ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
İşsizlik arttı
İşsizlik arttı
'İşgal kuvvetleri Mescidi Aksa'yı yıkmak istiyor'
'İşgal kuvvetleri Mescidi Aksa'yı yıkmak istiyor'
Dünya'da Kovid-19 vaka sayısı 20 milyonu aştı
Dünya'da Kovid-19 vaka sayısı 20 milyonu aştı
Arap ülkelerinde Kovid-19 vakaları arttı
Arap ülkelerinde Kovid-19 vakaları arttı

R.Bülend KIRMACI

CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE SİYASİ PARTİLER-2
15 Temmuz 2020 Çarşamba

1 Temmuz 2020 Çarşamba günü, bundan iki hafta önce bu yazı dizisinin ilk bölümünü yayınlamış ve ikinci bölümünü de kaleme alacağımı belirtmiştim. Şimdi günü geldi ve “Cumhuriyet, Demokrasi ve Siyasi Partiler -2 “ başlıklı yazımla karşınızdayım.

Yazı dizisinin ilk bölümünde daha çok Cumhuriyet’in kurumsal ve tarihi gelişim perspektifi içinden bakarak, demokrasi tarihimiz açısından yakın dönemdeki yapısallaşma konusuna değinmiştim.

Bu ikinci bölümde ise, daha çok siyasi partilerin işlevi ve işleyişi üzerinde durmaya çalışacağım. “Sol partiler” üzerinde yoğunlaşacağım. Siyasi partiler, program, tüzük, uygulama standartları, liderlik, kadro ve üyelerden oluşan Anayasal kurumlardır.

Demokrasinin vazgeçilmez kurumlarıdır. Dolayısıyla demokrasinin kalitesini bir yerde siyasi partilerin kalitesi belirler demek yanlış olmaz. Türkiye’mizde siyasi partilerin yasası ve yapısallığı itibariyle yenilenmesi gereken bir alana karşılık geldiği bilinmekte olup, bu yenilenmeler yapılmadığı için, özellikle gençlerin siyasete katılım noktasında tereddütler yaşadığı da bir vakadır.

Siyasi Partiler, demokratik bir disiplin mekanizmasına sahip olmalı, örgütsel başarım yani performans matrisleri geliştirerek parti içinde çalışkanlığı ve kitleye erişim oranını teşvik edip, ödüllendirmeli, “kadın kotası” yerine, kadınların daha çok temsil noktalarına erişebilmelerinin pratiğini sağlamalıdırlar. Öte yandan, partilerin gençlik kollarının ana kademe merkez yönetim ve karar kurullarında temsili de önemli bir olgudur. Gençliğin siyasete katılımına bu olgu katkı sağlar.

Siyaset düşünceye, ‘fikre’ dayanmalıdır

Yıllardır belirtmeye çalıştığım gibi; düşünce dünyadaki en büyük güçtür. Para, şöhret, makam gelir geçer, iktidar, kudret, karar “yer değiştirir”; ölümsüzlük kazanan tek şey; düşüncedir

Siyasetin düşünce akımlarının sentezinden beslenmesi, siyasal partilerde, düşünceye dayalı hareketlerin yükselmesi, esastır. Siyasi partilerin siyasal yelpazede, kendilerine yer açmaları programsal soruna karşılık gelir.

Oy tabanı itibariyle merkeze yerleşebilmeleri, “mevcut yelpazenin” sağında ve solunda kendilerine yer açmalarına bağlıdır. Bu tabii, tek taraflı bir işleyiş değildir; çok taraflı ilişkilerle belirir. Yürürlükte olan Cumhurbaşkanlığı sistemi bu yazının kapsamını daraltır, ona başka yazılarda değinmek, bununla birlikte geçerli seçim sisteminin ve tekelci medya yapılanmasının da elbet siyasi yelpazeyi etkilediğini hatırlamak uygun olacaktır.

Öte yandan, seçmenin, doğal olarak ekonomik zorluklardan, zamlardan, hayat pahalılığından yakınması başkadır, geliri, geçimi, sosyal şemsiye içindeki konumu ve emeklilik koşullarına dayanarak, ekonomik sınıf bilinciyle tercihlerini yapması çok daha başka bir şeydir.

Seçmen ve oy verme tavırları

Yılların “yasakçılığının” üzerine kendi özgürlüklerinden bile feragat edebilen bir medya yapılanmasının karartmasıyla, daha kolaylıkla manipüle edilebilen kitlelerden söz edilmekte, “işçinin sermaye partilerine oy vermesinin”, “kentsoylu girişimcinin solcu partilerde yer almasının”, “ilginçliği” bir yerde bu gerçeğin yansıması olarak belirmektedir.

Yine de bütün bu sosyal dinamikler, parti siyasetinin fikir akımlarının senteziyle olgunlaşması ve fikir akımlarına dayanarak toplum içinde yükselebilecekleri gerçeğini değiştirmez. Bu aynı zamanda evrensel bir kuraldır da… Özellikle de sol diskurda… Sol, tekelleşmeyi aşmak, ambargoları kırmak zorundadır. Böyle sol, olur, böyle biraz daha parti olunur!

Dünya’da sol siyasetin gelişimi

Sol’un köklerine inince… “Enternasyonal” işçi sınıfına Batı’dan dar veya Dünya’dan daha geniş bakış anlamında ayrışmalara konu olmuş, yakın tarihlerdeyse Irak savaşı İngiltere İşçi Partisi’nde “emperyalist mevzi” tartışmalarını başlatmış, İtalya solu, daha geniş bir ittifak eksenini -revizyonist suçlamasına aldırmadan- tartışmış ve yaratmış, Latin Amerika, korportist solculuğu özgürlük ilahiyatıyla dengeleyip ve sonra ikisini birden çevreye itekleyip, demokratik sosyalizme evrilmiş, Almanya’da sol, yeşillerden etkilenerek dengelenmiş, İskandinav solu, sosyal konutlar ve eğitim reformu alanında daha pragmatik sonuçlarla yenilenmiştir. Tabii içinde bulunduğumuz çağ da, emperyalist veya anti-emperyalist olmayı temel bir ayraç olarak belirleyecektir.

Bizde sol siyasetin gelişimi

Bizde de “merkez solun” düşünsel temelde ve partisel anlamda ilkelerine bağlı kalarak yenilenmesi, 1974 ve 77’de görüldüğü gibi, kendisini, iktidarın büyük partisi yapmıştır. Kitle partilerinde, hele ki, rekabet gücü düşünceye daha çok dayanması gereken ‘solda, merkez kanatın yanı sıra, uygulamada değişik düşünen kanatların olması doğaldır.

Yeter ki, demokratik disipline dayansın ve ana ilkelere sımsıkı sahip çıkılsın. Ne yazık ki, “medeniyetler çatışması”, “tarihin sonu” tezlerinin alanda karşılık bulduğu dünyamızın genel karartma çevrimden esinlenerek ve duvarların yıkılmasına karşın, üçüncü dünyaya yönelik, göçmen politikasından ya da silahlanma yarışından dolayı tekelleşen iklimden etkilenerek, bizdeki sol anlayış da giderek otokritikleşmiştir. Bu tabloda ve koşullarda, eşi emsali zor bulunan despotik bir siyasal partiler yasasının ardına sığınan liderlikleri eliyle de, düşüncenin tutsaklığına bürünmüştür.

Demokratik disiplin, özgür düşünce

Oysa, eğer özgürce bir tartışma olanağı olur-da, parti içinde yarışma düşünce temeline dayanırsa, toplumsal ve siyasal dinamiklere ve değişime yanıt verilmesi akamete uğramaz…

O arada, uygulama ölçünlerinin değil ana ilkelerin zemin dışı tartışılmasının etkisiyle; “değişimin” “başkalaşmaya” yol açması iddiaları da en aza iner, yenileşmeye direncin yarattığı rastlantısal dağılım minimize edilir ve toplumda karşılık bulan bir yapı-süreç tamamlaması yaratılabilir…

Bu nedenle ve tüm verili koşullarda, siyaset fikir akımına dayanmalıdır, “fikirden korkulmamalı”, aksine tutarlı fikirlere saygı duyulmalıdır. Tıpkı Atatürk’ün yaptığı ve saygı duyduğu gibi… Çünkü partiyi halkla buluşturacak, sendikasında, sivil toplumunda heyecan uyandıracak, özcesi Partinin kitleselleşmesine katkı yapacak olan, “Türkiye’ye Türkiye’den bakan”, toplumsal gereksinmeleri okuyan ve sorunlara çözüm önerileri getirebilen, o arada Dünya’daki gelişmelere dair söyleyecek sözü bulunan “düşünce akımlarıdır”…

 Buna karşılık, Parti siyaseti fikir akımına dayanmazsa, oraya göçebeler üşüşür, halk dışarıya itilir, böyle bir çevrelenme mevcut yönetime de fiilen ihanet edecek olandır. Oysa fikirden gelenler, düşüncesine güvenenler belli bir özgüvene sahip oldukları kadar düşünsel sadakate de sahiptirler, bedeli ödenmiş ilkeleri vardır, satın alınamazlar ve ilkelerini, istikballeri uğruna satmazlar! O insanlar, onlar gibi olanların yanına yaraşır elbet ve bunu gören halk partiye daha fazla iltifat eder, partinin siyaseti yükselme stratejisine oturur, söylemi kendi doğal tabanından beslenir, Parti daha da kitleselleşir ve hayatın siyaset dışı alanlarına bile, -özellikle kadın kollarıyla gençlik yapılanmasıyla- yerleşir…

 Sendika ve kitle örgütleri

Sendikaları gerileyen, sivil toplumu tam olarak ilerlemeyen koşullarda, siyaset de yeterince ilerleyemez ve yerli yerine oturamaz. Yapılan birçok kamuoyu araştırmasında Türkiye seçmeninin “tutuculaştığı” kaydedilmekte bu durum sınıf bilinciyle hareket edilme alanını daraltmaktadır.

Ülkemizde “sendikalaşma oranları” giderek düşmekte, demokratik kitle örgütleri alan ve mevzi kaybetmektedir. Öte yandan, Türkiye’de aktif parti üyeliği yani üye olanlara oranla çalışmalara katılan üye sayısının düşüklüğü bir yana bir yurttaşın birden çok kuruma üyeliği de yeterli noktada değildir.

Siyasi partilere düşen görev, özellikle de “sol” partilere düşen ödev; kendi siyasal alanlarını genişletirken sendika, kitle ve meslek örgütleri ile dayanışmak ve onlarla iş birliği halinde onlara da toplumsal alan açılmasına dolaylı katkıda bulunmaktır.

Siyaset, sendikadan, odalardan, barolardan, meslek kuruluşlarından, kooperatif ve demokratik kitle örgütlerinden düşünsel anlamda beslenerek ve onları fikren besleyerek ülkenin sorunlarına daha etkin çözüm önerileri geliştirebilir ve sayısal anlamdan önce sosyal anlamda iktidara yerleşebilir.

Bu anlamda bütün partilerimiz durumlarını gözden geçirmek ve tüzüklerini gerekirse yenilemekten kendilerini sorumlu saymalıdır. Kitle siyaseti, büyüme stratejisiyle olanaklı olacak, sorunlara en geçerli çözümler o sorunların asli sahipleri ile omuz omuza bulunabilecektir. Böyle bir siyaset bilime dayalıdır ve uzun soluklu başarımlara adaydır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 444 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Esra SARI
Esra SARI
TÜRKİYE’DE ÇOCUK YETİŞTİREMEME SORUNSALI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
ALTIN UÇUŞTA
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TURİZMİN LEZZETLİ HALİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
VAROLUŞ VE BENLİK
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
ERZURUM KONGRESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HER ŞEYİMİZ DAHA BÜYÜK OLSUN..
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
YENİ MEDYA
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ III
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
TURİZMDE SON DURUM
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
HİBRİT SAVAŞ VE TÜRKİYE
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
YAŞAMAK BAYRAMDIR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
GENÇLER UMUDU NEDEN YURT DIŞINDA ARIYOR?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VARLIK VE VAROLUŞ KARŞISINDA DOĞRU DÜŞÜNEMEME SORUNLARI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
“BÜYÜK EKONOMİ”
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MISIR SİLAHLI KUVVETLERİ: ESNAFAT-I ASKERİYE
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva