ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kelaynaklarda yüksek yavru beklentisi
Kelaynaklarda yüksek yavru beklentisi
Raftinge 'sosyal mesafe' ayarı
Raftinge 'sosyal mesafe' ayarı
Diyabetten bisiklet sürerek kurtuldu
Diyabetten bisiklet sürerek kurtuldu
Sıhhiye Vagonu ziyaretçilerini bekliyor
Sıhhiye Vagonu ziyaretçilerini bekliyor
Kovid-19 hastalarının hemşire robotu 'Atacan' göreve başladı
Kovid-19 hastalarının hemşire robotu 'Atacan' göreve başladı

Mustafa YILDIZ

İNSANDA YANILMA VE ALGI KIRILMALARI
26 Aralık 2019 Perşembe

“Çevresinin çocuğu” olarak da tanımlanan insan, aynı zamanda yaratılmışlar içinde ”En çabuk etkilenen”, “Gücün etkisinde kalan/kalabilen”, “Toplumsal baskıya direnemeyen” ve yaradılışı itibariyle de “Aciz/zayıf mizaçlı” bir varlıktır.

İnsan, doğal olarak tek başına yaşamasının son derece sıkıntılı olması hasebiyle, başkasına muhtaç olarak dizayn edilmiştir. Hatta bireysel bazda aldığı/verdiği kararlarında dahi, aile veya çevresinden esen yönlendirmeler ve fısıltılar etkili olur. Doğruluğu ve yanlışlığı araştırılmadan, toplumun çoğunluğu tarafından benimsenmiş düşünceler, kişinin alacağı/aldığı kararlarda etkin rol oynar. İlaveten, gerek okuyarak ve gerekse nakil yoluyla öğrendiği bilgiler de kararlarında baskındır. “Kendi görüşlerim” diye serdettiği düşünceler bile aslında başkalarından neşet etmiş “Terkip edilmiş görüşler” olduğu aklının köşesinden dahi geçmez…

“Duyumlarımız, gördüklerimiz ve öğrendiklerimizden oluşan kişisel düşüncelerimizde yanılma payı olabilir.” şeklindeki ihtimali hiç kimse kendine yakıştırmaz.”Hata ve yanlışı bizde/bende yapabilirim” der ama fiiliyatta kendini, bu ihtimalin dışında tutar. Oysa, yaşı ilerledikçe geçmişe dönük olarak çok defalar yanıldığını da itiraf etmek zorunda kalır.

Peki, neden her insanın yanlış yapma riski vardır? Çünkü insan olmamız hasebiyle biyolojik ve ruhsal yapımızdan kaynaklı olarak zaman zaman yanılgılarımızın olabileceği gerçeği, tabii olarak herkesin kabul ettiği bir durumdur. İkinci olarak da içinde yaşadığımız çevresel faktörlerin etkisinde kalınarak yapılan ancak kahir ekseriyet tarafından fark edilmediği için, kabul etmede zorlandığı, aile, çevre ve okul tarafından oluşturulan manevi baskı ile kişiye bir şekilde yaptırılan hata ve yanlışlardır ki, bunlar da her insan için kaçınılmazdır.

Mesela, çoğu zaman elimizden aniden sıçrayan bir cismin düştüğü yeri gördüğümüz halde, arama sonunda başka mahalde bulduğumuz olmuştur. Gördüğümüzden emin olduğumuz halde yanılabiliyoruz. Keza Tren rayları mesafe uzadıkça ileride sanki daralmış ve birleşmişler gibi görünür. Halbuki gerçek hiç de öyle değil. Demek ki baktığımız halde bile yanılabiliyoruz. Trafikte duran aracınızın yanındaki araç hareket ettiği zaman, bir anlık siz hareket etmişsiniz gibi olursunuz. Meğer, durduğumuz yerde bile bir anlıkta olsa yanılgıya düşebiliyoruz çünkü beyin bazı zamanlarda aldığı kararları organlara aktarırken, verdiği komutlarda bile yanılıyor olabilir/oluyor da.

Demek ki her insanın, kimsenin dahli olmadığı halde, tabii yapısından kaynaklı sebeplerden ötürü yanılma ve hata yapma olasılığı her zaman mümkün olabilir/olabiliyor da. İnsanın alınganlık yapmadan bu gerçeği göz ardı etmemesi ve kabul etme erdemini göstermesi gerekir.

Keza; kırmızı ışıkta beklerken, daha yeşil yanmadan bekleyenlerden karşıya geçenler olunca, diğerleri de bir anlık refleksle kalabalığa uyarak onlarda karşıya geçmeye başlar. Oysa yeşil daha yanmamştır. Burada toplumun bile bile size bir yanlışı nasıl yaptırabildiğini, iradenize nasıl etki edebileceğinin tipik bir örneğini görmüş oluyoruz. Yani çoğunluğun bireye yaptığı psikolojik baskı bireyi nasıl yanıltabildiğini göstermesi açısından manidardır.

Yapılan bir başka araştırmada; önceden haberdar edilen bir sınıfa sorulan sorulara, haberi olmadan sınıfa geç giren çalışkan bir öğrenci tarafından doğru cevaplar veriliyor. Daha sonraki sorularda sınıfın çoğunluğu tarafından bilerek verilen yanlış cevaplar karşısında aynı öğrenci, içinde tereddütler geçirmesine rağmen, sınıfın etkisinde kalarak yanlış cevaplara iştirak etmeye başladığı görülmüş. Bu da gösteriyor ki çevrenizin de sizi hataya, yanlışa itme olasılığı vardır, olabilir. Bu gerçeği bilerek, her zaman temkinli olma gereği de unutmamalıdır. 

Mesela, aynı sayıda basamakları olan, aynı mesafede uzunluğa sahip, aynı zamanda yürünebilinen yanyana yapılmış iki yaya geçidinden biri alt geçit olsun, biri de üst geçit olsun. İnsanların çoğunlukla alt geçidi daha fazla tercih ettiklerini görürsünüz.Çünkü alt geçit aşağıya doğru inişle başladığından, aşağı doğru inmek de insana kolay geldiği için psikolojik olarak insan kolay olanı tercih eder. Halbuki inişin sonunda çıkışta da aynı mesafeyi tırmanmak vardır. Ama o akla gelmez. Üst geçitte de ise ilk etapta yukarı doğru çıkan basamaklar göründüğü için insana zor gelir ve tercih edilmez. Burda da algımızı etkileyen, zihnimizi teslim olmaya zorlayan insanın doğası gereği “Kolay olanı tercih etme” duygusudur. Halbuki mesafe, basamak sayısı, sarf edilen efor ve zaman aynı olmasına rağmen yine de tercih her zaman alt geçide yapılır. Kolaydan başlamanın daha karlı olacağı zannı algımızı sabitlediğinden, sorgulamadan ve tahlil yapma gereği bile duymadan “Doğrusu zaten budur” diyerek, tereddütsüz aynı işlemi yapmaya devam eder insan.

Demek istediğimiz şudur; çoğunluğa uyma, kolaycılık algısı hayatımız boyunca bizi baskılar. Bu nedenle aynı düşünceyi paylaşan insanların oluşturdukları dernek, vakıf, parti, sivil toplum örğütü v.s. gibi kuruluşlarda da çoğu zaman yaşanan fahiş hatalar işte bu “Çoğunluğa uyma” algısı ile yapılan yanılgılar olup bolca da görmek mümkündür. Bu kuruluş mensubu kişiler, kendilerinde südur eden/etmiş hataları görmezden gelmeleri veya görememeleri genellikle işte bu oluşan grup psikolojisi, mahalle baskısı ve toplumsal etkilenmeden kaynaklı yanılmalar olup, mensupları tarafından yapılan yanlışlar pek fark bile edilmez. Kimi zaman vicdanen huzursuz oldukları halde mahallemize ait yanlışları bile bile “Doğrularımız” olarak görmeye ve savunmaya devam ederler.

“Bu kadar insan da yanılır mı?” felsefesi “Mutlak doğru” gibi mihenk olarak kabul de görünce, artık kendi içinde eleştiri ve tenkitte rafa kalkar. Karşı taraftan yanlışların görülmesi halinde de takınılan tavır önceleri “Meşru müdafaa” yapıyoruz diye savunma yapılır, daha sonra da “En iyi müdafaa, taarruzdur.” diye saldırılara dönüşerek devam eder, süre uzayınca ve sonuç alma gecikince de bu sefer hırs ve nefret devreye girer ki Allah muhafaza bu defa “Ben yanacağıma o yansın”, “Ben öleceğime o ölsün”e kadar varabilir. Yapılan işin adı da her gurubun kendi yazdığı İlm-i Hale göre yapılanlar, kimine göre “Dava”, kimine göre “Ülkü”, kimine göre de “Emperyalizme karşı savaş” olur.

Sonuçta, ne kendi rahat eder, ne de içinde yaşadığı toplum.”Barış ve huzur” söylemleri de adeta atmosfer boşluğuna bırakılmış sahipsiz mal gibi atmosferde yankılanır dururlar. İşiten de olmaz. Sevgi, şefkat ve hava gibi varlığına ve gerekliliğine herkes inanır ama kimse bir türlü göremez….

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Esra SARI
Esra SARI
YALNIZLIK ÜZERİNE
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ESNAFIN DURUMU
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GÖBEKLİTEPE VE NİCELERİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İNEK ŞABAN
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
DIŞ BORCA DİKKAT
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
BİR VAROLUŞ SORUNU OLARAK “HOŞGÖRÜ”
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
TURİZM SEKTÖRÜNÜN EN ZOR YILI
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA MİLLİ EKONOMİ ÇABALARI
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
ONLİNE HAYAT
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TOPARLANMANIN V HALİ
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE SİYASİ PARTİLER-1
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
EMPERYALİZMİN TÜRK KORKUSU
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
PYGMALİON ETKİSİ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
KORONA SÜRECİNDE YAPILAN MERKEZİ SINAVLARININ ÇOCUK VE GENÇLERİMİZE YAŞATTIKLARI
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
ÇAR PUTİN, LİBYA'YI SURİYELİLEŞTİRİRKEN
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
TARIMDA HOBİ MESELESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
MUTLULUK İLE İLGİLİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
HİKMET ARAYIŞI
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva