ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Bakan Çavuşoğlu Suriye'de siyasi çözümü işaret etti
Bakan Çavuşoğlu Suriye'de siyasi çözümü işaret etti
3 ilde toplam 7 terörist etkisiz hale getirildi
3 ilde toplam 7 terörist etkisiz hale getirildi
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 59 uzman yardımcısı alıyor
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 59 uzman yardımcısı alıyor
Lüks otomobille sigara kaçakçılığı
Lüks otomobille sigara kaçakçılığı
8 yılda 4 bin 800 doktor adayına ışık tutan kadavra toprağa verildi
8 yılda 4 bin 800 doktor adayına ışık tutan kadavra toprağa verildi

İsmail CİNGÖZ

DÜNYA YENİDEN KURULUR TÜRKİYE YERİNİ ALIR
19 Haziran 2019 Çarşamba

Doğu Akdeniz’de keşfedilen doğalgaz ve petrol yataklarının ardından Türkiye’nin hem kendi hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin hak ve çıkarlarını korumak için yaptığı hamleler karşısında ilk etapta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan, İsrail ve Mısır eksenli ittifak oluşturulduğu görülmüştür. Fakat ilerleyen aşamada bu ittifaka İtalya, Fransa nezdindeki Avrupa Birliği (AB) ile Amerika Birleşik Devleti (ABD) de dahil olmuştur.

Tespit edilen doğalgaz ve petrol sahalarının paylaşım problemleri nedeniyle siklet merkezi Doğu Akdeniz sahası olmak üzere; Atlantik’ten Avrasya’ya, Afrika’dan Karadeniz’e çok geniş sahalara uzanan ekonomik ve siyasi alanda yeni ittifaklar oluşmasına sebep olduğu, NATO’nun 67 yıllık üyesi Türkiye’yi dışlamaya başladığı görülmektedir.

Doğu Akdeniz havzasında her geçen gün yeni enerji sahalarının keşfedilmesi, küresel güçlerin de bölgeyle ilgilenmesine sebep olmuş ve oluşan ittifaklar tarafından Türkiye güneyden kuşatılmaya başlanmıştır. Bu kuşatma ile müşterek hareket eden ittifak güçlerinin Türkiye’yi durdurmaya çalıştıkları görülmektedir. Türkiye’ye karşı birleşen ülkelere göz atıldığında NATO çatısı altında Türkiye ile dost(!) ve müttefik(!) oldukları görülecektir. Dolayısı ile 1990’larda Doğu Bloğu’nun dağıldığı gibi “NATO da dağılma süreci mi yaşayacak?” sorusu akla gelmektedir. Zira uzun bir süredir ABD eksenli olarak NATO müttefikleri ile yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye’nin Rusya, İran ve Çin ile yeni ittifak arayışları içerisinde olduğunu göstermektedir. Suriye olaylarının seyri içerisinde ABD’nin PYD/YPG/PKK terör örgütünü silahlandırması, Doğu Akdeniz’de yaşanan güç mücadelesi ve Türkiye-Rusya arasında imzalanan S-400 Hava Savunma Sistemi anlaşması ile gelinen süreç; Türkiye’nin NATO üyeliğini sorgulamasına sebep olmaktadır.

ABD ve NATO’dan beklediği desteği göremeyen Türkiye’nin enerji ve nükleer alanlar başta olmak üzere; jeopolitik ve ekonomik işbirliği yapabileceğini değerlendirdiğinden dolayı yönünü Rusya’ya çevirmesine sebep olmuştur. Çünkü Yunanistan ile GKRY arasında 1993 yılında “Tek Bölge Savunma Doktrini” imzalanmış ve savunma planlarını birleştirmişlerdir. Kıbrıs Rum kesimi ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan ABD’nin Kıbrıs Rum Kesimi’ni “stratejik ortak” olarak tanımladığı uluslararası basın kuruluşlarında yer almıştır.

Türkiye 18 Şubat 1952’de NATO’ya üye olarak Batı Bloğunda yerini almış olmasına rağmen daha ilk yıllardan itibaren ilişkileri sorunlu devam edegelmiştir. Kıbrıs sorunu nedeniyle NATO üyesi İngiltere, Yunanistan ve büyük ortak ABD ile defalarca karşı karşıya gelen Türkiye görmekteyiz. 1 Nisan1954’te dönemin Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü’nün bir milletvekilinin sorusu üzerine ünlü cevabı; “Bizim Kıbrıs diye bir meselemiz yoktur” olsa da kısa süre sonra Kıbrıs “Milli Dava” halini almıştır. Kıbrıs Türklerine karşı soykırım halini alan Kıbrıs sorununu 1974’te Barış Harekâtı ile çözmeyi hedefleyen Türkiye, henüz nihai bir barış anlaşması imzalanmadan Doğu Akdeniz üzerinden bölgede yeni ve daha büyük sorunlarla karşı karşıya gelmiş durumdadır. Fakat Doğu Akdeniz’de yaşanan süreç nedeniyle sorun artık uluslararası bir güvenlik sorunu halini almaya başlamıştır.

Doğu Akdeniz’de gerilmelerin yaşandığı bu günlerde Yunanistan’ın fırsattan istifade rahiplerin duaları eşliğinde Ege Adaları’na asker ve mühimmat sevkiyatını yoğunlaştırdığı Yunan basınında yer almıştır[1]. Yunanistan’ın adaları silahlandırması “Yunanistan savaşa mı hazırlanıyor?” yorumlarına sebep olmaktadır.

Yunanistan tarafında bunlar yaşanırken; Rusya’nın stratejik ortağı Suriye dışında Cezayir, Libya ve Mısır’a da silah sattığı bilinmektedir. Tobruk ve Bingazi bölgesinde zengin petrol yataklarına sahip Libya’nın Kaddafi sonrası, bu bölgeyi elinde tutan grupları destekleyen Rusya’ya karşılık Türkiye ise Trablusgarp ve Mısrata gruplarını desteklemektedir. Önemli petrol yataklarına sahip Libya, Avrupa’nın önemli bir petrol tedarikçisi durumundadır. ABD ve Avrupa, Rusya’nın Libya üzerinden ekonomik ve stratejik üstünlük kazanmasını elbette istemeyeceklerdir[3]. Buradan hareketle; ABD ve AB ile Doğu Akdeniz ve Kıbrıs üzerinden karşı karşıya gelen Türkiye’nin bir de Arap Baharı olaylarından sonra bir Ortadoğu ve Akdeniz ülkesi haline gelen Rusya ile Libya üzerinden karşı karşıya gelmemeye dikkat etmelidir.

Arap Baharı olaylarının 2011’de Suriye’ye sirayetinden sonra Akdeniz havzasında yaşanan güvenlik ve ekonomik boşluk Rusya tarafından hızla doldurulmaya başlanmıştır. Enerji ve askeri katılımlar üzerinden stratejik hamleler ile Ortadoğu ve Akdeniz ülkeleriyle ilişkiler geliştirmektedir. Rusya’nın yeni hamleleri ABD’nin meşhur 6. Filosunun Akdeniz hakimiyetine kısıtlama getirecektir. Dolayısı ile Akdeniz, yakın gelecekte donanmaların hakimiyet mücadelesine sahne olacaktır. Zira balistik ve nükleer füze sistemlerine sahip Rusya donanma kuvvetleri, Suriye Tartus deniz üssü ve ittifak kuracağı diğer ülke limanları üzerinden ABD 6. Filosunun imkân ve kabiliyetlerini rahatlıkla baskılayabilecektir.

Doğu Akdeniz’de güç mücadeleleri yaşanırken Türkiye’nin imkân ve kabiliyetlerini çok iyi analiz ettiği değerlendirilen Yunanistan Eski Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, katılmış olduğu 4. Delfi Ekonomik Forumu’nda Doğu Akdeniz’de tespit edilen doğalgaz ve petrol yatakları ile ilgili olarak; “…Türkiye’nin oradaki ticari gelişmelere katılımını sağlamalıyız. Adil bir şekilde olmalı. Eğer her şeyi kendimize almaya çalışırsak büyük hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Bu yüzden Türkiye’yi dahil etmeliyiz”[3] sözleri uluslararası karar alıcı mekanizmaları için çok önemlidir. Çünkü Batı, çıkartılacak olan yeraltı zenginliklerinin naklinin ucuz ve güvenli olmasını istemektedir.

Sonuç

2011’den itibaren Suriye olayları nedeniyle ABD ve Rusya ile defalarca karşı karşıya gelen Türkiye’nin, 70 yıla yaklaşan Kıbrıs Sorunu ve Doğu Akdeniz’de tespit edilen doğalgaz ile petrolün paylaşımı mücadelesinde adeta yol ayrımına geldiği görülmektedir. Türkiye’nin Rusya ile imzaladığı S-400 Füze Savunma Sistemini bahane eden ABD, Türkiye’yi tarafını seçmeye zorlamaktadır. Kısa bir süre sonra uçaklarının ekonomik kullanım ömürleri dolacağından dolayı hava kuvvetleri önemli derecede sarsılacak olan Türkiye’nin bir de hava savunma sisteminden mahrum olması zor bir süreç yaşamasına sebep olmaktadır.

Bu hususları çok iyi bilen ve F-35 programından çıkartmakla, satın aldığı F-35 uçaklarını teslim etmemekle tehdit ederek Türkiye’yi köşeye sıkıştıracağını zanneden ABD, her geçen gün baskıyı arttırmaktadır. Fakat coğrafi ve stratejik konumu ABD’nin Türkiye’yi kaybetmeyi göze almakta zorlayacaktır. Zira ABD’nin ve NATO’nun Türkiye ile yollarını ayırması durumunda Türkiye müttefik bulmakta zorlanmayacaktır. Rusya bu konuda hazır beklemektedir. ABD ile savaşın eşiğine gelmiş olan İran’ın da bu ittifaka dahil olmakta tereddüt etmeyeceği muhakkaktır. Asya-Pasifik sahasında ABD ile güç mücadelesi içerisinde olan Çin’in de Türkiye-Rusya-İran ittifakına dahil olması kaçınılmaz olacaktır. Dolayısı ile Doğu Akdeniz üzerinden dünyanın yeniden kamplaşması ve Türkiye’nin NATO’dan ayrılması halinde; dağılan Doğu Bloğu’nun yerine yeni bir oluşum kurulması zor olmayacaktır.

Yalnız böyle bir durumda Türkiye’nin önüne yine çok bilinmeyenli denklemler çıkacağı için Türkiye karar alıcı mekanizmaları olası durumlara farklı ve alternatifli planlarla hazırlıklı olmalıdır.

Türkiye, Rusya ile stratejik ilişkilerini yoğunlaştırırken gözden kaçırılmaması gereken bir husus var ki çok önemlidir: Rusya, 21.03.2014 tarihinde Kırım’ı ilhak ettiğini resmen ilan etmiştir. Bu süreç yaşanırken Rusya’nın aynı zamanda Akdeniz’deki donanma kuvvetini de arttırdığı görülmektedir. Önemli miktarda donanması Akdeniz’de olan Rusya’nın Kıbrıs Rum kesiminde yer alan limanlardan da yararlandığı, Kıbrıs Rum kesimine ciddi yatırımlar yaptığı ve Rum şirketlerine ekonomik kaynaklar sağladığı bilinmektedir. Dolayısı ile Türkiye karar alıcı mekanizmalarının Rusya ile askeri ve stratejik işbirliği geliştirilirken bu hususa dikkat etmeleri önemlidir.

Türk dünyasının kanayan yarası Doğu Türkistan sorunu nedeniyle Çin ile Şii dünyasının lokomotifi İran ile Rusya’nın da Suriye, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan ile halen var olan ilişkileri nedeniyle Türkiye; oluşabileceği varsayılan “Türkiye-Rusya-İran-Çin Stratejik Ortaklık” oluşumunda da olası problemler yaşayacağı muhakkaktır. Bu nedenlerle zor ama başarılması mümkün bir süreç Türkiye’yi beklemektedir. Fakat Türkiye asla S-400 alımından vazgeçmemelidir. Kartların yeniden karıldığı, taşların yeniden dizildiği bir süreç yaşanırken Türkiye; kararlı, dik ve vakur durmalı; dosta güven, düşmana korku vermelidir.

Son söz olarak; ABD’nin Türkiye’yi tehdit mektubuna önümüzdeki günlerde cevap verileceği Türkiye’nin en yetkili makamları tarafından kamuoyuna açıklanmıştır. ABD daha önce de benzer şekilde mektup ile Türkiye’yi tehdit etmiştir. Kıbrıs olayları nedeniyle ABD Başkanı Lyndon Baines Johnson’ın 1963 yılında Türkiye’yi tehdit eden mektubu karşısında dönemin Türkiye Başbakanı İsmet İnönü’nün “Dünya yeniden kurulur, Türkiye de o yeni dünyadaki yerini alır” cevabı da dünya siyasi literatürüne girmiştir. Her hal ve şartta Türkiye kendine uygun tarafı ve müttefiki bulmaya muktedir bir ülkedir.

İsmail CİNGÖZ; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.Sc. – BULTÜRK Ankara Temsilcisi.

[1] Petros ANASTASİOU; “Yunan Askeri Kuvvetleri Ege Adalarına Transfer Oldu-Rahip Silahları ve Askerleri Korusun”, 14.06.2019. https://www.pronews.gr/amyna-asfaleia/ellinotoyrkika/780303_ektakto-ellinikes-dynameis-metaferontai-sta-nisia-toy-aigaioy

[2] Nejat TARAKÇI; “ç Dengeleri Işığında Türkiye’nin Doğu Akdeniz Stratejisi Nasıl Olmalıdır?”, TASAM, 16.04.2019.

[3] Furkan Naci TOP; “Eski Yunanistan Dışişleri Bakanı Kocias: Türkiye’yi Dahil Etmezsek Hayal Kırıklığına Uğrayabiliriz”, AA, 01.03.2019.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
MERKEZİ BÜTÇE KANUNU
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NEDEN İADE EDİYORUZ?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SINAV BASKISI BAŞARISIZLIĞIN NEDENİ
Esra SARI
Esra SARI
KREDİ KARTI KULLANIMI ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
PEKİ, ŞİMDİ MÜNBİÇ'TE NE OLACAK
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
BÜTÇE HEDEFLERİ ÜZERİNE
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
DÜŞÜNCE DÜNYAMIZ
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
NEFSİN KÖTÜ HUYLARININ HAMMADDESİ “HASETLİK” ÜZERİNE
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
KİTAP PATENTLENEBİLİR Mİ?
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
“GENÇLER İŞ BEĞENMİYOR”
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
ROMEO VE JULİET
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
JİLET GİBİ DEĞİŞİM
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKLÜĞÜNÜ UNUTMAYAN MACARİSTAN VE BARIŞ PINARI HAREKATI
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GENEL VE GÜNDEM
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
EHLİYET, LİYAKAT VE ADALET
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN-DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
MEVSİM GEÇİŞLERİNE DİKKAT
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva