ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








TürkAkım, vatandaşları heyecanlandırdı
TürkAkım, vatandaşları heyecanlandırdı
Alkollü sürücü 50 kilometre boyunca kaçtı
Alkollü sürücü 50 kilometre boyunca kaçtı
Çankaya asfaltta hedefe doymuyor
Çankaya asfaltta hedefe doymuyor
Belediye hayvanlar için mama ve yem bırakıyor
Belediye hayvanlar için mama ve yem bırakıyor
Her yıl 3 milyon kişi KOAH'tan ölüyor
Her yıl 3 milyon kişi KOAH'tan ölüyor

İsmail CİNGÖZ

İDLİB OPERASYONUNUN MUHTEMEL SONUÇLARI
12 Eylül 2018 Çarşamba

2010 yılında Tunus’ta başlayan halk hareketlerinin kısa zamanda nerdeyse bütün Ortadoğu ülkelerine dalga dalga yayıldığı bir süreç yaşanmıştır. 2011’de sirayet ettiği Suriye’de ise olaylar çok farklı seyretmiş ve halen iç savaş halinde devam edegelmektedir. Çok taraflı, çok değişkenli, çok bilinmeyenli olarak cereyan eden olaylar “Vekalet Savaşları” şeklinde halen devam etmektedir.


Suriye krizinden bölge ülkeleri içerisinde her hal ve şartta doğrudan ve en fazla etkilenen ülke Türkiye olmuştur. Gayri resmi rakamlara göre 4 milyonun üzerinde olduğu değerlendirilen Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye maddi ve sosyolojik olarak büyük bir yükün altına girmiştir. Yaşanan olayların artık ülke güvenliğine karşı tehlike arz etmeye başlaması karşısında Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla Suriye tarafına askeri operasyonlar düzenleyerek sorunları sınırlarından olabildiğince uzak tutmak isteyen Türkiye, İdlib’de yaşanan ve yaşanması muhtemel olaylar nedeniyle yeni bir göç dalgası yaşamak istememektedir.


Uzun bir süredir Suriye rejiminin kontrolünden çıkmış ve birçok terör örgütünün yuvalandığı bölge olan İdlib’in 3 Eylül 2018 günü Rusya havadan, 5 Eylül 2018 günü de Suriye karadan bombalamaya başlaması Türkiye’nin güvenlik kaygılarının artmasına sebep olmaktadır.
Doğu Akdeniz üzerinde ise İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya olmak üzere birçok ülkeye ait sayısız savaş gemisinin toplandığı bölge haline gelmiştir. Her an bombalamaya bu gemilerin de dahil olabileceği beklenmektedir.


Suriye’de iç savaş halini almış olayların sona erdirilebilmesi için Cenevre görüşmeleriyle başlayan, Astana ile Soçi görüşmeleriyle devam eden ve sonucunda varılan mutabakat ile Türkiye, Rusya ve İran Suriye için garantör devletler haline gelmiştir. Bu görüşmelerin devamı 7 Eylül 2018 günü Tahran’da yapılmıştır. Tekrar başlayan bombalamaların durdurulması ve çatışmasızlık ortamının sürdürülmesi için yapılan görüşmelerde Türkiye ısrarla ateşkes durumuna geçilmesini talep etmiştir.


Astana Görüşmeleri çerçevesinde varılan mutabakat sonucu çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib-Hama arasında sürecin takibi amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından 12 Gözlem noktası oluşturulmuş durumdadır. Yaşanan süreçte Türkiye’nin ılımlı muhaliflere, Rusya ile İran ise Esad ve rejimine destekleri olduğu görülmektedir. Zira Astana süreci bir anlaşma değil, çatışmasızlık ortamının korunması için üstlenilen bir misyondur.


Tahran Zirvesi’nin ardından yayınlanan sonuç bildirgesinde; Suriye’de barış, güvenlik ve istikrarın tekrar sağlanması, bağımsızlığı, birliği ile toprak bütünlüğünün korunması için üçlü eşgüdümü sürdürmek hususunda hemfikir kalınmasına[1] vurgu yapılması önemlidir.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da; “İdlib’de Türk askerlerinin varlığı, muhtemel bir saldırıyı önlemenin tek garantisidir. Zira Rus savaş uçakları ve rejim kara kuvvetleri, Türk askerleri oradayken bir saldırı gerçekleştirmeyi göze alamaz” diyerek TSK’nın o bölgede oluş sebebine dikkat çekmiştir.


ABD’nin, muhtemel bir İdlib operasyonu siviller için felaket olur açıklamasının ardından, Suriye’de kimyasal silah üretimi ve depolanma tesislerinin bulunduğunu iddia etmiştir. Bunun üzerine, Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya’nın
6 Eylül 2018 günü iddia edilen tesislerin açıklamasını ve oraya Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ) temsilcilerinin gönderilmesini önermesine rağmen, Tahran Zirvesi’nin ardından 9 Eylül günü ABD uçakları Deyr ez Zor bölgesini kullanımı yasak olan fosfor mühimmatlarıyla vurduğu uluslararası basın kuruluşlarında yer almıştır[2]. Bu hareketiyle ABD ısrarla Suriye sürecinde yer almak istediğini göstermeye çalışıyor olsa da bir süre sonra Fırat’ın doğusundaki varlığının sorgulanacağını gayet iyi bilmektedir.


7 Eylül 2018 günü Tahran’da yapılan zirvenin ardından BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın davetiyle Türkiye, Rusya ve İran heyetlerinin katılımıyla 10-11 Eylül 2018 günü Cenevre’de önemli bir toplantı gerçekleşeceği basında yer almıştır. Bu toplantıya ithafen Mistura tarafından Suriye süreci için “kader anı” olarak değerlendirilmesi önemlidir. Hemen ardından da Fransa, Almanya, Ürdün, Suudi Arabistan, İngiltere ve ABD heyetleri ile 14 Eylül 2018’de Mısır’da da bir istişare toplantısı yapılacak[3] olması Suriye krizinin çözümü için önemli günlerin yaşanacağını göstermektedir.


İdlib bölgesinde El Kaide’den ayrılan El Nusra, El Nusra’nın devamı Hayat Tahrir-i Şam (HTŞ) ile DAEŞ/IŞID (Devlet’ül Irak ve’ş Şam/Irak Şam İslam Devleti), İran güdümünde hareket eden Hizbullah başta olmak üzere bir çok terör örgütüyle birlikte terörist unsur özelliği olmayan muhalif oluşumların da olduğu bilinmektedir. Türkiye El Nusra’nın devamı olarak kabul ettiği HTŞ’yi terör örgütü listesine aldığını resmî gazete ile resmen ilan etmiştir.


HTŞ denilen grubun özellikle Kafkaslar ve Çeçen ağırlıklı kişiler tarafından oluşturulduğu görülmektedir. Bu nedenle Rusya için önemlidir. Ayrıca diğer örgütler için de Çin ve Doğu Türkistan Uygur bölgesinden, İran’dan, hatta Avrupa ülkelerinden de yoğun katılımlar vardır. Daha sonraki süreçlerde bu şahısların kendi ülkelerine sağ salim dönmelerinin istenilmediği bilinmektedir. Çünkü döndüklerinde örgütsel yeteneklerini ülkelerine karşı kullanabilecekleri ve terör olaylarına sebep olabilecekleri varsayılmaktadır. O nedenledir ki vekalet savaşları ile örgütleri sahaya sürenler ve finanse edenler diğer taraftan Suriye sorunu çözüm aşamasına girmesi durumunda bu elemanların sağ kalmasını da istemedikleri ortadadır.


Türkiye açısından ise olaylar genel manada ülke güvenliği açısından ele alınsa da en önemlisi insani boyuttan değerlendirilmektedir. Çünkü Suriye halkı ile başta Hatay olmak üzere komşu illerimizin halkı gerek etnik, gerekse dini ve mezhepsel olarak bağları vardır. Bir de imparatorluk geleneğinden gelen Türkiye’nin son yüzyıl hariç olmak üzere asırlar boyunca yönetiminde kalan bir bölge olması da olaylara duyarsız kalmasına engeldir.


Farklı bir açıdan bakılacak olursa Rejim ve Rusya İdlib bölgesini havadan ve karadan bombalamakla ülkenin toprak bütünlüğünün hedeflendiği gibi bir görünüm sergilenmektedir. Zira İdlib bölgesinde faal olan örgütlerin oluşturmuş olduğu bir konsorsiyum ile adeta bağımsız bir devlet edasıyla hareket edildiği hatırdan çıkartılmamalıdır. Burada verilen mücadelenin Türkiye açısından önemi ise sert operasyonlara maruz kalınması durumunda sivil halkın Türkiye’ye doğru yoğun ve kontrolsüz bir göç dalgasının yaşanması ihtimali olmasıdır.


Türkiye bu göç dalgasını hali hazırda TSK kontrolündeki Afrin bölgesinde yer alan Cinderes taraflarında karşılamak ve sınırlarının dışında tutabilmek gibi bir düşüncesi olduğu görülmektedir. Böyle olsa bile bu şahısların barınma ve iaşeleri başta olmak üzere bütün sorunlarının karşılanmasının yine Türkiye’ye kalacağı muhakkaktır. Fakat Türkiye hem kendi demografisini bozmamayı hem de bu şahısların mali külfetinin BM ile paylaşım yapabilmeyi hedeflediği anlaşılmaktadır. Çünkü Hatay-Suriye sınırının hemen öbür tarafındaki Atme Kampında BM gözetiminde 1.200.000’den fazla sığınmacı olduğu artık sır değildir. Bu insanların her hal ve şartta Türkiye’ye gelmek istedikleri bilinmektedir.


Sonuç Olarak;
Her geçen gün bölünme ihtimali yükselen Suriye’de tekrar birlik zor görülmektedir ve İdlib’de çok büyük bir stratejik savaş yürütülmektedir. Bir taraftan Lazkiye-Halep hattı, bir taraftan da Hatay-Afrin-Hama üçgenindeki stratejik konumu itibariyle İdlib Türkiye için büyük önem arz etmektedir. Çoğunluğu Suriye rejimine karşı olmak üzere 4 Milyona yakın nüfus yoğunluğu ile ve ayrıca sınırın hemen öbür tarafında yer alan Atme Kampı’nda yaşayan Suriyelilerin Türkiye’ye geçmek için fırsat kolladıkları dikkate alınırsa güvenlik kaygısı yaşayan Türkiye’nin tetikte beklemesi haklı görülecektir. Ayrıca bu kadar yoğun bir göç dalgasının doğuracağı ekonomik ve sosyal sıkıntılara ek olarak her biri farklı farklı devletin güdümünde olan birçok grup ve örgüt elemanlarının sivil halkın arasına karışarak Türkiye’ye sızabilecekleri kaygısı da yaşanmaktadır.


Türkiye-Rusya-İran üçlüsü özellikle Suriye konusunda uzun bir süredir vardıkları mutabakattı henüz stratejik bir ittifak haline dönüştürmeyi başaramamışlardır. Çünkü her birinin çıkar ve hedefleri başkadır. Fakat üçlünün diyaloglarında birbirlerine karşı kırıcı olmamaya gayret ettikleri görülmektedir. Gelinen sürecin bir neticesi olarak gelişen şartlar Türkiye’nin Esad rejimini tanımaya ve varlığının sürdürülmesinden yana tavır almaya itebileceği değerlendirilmektedir.
Tüm bunlar yaşanırken Türk-Amerikan ilişkilerinde yaşanan gerginliklerden dolayı bir süredir gelişme kaydeden ittifak ile Rusya’nın, yaşanan kritik süreçte Türkiye’yi gözden çıkarmayı göze alamayacağından hareketle, bazı tavizler vermekten çekinmeyeceğini hesap etmesi gereken Türkiye karar alıcı mekanizmaları olası pazarlıklara eli güçlü bir şekilde hazırlıklı olmalıdır.
ABD her şeye rağmen Türkiye’den kopmak istemediğini dolaylı olarak göstermektedir. Türkiye-Rusya arasında olası bir krizin ABD’yi memnun edeceği muhakkaktır.

Fakat ilerleyen süreç için Türkiye’nin, ABD’ye karşı güven bunalımı içerisinde olduğu unutulmamalıdır. Bölgede uzun vadeli istikrar için fikir ayrılıkları en aza indirilerek, ABD’nin Türkiye ve bölge için olumsuz planları bozulmalıdır. Türkiye ince diplomasilerle iki büyük güç olan ABD ve Rusya ile stratejik ilişkileri kendi lehine geliştirebilecek imkân ve kabiliyete haizdir.


ABD ile Rusya arasında yeni yeni stratejiler ve arayışlar içerisinde olduğu bir dönem içerisinde olan Türkiye’nin Suriye konusundaki en önemli politikası ve vazgeçilmezi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmak olmalıdır. Yanlış bir hamle Suriye’nin kuzeyinde bir PYD/YPG/PKK devletinin kurulması ve Irak’ın kuzeyi ile birleşme şeklinde sonuçlanabilecektir. Ve böyle bir durumda kuvvetle muhtemeldir ki ABD ile Rusya’nın derhal mutabakata varacakları unutulmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki Rusya ve ABD PYD/YPG/PKK’nın özerklik isteklerine olumlu yaklaşmaktadırlar. Ayrıca İsrail’in güvenliği ABD için olmazsa olmazlar arasındadır.

İsmail CİNGÖZ; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.Sc.
[1] TURKTİME; “Tahran Zirvesi’nin Ortak Bildirgesi Yayınlandı”, 07.09.2018
http://www.turktime.com/haber/-tahran-zirvesi-nin-ortak-bildirgesi-yayinlandi/477613
[2] Sputnik; “ABD Suriye’yi Fosfor Bombalarıyla Vurdu”, 09.09.2018
https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201809091035115668-abd-suriye-fosfor-bombalariyla-vurdu/
[3] Haberler.com; “Türkiye, Rusya ve İran Heyetlerinin Cenevre’deki Görüşmeleri Kader Anı”, 04.09.2018
https://www.haberler.com/turkiye-rusya-ve-iran-heyetlerinin-cenevre-deki-11203547-haberi/

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Prof. dr.Halil Aytekin 12 Eylül 2018 Çarşamba  18:56

Kutlar?m, do?ru bir te?his ,ger?ek bir yakla??m.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ESNAFIN FAİZ YÜKÜ HAFİFLETİLECEK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
HİTLERİN PRORA'SI MİSALİ; YAPILAN GERÇEKTEN 'İYİ’ MİDİR?
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
YOL ARKADAŞIM 2
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ŞİMDİ DE ENERJİ KRİZİ Mİ?
Halil YATAR
Halil YATAR
ALLAH'IN SESSİZ KULLARI…
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İSLAM, DOSDOĞRU OLMANIN ADIDIR.
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
BAŞARI MI? BAŞARISIZLIK MI?
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
BEKARLAR GÜNÜ
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ALİBABA BU SENE DE REKORUNU TAZELEDİ
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SOSYAL MEDYA VE ÇOCUK RESİMLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TRUMP’IN YANLIŞ HAMLESİ: AMBARGO
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
5 KASIM “V” ÇILGINLIĞI
Esra SARI
Esra SARI
TEKNOLOJİ İLERLİYOR, BİZ YERİMİZDE SAYIYORUZ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
KENDİMİZ OLMAK, ÖZGÜR OLMAKLA OLUR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva