ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Vestel 603 yeni işçi istihdam edecek
Vestel 603 yeni işçi istihdam edecek
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Meclis 'Başkan'ını seçiyor
Meclis 'Başkan'ını seçiyor
Rusya'da Kovid-19 vaka sayısı 700 bine yaklaştı
Rusya'da Kovid-19 vaka sayısı 700 bine yaklaştı
Nil Havzası’nda belirsizlik sürüyor
Nil Havzası’nda belirsizlik sürüyor

Hüseyin ALPASLAN

ETRAK-I Bİ-İDRAK
25 Haziran 2020 Perşembe

Anadolu’da yaşayan ve 13’üncü yüzyılın başında kurulan devletin asıl sahibi Türklere özellikle 15’inci yüzyıldan sonra yüzyıllar boyunca, devlet yönetimlerinde yer verilmeyerek, Osmanlı İmparatorluğu’nun 16’ncı yüzyılının son dönemlerinde, Hoca Saadettin Efendi’nin sözü olan Etrak-ı Bi-idrak (Akılsız aptal/düşünemeyen Türk) sözü İstanbul’da kabul edilir olmuştur. Türk düşmanlığı bulunan diğer unsurlar ve devşirmeler tarafından bu söz çokça kullanılmıştır. Hatta “Baban bile olsa Türk’ü katlet” diyen Kâtibi kadiminin ve Türk’e olmadık hakaretler eden Nefi’nin şiirleri bu kesimde hararetle okunarak savunulmuştur.

13’üncü yüzyılda Anadolu’nun Konya’da yaşayan Mevlâna Celalettin Rumi, eserlerinde Türkleri övücü birçok söz kullandığı halde, Ariflerin Menkıbeleri isimli kitapta yazılı olan; bir Rum dostuna hitaben, ‘Efendi; bağ yapmada Rum çiftçi, bozumunda Türk çiftçi tutmak gerektir. Çünkü dünyayı imar etmek Rumlara; yıkmak ise Türklere mahsustur. (...) Konya şehri de yine merhametsiz Türk zalimlerin eliyle yıkılacaktır”[1] şeklinde söylediği sözleri ise üzüntü ile okumaktayız. Türkleri aşağılayan bu sözler, Türk düşmanları tarafından, Türkler hakkında yapılan haksız iddia ve iftiralara dayanak olarak gösterilmiştir.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin 1243 yılında Kösedağ Savaşı’nda yenilmesi sonucunda Anadolu’nun hâkimiyeti Moğollara geçmiştir. Moğol tehlikesi Anadolu’da bulunan Türk beyliklerinin bağımsızlıklarını tehlikeye düşürmüştür. Anadolu beylikleri, 1260 yılında Ayn-Calut’ta, Memluklerin Moğolları hezimete uğratmasından sonra Moğol baskısından kurtularak bağımsız hareket etme imkânı bulmuşlardır.

Söğüt’te kurulan Osmanlı Beyliği, Karamanoğulları Beyliği (1487 yılında son buldu) hariç diğer beylikleri farklı yol ve yöntemlerle kendi bünyesine katarak güçlü ve büyük bir devlet haline gelmiştir. Osmanlı Devleti fetihlerinde batıya ağırlık vermiş, dini referanslar ile yaptığı fetihler ve kazandığı güç İslam dünyasının takdiri ile beraberinde halifeliği de kendisine getirmiştir.

15’inci yüzyılın ikinci yarısına kadar Osmanlı Devleti’nin bütün önemli yönetim kademelerinde Türkler bulunmuştur. İstanbul’un fethinin hemen sonrasında devlette çok önemli bir ağırlığı olan Sadrazam Çandarlı Halil Paşa’nın idam edilmesinden sonraki tarihlerde Enderun okullarında temayüz eden devşirmelerin devlet yönetiminde ve sarayda önemli makamlara getirilmesi ile bir süre sonra Türkler yönetimden tamamen uzaklaştırılmıştır.

Selçuklu döneminde uygulanan Dirlik sistemi, Osmanlı döneminde Tımar sistemi adıyla küçük değişikliklerle uygulanmış, sistemin gereği olarak hanedanın olan toprak, Anadolu’da Türklere kiralanmıştır. Topraktan geçimini sağlayan halk borcunu öşür(aşar) [2] adı verilen sistemle vergi vererek, askerlik yaparak, şehit ve gazi olarak ödemiştir. Payitahtın tamamen devşirmelerin yönetimine tabii hale gelmesi, İstanbul’daki ticaretin Osmanlı vatandaşları olan Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıklar ile imtiyaz tanınan Ceneviz, Venedik ve Fransa gibi yabancı devletlerin eline geçmesiyle, Anadolu’da ve Osmanlı Devleti’nin diğer bölgelerinde yaşayan Türkler; Osmanlı vatandaşları arasında Türk kimliğiyle bile anılmayan sadece Müslüman kimliğini kullanabilen, yoksul, geri kalmış bilmem kaçıncı sınıf vatandaş halini almıştır.

Osmanlı Devleti, coğrafi keşifler, ticaret yollarının değişmesi ve geçmişten gelen (17’nci yüzyıl ile başlayan) kötü yönetimlerin de etkisiyle, 19’ncu yüzyıla gelindiğinde; Batı’nın sanayi, ekonomi ve bilimsel alandaki gelişmelerinin çok gerisinde kalmış ve kapitülasyonlar, ordunun çeşitli nedenlerle dejenere olması, tımar sisteminin mültezimlere[3] bırakılması, yanlış dış politikalar, israf vb. birçok sebeplerle eski gücünü yitirmiştir.

Rusya’nın sıcak denizlere ve Hindistan’a ulaşma tehlikesi karşısında İngiltere ve Fransa; çıkarlarına zarar verecek bu durumu önlemek maksadıyla Osmanlı Devleti’ni Rusya ile savaşa sokmuştur. 1853-1856 yılları arasında meydana gelen Kırım Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu ilk kez borçlanmış ve toprak kaybıyla birlikte önemli oranda şehit vermiştir.

 Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecit (1839-1861) 1853 yılında Sinop Limanında Rus baskını ile şehit olan Denizci askerlerimiz ve sivillerimiz için bir madalya bastırmıştır. Madalyanın arka yüzünde Fransızca “SENİN İÇİN ÖLDÜLER AVRUPA SİNOPE 1853” yazılıdır[4].

1854 yılında Osmanlı Ordusu Silistre’de Rus ordusunu bozguna uğratmış olup, birçok şehit vermemize rağmen bu savaştan zaferle çıkılmıştır. Silistre zaferi üzerine Sultan Abdülmecit yeni bir madalya bastırmıştır.

Madalyanın arka yüzünde “SENİN İÇİN YENDİK AVRUPA-SİLİSTRE-1854” yazılıdır[5].

1854 yılında Avrupa için kazandığımız bu savaştan 20 yıl sonra Namık Kemal “Vatan yahut Silistre” adlı yapıtında Avrupa için ölen Anadolu insanını anlatmıştır.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban adlı romanında[6], Anadolu insanını etrak-ı bi-idrak ile yaftalayan, İstanbul’da yaşayan tuzu kuru sözde münevver ve mütefekkir kesime şöyle seslenmiştir:

Bunun sebebi sensin. Bu viran ülke ve yoksul insan için ne yaptın? Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı, besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. Onu hayvani duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasındaki bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak burayı hasada gelmişsin. Ne ektin ne biçeceksin? Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi? Tabii ayaklarına batacak. İşte her yanın yarılmış bir halde kanıyor ve sen, acıdan yüzünü buruşturuyorsun. Öfkeden yumruklarını sıkıyorsun. Bu sana ıstırap veren şey senin kendi eserindir.”

Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları tarafından başlatılan ve olağanüstü şartlarda yürütülen Kurtuluş Savaşı’nın ardından Cumhuriyet yönetimiyle Türk Milleti “Etrak-ı Bi-İdrak” olmaktan kurtulmuş, onurlu Türk kimliğini tekrar elde etmiştir. Atatürk’ün “BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR” vecizesiyle şanlı Türk tarihinde eski günlerinde olduğu gibi hak ettiği yerini almıştır.

Sağlıcakla kalın…

Hüseyin ALPASLAN; Tarihçi- Yazar. alpasker.84@hotmail.com

[1] Ahmet EFLAKİ; “Ariflerin Menkıbeleri”, s.542, Kabalcı Yayınevi, 2012, İstanbul.

[2] Öşür (Aşar);” Eskiden toprak ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergi” TDK Sözlük.

[3] Mültezim; Osmanlı toprak sisteminde açık arttırma usulüyle belirli eyaletleri (özellikle merkeze uzak) kiraya vermeye iltizam, İltizam sahibi olan kişiye de Mültezim denirdi,” https://www.tukcebilgi.com

[4] Cengiz ÖZAKINCI; “Türkiye’nin Siyasi İntiharı, Yeni-Osmanlı Tuzağı”, s.37, Otopsi Yayınları, 2005, İstanbul.

[5] Cengiz ÖZAKINCI; “Türkiye’nin Siyasi İntiharı, Yeni-Osmanlı Tuzağı”, s.43.

[6] Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU; “Yaban”, s.130, Remzi Kitabevi, 1964, İstanbul.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Bilal 25 Haziran 2020 Perşembe  19:47

Kaleminize sağlık Hüseyin bey

Yorumu oyla      0      0  
Kamil Sarıcı 25 Haziran 2020 Perşembe  08:46

Makale için yazarımızı teşekkürler

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAYATININ UCUZ OLDUĞU YERDE TEK BİR SUÇLU YOKTUR
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
BİLİM İNSANININ NAMUSU
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
OKULLARIN AÇILMASI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
OKEYE DÖRDÜNCÜ!..
Esra SARI
Esra SARI
ANKARA’DAKİ VAKA SAYISI ARTTI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SEFER TASINA TEKRAR MERHABA
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
NATO, FRANSA, TÜRKİYE VE LİBYA
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
GÜNEŞ PANELİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GÖBEKLİTEPE VE NİCELERİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İNEK ŞABAN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
BİR VAROLUŞ SORUNU OLARAK “HOŞGÖRÜ”
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
TURİZM SEKTÖRÜNÜN EN ZOR YILI
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
ONLİNE HAYAT
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TOPARLANMANIN V HALİ
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE SİYASİ PARTİLER-1
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
EMPERYALİZMİN TÜRK KORKUSU
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
MUTLULUK İLE İLGİLİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
HİKMET ARAYIŞI
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva