ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
TÜBİTAK 28 personel alacak
TÜBİTAK 28 personel alacak
'Bıçak parası' alan doktora tutuklama
'Bıçak parası' alan doktora tutuklama
Motorin 34, benzine 36 kuruş zam
Motorin 34, benzine 36 kuruş zam
Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Somali ordusu Eş-Şebab'ın elindeki 3 köyü kurtardı
Somali ordusu Eş-Şebab'ın elindeki 3 köyü kurtardı

R Bülend KIRMACI

GELECEĞİN SEKTÖRLERİ: TARIM
11 Eylül 2019 Çarşamba

Geçen haftaki yazımayakın gelecek iki temel sektör üzerinde belirecek: Enerji ve tarım. Her iki sektörde güçlü olan ülkeler ve şirketler, diğerlerine göre kural belirleyici, oyun kurucu, ön-alan ve tabii halkına refahı garantileyenler olacak. Türkiye’miz de bu iki alanı çok ciddi ele almak, planlamak, yapılandırmak ve değerlendirmek zorundadır” diyerek başlamıştım. Bu yazımda bu bağlamda tarım sektörünü irdeleyeceğim. Türkiye çok değil yedi yıl öncesine kadar tarım ürünleri üretiminde kendine yeten sayılı ülkelerdendi. İçinde bulunduğumuz dönemde en pahalısından en ucuzuna olmadık ürünlerin ithalatçısı haline geldik. Hayvancılık zaten 80’lerin ikinci yarısından itibaren çökmeye başlamıştı.

Öte yandan su ve su ürünleri konusunda yeterli atılımı henüz sergileyemedik. Bu ayın başında balık avı sezonu açıldı. Halkımızın bu önemli gıdadan yeterince yararlanması tıpkı balık avı gibi rastlantıya kalmış. Su havzaları ve ormanlarımız çevresel kirlenme ve yangın tehditleri altında. Gıda üretim, depolama, sevk zinciri etkili değil -ve yeniden keşfedilmeye başladığı gibi- üreticinin tarlada ürünü çürürken tüketici semt hali dahil mahsulü birkaç kat pahalı almakta; kooperatifçilik yeterli kıvamda değil. Konya Ovası ve Güneydoğu Anadolu kalkınma projeleri tam olarak ikmal edilmeyi bekliyor. Özcesi sorunlar çok, ancak Türkiye, tarım alanında planlama ve uygulama olarak büyük potansiyele de sahip.

 

Atatürk Ne Diyor?

Bakın tarımın önemi konusunda Büyük Atatürk ne diyor: “Milli ekonominin temeli ziraattır. Bunun içindir ki, ziraatta kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu maksada erişmeyi kolaylaştıracaktır. Fakat, bu hayati işi, isabetle amacına ulaştırabilmek için, ilk önce ciddi etütlere dayalı bir ziraat siyaseti tespit etmek ve onun için de, her köylünün ve bütün vatandaşların, kolayca kavrayabileceği ve severek tatbik edebileceği bir ziraat rejimi kurmak lâzımdır.

Burada iki önemli vurgu var: Birincisi kalkınmayı köyden başlatmak, ikincisi, tarım kalkınmasını bir plana bağlamak. Ne kadar haklı yine Gazi değil mi, değerli okurlarım… Evet, Dünya’da kalkınmış, refah içinde ne kadar devlet ve toplum varsa, mutlaka tarım alanında da etkili, yeterli, yarışmacı, düzeyde konumlanmıştır. Bizim de gün yitirmeden bu gerçeğin doğrultusunda kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. Özellikle “üretene de üretmeyene de aylık gelir bağlanması (Doğrudan Destek) gibi uygulamaların tahribini onarmamız, çiftçiye mazot, gübre, ilaç desteklerini artırmamız” gerekiyor.  Ayçiçeği, buğday, mısır, pamuk, zeytin destek bekliyor. O arada gübre ve ilaçta yerli üretime önem vermeli ve son yıllarda soframıza sızmaya çalışan GDO (Genetiği Değiştirilmiş “ürünler”) ile adeta savaşmamız gerekiyor. Unutmayalım ki, tarım, milli bir meseledir. Refahın yurt genelinde hakça dağılımı, sürdürülebilir büyüme, dengeli gelişme, dışa bağımlı olmayan bir Hazine, sağlıklı kentleşme, sağlıklı nesiller için, ulusal bir tarım politikası, ülkemizin topraklarını korumak kadar kutsal bir görevdir.

Tarımın Tablosu

Evet, tarım ve sanayi toplumu olmanın iç içe geçtiği evrelerde bilgi toplumunun eşiğinde yaşıyoruz. Gıda güvenliğinin önemi, çevre koruma ve su kaynaklarının tasarrufuna koşut olarak beslenme garantisi stratejik önemde… Peki biz neredeyiz? Bozuk gelir dağılımı ile üretim “sevgisizliği” nedeniyle, (yabancı) bankaların baskısı altındaki tarım alanlarında mülkiyetin el değiştirmesine koşut olarak topraktan sürgün veren nüfusu endüstrimiz ememedi. Toprak reformunu çoktan unuttuk. İşsizlik tarımın da katkısıyla %18’lere dayandı. Yeniden göçer olduk. Toprağı da tarımı da erozyona uğrattık. İhtisas bankalarını çiftçiye çok gördük. Türkiye, en temel üretim deseninde ithalatçı hale getirildi. Neden? Sanki ağır sanayi, patentli teknoloji ürünleri ihracatının ikamesiyle ödemeler dengesine katkı yapıyoruz da, tarımdan ondan mı vazgeçtik! Tekrar edelim; tarımın ekonominin istikrarı ve dengeli kalkınma açısından önemi bilimseldir. Değişmezdir. Biz ise genetiği değiştirilmiş tohumların tasallutu altında, el yordamıyla, harakiri yapar hale geldik. Oysa zenginin de fakirin de yediği bir ekmek. O ekmeği hilesiz üretmek gerek. Sosyal değirmenler de adeta hile döner oldu. Avrupa vergisiyle, Atlantik kotasıyla zaten sınırlamış bizi

 

Bakanlığın Stratejik Planı

Tarım alanında bu sorunları aşmak ve hedeflerimize ulaşmak için Tarım ve Orman Bakanlığı, 2018-2022 dönemi için bir stratejik plan hazırlamış durumda… Bu planın başlıca hedeflerini hatırlamak aynı zamanda bir gün açıp bakıp bu hedeflerin ne kadarını gerçekleştirdik diye denetlemeye de yarar. Yazalım ve bakalım ne diyor bu Plan:

• Kullanılamayan tarım arazilerinin ve nadasa bırakılan alanların tarımsal üretime kazandırılması, özellikle yem bitkileri ve baklagillerde sertifikalı tohum üretiminin artırılması, iklim değişikliğinin tarımsal üretime olan olumsuz etkilerinin azaltılması, toprak ve su kirliliğini önlemeye yönelik alınan tedbirlerin geliştirilmesi, • Gıdaların izlenebilirliğinin kapsamlı bir şekilde genişletilmesi, gıda güvenilirliği kurallarına uygun hareket etmeyen üreticiler, aracılar ve satıcılar için yaptırımların artırılması, • Hastalıktan ari bölgelerin ülke geneline yaygınlaştırılması, • Kalıntı süresi uzun olan ilaçlara sınırlandırma getirilmesi, • Köyden kente göçü yönetebilmek amacı ile kırsal alanda verilen sosyo-ekonomik desteklerin artırılması, kırsalda çalışan kadınlara pozitif ayrımcılık uygulanarak, sosyal güvencelerinin sağlanması için ilgili kuruluşla protokollerin yapılması, • 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’un değiştirilmesi, • Kapalı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, • Su ürünleri yetiştiriciliğinin geliştirilmesi, vahşi avcılık, troller gibi avlanma yöntemlerinin engellenmesi, • Tarım ürünleri dış ticaretinde yeni pazar olanaklarının araştırılması…• Tarımsal üretimde kullanılan enerji maliyetlerinin düşürülmesi, yenilenebilir enerjinin tarımsal destekler içindeki oranının artırılması, • Diğer kamu kurum ve kuruluşları ile veri tabanlarının entegrasyonu hususunda protokollerin yapılması, tarımsal üretimin doğru ve etkin bir şekilde planlanabilmesi için tarımsal verilerin aktif ve verimli bir şekilde toplanmasının sağlanması, • Tarımsal işletme danışmanlığı yapacak olan personele bulunduğu bölgedeki faaliyetler doğrultusunda oryantasyon eğitimi verilmesi… Bu Planın eksiklerini bir yana bakalım bu hedeflere ne kadar yaklaşacağız ve gerçek kılacağız?

 

Tarımda Atılım

Tarım alanında benim de naçizane bazı önerilerim olacaktır. Dört tarafı denizlerle çevrili bir ülkede, iç suları bu kadar zengin bir yurtta, çocuklarımızın ve bebeklerimizin deniz ürünlerine doyması ve bu ürünlere dış pazarlar bulunması yaşamsal önemde bir konudur. Gelin, devlet, üretici, tüccar, tüketici ile iç pazarı doyuran, dış satım olanaklarını artıran çabayı el birliğiyle gösterelim. O arada, pazara inen ürünün seksen aracıdan geçerek ve tarladan 1 liraya sökün verip, sofraya 10 liraya indiği koşullar aşılmalıdır, gelin beraberce aşalım! Tarımda, çiftçinin bankası, sigortası ile desteklenmesi, arazi toplulaştırma çalışmaları, ürün deseni planlaması, sulama koşullarının iyileştirilmesi, kooperatifleşme, ziraat mühendisi ve teknisyenlerden azami yararlanılması, kamudan başlayan toprak reformu, makine, araç ekipman desteği, girdilerin sübvanse edilmesi, mazot, ilaç, gübrenin uygun koşullarda temini gibi olgular çok önemlidir. Gelin bunları beraberce destekleyelim. Türkiye’mizde üretici ve tüketici mutlu olsun… Nihayet şudur: Tarım, Türkiye için Aşil’in topuğundan daha değerlidir ve kuşkusuz Türkiye çiftçisi de en az başka ülkelerin üreticileri kadar desteklenmeye layıktır. Ekonomi, bağımsız yaşamın temeli, tarım ise, ulusal ekonominin temelidir. Demek ki, ulusal bağımsızlığımız için tarım yaşamsal bir konudur.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
SPOR DEYİNCE AKLINIZA NE GELİYOR?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PETROL KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLER?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
PETROLÜN ATEŞİ YÜKSELİYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SANAYİLEŞME BİR YAŞAM SORUNU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKİYE YENİ DÜNYA DÜZENİNE HAZIRLANMALIDIR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SANAYİ ÜRETİMİ NEDEN ÖNEMLİ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ÖĞRENME HIZI
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KONUT SEKTÖRÜNDE NELER OLUYOR ?
Esra SARI
Esra SARI
MEDİTASYON YAPMAK STRESİ AZALTIYOR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TELEFONSUZ YAPAMAZ OLDUK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
SEKTÖRLEŞEN EĞİTİM
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
BONO ALACAKLISI İSENİZ ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATA DAİR
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İLGİNÇ BİLGİLERE DAİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
CEMİYET İLE CEMAAT ARASINDAKİ FARK
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İNSANLIĞIN EZELİ VE EBEDİ İLLETİ(İLTİBAS)
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva