ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








'Türkiye eğitimdeki yatırımlarla örnek oluyor'
'Türkiye eğitimdeki yatırımlarla örnek oluyor'
Türk gemisine tacize engelleme
Türk gemisine tacize engelleme
Eski hakime FETÖ üyeliğinden ceza
Eski hakime FETÖ üyeliğinden ceza
Bütçeden en yüksek pay Hazine ve Maliye Bakanlığının
Bütçeden en yüksek pay Hazine ve Maliye Bakanlığının
'İş gücüne katılım oranı en yüksek seviyede'
"İş gücüne katılım oranı en yüksek seviyede"

Ömer AĞAÇLI

HAKİKATİ MAZİDE ARAMAK
21 Eylül 2018 Cuma

Hakikat, Allah’ın yaratma kanunlarında aranacak bir şeydir. Bunun dışında hakikatle ilgili sözler birer kuruntudan ibarettir. Bütün evren, Allah’ın fiilleridir. Evrende ortaya çıkan bütün varlıklar, Allah’ın fiillerinin formlarından ibarettir. Bilim denilen şey de Allah’ın fiillerinin, yaratma kanunlarının bilinmesi çalışmasından başkası değildir.


Bu bağlamda şu ayetler de bunun ilahi referanslarıdır:
39/62: “ Allah herşeyin yaratıcısı, herşeyin yöneticisidir.”
9/5: “ Allah, herşeyi gerçek ilimle yaratmaktadır.”
55/29: “ Allah, her an sürekli yaratmaktadır.”
Yukarıdaki ayetler bağlamında diyebiliriz ki, Allah her şeyi sürekli ilmiyle yaratmaktadır. Her an her şey bu yaratma kapsamında yeni bir durum göstermektedir. Her şeyin durumu yeni bir durumdur. Yenilik ve yenilenme, Allah’ın kanunudur.


İnsan da aynı kanunlara tabidir. Her insan her an yeni bir insandır. İlahi düzen, işleyiş böyle olunca, bilgi de değişim göstermektedir. Bilgi, süje obje arasındaki ilişkiden ortaya çıkmaktadır. İlim, bilim ruhi bir melekedir. İlmin madde ile ilişkisi yoktur. İlim, maddi, manevi varlıkların ruhta imajlarının, izlenimlerinin ortaya çıkmasından başka bir şey değildir. Akıl ile ruh aynı şeydir. Ruh bilen birşeydir. Bu nedenle buna akıl denilmektdir. Akıl da ruhani varlıktır.


İnsan beşeri düzlemde bilen bir varlık olarak, sürekli değişen hali ile bilgi de değişmektedir. İnsan içinde bulunduğu hal üzre bilir. Burasını daha bilimsel bir dille açıklayan Sayın İlhami Güler’den alıntılamak istiyorum. Sayın Güler diyor ki: “Her nesil ve coğrafya kendi dini yorumunu, içinde bulunduğu dönemin bilgi birikimi, epistemesi ve ufuklarına göre, kendi ihtiyaçları doğrultusunda oluşturur.” Yani insanın bulunduğu zaman ve mekan kayıtlarına göre, bulunduğu epistemolojik zemin yorumsamacıdır, mutlak değildir. Mutlak bilgi, Allah’a aittir. Kur’an eşya hakkında tasvir edici tanımlar ve bilgiler vermez.


İnsanın hakikate göre doğru düşünebilmesi için bilgilerin ilkelerini verir. Yani method verir. Kur’an insanın gerçeklere dayanarak doğru düşünebilmesi için akla yol ve yön göstermektedir. Akıl bu yolla doğruyu bulur. Akıl doğruyu bulduktan sonra onu yapmak için yaptırım gücü olan iradeyi eğitmektedir.
Zamanı doğru okumak, algılamak ve zaman üzerinde doğru eylemlerde bulunmak zorunludur. Çünkü zaman ileriye doğru akıp gitmektedir. İnsan zamanda yolculuk yapmaktadır. Ama insanı bundan alıkoyan, dünün yaşanmış gerçeklikleridir. Geçmişin hafızasının etkisinden zihni kurtaramamaktır. Zamanda insan takılıp kalınca patinaj yapar.

Bu gün bakıyorum da müslümanlar patinaj yapıyor, yerinde sayıyor. Bu halin bizi getirdiği nokta, kaos ve kültürün donmasıdır.
İlahi varoluş, düzen dinamizm göstermektedir. Bunu görmek zorunludur. İlahi düzenin sürekli yenilik ve yenilenmeyle işlemesine, tecelliler göstermesine rağmen, İslam aleminin yüzünü geçmişe dönerek, hakikati geçmişte yani mazide araması, Allah’ın düzenine karşı duruştur. Ve bu hal bir sorun değil midir?.


İslam dünyasında yetişmiş akıllı adamlardan biri olan ve bin yıl önce yaşamış EBU HANİFE bu konuda bizlere ışık tutmaktadır. Ebu Hanife daha kendi döneminde ilahi düzenin işleyiş mekanizmasına göre doğru düşünmenin methodunu geliştirmiş ve bunu “ İSTİHSAN “ diye kavramlaştırmıştır.


Ebu Hanife; bilgi sadece geçmişten elde edilemez. Akıl ve düşünceyi geçmiş kültürün, geleneğin, taassubun etkisinden kurtarmak gerekir. İçinde bulunulan zaman, mekan, birikim ve imkanlara göre düşünerek hükümler çıkarmak gerekir. Aklı örfe ve geleneğe kurban etmemek gerekir. Demiştir. Onun anlayışına göre geçmişte yaşanmış, bitmiş olay ve olgular örnek alınarak yaşadığımız zamandaki problemler çözülemez. İçinde yaşanılan zamanın getirdikleri yeni olanlardır. Yeni olanı eskiye göre değerlendirmek mümkün değildir.


Kur’an’a bakıldığında onun ahlaki bir çağrı olduğu görülür. Kur’an hukuk ve siyaset kitabı değildir. Değişmez değerler ahlak ilkeleridir. Dünya işlerini kuracak olanlar insanlardır. Hayatın her alanında ahlak ilkeleri değişmezdir. Ahlak, Allah’ın sıfatlarıdır da ondan. İlahi düzen Allah’ın sıfatlarına göre işlemektedir. Beşeri hayat Allah’ın sıfatlarına göre tasarımlanmazsa sonuç düzen değil kaostur. İNSANLIĞIN HALA ANLAYAMADIĞI HAKİKAT BUDUR. BİLMEM ANLATABİLDİM Mİ?

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Yıldız 22 Eylül 2018 Cumartesi  01:16

?ahane yazm??s?n?z Te?ekk?rler ?mer Bey.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
BAŞLARKEN
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YALNIZLIK ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
POLİSİYE TEDBİRLERLE ENFLASYON DÜŞER Mİ?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SANAYİ ÜRETİMİ VE ÜÇÜNCÜ ÇEYREK BEKLENTİLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD-ÇİN MÜCADELESİ VE DOĞU TÜRKİSTAN SORUNU
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
TAKIM OYUNU
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ALDIĞIMIZ ÜRÜNÜ DENETLEYECEĞİZ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KADIN
Gülçin KARLI
Gülçin KARLI
SONBAHARIN TADINI SİNEMADA ÇIKARMAK İSTEYENLERE…
Halil YATAR
Halil YATAR
ENFLASYONLA MÜCADELE...
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
HAZRETİ MUHAMMED’İN ÜNİVERSİTESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATINIZI SADELEŞTİRİN
Esra SARI
Esra SARI
BİRTAKIM KÜÇÜK ÖNLEMLER BİZİ GRİPTEN KORUR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YENİDEN "MİSAK-I İKTİSAT"
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva