ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
'Dün Beyrut'u öldürdüler'
'Dün Beyrut'u öldürdüler'
ABD'de Kovid-19'un bilançosu ağırlaşıyor
ABD'de Kovid-19'un bilançosu ağırlaşıyor
Sri Lanka'da genel seçim
Sri Lanka'da genel seçim
Türkiye genelinde en kapsamlı Kovid-19 tedbirleri denetimi yapılacak
Türkiye genelinde en kapsamlı Kovid-19 tedbirleri denetimi yapılacak

Hatice TOPÇU

DÜN, BUGÜN VE YARIN
14 Ocak 2020 Salı

  İnsanlar gibi toplumların da gelişim süreçleri vardır. Toplumların içinde bulundukları durumu değerlendirebilmek onların toplumsal süreçleri sağlıklı geçirip, geçiremedikleriyle ilgilidir.

   Aslında ‘Kendine Yabancılaşan İnsan’ başlıklı yazımda toplumsal süreçlere bir parça değinmiştim. Bu yazımda toplumsal süreçlere biraz daha geniş değineceğim. Çünkü amacım toplumsal süreçler bağlamında ülkemize bakabilmek…

  Avcı toplayıcı toplumlar olarak da adlandırılan ilkel toplumlarda insanların mücadelesi varlıklarını sürdürebilmekti. Bu toplumsal süreçte insanlar varlıklarını avcılık, balıkçılık ve doğada bulunan yenilebilir bitkileri toplayarak sürdürmüşlerdir.

  Tarihin en önemli devrimlerinden biri kabul edilen tarım toplumu sürecinde insanlık yerleşik hayata geçer. Yerleşik hayat kendi kurallarını oluşturur. İnsanlık ihtiyaçlarını karşılamak, yaşamını kolaylaştırmak için doğadaki canlıları seçerek evcilleştirir. Yine tarımsal ürünleri seçerek üretir. İnsan üreten bir varlıktır artık. Ama aynı zamanda üretimin de bir parçasıdır.

Sanayi toplumuyla buhar ve enerji kaynaklarından yararlanarak oluşturulan makinelerin dönemi başlamıştır. Belirli merkezlerde açılan fabrikalarda çalışmak üzere insanlar göç etmeye başlar. Böylece kentleşme hızlanır. Bu evrede insan makinenin bir parçasına dönüşür…

Sanayileşme süreciyle birlikte toplumsal yapı ekonomik, askeri, siyasi, kültürel ve birçok yönleriyle farklılaşır ve gelişim hızlanır.

Nihayetinde bilgi teknolojilerinin kullanımıyla gelişmiş ülkelerde bilgi toplumu şekillenmeye başlar. Bu dönemde teknoloji ve değişimin hızına yetişilemez. Bilgi ve bilgi teknolojileri tarım, sanayi, eğitim, sağlık, iletişim gibi her alanda kullanılır. Üretim ve verimliliğin artmasıyla ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeler ivme kazanır ve gezegenimiz adeta küçük bir köye dönüşür.

İnsanın kendi varlığını sürdürme çabasıyla başlayan yolculuğu, yaşadığı doğaya hükmedebilme, onu yönetebilme ve gücü elinde tutabilme cabasına dönüşür. En güçlü olma arzusunun getirdiği rekabet olgusu ile de paylaşım ve bölüşüm savaşları hiç eksik olmaz.

Peki, biz bu toplumsal süreçlerin tamamını sağlıklı yaşayabildik mi?

Ne yazık ki ‘Sanayi toplumu süreci’ ni atladık. Toplumsal süreçleri tarihsel döngüsünde yaşayamayan ülkeler doğaldır ki bu süreçleri sağlıklı yaşayan ülkelerin gerisinde kalırlar.

Öyleyse sanayi toplumu sürecini atlamış bir ülke olarak şu anda neredeyiz?

Tarım topumu kültürü ile bilgi toplumuna uyum sağlamaya çabalıyoruz.

Başarabiliyor muyuz? Sorunun yanıtını biliyorsunuz. İşimiz gerçekten de çok zor.

Şimdi çok önemli olduğunu düşündüğüm bir soyuyla devam etmek istiyorum. Atladığımız sanayi toplumu sürecinin boşluğunu doldurma şansımız var mı?

Geçmişte yol almış ve bilgi toplumuna geçiş yapmış gelişmiş toplumların teknolojisine, hızına yetişme şansımızın olmadığını düşünüyorum.

Ancak, genç nüfusa sahip bir ülkeyiz. Bu durumu avantaja dönüştürebilme şansımız halen var. Çünkü yüzyılımızın en önemli kaynağı insan kaynağıdır. Ancak bu konuda rehberimiz akıl ve bilim olmalıdır. Akıl ve bilimin rehberliğinde çağın gereksindiği nitelikli insan yetiştirmek tek şansımızdır.

Ne demiştik insanlar gibi toplumların da dünü, bugünü ve yarını vardır. Dünü anlayıp anlamlandırmak, bugüne nasıl geldiğini bilebilmek için önemlidir. Bugüne nasıl gelindiğini bilen insan onu anlamlı yaşayan ve katkı sunabilen insandır. Elbette ki bu bilinç düzeyine erişmiş insanın yarınlara yönelik öngörüleri de sağlam ve yerinde olacaktır.

Özetle dünün, bugünün ve yarının, yani zamanın üç boyutunun içinde olabilmek, sağlıklı bir tarih bilinci oluşturabilmekle mümkündür. Tarih bilincinden yoksun toplumların geriye sarma ihtimalleri her zaman yüksektir.

Toplumsal süreçlerle ilgili yolculuğumuzda ülkemizin içinde bulunduğu yeri görmeye çalıştık. Yolculuğumuza insanla başladık, çünkü her şeyin özüdür insan.

Dünyamız rekabet ve bölüşüm çıkmazında yolculuğunu sürdürürken insanlar acı çekmeye devam ediyor. Ne üzücüdür ki hiçbir gelişmişlik insanı ve insanlığı önceliklendiremiyor…

Geldik bir yazının daha sonuna. Peki, bu yazının şiiri nerede? Belki de değiştirmek isteyip te değiştiremediklerinizde…

Satırlarımı ‘Değişim’ şiirimle bitirirken hepinize sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Bak yine savaşlar oluyor, insanlar ölüyor.

Bak yine sömürge güçler, potinlerini giymiş,

Özgürlük ve demokrasi dağıtıyorlar Ortadoğu’ya,

Bak yine güçsüzler acı çekiyor, güçlüler hesaplarda…

Sahi çağımız değişim çağı deyip duruyoruz ya;

Bunlar değişecek mi?

Söyleyin bana…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 6 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Suay KARATAŞ 21 Ocak 2020 Salı  12:43

Geçmişten bugüne insanlığın geçirdiği evrimleri, farklı toplumsal gelişimleri sade bir dil ile anlatıp, olması gerekenleri ince bir dil kullanarak uyarımlarda bulunmanız ve anlamlı bir şiirle düşünce zincirlerine dokunarak yazıyı bitirmeniz beni çok etkiledi. Teşekkürler Hatice Hanım.????????????

Yorumu oyla      0      0  
muammer küçükkazdal 17 Ocak 2020 Cuma  21:30

süper bir yazınızla bizlere ışık verdiniz .emeğinize sağlık ve teşekkürler çok güzel olmuş

Yorumu oyla      0      0  
İnci Topçu Ada 16 Ocak 2020 Perşembe  21:17

Galiba gelişmişlik ve geri kalmışlık arasında sıkışan ülkemizi sıkıştığı bu ikilemlerden kurtarmak için geniş bakabilen insanlar lazım. Tıpkı bu yazıda olduğu gibi.

Yorumu oyla      0      0  
Nerıman 15 Ocak 2020 Çarşamba  13:50

Çok güzel olmuş gönlüne sağlık

Yorumu oyla      0      0  
Çok güzel olmuş. Çok beğendik kalemine sağlık 15 Ocak 2020 Çarşamba  13:46

Sağlik gönlüne sağlık

Yorumu oyla      0      0  
Hüseyin ışık 15 Ocak 2020 Çarşamba  02:11

Tarihsel süreci gayet güzel özetlemişsiniz. Çağı yakalama çabasındaki tek şansımız genç Nüfüs vurgusu yapılmış, maalesef aklı, bilimi esas alan genç Nüfüs imkanını bulan dışarıya gitme çabasında. Bu durum aslında işin doğasında var. Dindar ve kindar toplum hedefi olan bir ülkede akıl ve bilim duramaz. Emeğinize sağlık..

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
YENİ MEDYA
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ III
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
1915 ÇANAKKALE KARA SAVAŞLARI’NIN İKİNCİ SAFHASI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
TURİZMDE SON DURUM
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
HİBRİT SAVAŞ VE TÜRKİYE
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
YAŞAMAK BAYRAMDIR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
GENÇLER UMUDU NEDEN YURT DIŞINDA ARIYOR?
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
PANDEMİDE İKİNCİ DALGA ENDİŞESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
65 YAŞ ÜSTÜNÜN PSİKOLOJİSİ
Esra SARI
Esra SARI
YAŞIYORSAK HALA UMUT VAR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
ÖĞRENCİ EĞİTİM VE SORUNLAR
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SOSYAL MEDYAYA NELER OLACAK?
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
HANGİ SEKTÖR NE KADAR KAZANDI?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VARLIK VE VAROLUŞ KARŞISINDA DOĞRU DÜŞÜNEMEME SORUNLARI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
“BÜYÜK EKONOMİ”
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MISIR SİLAHLI KUVVETLERİ: ESNAFAT-I ASKERİYE
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva