ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








'Türkiye eğitimdeki yatırımlarla örnek oluyor'
'Türkiye eğitimdeki yatırımlarla örnek oluyor'
Türk gemisine tacize engelleme
Türk gemisine tacize engelleme
Eski hakime FETÖ üyeliğinden ceza
Eski hakime FETÖ üyeliğinden ceza
Bütçeden en yüksek pay Hazine ve Maliye Bakanlığının
Bütçeden en yüksek pay Hazine ve Maliye Bakanlığının
'İş gücüne katılım oranı en yüksek seviyede'
"İş gücüne katılım oranı en yüksek seviyede"

Ömer AĞAÇLI

HAZRETİ MUHAMMED’İN ÜNİVERSİTESİ
12 Ekim 2018 Cuma

Ünlü Sufi İbni Arabi “ Olgunluk aleminin kapısı Hz. Adem ile açılmıştır.” diyor. Olgunluk alemine açılan kapı, Allah’ın dini İslam’ın da beşeriyetle ilk buluştuğu zaman ve zuhur dönemidir. Şu kadar ki İslam, İlk Peygamber Adem (A.S) ile başlayan, Son Peygamber Hazreti Muhammed ile tamamlanmış bir sürecin adıdır. Dinin hakikati budur ve tektir. Dinler yoktur din vardır. Yani her peygamber ayrı din getirmemiştir. İnsanlığın hala anlayamadığı gerçek budur.
Son Peygamber ile tamamlanan din aslında Alllah’ın nurunun tamamlanmasıdır.

Allah, nurunu Hz . Muhammed’de tamamlamıştır. Bu nurun alemlere yansımasıyla alemlerde bambaşka alemlere dönüşmüştür. Tarihe bakınca bunları kavramak mümkündür. Maddi, manevi büyük ve radikal değişimler ortaya çıkmıştır. Kısaca dibe vurmuş beşeriyet, Allah’ın lütfuna mazhar olmuş ve böylece yüce hakikatlere sahip olmuş ve yücelmeye başlamıştır.
İnsanın, insanlığın yücelmesi ilim ve ahlak kanatlarını takma ile ortaya çıkar. Bu gerçek bir varoluşsal zorunluluktur. Son Peygamber tüm insanlığa ilahi rahmet olarak gelmiş ve sonuçta bu iki yücelik kanatlarını takmıştır.


İlk önce Hz. Muhammed’in çevresinde ideale yakın anlamda bir topluluk oluşmuştur. Bu topluluk manevi yönden toparlanmış olduğu için ahlaki bir kategoridir. Ahlaken yücelmiş olduğu için de ilmin her derecesinde kimseler yetişmeye başlamıştır. Hz. Muhammed’in oluşturduğu bu çekirdek topluluk ileride doğacak Büyük İslam Kültür ve Medeniyetinin mayası haline gelmiştir.
Hz. Muhammed’in hakikat ve hakk yolu “MUHAMMEDİ YOL” olarak ifade edilebilir. Bu yol mutlak anlamda gerçektir. Çünkü bu yol, mutlak varlık olan Allah’a götüren yoldur. BURADA ŞUNU TEKRAR VURGULAYALIM Kİ mutlak gerçeklik Allah’a aittir, O’nun işlerinden başkası değildir. Hz. Muhammed’in döneminin “Muhammedi Dönem” olarak ifade edilmesinin nedeni o zamanın tamamen ilahi gök kapılarının açık olduğu ilahi bir dönem, zaman kesiti olmasıdır.

Hz. Peygamber’den sonraki dönem ise ayrı adlandırılmak durumundadır. Çünkü artık beşeriyetin idraki ve uygulamaları söz konusudur. Bu dönemi, Hz. Peygamberden sonraki İslamiyet diye tanımladım. Bu makale kapsamında asıl ortaya koymaya çalıştığımız da İslam’ın nasıl değişim ve dönüşüme uğradığı yani beşerin elinde ne hallere büründüğünü anlatmaktır. Çünkü artık gök kapıları kapanmış ve beşeriyet yeryüzüne kapaklanmıştır.


Hz. Muhammed’den sonra İslam, kültür çevrelerinde beşerileşerek şekillenmeye başlamıştır. Araplar dinin zahiri yönüne göre haraket etmişler ve sonuçta mezhepler kurmuşlardır.
10. Yüzyılda Türkler müslüman olmaya başlamış ve onlarda dinin batıni tarafına göre tarikatler kurmuşlardır. Ahilik, Kızılbaşlık, Bektaşilik, Yesevilik, Nakşilik, Kadrilik, Halvetilik, Bayramilik, Mevlevilik. V.s.


Tarikatlar,İslamın içsel yani batıni yönünü ele alan irfan ocaklarıdır. Tarikatlar tamamen ruhsal yani manevi gelişmelere yönelik, dünyevi yönleri olan birer Muhammedi eğitim ocaklarıdır.
10. Yüzyılda Oğuzlar Selçuklu Devletini kurarak, bütün Müslüman dünyaya hakim oldular. Nizamiye Medreselerini kurdular. Nizamiye Medreselerinin asıl işlevi Muhammedi Yolun devam ve bekasıdır. Medreselerde din, ilim ve ahlak olarak öğretildi. İslam medeniyetinin ortaya çıkmasında bu medreselerin etkinliği tartışılamaz bir gerçektir.

Böylece Türkler hem kendileri yücelmişler hem de bundan yararlananlar. Çok sayıda alimler yetişmiştir. Adeta Kur’an’ı Türk alimleri ve kılıcı kuşatmıştır. Evet Türk’ün İslam anlayışı da böylece ortaya çıkmıştır. TÜRK’ÜN İSLAM ANLAYIŞI, İLİM VE AHLAK ÜZEREDİR. Türk’ün İslam anlayışı Muhammedi yolla örtüşen bir İslam anlayışıdır. Türk’ün İslam anlayışı sadece Hz. Muhammedi referans alan bir anlayıştır. Yani Kur’an ve Sünneti referans alan bir İslam.


Tarikatlar da Medrese İslam’ının yanında geniş halk tabakalarına yönelik olarak etkin hizmetler yapmışlardır. Herkesin medreselerde alim olması mümkün değildir. Tarikatlar da halkın ilim ve irfandan nasiplenebilmesinde rol oynamışlardır. Tarihte zamanla medrese islamı ile tarikatların takip ettikleri İslam anlayışları birbirlerine karşı zıt kutuplar haline gelmiş ve birbirleriyle mücadele etmişlerdir. Tarikatların takip ettikleri yol her dönemde sınırlı kalmıştır. Bunun nedenleri anladığım kadarıyla, tarikatların şeyhleri sonuçta doktrin sahibi kimselerdir. Tarikatlar kendilerine müntesip sınırlı bir kesime yönelik manevi işler görürler.


Muhammedi Yol, Medreseler Birliği olarak ortaya çıkmıştır, diyebiliriz. Türklerde İslam, bir hükümet şeklinde değil medreseler birliği şeklinde tezahür etmiştir. Oysa ki Hristiyan dünyada Hristiyan ümmeti bir hükümet tarzında uzuvlanmıştır. Yukarıda anlattığımız gibi, Muhammedi Yol, bir tekke teşkilatı şeklinde değil Üniversiteler Birliği şeklinde tezahür etmiştir. İslamiyette idari bir velayet yoktur. İlmi bir velayet söz konusudur. Bu şu demektir: İslam’da ilimde rusuh sahibi olanlar konuşur. Yani bu din de alimler konuşur. Alime saygı Allah’a saygı ile aynı anlamda kabul edilir. Öte yandan İslam’da ilmi velayetin olması bu dinin kurumsallaşmalara ve gelenekselleşmelere de izin yoktur.


İnsanoğlunun kuduğu her şey zamanla fonsiyonunu yitirir. Bu hal son derece doğaldır. Artık medreseler ve tekkeler de işlevlerini yitirmiş ve tarihe mal olmuşlardır. Artık bundan sonra ne medreler ne de tekkeler diriltilebilir. Tarihe ait olan şeylerle bu asırda olumlu sonuçlar almak mümkün değildir.
ASRA UYMAYANLARIN SONU HÜSRANDIR. ( Asır Suresi)...

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
BAŞLARKEN
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YALNIZLIK ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
POLİSİYE TEDBİRLERLE ENFLASYON DÜŞER Mİ?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SANAYİ ÜRETİMİ VE ÜÇÜNCÜ ÇEYREK BEKLENTİLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD-ÇİN MÜCADELESİ VE DOĞU TÜRKİSTAN SORUNU
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
TAKIM OYUNU
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ALDIĞIMIZ ÜRÜNÜ DENETLEYECEĞİZ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KADIN
Gülçin KARLI
Gülçin KARLI
SONBAHARIN TADINI SİNEMADA ÇIKARMAK İSTEYENLERE…
Halil YATAR
Halil YATAR
ENFLASYONLA MÜCADELE...
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
HAZRETİ MUHAMMED’İN ÜNİVERSİTESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATINIZI SADELEŞTİRİN
Esra SARI
Esra SARI
BİRTAKIM KÜÇÜK ÖNLEMLER BİZİ GRİPTEN KORUR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YENİDEN "MİSAK-I İKTİSAT"
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva