ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Ağrı'daki saldırıda yaralanan asker şehit oldu
Ağrı'daki saldırıda yaralanan asker şehit oldu
Kırmızı bültenle aranan FETÖ firarisi eski savcı yakalandı
Kırmızı bültenle aranan FETÖ firarisi eski savcı yakalandı
Karadeniz'de hamsi bolluğu
Karadeniz'de hamsi bolluğu
Kayseri'de işçi servis midibüsü devrildi: 20 yaralı
Kayseri'de işçi servis midibüsü devrildi: 20 yaralı
Volkswagen, fabrika için Türkiye'ye alternatif aramıyor
Volkswagen, fabrika için Türkiye'ye alternatif aramıyor

R Bülend KIRMACI

GEMİYİ YÜZDÜRMEK
17 Nisan 2019 Çarşamba

Dünya denizi fırtınalarla dolu. Gemimizi yüzdürmek zorundayız. Bu gemi ticaret için, sanayi için, limanlara uğramalı. Aynı zamanda kendi limanlarında çarşı pazarı canlı tutulmalı. Kolay bir iş değildir. Bu geminin (gemilerin) yolcuları girişimciler, üreticilerdir… Kaptan köşkünde ekonomiyi yönetenler, makine dairesinde enerji ve tarımda emek verenler bulunur...

Dış ticarette kotalar, iktisadi alışverişte ambargolar, döviz spekülasyonları, bu geminin yol almasını zorlar, enerjide ve tarımda yeterince üretim yoksa, bu geminin, fırtınalara, boranlara dayanma gücü giderek zayıflar. O halde Türkiye denilen bu büyük gemiyi ve ülkemizin bütün gemilerini dünya denizindeki dalgalanmalardan ve kıyılarımıza vuracak sert fırtınalardan korumak için, dümeni çok iyi tutmalı, düzeni çok etkili kurmalıyız. Önce iyi bir pusula olmalı; bu pusula kavramlardır... Sonra rota iyi belirlenmelidir…

Bu rota, kaynaklar ile kısıtlar dengesi içinde en ideal yolu seçmektir. Nihayet, depo, stok, güç bataryaları ihya edilmelidir; en yetkin enerji sistemi ve kullanımı gerçekleşmelidir. Üç şey saydım; pusula, rota, enerji… Pusula, ekonomide geçerli ve güncel kavramlardır… Rota, bütçe dengesiyle belirecektir. Nihayet, enerji olgusuna bakışımızla birlikte bu manzume yolumuzu açacaktır.

Pusula: Kalkınma Değil Gelişme

Kalkınma iktisadiyatı bir genel hedefti; nüfus artış hızı ve büyüme oranlarıyla tartıya vurulurdu… Berlin duvarı alaşağı olduğundan beri ülkeler dolar, Euro ve Şanghay’ın ortak para birimi yaratma çabasıyla sınandılar, sınanıyorlar… Borcun borçla çevrimi, kalkınma lafzında ve tayfında kırılmalar yarattı… Kamu mali açıklarının kevgire çevirdiği bütçe yelkenleri artık kolaydan döviz girişiyle şişmiyor… İlkin Latin rüzgarı ters esti; konkordato veya moratoryum teklif edilir oldu… Artık Bretton Woods’un tahtı da dolar da sallanıyor. BRICS ve Şangay ile dengelenen bir dünyaya yol alınıyor ve Türkiye burada da yerini arıyor.

O arada, Teknolojik gelişme eksenli bilgi toplumu yaşamsallığı yitirmekte olan her şeyi içine alıp, merkez dışına itiyor, yerine yensini konmasa da eski üretim ilişkilerinin hurdaya çıkması bundan… Böyle bir ortamda Türkiye demokraside iyileşme, ekonomide gelişme, toplumsal yaşamda yenileşme adına hem “kendine bakacak /yetecek” hem de Dünya’daki değerlerle uyum sağlayacak bir takvim yapabilmek zorunda. Belki büyük lafazanlıklarla değil gündelik işleri en iyi yapan insanlarıyla katma değerini yaratmak ve istikrar içinde kalkınmak zorunda. Fakat ilkin ve nihayet günceli doğru tanımlamak gerek: Artık “kalkınma” değil “büyüme” değil, bunları da içine alan ve daha büyük bir tanım olan “gelişme” hedeflenmelidir… Pusula budur.  Evet, geçmişin kalkınma iktisadiyatının gelişme tanımının içine yerleştiği, gelişmenin de salt ekonomik değil, siyasal, sosyal, kültürel boyutlarıyla bütünsellik yaklaşımı içinde tanımlamalar ve programlar gerektirdiğini bilerek,, gemimize binmeli ve de limanlarımızı işletmeliyiz… Bu gemide ve gemilerimizde üstün teknolojiye dayalı ürünler olmalı, tüm limanlara ve limanlarımıza çevre ve sağlık değerleriyle barışık ürünler yanaşabilmelidir.

Rota: Bütçeyi Doğru Belirlemek

Doğru bir rota ve bu rotada dümen tutturmak için yolu ve yolcuyu doğru belirlemek gerek. Rota, elimizdeki olanaklar ile elde etmek istediğimiz hedefleri en az maliyetle ve riskle gerçekleştirmeye yaramalıdır. Doğru ve geçerli rotayı belirleyecek bize yol verecek, gelene hoş geldin diyecek olan “bütçedir”.  Türkiye gemisi ve ekonomisi, "sağlam para+denk bütçe" prensiplerinden ödün vermeden, üretken yatırımları ve çalışan kesimlerin yaşam koşullarını iyileştirici önlemler içeren bir “sosyal bütçe” olabilmelidir. İstihdam üzerindeki yükler ve doğrudan yabancı yatırımın önündeki tüm engeller kaldırılırken, kayıt-dışılığı en aza indirecek gerçekçi önlemler de alınabilmelidir.

O arada “kamu yatırım programı” çok ciddi bileşenleri ve de takvimiyle yapılandırılmalıdır. Kur artışlarından (dalgalanmalarından) doğan kayıpların telafisi yolunda dışsatımımızı yeni pazar ve ürünlere yönelterek, ekonomik ilişkilerde pazarlık masalarından (yabancı limanlarda) en az hasarla kalkmak için bir dolu olguyu (büyüme hızı, enflasyon) gözden geçirebiliriz… Global “kurtarma paketlerinden” önce davranmak; sosyal, yatırımcı, gelir artırıcı bir bütçeyi temellendirmek dünyadaki fırtınalara karşı en etkili bir dalgakırandır. Aynı zamanda ilk fırsatta dünyaya en hızlı açılacak şekilde barınma, onarım, yenilenme olanaklarının elde tutulmasıdır. Türkiyemiz büyük birikimi ve deneyimleriyle dünyadaki gerçeklikleri ihmal etmeden; imkan ve kısıtları, fırsat ve olanaklarıyla geçerli bir rota çizmelidir.

Enerji: Hareket ve Yaşam

Hiç kuşku yok ki enerji, tüm yaşamın en temel gerçeği ve gereğidir. Türkiye gemimizin insan gücü, bilgi birikimi dışında tarımda ve enerji politikalarında milli bir anlayışla elde edeceği güç ve enerji, dünya denizlerinde en istikrarlı şekilde yararlanma ve rekabet etme olanaklarımızı sağlayacaktır. Enerjimiz ne kadar milli bir politikaya dayalı olursa, açık denizlerde o denli güvenli yol alabiliriz, gelen yolcuları da o denli güvenle karşılayabiliriz. Kaldı ki milli enerji (ve tabii milli tarım) bağımsızlıkla da ilgilidir. Unutmayalım ki; petrol ve doğalgaz üzerindeki paylaşım savaşları, enerji transfer yolları üzerindeki dev rekabet, o çok ünlü “turuncu devrimlerin” ya da NATO ile Şangay bloklaşmasının temelinde bir yerlerde hep enerji kaynakları çekişmesi yatmaktadır. Artık restleşme “gazını keserim” ya da “hattın yolunu değiştiririm” üzerinden yaşanmaktadır.

Öte yandan Tarım da yaşamsaldır. Su meselsi de öyledir!  Dicle ve Fırat’ın sularının bölge barışıyla ilişkilendirilmesi gibi olgular unutulmamalıdır… “Denizlere sahip olan Dünya’nın -en azından- o bölgesine de sahip olur” deyişindeki ana fikir, günümüzde bir başka gerçeklikle derinleşiyor; “enerji kaynakları ve tedariki konusunda söz söyleyebilme kapasiteniz, bağımsızlığınız kadardır” deniyor. Türkiye, kendi kaynaklarına sahip çıkmalı dünya denizindeki gemisi, gemileri ve ülkesinde halkı için enerjinin ve tarım ürünlerinin tüm tüketicilere yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve sürdürülebilir bir şekilde sunulmasına önem verilmelidir.

Pusula, Rota, Enerji

Bu sacayağı yetkin işlerse; pusula, rota, enerji doğru bir şekilde birleştirilirse; Türkiye gemisini oluşturan tüm ticaret gemilerimiz dünya denizlerinde verimli işler için yol alabilecek, o arada, yeni yatırımlar ve ufuklar açacak şekilde limanlarımıza hem müşterisi hem tedarikçisi olduğumuz gemiler uğrayabilecektir.. Puslu, sisli, buzdağlı, tuzaklı denizlerde yalpalamak veya fırtınaların, dalgaların dövüp kurak bıraktığı limanlarda tutsak kalmak yerine, kendi insanımız ve tüm insanlık için verimli, üretken, yüz-güldüren bir ticari ve sınai işleyişin rüzgarı yelkenlerimize dolacak, şanlı bayrağımız tüm sularda, denizlerde ve limanlarda dalgalanacaktır

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ASYA’DAN GELEN SOĞUK HAVA DALGASI
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GÜÇLÜ DEVLET VE GÜÇLÜ EKONOMİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
KOŞULLU MUTABAKAT SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
BÜTÇEDE UMUT TRAFİK CEZALARI
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
VERGİ UYGULAMALARINDA YENİ DÖNEM: ELEKTRONİK ORTAM
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
BAŞARI ODAKLI EĞİTİM Mİ, ÖĞRENME ODAKLI EĞİTİM Mİ?
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NEDEN İADE EDİYORUZ?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SINAV BASKISI BAŞARISIZLIĞIN NEDENİ
Esra SARI
Esra SARI
KREDİ KARTI KULLANIMI ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
PEKİ, ŞİMDİ MÜNBİÇ'TE NE OLACAK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
DÜŞÜNCE DÜNYAMIZ
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
NEFSİN KÖTÜ HUYLARININ HAMMADDESİ “HASETLİK” ÜZERİNE
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
KİTAP PATENTLENEBİLİR Mİ?
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
“GENÇLER İŞ BEĞENMİYOR”
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
ROMEO VE JULİET
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN-DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
MEVSİM GEÇİŞLERİNE DİKKAT
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva