ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
3 PKK'lı terörist sınır kapısında teslim oldu
3 PKK'lı terörist sınır kapısında teslim oldu
Hac ön kayıtlarında son 3 gün
Hac ön kayıtlarında son 3 gün
'Roman açılımı' Resmi Gazete'de
'Roman açılımı' Resmi Gazete'de
Irak kuzeyinde PKK’ya ait silah ve mühimmat ele geçirildi
Irak kuzeyinde PKK’ya ait silah ve mühimmat ele geçirildi
Kastamonu'da trafik kazası: 3 ölü, 2 yaralı
Kastamonu'da trafik kazası: 3 ölü, 2 yaralı

Mustafa YILDIZ

İNSAN ADALET İLİŞKİSİ
28 Kasım 2019 Perşembe

İnsanoğlunun gerek bireysel bazda gerekse toplumsal tercih olarak hararetle savunduğu, her türlü düşünce ve fikrin ana temasını teşkil eden kavramların başında “Adalet” gelir desek yeridir. Zira hava gibi, su gibi olmazsa olmaz bir kuraldır adalet.

İnançların temel direğini, düşüncelerin de omurgasını oluşturan “Adalet”in ne derece önemli olduğuna yazının hacmi oranında kısaca değinecek olursak şayet;

 “Ey iman edenler! Kendinizi ana babanız ve yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kişiler olun menfaatiniz ve yakınlarınızın hatırı için doğruluktan ayrılıp yalancı şahitlik yapmayınız.Zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır.Öyleyse hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.” [Nisa 135] “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan ve adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kin ve nefretiniz sizi asla onlara karşı adaletsizliğe sevketmesin.“ [Maide 8] “Allah size mutlaka emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.“ [Nisa 58] “… Eğer hüküm verirsen aralarında adaletle hükmet. 

Şüphesiz Allah adil olanları sever.” [Maide 48] “Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder…” [Nahl 90]Yukarıda ancak bir kısmını verdiğimiz/verebildiğimiz ayetlerden de anlaşılacağı gibi, İslam dininde çok önemli yer işgal eden “Adalet” mevzuunun dile getirilmesi, üzerinde önemle duruluyor olması, günümüzde de hemen hemen herkesin şikayetçi olduğu konuların çözümleri de ancak bu kavramın hayata geçirilmesi ile cevabını bulacağı şeklinde olacağı /olabileceği olarak anlayabiliriz. 

Herkesin durduğu yerden bakarak anlamaya çalıştığı “Adalet”, aslında son derece dikkate değer ve ciddiye alınması gereken bir kavramdır. Çünkü adaletin olmadığı yerde “Zulüm” var demektir.Bir başka deyişle, “Adil değilseniz eğer, demek ki zalimsiniz.” sonucu karşımıza çıkar. Demek ki “Adalet” denince üzerinde çok düşünülmesi gereken, yerine getirilmesi gerekli bir emir ve görevden bahsediliyor.Çünkü adaleti ihlal söz konusu olduğu zaman bu durum sizi bir anda birbirine zıt kimliklere sokabiliyor.Yani ya adil ya da zalim olabiliyorsunuz.

Çok çeşitli tarifleri yapılan/yapılmış “Adalet” sözlük anlamı olarak; “Hak ve Hukuka uygunluk, Hak ve Hukuku gözetme ve yerine getirme, doğruluk, adil olma durumu” vs. gibi anlamlara gelir.

Kimi İslam alimleri de “Hakkı teslim etmek ve kim olursa olsun eşit muamelede bulunmak” manasında adaleti tanımlarken, kimi de; “Her şeyi layık olduğu yere koymak, doğru hüküm vermek, haksızlıktan sakınmak” şeklinde tanımlamışlardır. Bazı düşünürler de Adaleti; “Davranış ve hükümde doğru olmak, hakka göre hüküm vermek, eşit kılmak” olarak tanımlarken, bazıları da “Orta yol, istikamet, eş, benzer, misil, bir şeyin karşılığı” gibi anlamlarda tarif etmişlerdir.

Ragıp el İsfahani ise, “Adalet, borcunu vermek, alacağını ödemektir; görevini yerine getirmek ve hakkını almaktır.” şeklinde tarif etmiştir. (El-Müfredat)

Platon’da adalet için, “En üst düzeydeki uyumlu bir sistem/düzen, en yüce kapsamlı bir erdem, insanın ve devletin temel davranış kuralıdır.” derken Aristoteles de adaletin “Erdemin eşitlilik ve ölçülülük anlamını taşıdığını” ileri sürmüştür.(Ana Britannica)

Halkın anladığı “Adalet” anlayışı ise kısaca; “Herkesin hakkına düşeni alması ve vermesi, eşit muamele görmesi,  razı olma durumu, kendini her ortamda güvende hissetmesi” vb. gibi şeklinde anlaşılmıştır.

Bu kavram ile ilgili bilgi, insanın düşünce dünyası tasavvuruna sirayet ederek alınacak kararlarda rol alarak eyleme dönüşüp fiiliyata dönüşünce somut hale gelir ve pratikte de karşılığı olan olgular olurlar. Aksi takdirde “Adalet” kavramı söylemden öteye geçmeyerek hamaset ve slogandan ibaret kalır.Zaten insan fiillerine startı veren düşünce dünyasının adalet üzerine kararlar vermesi gerekir ki, uygulamalarda adalete uygun sonuçlar vukua gelsin.

Adalet Batılı felsefecilerin iddia ettiği gibi matematiksel bir eşitlikte değildir. Bilakis adalet; “Korunması ve muhafazası gerekli bir denge”dir. Zira eşitliğin sosyal hayatta karşılığı olmadığı gibi, tatbiki halinde çoğu zaman da zulmün aracı olur/olmuştur da. Mesela, 130 kiloluk insan ile 55 kiloluk insan, 2,20’lik boydaki ile 1,50’lik boydaki insan nasıl eşitlenebilir ki? 

Kur’anda geçen “Vasat Ümmet” [Bakara 143] kelimesini de bütün müfessirler “Adalet” ve “Orta yol” olarak anlamışlardır. Kur’andan da anlaşılacağı gibi, demek ki adaletin ölçüsü yahut adaletin dayanağı “Hakkaniyettir.” Bu sebeple adalet ancak “Hakka” uymakla sağlanır. Bu nedenle yönetimi elde tutan idarecilerden istenen ve beklenen de “Adalet”i tahakkuk ettirmektir.

Adalet, bir yönüyle de paylaşmaktır diyebiliriz. Zaten adaletin sağlanamayışının nedenlerinden biri, belki de en önemlisi işte bu paylaşma durumudur. Yukarıda verilen ayetlerden de anlaşılacağı gibi İslam, “Adalet”i mezhep, meşrep, ırk, yurttaş, hemşehri ve din ayırımı yapmadan herkese karşı aynı muamele ile davranılması ve herkese karşı adaletli olmayı emretmiştir.

Fakat ne yazıkki ni’meti başkasıyla bölüşme insan fıtratı gereği nefse son derece ağır geldiğinden, insanlık tarihi sürecince adaletin sorunsuz uygulandığı bir zaman dilimini bilmiyoruz. Ancak bireysel bazda şahsi meziyetlerinden dolayı bazı idarecilerin yönetim dönemlerinde haksızlığı asgari düzeye çektikleri olmuştur. Emevi halifesi Ömer Bin Abdulaziz’in adaleti sağlama ve hakkaniyete uyma hususunda azami gayreti gösterdiği dönem olarak örnek gösterilebiliriz.

“Adalet” terazisinin zayıfladığı veya adalete olan güvensizliğin aleniyet kazandığı dönemlerde toplumda ifsadın hızlandığı, toplumsal ayrışmanın ortaya çıktığı, saflaşmanın ve kutuplaşmaların olduğu/olacağı da bilinmektedir. Toplumu içten içe kemiren ve Vahdetin/birliğin oluşmasını engelleyen etkenlerin de başında yer alan toplumda adaletin olmayışı algısının yaygın hale gelmesidir.

Hülasa olarak şunu diyebiliriz; Gerek bireysel bazda gerekse toplum nezdinde “Adalet” kavramı ne ölçüde karşılık buluyor ve ne derecede kabul görüyor? sorusunun cevabı çoğunlukla olumsuzsa, bir toplumda adaletin ve hakkaniyetin ihlal edildiği inancı taşıyan veya böyle düşünen insanlar çoğunluğu teşkil ediyorsa, o toplumda huzurun olması ve barışın sağlanması zora girmiş demektir. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KÜRESEL YAVAŞLAMA
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
AVRUPA VE ABD NATO’DAN VAZGEÇEBİLİR Mİ?
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ULUSAL TEKNOLOJİ GÜÇLÜ SANAYİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
HAYVANSAL ÜRETİM
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
KAHRAMAN BAKKAL SÜPERMARKETE KARŞI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
KENDİNE YABANCILAŞAN İNSAN
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
GÜZEL ATLAR ÜLKESİNİ GÖRMEYEN VAR MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI
Esra SARI
Esra SARI
BİZ, ACABA 'YÜZEN ÖRDEK SENDROMU'NA MI YAKALANDIK?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
AB(D)’NİN ''LİBYA'' ISRARI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ASGARİ ÜCRETTE BEKLENTİ AÇ KALMAMAK
Hatice Karataş
Hatice Karataş
ENGELLER ENGEL DEĞİL
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TÜRK KADINI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DÜNYA 'ŞİRKİSTAN'A DÖNDÜ...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
KADIN CİNAYETLERİ VE KADINA SAYGI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCE ÜRETMEYE FIRSAT VERİLMELİ
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
DOĞRU BESLENME DEPRESYONU AZALTABİLİR
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
AMAN DİKKAT!
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva