ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
'Dün Beyrut'u öldürdüler'
'Dün Beyrut'u öldürdüler'
ABD'de Kovid-19'un bilançosu ağırlaşıyor
ABD'de Kovid-19'un bilançosu ağırlaşıyor
Sri Lanka'da genel seçim
Sri Lanka'da genel seçim
Türkiye genelinde en kapsamlı Kovid-19 tedbirleri denetimi yapılacak
Türkiye genelinde en kapsamlı Kovid-19 tedbirleri denetimi yapılacak

R.Bülend KIRMACI

BÜTÇE ‘20
6 Kasım 2019 Çarşamba

Bütçe iktisadi bir mesele olduğu kadar bir kültür meselesidir de. Parayı nasıl kazandığınız ve nereye harcadığınız sizin eğitiminizle ilgilidir. Okuldan, aileden, hayattan, çevreden aldığınız eğitimle ilgili… Devlet bütçeleri de aile bütçelerine benzer. Gelir eksi gider aradaki farktır. Bu fark olumluysa tasarrufa, yatırıma, ödemelere gider; olumsuzsa, bütün bunlardan vazgeçiş yanı sıra borçlanmaya yol açar. Şimdi önümüzde merkezi hükümetin bütçesi var: 2020 yılının pusulası! Bir bütçenin içinde öncelikle tasarruf olmalı. Savurganlık ve israftan kaçış yolları bulunmalı. Bir bütçenin içinde evvel-emir yatırım olmalı; üretken yatırımlar hedefi ortaya konmalı. Bir bütçenin içinden istihdam çıkmalı, teknolojiye, araştırmaya destek yükselmeli ve bir bütçe her şeyden önce sosyal olmalı; kamunun malı olmalı; halka mal edilmeli… Oluyor mu? Olmuyor!

Denklem yanlış

Borcu borçla çevirmenin sınırlarına dayanmış, sıcak para müptelası bir ekonomi, dikiş tutmaz yamaları, üstü örtülmez açıkları ve çuvala sığmaz yanlışları ile karşımızda duruyor. Nereye gideceğiz bu bütçeyle?.. Hangi enflasyon hedefini tutturabileceğiz, kaç işsizi sokaktan kurtarabileceğiz, kaç aileye sosyal yardım yapabileceğiz, hangi köyde okulları yenileyip, hangi kasabada sağlık ocaklarını ihya edebileceğiz, belli değil… Belli olan şey, dolaylı vergilerin dolaysız vergileri çok aştığı, geçici vergilerin kalıcılaştığı ve vergi aparatının ciddi yanlışlıklarla dolu olduğudur. Sonuçlar üzerinde konuşmuyoruz. Bir denklem var yanlış kurulan bunun üzerine ışık tutuyoruz. Değişmesi gerekiyor; önceliklerin ve de ana fikrin! Sağlam para artı denk bütçe tekrar hedefimiz olmalı. Tasarruf, yatırım, üretim altın üçgeniyle!

Dolaylı vergi

Evet 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi Aralık ayında TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlanacakSanayisiz, istihdamsız, sosyal yaraları saramayan, bölgeler arası gelişmede, hane halkları gelir bölüşümünde adaleti aramayan bir bütçe önümüzde! Adına “Bütçe ‘20” diyelim ve değerlendirmeye devam edelim… Bütçe ‘20’de, TMMOB Makine Mühendisleri Odasının uzmanlık tespitince de teyit edildiği gibi; “gelir vergilerinde yüzde 11’lik bir artış öngörülürken, çoğu emekçi halk tarafından üstlenilen ÖTV, Harçlar, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ve KDV gibi dolaylı vergilerde yüzde 35’e yakın artış öngörülmektedir.Öte yandan, daha geçenlerde çok yerinde bir tespit olarak “az kazanandan az çok elde edenden çok vergi” dendi; bu anlayış da yüreklere su serpti ancak, Bütçe 20’de genel vergi yükü yine emekçinin ve emeklinin üstünde… Bütçe 20, sosyal bir bütçe olmaktan bu niteliğiyle hayli uzakta

Denge noktası yanlış

Bütçe ‘20 olgunlaşırken son 3 aya 80,6 milyar TL “bütçe dengesi açığıyla” girilince, zamların yanı sıra, bedelli askerlik (ki, çok sakıncalı bir tercihtir-RBK) imar affı ve “yedek akçe” gibi kaynaklarla bu açık kapatılmaya çalışıldı. Ancak ağır zamlar bir yana bütün bu “yan yollar” bizi feraha çıkarmadı. Bütçe dengesi açığı 90 milyar TL dolaylarına yükseldi. Bütçe ‘20 kalkınma yolunda yürüyen bir ülke için tavsiye edilebilir ana fikirlerden (tasarruf, yatırım, üretim) ve de (vergi adaleti, ücret hakkaniyetine katkı) uzak bir bütçe görünümünde olduğu için, 2020 yılında da, gazdan elektriğe, ulaşımdan posta hizmetlerine yeni zamlardan ürperir haldeyiz. Oysa bir başka gerçeklik daha var:  Kamu mal ve hizmetlerinde “fiyat artışları” hayatın gerçeklerini aşan ve maddi ihtiyaç çerçevesinden taşan bir ihtiyat bir alışkanlık haline gelirse, bu durum, kaçakları (kaçakçılığı) azdırır, öte yandan vergi de bir araç halinden bir amaç haline gelirse bu da kayıpları artırır. Devekuşu gibi başımızı kuma gömmenin ve elde avuçta ne varsa satıp, kara kışta türkü söylemenin alemi yoktur.

Borçlanma, faiz ve döviz

Evet borçlu bir ülkeyiz! Yurttaşlar olarak bizler de bankalara borçlu bir toplumuz! Borsayı, bankayı yabancılara açıp, ihalelerde geri ödemeleri dolara bağlayıp, sonra da döviz neden arttı diye yakınıp duruyoruz… Dolara bağlanan biz, dolarla ağlayan biziz! Gerçekten tam on yedi yıldır döviz cinsinden borçlarda yüzde 244 artış olmuştur. O arada, 2019 yılında bütçe gelirlerinin yüzde 16’ya yakın bir kısmı faiz ödemelerine aktarılmıştır.  Bakın uzmanlar daha neler diyor: “2020 bütçesinde sanayiyi, üretimi güçlendirmek adına yeterli kaynak ayrılması bir yana, sanayisizleşme, yatırımsızlığa ilişkin anlayış korunmuştur. 2019 bütçesinde yüzde 4 düşürülen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesi, 2020’de de olduğu gibi korunmuştur.” Bu bütçede rakam vardır, aritmetik yoktur; bu bütçede tüketim vardır, üretim yoktur; bu bütçede vergi yükü vardır, kamu yatırım etkinliği yoktur; bu bütçede borçlanma vardır, katma değer yoktur!

Yeni bir denklem şart

Oysa, gençlerimize iş bulmak, emeklilere insanca bir yaşam sunmak zorundayız. Tarımdan geçinenleri güvenceye kavuşturmak, toprağın bereketini sofralara yansıtmak durumundayız. Borçlarımızı hızla kapatmak, yeniden borçlanmamak için azami tasarruf yapmak, bunu da ilkin kamudan başlatmak, elde edeceğimiz gelir fazlasını üretken yatırımlara yöneltmek ödevindeyiz. Gelir dağılımını düzeltmek, vergide adalet, ücretlerde hakkaniyeti gerçekleştirmek görevindeyiz. Artık “özelleştirmelere” son vermek, oraya buraya termik santral dikmek yerine, ağacımızı, ormanımızı, deremizi, denizimizi gözümüz gibi esirgemek yükümlüğündeyiz. Türkiye’yi köyü kenti 7/24 hayat dolu bir ülke yapmak idealimizi yaşama geçirmek sözümüzdeyiz. Baktığınız zaman bunları hepimiz istiyoruz… Bunlar,, üç aşağı beş yukarı hemen bütün partilerin programlarında var. Şimdiye kadar tuttuğumuz yanlış yolları bırakmalı ve bugünkü ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluklarımızı savsaklamadan el birliğiyle yerine getirmeliyiz. Tıpkı sınır-ötemizde yürütmekte olduğumuz haklı ve meşru öz-savunma harekatında kenetlendiğimiz ve bunun için en başta can veren Mehmetçilerimiz olmak üzere toplumca belli bedeller ödediğimiz gibi, bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü koruma yolunda iktisadi düzenlemeler açısından en büyük ulusal mutabakatı sağlamalıyız. O, şudur: tasarruf, yatırım, üretim! İşte bunun, bu denklemin bütçelerini aramalı, bulmalı, programlamalı ve yaşama geçirmeliyiz.

Sosyal Bütçe, yatırım ekonomisi

Bunun, bu denklemin tek tümceyle tanımı da şudur: Sosyal Bütçe, Yatırım Ekonomisi! Bütçeler de külfet milyonların, nimet azınlığın olamaz. Bütçenin kendisi büyük bileşik kaptır. Sosyaldir. Sosyal olmak zorundadır. Yani herkese hak ettiği kadarını garanti etmelidir. Öyle ki eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ayrılan paylar, çağdaş bir toplum olmaya yaraşsın. Öyle ki adalete, güvenliğe, kamu yönetimine aktarılan kaynaklar saydamlık içinde modern bir devlet olmanın görünümüyle bağdaşsın.

Bütçe, aile kavramını korusun! Yoksullukla savaşsın! Bütçe, gençlere iş sağlasın, tarımı desteklesin, milli enerji siyasetinin arkasındaki en büyük itici güç olsun. Bütçe günümüzü yazsın, yarınımızı kursun! Bütçe, güven versin, umut versin, bizi biz olarak geleceğe taşısın. O arada bütçe; bölgeler ve kentler ve aileler açısından gelir eşitsizliğini en aza indirgeyen ve öte yandan, herkese ama her kesime insanca ve hakça hizmetler sunan bir düzenin arkasında kale gibi vakar bir şekilde dursun… Bir kontrol kalemi olarak israfa dur desin. Bir işaret fişeği olarak yatırımcıları yüreklendirsin, bir çoban ateşi olarak kalkınma, büyüme, gelişme yolundaki ülkemizi aydınlatsın.

Bütçe, kamu üretken yatırımlarının en büyük dayanağı, fabrika, atölye, tersane, kooperatiflerin en büyük itici gücünü oluştursun

Öyle bir bütçe olsun ki, içinde herkes kendisini bulsun, içinde Büyük Türkiye olsun!

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
YENİ MEDYA
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ III
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
1915 ÇANAKKALE KARA SAVAŞLARI’NIN İKİNCİ SAFHASI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
TURİZMDE SON DURUM
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
HİBRİT SAVAŞ VE TÜRKİYE
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
YAŞAMAK BAYRAMDIR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
GENÇLER UMUDU NEDEN YURT DIŞINDA ARIYOR?
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
PANDEMİDE İKİNCİ DALGA ENDİŞESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
65 YAŞ ÜSTÜNÜN PSİKOLOJİSİ
Esra SARI
Esra SARI
YAŞIYORSAK HALA UMUT VAR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
ÖĞRENCİ EĞİTİM VE SORUNLAR
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SOSYAL MEDYAYA NELER OLACAK?
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
HANGİ SEKTÖR NE KADAR KAZANDI?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VARLIK VE VAROLUŞ KARŞISINDA DOĞRU DÜŞÜNEMEME SORUNLARI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
“BÜYÜK EKONOMİ”
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MISIR SİLAHLI KUVVETLERİ: ESNAFAT-I ASKERİYE
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva