ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kullanıcılar dinleniyor
Kullanıcılar dinleniyor
RASAT 8 yaşında
RASAT 8 yaşında
'Yetenekli Çocuklar' TEKNOFEST'e katılma hakkı kazandı
"Yetenekli Çocuklar" TEKNOFEST'e katılma hakkı kazandı
Hobi olarak başladığı sanatta usta oldu
Hobi olarak başladığı sanatta usta oldu
Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü'ne Rıdvan Duran atandı
Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü'ne Rıdvan Duran atandı

Mustafa YILDIZ

FAİL İLE FİİLİ ARASINDAKİ DENGE
1 Ağustos 2019 Perşembe

Bazen arzu etmediğimiz, istemediğimiz halde elimizde olmayan nedenlerden ötürü ortaya çıkan/vuku bulmuş/bulan hareketlerimiz/davranışlarımız olabiliyor/olmuştur da. Bunun yanı sıra bazen de çok da arzu ettiğimiz halde tahakkuk etmeyen/ettiremediğimiz, fiiliyata geçmemiş/geçemeyen pek çok hareketlerimiz de mutlaka vardır.

Gerçi, niyet edilen şey her ne ise gerçekleşmese bile, kalp dünyamızda yeşerip tezahür etmişse şayet, artık o şey sahibince bir hakikat olarak kayda geçmiş demektir. Keza aynı şekilde kasıtsız, gayri ihtiyari bir şekilde zahiri dünyamızda bazı fiiller de istem dışı vukua geliyor/gelmişse eğer, onların da iç dünyamızla bir alakası olmamasına rağmen onlarda kayıt altına alınırlar.

Mesela, hiç kimsenin aklına dahi gelmemiş/getirmediği halde, sürekli meydana gelen trafik kazaları, deprem, sel felaketleri vs. gibi hadiseleri bu kategoride sayabiliriz. Yani her insanda varlığını idame ettiren tek bedende iki ayrı dünya, iki farklı kişilik mevcut. Biri dünyaya yönelik, diğeri ukbaya.

İstekler ile fiiller daima aynı paralelde devam etmezler/edemezler. Bu durum; bilginin artması ile teknolojinin sürekli gelişme göstermesi gibi saikler düşünce dünyasını kaşıyarak tetiklediklerinden, arzu ve istekler pratik hayata nispeten daima önde seyrederler. Bundan dolayı çoğu zaman istekler gerçekleşmez/gerçekleşemez ve temenni boyutunda kalarak, hayal dünyamızın raflarında çürürler. Sonradan kullanıma sunulmayanlar da bir süre sonra unutulurlar.

Kalp dünyamızda oluşan bu düşünceler eyleme dönüşmeyince/dönüşemeyince, anlam dünyasında niyetlere göre değerlendirilmeye tabi tutulurlarken, engelleri aşarak zahir dünyamızda gerçekleşen fiiller ise neticelerine/sonuçlarına göre hukuki boyutlarıyla değerlendirilirler.Yani insanda mevcut materyalist boyut devreye girer. Görünenler, tespit edilenler değerlendirmeye tabi tutulurlar.

Bu nedenle bir kişinin yaptığı eylemleri yakın derecesinde anlamak ve hüküm vermek için niyetine de bakmak icap eder. Bu da imkan dahilinde olmadığına/olamayacağına göre, birinin sadece ortaya çıkmış/çıkan fiillerinden yola çıkarak niyetiyle ilgili su-i zanlarda bulunmak isabetli bir iş olmaz. Belki, fiili olarak işlenen amellerine bakarak o kişinin niyet ve ahlakı ile ilgili bazı ip uçlarına dair işaretler elde edilebilir o kadar.

Niyet, kişinin tasarrufunda oluştuğu/oluşturulduğundan kişinin kendisini bağlar, ancak tahakkuk eden fiillerde bazen irade dışılık olabilir. Zira; niyet, istek hürdür.Sorumluluğu da kişinin kendine aittir. Ancak, tahakkukta, eyleme dönüşmede tahdit vardır, zira bazı yasalara ve şartlara bağlı olmaları söz konusudur.

İç dünyamızda oluşarak yuvalanan niyet ve isteklerin hareket noktaları “Din” veya “İnanç” temelli menbalardan beslenerek filizlenip komut aldıklarında artık değişmezler, kabul veya red edilirler. Fiillerimiz ise, hukuka dayalı yasalardan neşet ettiklerinden, zamana ve şartlara göre değişme, gelişme, daralma ve genişleme istidadı gösterebilirler.

İşte insan denilen varlığın bu iki farklı dünyası arasındaki ahengi sağlaması, orta yolu tercih etmesi, bileşkeyi bulması insanın asli görevi olarak karşısına çıkmaktadır. Kişinin bu tasniflerde bulunurken önüne çıkacak/çıkan engelleri aşmada yaptığı/yapacağı gayretlerin de “Büyük cihad” olarak adlandırılması, öncelikli görülmesi, vazifenin nedenli zor ve önemli olduğunun göstergesi olarak kabul edilmelidir.

Günümüz Müslüman aydını belki de asli görevleri arasında ilk sıralarda yer alan, insanların tefekkür etme ve sağlıklı düşünebilme ortamının oluşması istemektedir. İnanan insanların bu manevi iklimden yararlanmasını temin ve teşvik etmesi, zahiri ve batıni dünyası arasında kurulu terazinin kefesini dengede tutmaya çalışması esnasında karşılaşılan problemlere dair teşhisler koyup, çözümler üreterek kişinin işini kolaylaştırması vs. gibi sorunlara/sorulara çözümler aramaya-bulmaya yoğunlaşmaları beklenirken, maalesef bazen problemlerin öznesi bizzat kendileri olmaktadırlar.

Üstelik problemleri geriden takip ettikleri şundan belli ki çoğu zaman toplumun da gerisinde kalmışlar/kalabilmişlerdir. Sürekli zevahiri kurtarma babından geçici yamalama ve pansuman yapma ile meşgul olduklarından, toplumun istikbal ve istiklali adına umut taşımaları, ümitvar olmaları için öne sürdükleri, ürettikleri, geleceğe yönelik ne tasavvurları ve ne de söyleyecek sözleri olmadığından, topluma heyecan ve şevkte veremiyorlar. Kitlelerin manevi atmosfer dışında kalarak sağa-sola savrulmaları elbette acı ve üzüntü verici olmaktadır.

Sanırım bunların yazılması kolay fakat yapılması zor işler olduğunu duyarlı her insan bilir. Zira toplum için yararlı olmaya talep olmayınca, bu görevlere talib de maalesef yok denecek kadar azalmıştır. Ancak şu da bilinmeli ki; ”Asra (Zamana) yemin olsun ki, bütün insanlar gerçekte zarardadır. Ancak; İman eden, salih amel (İyi işler) işleyen, hakkı (Doğruyu,güzeli) tavsiye eden ve bu fiilleri işlerken (Gerçekleştirirken) karşılaşacağı zorluklar karşısında sabr edenler hariç.” İşte düstur budur.

İnsanlığa kılavuz olarak hazırlanıp servis edilen bu kurtuluş reçetesi haricinde yollar, metotlar ve çözüm adına sunulanların, mevzi faydaları olsa da, çok da sağlıklı, kalıcı çözümler olmadıklarını düşünüyorum.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
EKOLOJİK DENGENİN BOZULMASI VE İNSANLIĞIN GELECEĞİ
Esra SARI
Esra SARI
SAĞLIKLI BESLENEMEME SORUNSALI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GERİ DÖNÜŞTÜR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
DÜNYADA TİCARET VE TÜRKİYE
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İDEAL ROL MODELLER!
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SADE YAŞAMAK- 2
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
7 NEFS, 7 AKIL MERTEBELERİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
Cilt bakımında yapılan hatalar
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEKTE ALACAKLININ HAKLARI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ÇİN ARTIK SERT OYNUYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ATATÜRK EN BÜYÜK İKTİSATÇIDIR -2
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
YENİ SAVAŞ SİLAHI: MÜLTECİLER
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TAKI TAKMA GELENEĞİ DEĞİŞİYOR MU?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
YAZILI BASINDA ÇALIŞANLARIN SAYISI AZALIYOR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
ÇÖPTEKİ MİLLİ GELİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
FAİL İLE FİİLİ ARASINDAKİ DENGE
Halil YATAR
Halil YATAR
YAZ SONUNDA GELDİ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva