ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Cumhuriyet 97 yaşında
Cumhuriyet 97 yaşında
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Marmaray 7 yaşında
Marmaray 7 yaşında
Binlerce vatandaş Anıtkabir'e koştu
Binlerce vatandaş Anıtkabir'e koştu
Nijerya’da silahlı grup cami bastı
Nijerya’da silahlı grup cami bastı

Hatice TOPÇU

HER YER AÇIK AMA OKULLAR KAPALI
29 Eylül 2020 Salı

Uzaktan öğretim kavramı yaşantımızda var olan bir kavramdı. Örneğin Açık Öğretim Lisesi, Açık Öğretim Fakültesi ve benzeri gibi. Yine uzmanlık eğitimlerinin uzaktan yapıldığını biliyoruz. Ancak salgın dolayısıyla okulların kapatılması sonrasında Milli Eğitim Bakanlığının (MEB), Eğitim Bilişim Ağından (EBA) yaptığı ve örgün eğitimin bütün kademe ve sınıfları kapsayan, adına da ‘Uzaktan Eğitim’ denilen büyük bir sistemle ilk defa karşılaştık.

Peki, bu sistem öğrencilerin bütün eğitimsel ihtiyaçlarını karşılayabilmekte midir, ya da pedagojik bakımdan bu sistem tek başına yeterli midir?

Sorunun yanıtı için eğitim ve öğretim kavramlarına bakmamız yerinde olacaktır. En genel anlamıyla eğitim bireyde kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı, istendik davranış değişikliği oluşturma sürecidir.  Öğretim ise eğitimin amaçlı, planlı ve programlı şeklidir. Dolayısıyla eğitim, öğretime göre daha geniştir. Çünkü eğitim formal (resmi) ve informal (gayri resmi) boyutu, öğretim ise sadece formal boyutu kapsar.

Eğitim her türlü bilgi ve deneyimi kapsarken, öğretim önceden belirlenmiş hedeflere ulaşmak için düzenlenmiş etkinlikleri kapsar. Eğitim yaşamın bütününü kapsarken, öğretim yaşamın belirli bir dönemini kapsar.

Özetle her eğitim öğretim değildir, fakat her öğretim eğitimdir. Yani öğretim eğitimin bir parçasıdır.

Eğitim ve öğretim kavramlarının farklarına baktığımızda EBA’dan yapılanın eğitimin amaçlı, planlı ve programlı kısmı olduğu söylenebilir. Öğretimin eğitimin bir parçası olduğu gerçeğinden hareketle yapılanın ‘uzaktan eğitim’ olarak isimlendirilmesi, her ne kadar kafaları karıştırsa da olağan karşılanabilir. Ancak süreçte daha genel olan ve doğumla başlayıp, aile, okul, çevre yoluyla yaşam boyu devam eden eğitim alanının özellikle gelişimsel evrelerinde oluşan eksiklikler çocuklarımızın geleceği için ciddi riskler oluşturabilir. Kaldı ki sistemden kaynaklı sorunlar nedeniyle -Teknik altyapı sorunları ve/veya ekonomik sebeplerle internete erişememe ile bilgisayar ve tableti olmayan- milyonlarca öğrencinin uzaktan eğitime erişemediğini biliyoruz. Bu sorunları çözmeden bütün öğrencileri kapsayan bir öğretimden ya da isimlendirildiği gibi ‘uzaktan eğitimden’ söz edilebilir mi?

Peki, okulları neden açılamadı?

Hepimiz anımsıyoruz. Normalleşme sürecinde alışveriş merkezleri öncelikli açıldı. Şehirlerarası seyahat kısıtlamalarının kalkması, restoranların, kafelerin, otellerin, eğlence yerlerinin açılması, düğün, tören, bayram ve benzeri kutlamaların serbest bırakılması, ibadet yerlerinin açılması gibi uygulamalarla süreç devam etti. Temmuz ve Ağustos ayları biraz sakin geçti. Eylül ayı itibariyle sunulan resmi veriler –her ne kadar kamuoyunda tartışma yaratsa da- bir şeylerin yolunda gitmediğinin göstergesi oldu.

Nitekim MEB çalışma takvimine göre okulların açılması sürecine gelindiğinde tablo ciddiydi. Okulların açılması 21 Eylül tarihine ötelendi. Özel okullar 31 Ağustosta Anaokullarını, 21 Eylül’de İlkokul 1. sınıfları sürekli olarak eğitime açtılar. Yine 24 Ağustosta 8. ve 12. sınıflar telafi eğitimi adı altında eğitime başladılar. Resmi okullarımızda ise 21 Eylül itibari ile 1. sınıflar için ilk hafta bir gün, 2. hafta iki gün yüz yüze eğitim kararı alındı.

Özellikle 8. ve 12. sınıflar çok önemli çünkü onlar bir üst öğretime geçişte ortak bir sınava girecekler. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz koşullarda resmi okullar her ne kadar öğrencilerini desteklemeye çalışsalar da hiç de eşit olunmayan koşullar söz konusudur. Öte yandan özel okulların İlkokul birinci sınıf öğrencilerine sunduğu olanaklar değerlendirildiğinde resmi-özel okullar arasında ciddi eşitsizliklerin olduğu görülmektedir.  Oysa Milli Eğitim Temel Kanununun 4.maddesi. ‘Genellik ve Eşitlik’ ilkesini içermektedir.

Öyle görünüyor ki koşulları uygun olan okulları destekleyen politikalar öncelenmektedir. Ancak bu önceleme neden sadece özel okullar için uygulanmaktadır?

Oysa salgının şiddetinin az olduğu ya da hiç olmadığı bölgeler bulunmaktadır. Örneğin, küçük yerleşim birimleri olan köylerimiz. Köy okulları kapalı okulları da kapsayacak şekilde öncelikle açılmalıdır. Çünkü köylerde salgının olması halinde karantina önlemleri kolaylıkla sağlanabilmekte ve kısa sürede sonuç alınabilmektedir. Bu uygulama ile taşımalı eğitim sistemi kamburundan kurtulmanın adımları da atılmış olacaktır. Böylelikle çocuğun doğasına en uygun olan yerinde eğitim ilkesi de hayata geçirilmiş olacaktır.

Uzaktan eğitimin müfredatın bütün alanlarını kapsaması doğru değildir. Uygun olan alanlar uzaktan yapılmalı, yüz yüze yapılması gereken alanların kademeli olarak okullarda yapılması sağlanmalıdır. Özellikle geçen yıl birinci sınıf okuyan ve ikinci dönemin henüz başında iken öğrenimleri kesintiye uğrayan çocukların yüz yüze eğitime katılmaları öncelenmelidir.

Olağanüstü dönemlerde farklılaştırılmış uygulamaların yapılması doğaldır. Durumları uygun olan bölgelerin okullarının açılması, açılamayan okulların ise koşulların uygun olduğu dönemlerde açılması sağlanmalıdır.

Örneğin yılın uygun olan bütün ayları sürece dahil edilebilir. Yani gerektiğinde Temmuz-Ağustos aylarında da yüz yüze eğitim ve öğretim yapılmalıdır. Unutmamak gerekir ki, eğitimde kritik dönemlerin kaçırılması sonrasında oluşacak tahribatların telafisi mümkün değildir.

Bir gerçeğin daha altını çizmek istiyorum. Her yerin açık olduğu bir süreçte çocuklarımızı koruyamayız. Çocuklarımız sokaklarda kontrolsüz bir biçimde iç içedir. Çünkü sokaklar onlara yasak değildir. Gerekli düzenlemelerin yapılması ve önlemlerin alınması koşuluyla okulların çocuklarımız için sokaklardan daha güvenli olacağı açıktır… 

Sağlıkla kalın…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Yusuf İPEKLİ 30 Eylül 2020 Çarşamba  08:21

Çocukların güvende olacağı yerler mahalle, sokak, restoran, cafe değil okullardır. Rehabilitasyon merkezi çalışanı olduğum için velilerle sürekli konuşuyorum. Bir kısım veli virüs var, çocuğumu bir süre göndermeyeceğim diyor. Peki çocuk evde güvende mi, siz ise gidiyorsunuz, ya virüsü eve siz taşırsanız. Duruyor veli, durup yine de diye başlıyor anlatmaya. Yanlış, bir bakış açısı. Okullar açılmalı, çünkü çocuklar yaparak yaşayarak daha kalıcı öğrenirler. Anlamlı makale için kutluyorum.

Yorumu oyla      0      0  
AYŞE TOSUN 29 Eylül 2020 Salı  20:16

Önemli bir konuya değinmişsiniz. Okullar açılırsa doğacak sorunları nasıl giderecekler. Öğretmen gerek. Okullarda öğrenci sayısı çok fazla nasıl paylaştıracaklar. Ama kurslar açık kuran kursları hiç tatil olmadı.

Yorumu oyla      0      0  
Muammer Piyade 29 Eylül 2020 Salı  12:29

Bu salgın, hükümetin umrunda değil, mesele; kendi istikballeridir.

Yorumu oyla      0      0  
BİROL MATARACI 29 Eylül 2020 Salı  10:24

Hocam,emeğimize sağlık.uzmanlık konunuz olan eğitim ve öğretimdeki bu sıkınntıya değinmeniz harika olmuş.maalesef kendilerine güvenemeyen yöneticiler en basit olan kararı verip okulları açamamışlar.kendileride biliyorki çocukları koruyamayacaklar.riske girmektense okumasınlarlar eğitim ve öğretimden uzak kalsınlar demişler.saygılar.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
DİKKAT!
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
CUMHURİYET NASIL İLAN EDİLDİ?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
BU KIŞ ZOR GEÇECEK
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
BİR BREXİT VARDI, N’OLDU ONA?
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
HİZMET-İÇİ EĞİTİM VE YÜKSELEN MESLEKLER
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
AŞI SAVAŞLARI
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
MÜLTECİ VE SIĞINMACI SAYISI HER GEÇEN YIL ARTTI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ASKIDA EKMEK, EĞİTİM SİSTEMİ VE CUMHURİYET
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
HATAY YANARKEN BAYIR-BUCAK'IN DA YAKILMASI ANIMSANIYOR MU?
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
GERİDE BİR ÇANTA BOLCA ACI
Esra SARI
Esra SARI
MEME KANSERİNİN FARKINDA MIYIZ?
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNDE SON DURUM
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
KIŞA HAZIR MIYIZ?
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
AYDINLIK GELECEK
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
SİYASİ TERCİHLERDE TOPLUM VE ÇEVRENİN ETKİSİ
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
GIDA İSRAFININ BOYUTLARI ARTIYOR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
NEREYE GİDİYORUZ?...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
ÇOCUKLU MU, ÇOCUKSUZ MU HAYAT?
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva