ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
'Tedbirlerde vitesi büyütmeye ihtiyacımız var'
'Tedbirlerde vitesi büyütmeye ihtiyacımız var'
Bakan Akar: Azerbaycan'ın yanındayız
Bakan Akar: Azerbaycan'ın yanındayız
Ankara'da DHKP-C operasyonu: 7 gözaltı
Ankara'da DHKP-C operasyonu: 7 gözaltı
Afrika'da antikor teslerine başlanacak
Afrika'da antikor teslerine başlanacak

Hüseyin ALPASLAN

CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA MİLLİ EKONOMİ ÇABALARI
2 Temmuz 2020 Perşembe

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından işgal edilen Anadolu, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Türk vatanperverlerin azim ve kararlılığı ile girişilen zorlu mücadelenin ardından yapılan İstiklal Savaşı ile düşmandan temizlenmiştir. 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Türk’ün zaferi ve Türkiye’nin tapusu olan Lozan Barış Antlaşması’nın 23 Ağustos 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından onaylanmasından itibaren 6 hafta sonra Lozan Barış Antlaşması’nda yer alan “Türkiye Topraklarının Boşaltılmasına İlişkin Protokol” ve açıklama[1] gereğince işgal devletleri 6 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’u ve Boğazları tamamen terk etmişlerdir.

29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilen Cumhuriyet ile toplumun çağdaşlaşması ve milli devlet olma yolunda çalışmalara başlanmıştır. Düşmanla yapılan savaş kazanılmıştır, şimdi ekonomik esaretten kurtularak gerçek bağımsızlığa ulaşma zamanıdır. Ancak, uzun yıllar boyunca batılı devletlere imtiyaz sağlayan kapitülasyonlar ve ikili ticaret antlaşmalarıyla emperyalizmin sömürgesi haline gelen Osmanlı İmparatorluğu’nda Balkan ve Birinci Dünya Savaşları’yla beraber her alanda yokluk ve yoksulluk zirveye çıkmıştır. 1923 yılına gelindiğinde sanayi ve teknolojide başka ülkelere bağımlı bulunan ülkenin tek gelir kaynağı tarımdır. Ülkede mili sermaye, milli sanayi hatta milli bir burjuvazi dahi yoktur.

Mustafa Kemal için ekonomi; ulusun kalkınması için hayati öneme haiz, doğrudan halkın refahını ve geleceğini belirleyecek bir gerçek ve ihmal edilemeyecek kadar önemli bir meseledir. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, ekonominin ülkenin her alanına etki eden kıymette olduğunu şu sözleriyle ifade etmiştir. “Hayat demek, ekonomi demektir”[2].

Mustafa Kemal, dünyada mevcut ekonomik sistemlerle ilgili nasıl bir yol ve yöntem izleneceği konusunda iktisatçılardan aldığı bilgiler ve yaptırdığı çalışmalardan sonra; ne sosyalist sistemi ne de liberalizmi tercih etmeyerek; Türkiye’nin kalkınarak hızlı bir şekilde geri kalmışlıktan ve ekonomik darboğazdan kurtulması amacıyla farklı bir yol izlemeye karar vermiştir. “Özel girişimciliğe yer veren, ancak kapitalist olmayan; devletçiliği öne çıkaran, ancak sosyalist olmayan ya da her ikisi de olan bir ekonomik kalkınma modeli”[3] ile üretime dayalı bir kalkınmayı hedeflemiştir. Tamamen Türkiye’ye has bir karakteristiği olan bu ekonomik modelin merkezinde devletçilik yer almıştır. Bu doğrultuda beş yıllık sanayi planları hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.

Milli Tarım Ekonomisi

Özellikle 19’uncu yüzyılda Anadolu’nun birçok yerinde verimli topraklar yabancılara satılmıştır. Türkler babadan kalma ilkel usullerle tarım yapıyordu. 1927 yılında 1 milyon 187 bin karasaban 211 bin demir pulluk bulunuyordu[4]. Tarım alanında bilgisizlik, öşür(aşar) vergisi[5] ve mültezimler[6] köylüyü borçlu, yoksul ve tarım yapamaz bir duruma getirmişti.

-1923’ten sonra tarımı kalkındırmak ve millileştirmek maksadıyla yapılan belli başlı hamleler şöyledir;

-1925’te öşür(aşar) vergisi kaldırıldı

-Tohumluk alımında gümrük vergisi kaldırıldı

-Çiftçiye faizsiz uzun vadeli krediler verildi

-Orta dereceli tarım okulları, yüksek Ziraat Mektebi ve Veterinerlik Enstitüsü açıldı

-İpekböcekçiliği okulları ve enstitüsü açıldı

-Yurt dışına tarım eğitimi almak için öğrenciler gönderildi.

-Traktör kullanan çiftçilere mali ve eğitici destek yardımı getirildi

-Ülkenin birçok ilinde tohum ıslah istasyonları kuruldu

-Zirai Kredi Kooperatifleri kuruldu ve teşvik edildi

-Hayvan iyileştirme kanunu çıkartılarak çiftlikler kuruldu.

-Tarımda yapılan hamleler kısa sürede sonuçlarını verdi. Buğday, tütün, üzüm, pamuk, fındık ve incirde 4 yıl içerisinde  %100’leri geçen üretim yapılarak yarısı ihraç edildi.

Milli Sanayi ve Üretim Ekonomisi

1923 yılında ülkede birkaç silah atölyesi ile iki tane dokuma fabrikası dışında üretim yapan bir tesis bulunmuyordu. Ülke, batı’nın pazarı haline gelmiş, yerli sermaye hiç yoktu. Ülkenin sanayide kalkınmasının yolu ulusal üretim ile büyüme hamlesinden geçiyordu. Üretimi esas alan sanayi hamlelerinin bir kısmı şunlardır;

-Yerli sanayi ve ticareti koruyan gümrük vergileri düzenlemeye sokuldu

-1926’da Alpullu ve Uşak şeker fabrikaları açıldı

-1927’de önce “Sanayi Teşvik Kanunu”, sonra “Milli Sanayi Teşvik Kanunu” çıkarıldı

-1929 yılında dünyada yaşanan ekonomik buhran üzerine devletçilik politikası daha etkin rol aldı

-1933 yılında Sümerbank kuruldu

-1933’te “Petrol Arama ve İşletme İdaresi” kuruldu

1933’de “Altın Arama ve İşletme İdaresi” kuruldu

-Yeraltı kaynaklarından yararlanmak maksadıyla 1935’te Etibank kuruldu

-1935’te Maden aramaları yapmak ve üretime geçirmek için  “Maden Tetkik Arama Enstitüsü” kuruldu

-1936 yılında Çubuk Barajı açıldı

-1923-1938 yılları arasında ülkenin 22 şehrinde ve bazı yörelerde sanayi tesisleri, demir çelik, silah sanayi ve teknoloji alanında üretim yapan fabrikalar kuruldu

1938 yılına kadar ülkenin birçok şehrinde çimento, deri, kundura, şeker, çeltik, iplik ve çini fabrikaları kuruldu[7].

-Toprak sanayii, madencilik, gıda sanayii, kimya sanayii ve makine sanayii kollarında yapılan yatırımlar neticesinde; tekstil, maden kömürü, çimento, kösele, mensucat, şeker, un, sabun, kereste, cam ve dokuma gibi ürünlerde büyük oranlarda artışla üretim gerçekleştirildi[8].

Milli Ulaşım ve Bayındırlık Ekonomisi

1923’te savaşların yükünü taşımış, imardan yoksun Anadolu şehirleri; dar ve çamurlu sokaklarında dolaşan yoksul insanlarının görüntüsü içerisinde; yollar, parklar, sosyal alanlar ve ticaret merkezleri gibi kavramlardan uzak bir durumdaydılar. Şehirlerarası karayollarının yetersiz olması, mevcut olan toprak ve dar yolların kış aylarında doğaya yenik düşmesi ile ulaşım yapmak çok zor oluyor ve zaman alıyordu. Ülkede pazarın canlanması, ürünlerin taşınması için yol ve motorlu araçlara ihtiyaç vardı. Bu sorunları çözmek maksadıyla yapılan icraatlardan bir kısmı şunlardır;

-1925’te “Yol Mükellefiyet Kanunu” çıkartılarak 18-60 yaş arası erkeklere yılda 6-12 gün arasında yol inşaatlarında çalışma sorumluluğu getirildi

-1925’te “Türk Hava Kurumu” ve “Kayseri Uçak Fabrikası” kuruldu

-1926’da Kabotaj Kanunu çıkartıldı, Denizbank kuruldu ve limanlar devletleştirildi

-1926’da Eskişehir’de uçak bakım atölyesi açıldı

-1926 yılına kadar 27 bin 850 km. yol iyileştirmesi yapıldı

-1932 yılına kadar 1701 km. Karayolu yapıldı

-1933 yılına kadar birçok köprü, sulama kanalı, su bendi, ırmak ve çay iyileştirmesi yapıldı

-1933’e kadar 2213 km. 1938’e kadar 3038 km. yeni demir yolu yapıldı

-1933’te “Türk Hava Yolları Devlet İşletme İdaresi “kuruldu

-Sivil havacılığa destek verildi, 1933’te sivil havacılık uçak sanayi kuruldu ve yolcu uçağı üretildi. Sivil havacılık çalışmalarına 5 uçakla başlandı.

-Üretilen malların pazara zamanında ulaştırılması ve hızlı bir şekilde ihraç edilmesi maksadıyla ulaşıma önem verilmiş ve kısa zamanda ülke demir ağlarla örülmüştür. Mustafa Kemal Atatürk; geleceği göklerde görmüştür. Türkiye’nin şaşırtıcı bir hızla havacılıkta ileri ülkeler seviyesine çıkmasına, uçak üretmesine, fikri ve fiili önderlik yapmış ve yüksek dehası ile öngörüsünü bir kez daha ispatlamıştır.

Sonuç

Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında TBMM’de  konuşulan konulardan birisi de ekonomik bağımsızlık ve ülkenin düştüğü durumdan ayağa kalkarak en kısa şekilde nasıl kalkınması gerektiğine dair izlenecek yolun belirlenmesidir. 1923’te yapılan İzmir İktisat Kongresi’nde ekonomide stratejileri belirlemek ve yapılacakları kararlaştırmak için tüccar, işçi, sanayici ve çiftçi gruplarıyla toplantılar yapılmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye’nin kalkınması için sanayi başta olmak üzere birçok alanda önemli hamleler ve yatırımlar yapılmıştır.1929 yılında tüm dünyada yaşanan ekonomik buhranın etkisiyle Türkiye ekonomisinde de sıkıntılar olmuş ve bunun üzerine devlet ekonominin her alanına müdahale etmiştir. 17 Nisan 1934 tarihinde Türkiye’de  yürürlüğe giren (1934-1939 yılları) Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ile önemli sanayi hamleleri yapılmış ve birçok fabrika açılmıştır. İkinci Beş Yılık Sanayi Planı, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla uygulanamamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk; tüm ülkede ekonomik kalkınmayı ve özellikle sanayileşmeyi gerçekleştirerek gerçek anlamda bağımsızlığı kazanmayı bir milli dava olarak görmüştür. Çağının liberal ve sosyalist sistemlerini körü körüne taklitten kaçınmıştır. Türkiye’ye özgü ekonomik modellerle kalkınmayı, en kısa zamanda müreffeh ülkeler seviyesine çıkmayı hedeflemiş ve bu hedefe yürürken devletin kayıtsız kalmasına razı olmamıştır.

Sağlıcakla kalın…

Hüseyin ALPASLAN; Tarihçi- Yazar. alpasker.84@hotmail.com

[1] İsmail SOYSAL; “Türkiye’nin Siyasal Andlaşmaları I. Cilt”, s.212, Türk Tarih Kurumu, 2000, Ankara

[2] Arı İNAN; “Eskişehir-İzmit Konuşmaları”, s.191, Kaynak Yayınları, 1982, Ankara.

[3] Metin AYDOĞAN; “Atatürk ve Türk Devrimi”, s.309, İnkılâp Kitapevi Yayın, 2017, İstanbul.

[4] Metin AYDOĞAN; “Atatürk ve Türk Devrimi”, s.338.

[5] Öşür (Aşar); “Eskiden toprak ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergi” TDK Sözlük.

[6] Mültezim; “Osmanlı toprak sisteminde açık arttırma usulüyle belirli eyaletleri (özellikle merkeze uzak) kiraya vermeye iltizam, İltizam sahibi olan kişiye de Mültezim denirdi,” https://www.tukcebilgi.com

[7] Yahya Sezai TEZEL; “Cumhuriyet Döneminin İktisat Tarihi”, s.286, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1994, İstanbul.

[8] Feridun ERGİN; “Atatürk zamanında Türk Ekonomisi No; 1”, s.50-51, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Yayınları, 1977, İstanbul.

[9] Tarihten Esintiler.com.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 2 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Cemal hato 3 Temmuz 2020 Cuma  16:37

Yazılarınızda Atatürk Ve Cuhriyetle ilgili yazılarınızı heyecanla okuyorum tşkler

Yorumu oyla      0      0  
Garip GÜMÜŞ 2 Temmuz 2020 Perşembe  10:53

Yoktan varoluş doneminin ekonomi cephesini gözler önüne seren yazarımıza çok teşekkürler.

Yorumu oyla      0      0  
Mahir 2 Temmuz 2020 Perşembe  08:11

Teşekkürler

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PİYASALARIN SEYRİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ IV
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
KURULUŞUNDAN II. MEŞRUTİYET’E KADAR İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
HER ŞERDE BİR HAYIR
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
İYİ NİYETLİ HAREKETLER KARŞI TARAFI CESARETLENDİRMEMELİ
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
SOSYAL MEDYANIN ESİR ALDIĞI ÇOCUKLAR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
YIKINTILARIN İÇİNDEKİ UMUT
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
NEDEN BU HALDEYİZ?
Esra SARI
Esra SARI
TÜRKİYE’DE ÇOCUK YETİŞTİREMEME SORUNSALI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
ALTIN UÇUŞTA
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TURİZMİN LEZZETLİ HALİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
VAROLUŞ VE BENLİK
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HER ŞEYİMİZ DAHA BÜYÜK OLSUN..
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
YENİ MEDYA
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VARLIK VE VAROLUŞ KARŞISINDA DOĞRU DÜŞÜNEMEME SORUNLARI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
“BÜYÜK EKONOMİ”
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MISIR SİLAHLI KUVVETLERİ: ESNAFAT-I ASKERİYE
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva