ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Şırnak'tan kötü haber: 3 şehidimiz var
Şırnak'tan kötü haber: 3 şehidimiz var
2 ilde 7 terörist etkisiz hale getirildi
2 ilde 7 terörist etkisiz hale getirildi
ABD Büyükelçiliği'den sosyal medyadaki iddiaları yalanlama
ABD Büyükelçiliği'den sosyal medyadaki iddiaları yalanlama
Danimarka ile ABD arasında Grönland gerilimi
Danimarka ile ABD arasında Grönland gerilimi
4 milyon liralık 'drone'lu hırsızlık
4 milyon liralık 'drone'lu hırsızlık

Şira Yıldız ASAN

HAYIR VE ŞER
10 Mayıs 2019 Cuma

Son zamanlarda “Her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır” sözünü sıkça kullandığımı fark ettim ve bunun üzerine yazmak istedim, özellikle mübarek Ramazan ayı içerisindeyken. Bir de bu yıl çevremden birçok sıkıntı duymuşken ve neredeyse yıldırım hızıyla bu yılı da yarılamışken. Her ne kadar insan cüzi irade sahibi olsa bile, hayatın doğal akışı içerisinde gerçekleşen olaylarda bazen bizim hiçbir müdahalemizin olmayan şeyler gelişir. İşte böyle bir durumda, “Vardır bu işte de bir hayır” demeliyiz. Çünkü Rabbim kullarını neye sevk ederse etsin ve nasıl bir sonuca ulaştırırsa ulaştırsın, O’nun takdirinin her zaman en isabetli, en bereketli ve de en faydalı, sonuç itibarıyla da en hayırlı tercih olduğunu bilmeliyiz.

Rabbim insana iki şeyden birini seçme özgürlüğünü vermiştir. Bu irade sayesinde insan iyi ya da kötü gördüğü şeylerden birini seçebilir. Fakat bazen insan bu tercihlerinde isabetli olamaz ve istemediği bir sonuçla karşılaşabilir. İşte bu yüzden bizler Allah’tan her şeyin hayırlısını istemeliyiz ve O’nun takdirine razı olmalıyız. Bizler de meydana gelen olaylar nedeniyle olumsuz düşünüp hayatımızı karartmaktansa iyi yönlerine bakıp, güzel düşünüp hayatımızı daha güzel geçirmeliyiz. Dolayısıyla kötü gibi görünen her olayın hayırlı ve iyi tarafını düşünerek kendimizi sorgulamalıyız ve yapılan hataları tespit ederek gelecekte aynı hatalara düşmemeye çalışmalıyız.

İnanın ben çok dua ederim ve duanın gücüne de çok inanırım. Dua ettikçe Rabbime ulaştığını bilirim ve ne olursa olsun sadece ondan istemem gerektiğini de çok şükür ki babacığımdan öğrenmişimdir. Duadan başka neyimiz var ki şu dünyada aslında; “Allah’ım; gönlümüzde olanı hakkımızda hayırlı eyle, hakkımızda hayırlı olana gönlümüzü razı eyle!” diye dua edebiliyorsak ne mutlu bize… İnsanın yapacağı iyilik veya kötülüklerin karşılığını mutlaka bu dünyada göreceğine inanıyorum ben. Unutmayalım ki her şey Allah’ın emrindedir ve her şeyde bir hayır vardır. İçinden çıkamayacağımız bir durum olursa; en güzeli ”Bunda da vardır bir hayır, her şeyin hayırlısı” diyebilmek önemlidir. Çünkü biliriz ki başımıza ne geliyorsa Rabbimizin dilemesiyle geliyor. Her iyi olayda da, kötü olayda da bizim göremediğimiz bir hayır vardır. Rabbim o zor durumlarda sabretmeyi, sabırla hamd etmeyi nasip etsin bizlere.

Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır; “Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 2/216 )

Bana göre her şeyde vardır bir hayır deyip, Rabbimize tevekkül etmeliyiz ve sabretmeliyiz. Elbet sabrımızın karşılığını bir gün alacağımızı unutmamalıyız. Her hayrın içinde bir şer, her şerrin içinde bir hayır vardır demeliyiz. İstediğimiz olmadığı vakit kederlenmeyip, umudunuz yitirmemeliyiz. Çünkü bu sıkıntılar ve dünya kalıcı değil, geçicidir. Gündelik hayatta insanın başına gelen öyle olaylar vardır ki bunlar aslında bizlere ilahi birer mesajdır. Ancak bazen insan bu mesajı algılayamaz ve “neden şimdi benim başıma bu geldi?” diyerek isyan eder. “Üzülme” der Mevlana hazretleri.. “İstediğin bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için, ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.”.. Şemsi Tebrizi’nin söylediği gibi bir süre sonra anlıyoruz ki; “Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin.”
***
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış, çok fakirmiş ama kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. –“Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı?” dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış; “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.

Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler. İhtiyar adam; “Karar vermek için acele etmeyin” demiş. “Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz, çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.” Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan on beş gün geçmeden at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de vadideki on iki vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp özür dilemişler. “Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.”. “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin, bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.”

Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu herif sahiden gerzek” diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış ve köylüler gene gelmişler ihtiyara; “Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.

“O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar, ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.” Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler gene ihtiyara gelmişler, “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil şansmış meğer.”, “Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var, benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece ALLAH biliyor.”
***
Acele karar vermemeliyiz. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırken, daha yüksek bir hedefin hemen az ileride olduğunu görürüz. Bu öyküden sonra aklıma bu ayet-i kerime ve hadis-i şerif geldi; Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz. Diyeceğim o ki, bu özel ve güzel ayda İslam dini kişi ve toplum hayatına iyiliği hakim kılmak için “hayra çağırıp iyiliği emretmeyi ve kötülüklerden sakındırmayı” farz kılmıştır. Hayırlı ramazanlar olsun..

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 2 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSANDA DİN VE AHLAK İLİŞKİSİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
HUZURUN ADRESİ: DATÇA
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
EKONOMİDE SON DURUM
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SANAYİDE YAVAŞLAMA
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
BİR BAYRAM SÜRECİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
30. YILINDA BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN 89 GÖÇÜ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KİRAZ, FINDIK, İNCİR, KAYISI ÜRETİMİNDE İLK SIRADAYIZ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
İNSANA CAN OLMAK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
DOĞAYA MÜDAHALE EDERKEN YOK OLAN BİZLERİZ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
EKOLOJİK DENGENİN BOZULMASI VE İNSANLIĞIN GELECEĞİ
Esra SARI
Esra SARI
SAĞLIKLI BESLENEMEME SORUNSALI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GERİ DÖNÜŞTÜR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İDEAL ROL MODELLER!
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SADE YAŞAMAK- 2
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
7 NEFS, 7 AKIL MERTEBELERİ
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEKTE ALACAKLININ HAKLARI
Halil YATAR
Halil YATAR
YAZ SONUNDA GELDİ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva