ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








İçişleri Bakanlığı 15 AB uzman yardımcısı alacak
İçişleri Bakanlığı 15 AB uzman yardımcısı alacak
Ay’ın karanlık yüzü görüntülendi
Ay’ın karanlık yüzü görüntülendi
'Türkiye stratejik bir sanat alanı seçmeli'
'Türkiye stratejik bir sanat alanı seçmeli'
Grönland'de buz tabakası altında dev krater keşfedildi
Grönland'de buz tabakası altında dev krater keşfedildi
Kolon kanserine çare olacak bileşiğe Avrupa patenti
Kolon kanserine çare olacak bileşiğe Avrupa patenti

Şira Yıldız ASAN

BİZE NE OLDU? -1
13 Temmuz 2018 Cuma

“Zor şeydir İNSAN olabilmek. Dürüstlük, doğruluk ister. İyilik, güzellik ister. İçtenlik, güven ister. Merhamet, vicdan ister. Alçak gönüllülük, tevazu ister. Hoşgörü, saygı ister. Kendini bilmek, haddini bilmek ister.”
Bugünlerde içimde fırtınalar kopuyor, yazı yazmak, içimden gelenleri hiç durmadan haykırmak istiyorum. Sahi bize ne oldu? Yıllar geçtikçe insanlığımızı unutur olduk yaşanılanlardan dolayı. O kadar duyarsız, o kadar vurdumduymaz ve her şeyi kanıksar olduk. Herkesin gözünde bir karamsarlık, bir donukluk var.

Neden, niçin demeden, artık herkes herkesten korkar hale geldi. 
Sevmeyi, saymayı, selam vermeyi, sakin durmayı, empati kurmayı, paylaşmayı, iyilik yapmayı, dürüst olmayı, dinlemeyi, karşındakini anlamaya çalışmayı, yardım etmeyi, güler yüzlü olmayı, kısacası insan olmayı gerektiren davranış ve düşünce biçiminden hangi ara bu kadar uzaklaştık?
Hep nefret söylemleri, hep kızgınlık, hep öfke. Göz göze gelmekten korkuyoruz. “Merhaba” diyemiyoruz birbirimize. Hep şüphe ile bakıyoruz yanımızdan geçen insanlara. Korku dağları yaratılmış içimizde. Korkuyoruz her şeyden, kendimizden bile… Sahi ne oldu bize? Unuttuk mu insan olmayı? Unuttuk mu sevmeyi?

Bir sabah uyandığımızda konu komşu tanıdık tanımadık Allah’ın selamını esirger olduk birbirimizden. Unuttuk mu biz insanlığı, yardımlaşmayı? 
Yeni dünyanın agresif yaşam şekli mi bizi bu hale getirdi? Yaşamak sanki artık bir “Savaş” oldu..
Günün her anı bir mücadele ve yorgunlukla geçer oldu. Sakin ve huzurlu bir gün geçiremez olduk neredeyse. Akşam olduğunda beyinsel yorgunlukla yatıyoruz, sabah enerjimiz düşük bir şekilde kalkıyoruz çoğu zaman. Sahi neden? Çünkü artık dinginlikle değil hayatın her alanında saldırganlıkla yaşıyoruz maalesef. Nasıl mı? 


Güne bir kere trafik kabusu ile başlıyoruz. Akıl almaz bir şekilde risk alarak giden ve sizi de geren trafik magandalarıyla aynı yolları kullanmak zorunda kalıyoruz. Saygısızca ve cahilce, sizi de riske atacak şekilde araba kullananların gün geçtikçe sayısı artıyor bu toplumda. Kural tanımayan, sizin hakkınızın ırzına geçen “sürücülerle” doldu ülke. Trafik kabusu ile bitse bu gerginlik ne ala. Devam edelim.. 
Selam almayan ve vermeyen, en ufak bir anlaşmazlıkta bağıran çağıran hatta üzerinize yürüyen kişilerle doldu ve taşıyor memleketimiz artık. 


Alışveriş bile yorar oldu. Herkes bize bir şeyleri dayatarak, laf kalabalığı ile satmak ister oldu. Daha dün yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak isterim; sim kartımı almaya gittiğim bayide, sim kartının yanında cep telefonu satmak isteyen agresif bir satış temsilcisinden zorla kurtularak bunun yorgunluğunu yaşadım. Bununla da kalmadı, alışveriş merkezinin otoparkında arabamı yıkatmak isterken kendimi kaçar halde buldum çünkü oradaki beyefendi yıkamanın yanında zorla pasta cila, koltuk temizliği, araba içi parlatması gibi sonu gelmeyen ek uygulamaları “baskı ikna” yöntemiyle uygulamaya koymaya çalıştı. Alın size bir yorgunluk daha.. 


Daha sonra gıda alışverişi listem ile markete girdim ve indirimli olan birkaç ürünün kasa fişinde indirimsiz yazıldığını gördüm, düzeltmelerini talep ederek bekledim. Bu süre zarfında taşıyabileceğim adette olan poşetlerimi “arabanıza taşıyayım” diyen kasa arkasında bekleyen görevli beyefendinin baskıcı tavrından sıkılıp neden buna maruz kaldığımızı düşünerek arabama yürüdüm. Eve doğru yol alırken bir bayan şoförle erkek şoförün tartıştığına şahit oldum. Tartışmada erkek şoför sinirlerine hakim olamayarak arabasından inerek bayanın üzerine doğru yürüdü ve arabasını yumruklamaya  başladı ve trafikte kalan herkes bu duruma sadece seyirci kalmayı tercih etti! 


Bitmedi, devam edelim isterseniz.. Sitenin otoparkına girdim ve asansöre bindim, kimse kimseye tabii ki bir selam bile vermeden bindi, indi. Kapıma geldiğimde insan olduklarından şüphelendiğim ve yönetimin birçok kez “yangın dolabını kapatıyorsunuz, lütfen bu dolabınızı buradan kaldırın, kurallara aykırı” ikazlarına rağmen komşumun o beyaz “erzak dolabının” halen koridoru kapladığını gördüm. Akşamımı ise eve girdikten yarım saat sonra, karşı blokta üst katta oturan bir kadının balkonda bağıra çağıra “kendimi de aşağıya atacağım” diyerek gardırobunda ne var ne yok aşağıya çimlere fırlatırken görüp (tüm site sakinlerinin bunu bir sinema filmi gibi izlediğini fark edip) hemen güvenliği ve ambulansı arayarak bitirdim.
Tabii ki her günümüz bu kadar sinir bozucu veya yorucu geçmiyor. Üzücü olan şu ki, gerçekten insanlıktan uzaklaşmış olmamız. 


Özlemlerimiz, özlediklerimiz ve en çokta kaybolan insanlığımıza yanıyor içim.. İçimizdeki sevgi ve hoşgörü ağacını sulamayı unuttuk galiba..
“Uygarlığın gerçek ölçüsü; ne nüfus çokluğu, ne kentlerin büyüklüğü, ne de üretim bolluğudur. Gerçek ölçü, ülkenin yetiştirdiği insanların nitelikleridir.”
Bu haftada ufak bir “kıssadan hisse” öykü ile yazımı noktalamak isterim. “Bize Ne Oldu” ya haftaya devam etmek üzere.. sevgiyle, hoşgörüyle kalın..
Baba ördekle ana ördek, yavru ördekleri çevrelerine toplamışlar, onlara ördeklik dersi veriyorlardı. Baba ördek dersinin sonunu şöyle bitirdi:


— Yavrularım! Hayatta ördek olmaya çalışın. Hiçbir zaman ördeklikten ayrılmayın.
Yavrular,
— “Ne yapalım da ördek olalım? Ördek olmanın yolları nelerdir?..” diye sordular.
Baba ördek,
— “Çok kolay”, dedi. “Bizi örnek alın. Anneniz ve ben ne yapıyorsak, siz de öyle yapın!”
Yavru ördekler, ana ördekle baba ördeğe baktılar. Onlar ne yapıyorlarsa öyle yaptılar. “Vak vak” diye sesler çıkardılar. Suda yüzdüler, karada yürüdüler. Çiftleştiler. Yumurtladılar, kuluçkaya yattılar, yavru çıkardılar.


Baba ördekle ana ördek çocuklarını yine çevrelerine topladılar. Baba ördek onlara,
— Yavrularım! dedi. Artık siz yetiştiniz. Hepiniz iyi birer ördek oldunuz. Hiçbiriniz ördeklikten ayrılmadınız. Emeklerimiz boşa gitmedi. Hakkımız helal olsun. Allah sizden razı olsun.
Yavru ördekler,
—  “Biz  bir  şey  yapmadık  ki,”  dediler.  “Size  baktık,  siz ne yapıyorsanız, biz de onu yaptık…”
Köpek, kedi, balık, aslan, deve, fil, yılan, koyun, yeryüzünde ne kadar baba hayvan ve ana hayvan varsa, yavrularına kendileri gibi olmaları, bunun için de kendileri ne yapıyorlarsa öyle yapmalarını söylediler.
Yavru hayvanlar da baba hayvanla ana hayvana bakıp onların yolundan gittiler, sonunda iyi birer hayvan oldular. Baba hayvanla ana hayvan da ölürken, yavrularına memnunluklarını söylediler, haklarını helal ettiler.


Baba insanla ana insan, çocuklarını çevrelerine toplamışlar, onlara insanlık dersi veriyorlardı. Baba insan, dersinin sonunu şöyle bitirdi:
— Yavrularım! Hayatta insan olmaya çalışın, hiçbir zaman insanlıktan ayrılmayın. Çocuklar,
— “Ne yapalım da insan olalım? İnsanlığın, insan olmanın yolları nelerdir?” diye sordular.
Baba insan,
— “Çok kolay”, dedi. “Kendinize bizi örnek alın. Anneniz ve ben ne yapıyorsak, siz de öyle yapın!”
Çocuklar, baba insanla ana insana baktılar, onlar ne yapıyorlarsa öyle yaptılar. Hepsi de tıpkı tıpkısına babalarına benzediler.


Baba insanla ana insan çocuklarını yine çevrelerine topladılar. Baba insan onlara,
— “Yazıklar olsun!” diye bağırdı. “Hiçbiriniz bizim istediğimiz gibi yetişmediniz. Hiçbiriniz insan olmadınız. Hepiniz de insanlıktan uzaksınız. İnsanlıktan ayrıldınız. Artık ölüyoruz. Yazık oldu emeklerimize, boşa gitti. Bütün hakkımız haram olsun, Allah hepinizi kahretsin.”
Çocuklar şaşırdılar,
— “Peki, ama bize neden beddua ediyorsunuz? Biz yanlış bir şey mi yaptık yoksa… Size baktık, sizi örnek aldık. Siz ne yaptınızsa, biz de onu yaptık…”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Türkan 16 Temmuz 2018 Pazartesi  00:10

Yine ?ok g?zel yaz?n?z? her zaman zevkle okuyor haftay? sab?rs?zl?kla bekliyorum

Yorumu oyla      0      0  
Vedat 14 Temmuz 2018 Cumartesi  15:11

Senin k?seyi okuyunca Hayallere daldim Eskiden Bir bakkal Etem emmimiz vardi aylarca borc yiyecek alirdik. ?ogu zaman da aldigimizi yazmazdi. Eskiden eve gelirken komsuya cay icmeye girerdik. ?ogu zaman ak?am yemegi de. Eskiden telefon denen meret yoktu kimi ?agirsak yardima gelirki... Eskiden buzdolabi yoktu olsada bostu Ama Bir tabaktan yedik paylasmayi ogrenirdik S?imdi sofranin basinda herkesin elinde Bir telefon masada herkes kendi dizisini izliyor Neyse size iyi gunler Senin yazinda gecmis gunler gozumun onunden gecti

Yorumu oyla      0      0  
Besime ESEN 14 Temmuz 2018 Cumartesi  15:04

Her zamanki gibi cok dogru sozler, yazilar. Ilk defa yurt disinda olduguma, gurbetlik olsa bile mutlu oldum. Demek istedigim anlasilmistir.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
YOL ARKADAŞIM 2
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ŞİMDİ DE ENERJİ KRİZİ Mİ?
Halil YATAR
Halil YATAR
ALLAH'IN SESSİZ KULLARI…
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İSLAM, DOSDOĞRU OLMANIN ADIDIR.
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
BAŞARI MI? BAŞARISIZLIK MI?
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
BEKARLAR GÜNÜ
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ALİBABA BU SENE DE REKORUNU TAZELEDİ
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SOSYAL MEDYA VE ÇOCUK RESİMLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TRUMP’IN YANLIŞ HAMLESİ: AMBARGO
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİLGİ TEKNOLOJİSİNİN PARÇASI; ‘AKILLI ŞEHİRLER’
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KADINA ŞİDDETTE ADALET YERİNİ BULSUN!
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
5 KASIM “V” ÇILGINLIĞI
Esra SARI
Esra SARI
TEKNOLOJİ İLERLİYOR, BİZ YERİMİZDE SAYIYORUZ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
KENDİMİZ OLMAK, ÖZGÜR OLMAKLA OLUR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva