hayatın hemen hemen her alanında bol bol bulunmaktadır. Zannedilyor ki bağnazlık sadece din alanındadır. Bağnazlığın sadece din alanında kullanımı yanlıştır. Bilim, felsefe, sanat alanında da bu bağnazlar bol bol vardır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SU MESELESİNE DİKKAT
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İKİ DÜNYA GÖRÜŞÜ VE İNSANIN TRAJİK DURUMU
Esra SARI
Esra SARI
FİLM ÖNERİLERİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
WEB TAPU
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
KOVİD-19 İLK DEĞİL, PEKİ SON OLUR MU?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KÜRESEL SALGIN VE “AKTİF ÖTANAZİ”
Hatice Karataş
Hatice Karataş
DÜNYAYI SARSAN SALGINLAR
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
YAVAŞLAYIP, DÜŞÜNMEMİZ GEREK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
BİR KİTAP TANITIMI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SOSYAL SIKINTI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME GEREĞİ III
Hüseyin Alpaslan
Hüseyin Alpaslan
RUH SAĞLIĞI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
İTALYANLAR MAZİYE BAKIP AH EDİYOR
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
EKONOMİNİN SAĞLIĞI
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
SOYKIRIM YALANLARINA CEVAPLAR (1) ERMENİLERİN BULGARİSTAN’DAKİ OSMANLI ALEYHİNE ÇALIŞMALARI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ROTA
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
EVDE KALALIM, AMA…
Büşra Çinkaya
Büşra Çinkaya
KORONAYA KARŞI KOLONYA
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva