ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kapadokya kanunla korunacak
Kapadokya kanunla korunacak
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor

Şira Yıldız ASAN

ÇAĞIMIZIN SORUNU “GÜVEN”
15 Mart 2019 Cuma

Ne acıdır ki, kimseye ve hiçbir şeye güvenimiz kalmadı. Eminim şu an sizde aynen öyle diyorsunuz. Kime ve neye güveneceğimizi şaşırdık son yıllarda, artık sürekli kendimizi daha fazla korumaya çalışıyoruz her şeyden ve herkesten. Eğer mahkemeye işimiz düşecekse avukatımızdan tutun da yargıya kadar, komşumuzdan arkadaşlarımıza kadar, çocuğumuzun sosyal çevresinden arkadaşlarına kadar, nişanlımızdan eşimize kadar, emlakçıdan kasabımıza kadar uzayan bir zincirden söz etmek mümkün artık.

Yeni dünyada kendimizi güvende hissetmek gittikçe zorlaştı. Geç saatte sokağa çıkmak bile artık cesaret istiyor hele birde kadınsanız. Maddi ya da manevi her an bir kazıklanma ve kandırılma hissi ile yaşamak, toplumda huzursuzluk ve keyifsizlik yaratıyor. Ana haberlerde izlediklerimiz ve okuduklarımız da bizi aslında derinden etkiliyor ister fark edelim ister etmeyelim. Sürekli bir araştırma, detay ve gerçeği öğrenme peşindeyiz çünkü artık elimizdeki verilere sorgusuz sualsiz güvenemediğimizden hep temkinli olmaya gayret gösteriyoruz.

Günlerdir Esra Erol programında aranan 18 yaşındaki Ercan’ı tüm medyadan takip ettik örneğin. Aile kendi çocuklarına güvenerek gece dışarı çıkmasına izin veriyor fakat çevre onu zehirliyor. Elbette bu tür konular işlenecek ki, toplumda bir farkındalık oluşsun bazı konular hakkında. Bu genç çocuğun yüksek ihtimalle sentetik uyuşturucudan öldüğü söyleniyor ve bu tür uyuşturucu maddelere ne kadar kolay ulaşıldığının altı da çiziliyor. İstanbul’un göbeğinde Kadıköy ilçesinde neredeyse her köşede bu maddelerin temin edilebilmesinin, gençler için ne kadar büyük bir tehlike oluşturduğunu böylece ekranlara taşımış oldular. Peki, bu durumda kime ve nasıl güveneceğiz?

Bu sadece örneklerden bir tanesiydi. Mesela geçenlerde bir tanıdığımız noter onaylı sözleşme ile ev almıştı ve şu an tapusunu alamıyor. Yahut son yılarda sık yaşanan bir emlak terbiyesizliği var; ön satışlı yani maket üzerinden gördüğünüz sitelerden daire alırken havuzu, sosyal tesisi hatta marketi, acil çağrı butonları vesaire vesaire var deyip, günün sonunda bunların hiç birinin olmadığı evleri size teslim ediyorlar. Hatta inşaatı yarım bırakıp kaçıyorlar, örnekleri çokça mevcut. İki ortaklı iş yapıyorsunuz bir bakmışsınız iş ortağınız borçları size bırakıp ortadan yok olmuş. Yediğimiz gıda maddelerine bile güvenimiz kalmadı. Olanları ve yaşananları saymakla bitmez. Tabi ki bunlar yeni veya daha önce hiç yaşanmamış şeyler değil, fakat sorun şu ki eskiden onsa şimdi yüz oldu. Bu da toplumu ciddi bir güvensizliğe itti. En yakınından bile kazık yiyen kişi dışarıdakine hiç güvenemez hale geldi.

Son zamanlarda yapılan araştırmalarda; ilişkiler ve yaşam tarzlarındaki değişimler sonucunda ruhsal sorunlarda da artış gözlendiği görülmekte. Eşler, arkadaşlar, aileler birbirlerine güven duymakta sıkıntı yaşıyorlar. Güvensizlik kişiyi daha derin bir yalnızlığa sürüklerken ilişkilerde de yıkıcı etkiler yaratıyor. Ve en çok kullanılan cümle de “ben sana güveniyorum ancak çevreye güvenmiyorum” oluyor. Aileler çocuklarının, eşlerse birbirlerinin hayatını kısıtlıyor ve güvenilmeyen tarafı ya içe kapanıp tehlikeden korunmaya sevk ediyor ya da ona çeşitli yalanlarla dolu bir hayatın kapılarını aralıyor. Eşler birbirine güvenmiyor; sürekli birbirini takip eden çiftler, instagram mesajları, whatsapp kayıtları, facebook paylaşımları, gizlice oluşturulan hesaplar ve daha fazlası.

Anne-babalar çocuklarına güvenmiyor; özellikle ergenlik çağındaki çocuklarını hafiye gibi takip edip onları tehlikeden korumaya çalışıyorlar, bunu yaparken de hem ergenleri ürkütüp onlara yaşamın tehlikeli olduğu hissini yerleştiriyor hem de onların bağımsız ve kendine güvenen bireyler olmalarını engelliyorlar. Her şeyden önce şuna odaklanmakta fayda var güven problemi bireyin çocukluk dönemine ait çok temel bir problemdir; çözümü biraz zaman alabilir ve kolay olmayabilir. Aşırı koruyucu olmakla yol göstermenin arasındaki çizgiyi iyi belirlemek gerekir.

Aslında güven, diğer insanların hareketleri ve niyetleri hakkında istediğimiz beklentilerimizdir. Güven bir kez temin edildiğinde ilişkideki riskin algılanmasını da azaltır. Birbirlerine karşı yüksek güven duyan toplumların, aynı güveni duymayan toplumlara karşı önemli avantajları bulunur. Bu avantajlar içerisinde hızlı hareket edebilme becerisi, iletişimde rahatlık, kurulan işletmelerin çok çabuk büyümesi, kurulan işletmelerin yaşamlarını uzun süre devam ettirebilmeleri, ilişkilerin yürümesi, işlerin aksamaması, çevreyle daha yakın, huzurlu ve güven içinde yaşamak var. Son zamanda toplumda yok olan güven duygusunu tekrar nasıl sağlayacağız?

Öncelikle eğitimli bir toplum olmamız gerekiyor. Gelişmiş insanın en önemli özellikleri, doğruluk, dürüstlük ve adalettir. Kişisel gelişim de hayat boyu sürer. Çocukluğunda sevgi ve güven alamayan insanlar bu sorunları sebebiyle ileride birçok yanlışlara imza atarlar. Bu yapacakları yanlışları gidermek için, onların iyi bir çevrede yetişmeleri gerekir çünkü etrafındaki tanıdıkları sahtekârlık yapıyor ise o da bunu doğru sanacaktır. Çünkü kişinin bulunduğu çevre onun örnek aldığı çevre olacaktır. Toplumda güveni zedeleyen insanlar eksik insanlardır. Böyle kişileri nasihatle ve uyarılarla iyileştirilmeye çalışmamız daha faydalı olabilir toplum adına.

Aslında güven eşittir mutluluk. Güven, hayatınıza dair kararları alabilme özgürlüğü ve toplumsal fedakârlıktır. Güven maddi gücünüzden değil; sosyal bağlarınızdan ve aile değerlerinizden gelir. Samimi bir sosyal hayatta bunu destekler. Buna mahallelerdeki yakın ilişkileri de ekleyebiliriz. Mutlu yerlere baktığımızda hayatın ne kadar yerel ve samimi olduğunu görürüz. Eşinizle iyi bir ilişkiniz varsa kesinlikle daha mutlu oluyorsunuz. Evliliğin mutluluk gücü, eşinizle gerçek bir arkadaşlık bağı kurup kuramadığınızda yatıyor bu da güveni destekliyor. Ayrıca “gerçek” arkadaş çevreniz ne kadar genişse o kadar mutlu oluyorsunuz ve kendinizi bir o kadar güvende hissediyorsunuz.

Düşünülenin aksine güvende hissetmek ve mutlu olmak için çok para yeterli olmuyor. Yoksul toplumlar mutlu olmayı başarıyor çünkü sosyal bağları güçlü oluyor. Güvenli ve mutlu hayatın temelinin parada değil sosyal bağlarda olduğunu görmek gerekiyor. Örneğin bir insan kötü amaçlarla uyanıyorsa kendini güvende hissetmesi ve mutlu olması imkansızdır aslında. Kendimizi güvende hissetmek ve mutlu olmak için öncelikle başkalarına iyilik yapmamız gerekir. Mutluluğu ve güveni ararken öncelikle insanlara yardım etmek ve şu soruyu kendimize sormamız gerek, “Başkalarını nasıl mutlu ederim?”.. Önce yakın çevremizle başlayarak güvenin ve mutluluğun kapılarını açabiliriz.. Haftaya kadar sevgiyle kalın.. #iyiliktenyanaolalım

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
ABD’NİN TÜRKİYE UYARILARI
Esra SARI
Esra SARI
SOKAKLAR ÇÖP KUTUSU MU?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SURİYELİLER AĞAÇ DİKSİN
Halil YATAR
Halil YATAR
SAĞLIKSIZ ÇAĞDA SAĞLIKLI KALMA ÇABALARI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SAĞLIĞIMIZ ÇOK GÜZEL OLSUN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
''KİBİR'' VE ''KİBRİYA''
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEZİ İZLENİMLERİ III SLOVENYA'DAN SONRA 2. DİNİSİZ ÜLKE OLAN ÇEK CUMHURİYETİ(ÇEKYA), ESKİ ÇEKOSLOVAKYA-2
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
DÜNYANIN EN ETKİLEYİCİ YERLERİ BELLİ OLDU!
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
GENÇLİK HAFTASININ ARDINDAN
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GÖRÜNENLER VE GERÇEKLER
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD'NİN İRAN'DAN SONRAKİ HEDEFİ TÜRKİYE
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TÜRK SÜRÜCÜLERİN ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE OLAN İLGİSİ ARTIYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SAHİP OLANLAR VE OLAMAYANLAR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
İSTANBUL SEÇİMLERİ YENİLENİYOR, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva