ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
'Hala koku ve tat alamıyorum'
'Hala koku ve tat alamıyorum'
Minik Şahin uygun donör bekliyor
Minik Şahin uygun donör bekliyor
'2020 en sıcak 3 yıldan biri'
'2020 en sıcak 3 yıldan biri'
Çankaya kar nöbetinde
Çankaya kar nöbetinde
WhatsApp': Mesajları göremiyoruz
WhatsApp': Mesajları göremiyoruz

İsmail CİNGÖZ

DAĞLIK KARABAĞ DA KURTARILABİLECEK Mİ?
25 Kasım 2020 Çarşamba

Rusya’nın tasarlayarak hazırladığı ve Azerbaycan ile Ermenistan’a “Üçlü Mutabakat” formatıyla kabul ettirdiği “Karabağ Ateşkes Anlaşması” 10 Kasım 2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girerek uygulanmaya başlamış olsa da “Barış Gücü” meselesi üzerindeki farklı açıklamalardan, hala uzlaşılamadığı anlaşılmaktadır. Rusya’nın Türk askerinin görevi ve görev alanları hususundaki itirazına açıklık ve çözüm getirilebilmesi için 14 Kasım 2020 günü Ankara’da başlatılan görüşmeler ise henüz sonuçlanmamıştır.

“Türk askerinin konumu, görevi, tarafların söylemleri, Rusya’nın itirazlarının kaldırılması için heyetler arası görüşmeler, görüşmelere sonra devam edileceği açıklamaları…” derken; Rusya, “Barış Gücü” adıyla tertip ettiği askerlerini Dağlık Karabağ, Ermenistan-Dağlık Karabağ arasındaki Laçin Koridoru ile Azerbaycan-Nahcivan arasındaki Zengilan Koridoru da dahil olmak üzere 23 noktaya yerleştirmiş ve göreve başladığını açıklamıştır. Dolayısı ile bahse konu sahada Rusya’nın kontrolü ele geçirdiği bir durum yaşanmaktadır.

Ateşkesi denetlemek üzere oluşturulacak Ortak Merkez’de görev almak üzere Azerbaycan’a gönderilmesi planlanan Türk askeri için hazırlanan ve 1 yıl süre ile geçerli Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi, 17 Kasım 2020 günü TBMM’de kabul edilmiştir. Tezkere konusunda Türkiye’den yapılan açıklamalarda “ateşkesin kalıcılığı konusunda görüşen Türkiye ve Rusya liderlerinin bu kapsamda bir çerçeve çizdikleri ve Karabağ Ateşkesi’nin kontrolü ve denetimi için oluşturulması planlanan Türk-Rus Ortak Gözlem Merkezi mutabakatının sağlanarak imzalandığı duyurulmuştur. Ayrıca Türk askerinin Ortak Barış Gücü’nde yer alacağı” belirtilmiştir.

Buna karşılık Rusya; “Karabağ’daki ateşkesin izlenmesi için kurulacak Rus-Türk gözlem merkezinin insansız hava araçları (İHA) vasıtasıyla görev yapacağını, Türk gözlemcilerin Dağlık Karabağ’a girmeyeceğini, bu hususun Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin imzaladığı anlaşma metninde açık şekilde yer aldığını” açıklamıştır. Rusya ayrıca “Türk gözlemcilerin hareket alanının, Azerbaycan topraklarında belirlenecek Rus-Türk gözlem merkeziyle sınırlı olacağını ve merkezin, Dağlık Karabağ’da çatışmaların yaşandığı bölgeye uzak bir noktada bulunacağını” belirtmiştir[1] ki, başlı başına ele alınması gereken önemli bir husustur. Çünkü Rusya’nın bu açıklamasında Dağlık Karabağ’ı Azerbaycan toprağı değilmiş gibi vurgulaması dikkat çekicidir.

Bu arada 21 Kasım 2020 günü Rusya’dan Savunma Bakanı Sergey Shoygu, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Başbakan Yardımcısı Aleksandır Noak’tan oluşan üst düzey bir heyet, Ermenistan’ın başkenti Erivan ile Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye ziyaretler gerçekleştirmesi son derece önemlidir.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev dahil üst düzeyde gerçekleşen ziyaretin ardından yapılan basın açıklamaları, ateşkes süreci hakkında önemli bilgiler içermektedir. Lavrov’un “Karabağ barış anlaşmasını yeniden gözden geçirmeye yönelik çabaların”[2] ve “ülke içinden ve dışından sorgulanmasının kabul edilemez” olduğunu[3] vurgulaması üzerinden hareketle; 14 Kasım 2020 tarihinde Türk-Rus heyetleri arasında başlayan ve devam edeceği açıklanan görüşmelerden Azerbaycan ve Türkiye’nin istediği değişikliklerin olmayacağı anlaşılmaktadır.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu da “Dağlık Karabağ’da yaşanan savaşın etkilerinin giderilmesi için Ermenistan’a yardıma hazır olduklarını, bu yardımın sağlanması için ön koşulun Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan anlaşmanın uygulanması olduğu” açıklamasını[4] yapmıştır.

Rusya’dan Savunma Bakanı Shoygu ile görüşmesinin ardından Paşinyan’ın “Rusya’nın Ermenistan’ı devamlı desteklediğini, Rusya ile askeri alandaki iş birliğinin artırılmasını umduklarını, Rusya ile iş birliğini sadece güvenlik alanında değil, askeri ve teknik alanlarda da geliştirebilmeyi umduklarını” söylemesi dikkat çekicidir. Zira bu açıklama ile Paşinyan, örtülü olarak Ermenistan’ın geleceğe dönük silahlanacağı mesajı verdiği görülmektedir. Bu açıklamalarla nerdeyse eş zamanlı olarak; çatışmalar sırasında bölgeden Ermenistan’a kaçan Ermenilerin Laçin Koridoru’nu kullanarak otobüslerle geri dönmeye başlamaları[5], dönenlerin yaklaşık 7.000 kişiyi bulması ve Paşinyan’ın açıklamaları ayrı ayrı çok önemli gelişmeler yaşanacağına işaret olarak okunmalıdır. Hatta bu süreç ve sonrasında Rusya ve Ermenistan, bölgenin demografik yapısını değiştirmek için yeni göçleri teşvik edecektir.

Paşinyan’ın Shoygu ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklama, ateşkes anlaşmasının hemen ardından sokaklara dökülen halka karşı yaptığı “bu zafer değil ama kendimizi hiçbir zaman yenilmiş de saymayacağız. Bu ulusal birliğimizin ve yeniden doğuş döneminin başlangıcı” sözlerini[6] hatırlatmıştır. Zira bu sözleriyle Paşinyan, Ermenistan’ın toparlanmasının ardından sözde kaybettiği Azerbaycan topraklarını tekrar işgale kalkışacaklarını ima ettiği asla unutulmaması gereken bir dip not olarak kaydedilmelidir. Ki, “anlaşmaya uyulmaması halinde bölgede yeni bir savaş çıkabileceği” uyarısı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den de gelmiştir. Dolayısı ile Putin’in de bu noktaya dikkat çekmesi ateşkesin uzun vadeli olmayacağının beklendiği şeklinde yorumlanabilir. Keza 1994’ten itibaren ateşkesi defalarca ihlal eden Ermenistan’dan yine ateşkes ihlallerinin gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

***

10 Kasım 2020 günü üçlü mutabakat kapsamında imzalanan ateşkesin ardından 28 yıldır Ermeni işgali altında bulunan Azerbaycan topraklarında Ermenistan’ın yapmış olduğu tahribatların yaklaşık 50 milyar Amerikan doları olduğu değerlendirilmektedir. Buradan hareketle bir çalışma başlatan Azerbaycan’ın tazminat talebinde bulunacağı açıklanmıştır. Ateşkes hükümleri kapsamında çekilmeye devam eden Ermenilerin giderlerken de sivil yerleşim yerlerine, okullara, hastanelere mescitlere ve tarihi abidelere tahribatlar yaparak zarar vermeye devam ettiği gözlenmektedir. Bu tahribatlardan doğanın da zarar görmesi, sadece Azerbaycan’a karşı değil, insanlığa karşı suç teşkil etmektedir ve bütün zarar ziyan Azerbaycan görevlilerinden oluşan çalışma grupları tarafından tespit edilmeye başlanmıştır.

İşgal yıllarında Dağlık Karabağ bölgesinde bulunan altın ve civa gibi kıymetli maden yatakları ile tarım arazilerinin de Ermeni sömürüsünden nasibini aldığını unutmayan Azerbaycan, bu eksenli kayıplarının da tespit edileceğini ve ayrıca bir tazminat talebinde daha bulunacaklarını duyurmuştur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de “kurtarılan bölgelere uluslararası kuruluşları ve bilirkişileri de davet ederek Ermenilerin verdiği maddi ve manevi zararların tespit edilerek uluslararası mahkemelerde delil olarak kullanılacağını ve tazminat talep edileceğini” açıklamıştır.

BM tarafından da işgalci olarak tespit ve teyit edilmiş Ermenistan’ın; tarihte birçok örneği olan tazminat davası karşısında yüklü bir tazminata mahkûm edilmesine kesin gözüyle bakılmaktadır. Hatta bazı uzmanlar, ekonomik olarak çöküş yaşamakta olan Ermenistan’ın ödemeleri yapmakta zorlanacağı, tazminatları ödeyememesi halinde ise tazminat karşılığında toprak vermek zorunda kalabileceğine[7] dikkat çekmektedirler.

Sonuç Olarak;

Tek taraflı Barış gücü olarak Azerbaycan’ın Karabağ Bölgesi’ne yerleşen Rusya’nın, Türkiye dahil hiçbir ülkeyi Barış Gücü ortağı olarak yanında istemediği görülmektedir. Türkiye’yi Karabağ’da istemeyen Rusya, aynı zamanda jeostratejik çıkarları nedeniyle kaybetmek de istememektedir. Çünkü iyi bir enerji pazarı olan Türkiye, aynı zamanda enerjinin Batı’ya arzında güvenli bir güzergâh konumundadır. Enerji arzının sürekliliğine dayalı bir ekonomiye sahip olan Rusya, diğer bir taraftan da Türkiye ile Akkuyu nükleer santrali örneğinde olduğu gibi stratejik tesislerinin yapım ve enerji üretimi gibi kritik ortaklıklarının devam etmesini de arzulamaktadır.

Türkiye karar alıcı mekanizmaları buradan hareketle elinin güçlü olduğunu bilerek pazarlık etmeli ve Karabağ Bölgesi’nde Türk kara birliklerinin mutlaka yer alması sağlanmalıdır. Çünkü 25/26 Şubat 1992 tarihinde 83’ü çocuk, 106’sı kadın olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türkü’nün hunharca katledildiği Hocalı Soykırımı’nın Rus 366’ncı Motorize Piyade Alayı desteğinde yapılmış olduğu unutulmamalıdır. Ermenistan’a bırakılan Dağlık Karabağ bölgesinde yine Rus kontrolünde yeni soykırımlar yaşanmaması için bu konu önemlidir.

Bölgede havaalanına sahip tek merkez olan Hocalı ile Hocavend, Hankendi ve Ağdere başta olmak üzere ateşkes anlaşması ile statüsü tanımlanmadan zımnen ve fiilen Ermenistan’a bırakılan Azerbaycan toprakları, ileride yapılacak barış görüşmelerinde masaya getirilmeli ve mutlaka geri alınmalı, BM tarafından tanımlanan Azerbaycan topraklarının bütünlüğü korunmalıdır. Giden canlar geri gelmeyecek olsa da bu sayede Hocalı ile sembolleşen ve Ermeniler tarafından Karabağ genelinde hunharca uygulanan soykırımlarda can veren Azerbaycan Türkleri’nin ruhları belki huzura kavuşacaktır.

Son söz olarak; Rusya, Azerbaycan-Nahcivan arasındaki Zengilan Koridoru’na yerleşmekle sadece Türkiye-Azerbaycan veya Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle bağlantısını kontrol altına almış olmayacaktır. Çin’in “Kuşak Yol” projesiyle Avrupa ile olması planlanan bağlantısını da denetim ve kontrolü altına alacağı unutulmamalıdır.

                   :

İsmail CİNGÖZ; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.Sc. – BULTÜRK Ankara Temsilcisi. cingozismail01@gmail.com

 

[1] Armağan KULOĞLU; “Belirsizlikler ve Hatalar”, Yeniçağ, 20.11.2020.

[2] Fars Haber Ajansı; ““Rusya’nın Üst Düzey Yetkilileri Erivan ve Bakü’yü Ziyaret Etti”, 22.11.2020.

[3] Deutsche Welle; “Rusya’dan Ermenistan’a Koşullu Yardım Vaadi”, 21.11.2020.

[4] Deutsche Welle; “Rusya’dan Ermenistan’a Koşullu Yardım Vaadi”, 21.11.2020.

[5] Milliyet; “Son Dakika: Ermenistanlı Komutanın Söyledikleri Şok Etkisi Yarattı! Rus Sistemleri Aldık Ama...”, 20.11.2020.

[6] Deutsche Welle; “Kremlin: Dağlık Karabağ’da Türk Barış Gücü Askeri Olmayacak”, 10.11.2020.

[7] Fars Haber Ajansı; “İşgalci Ermenistan Ya Tazminat Ödeyecek, Ya Toprak Verecek”, 21.11.2020.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 2 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
KAPİTALİZMİN MABETLERİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ÇÖZÜM, TEMİZ ENERJİ
Halit Aydıngöz
Halit Aydıngöz
VATANDAŞIN EKMEĞİ İLE OYNUYORLAR
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
EFSANE ÖĞRETMEN AVAR
Esra SARI
Esra SARI
GENÇLER OYUN BAĞIMLISI MI?
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
YERLİ VE MİLLİ DİN ANLAYIŞI
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
TÜRKLERİN ANA YURDU
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
2021’E DE ZAMLARLA GİRDİK
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KADEMELİ NORMALLEŞME
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
KÖRFEZ KRİZİNİN ÇÖZÜMÜNÜN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
MUTASYON
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
EVDEN ÇALIŞMA SORUNSALI
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KARABAĞ'DA BARIŞI KAZANABİLMEK İÇİN...
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
SANAL MÜZELER BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
BİL Kİ…
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DİN, GELENEKLERİN VE İRTİCANIN DÜŞMANIDIR
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
YENİ YIL YAZISI
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva