ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kapadokya kanunla korunacak
Kapadokya kanunla korunacak
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor

İsmail CİNGÖZ

AMERİKA’NIN KİRLİ TARİHİ
17 Nisan 2019 Çarşamba

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından dünya siyaseti açısından önemli bir konuma gelen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) iki kutuplu dünya sisteminde Sovyet Rusya’nın başını çektiği Varşova Paktı’na karşılık kurulan NATO ülkelerinin baş aktörü olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın mağlup ülkelerine, işgal ile başladığı “demokrasi ve özgürlük götürme hareketleri(!)” ni “Soğuk Savaş” yıllarında da sürdüren ABD, çıkarlarına uymayan onlarca ülkeye müdahale veya işgal hareketlerine devam etmiştir. Sovyet Rusya’nın dağılmasının ardından adeta rakipsiz kalan ABD; Irak, Afganistan, Libya ve Suriye devletlerine karşı sürdürdüğü işgal, müdahale ve kirli politikalarını Birleşmiş Milletler (BM) kararları hilafına İsrail lehine aldığı kararlarla sürdürmektedir. Ama kanunsuz ve BM kararlarına rağmen pervasızca yürüttüğü kirli uluslararası siyaseti kadar ABD tarihinin de kirli olduğu hatırda tutulmalıdır.

Amerika tarihi resmi olarak Kristof Kolomb’un Hindistan’a ulaşma amacıyla deniz seferine çıkmasıyla başlamaktadır. Portekiz Kralı 2. Joao’nun yardımcı olmaması üzerine İspanya hükümdarları Kastilyalı İzabella ile Aragonlu Ferdinand tarafından finanse edilen Kolomb, 12 Ekim 1492 yılında Bahama Adaları’na ulaşmıştır. Ardından 1504’e kadar üç sefer daha gerçekleştiren Kolomb’un İspanyol İmparatorluğu adına Büyük ve Küçük Antiller, Venezuela ve Orta Amerika kıyılarına da ulaştığı görülmektedir.

Kolomb, bu gezilerinde yeni bir kıta bulduğunu bilememiş olsa da tarihin en büyük keşfini yapmıştır. Hindistan kıyılarına ulaştığını zannederek yerlilere İspanyolca Hint manasına İndios diyen Kolomb’un çıktığı güzergahı takip ederek 1499-1508 yılları arasında sefere çıkan İtalyan denizci Amerigo Vespucci bulunan toprakların Asya Kıtası’nın parçaları olmadığını fark ederek bu topraklara “Yeni Dünya” adını vermiştir ve yeni bir kıta olduğunun kanıtlanmasıyla Amerika Kıtası olarak tarihe geçmiştir.

Bir şey daha var ki Amerika’ya ilk ayak basan kâşifin Kolomb olmadığı bilinmektedir. 11. Yüzyılda Leif Ericson liderliğindeki Vikinglerin bu kıtaya gidip geldikleri tarihi araştırmalar ile ortaya çıkmıştır. Fakat Amerika Kıtasına çıkan Kolomb, ilk yerleşim kolonizasyonlarını kurmuştur. En önemlisi de Kolomb; sömürgeciliği, kan, vahşet ve gözyaşı ile Kızılderililere uygulanan soykırımları da beraberinde getirmiştir.

Amerika’nın İspanya adına Kolomb tarafından keşfedilmesiyle birlikte diğer Avrupa ülkeleri de olaya dahil olmuşlar ve sömürgeci zihniyetle hücum etmişlerdir. Portekiz 1500’de, Fransa 1534’te, İngilizler de 1603 yılında gelerek kendi kolonilerini kurdular.

İspanyol Kraliçesi’ne Mektup yazan Kolomb; “Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar. Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz” dediği tarihteki yerini almıştır. Bu halk barbar Avrupalılar tarafından soykırıma tabi tutulmuştur.

Kristof Kolomb’un arkadaşının oğlu ve Domiken tarikatı papazı Bartolome de Las Casas’ın “Yerlilerin İmhasının Çok Kısa Tarihi” (Brevisima historia de la destruccion de las Indias) kitabında İspanyolların “Hıristiyan olmadıkları için” günahkâr saydıkları Kızılderililere karşı dini maske yaparak dehşet verici zulüm ve soykırım uyguladıkları görülmektedir[1].

Bartolome de Las Casas eserinde; “Amerika kıtasının yerli halkının gerek Kolomb’a gerekse ondan sonra gelen diğer Avrupalılara karşı gösterdiği misafirperver ve cömert tavır onları adeta büyülemişti. Fakat bu sevecenliklerine ve misafirperverliklerine karşı hem Kolomb hem de ondan sonra gelen Avrupalılar düşmanlıkla, ihanetle ve alçaklıkla cevap verdiler. Yakaladıkları Kızılderilileri ya öldürüyor ya köle olarak ağır işlerde çalıştırıyor ya da satılmak üzere Avrupa’ya gönderiyorlardı”[2] yazdığı görülmektedir.

Bartolome de Las Casas’ın; ‘’İspanyollar yararlanmak veya kötüye kullanmak amacıyla yerlilerin karılarını, çocuklarını alarak, emek ve alın teriyle kazandıkları besinlerini yiyerek işe koyuldular. Cüretkârlıkları ve küstahlıkları öyle arttı ki, Hristiyan bir yüzbaşı, bütün adanın yöneticisi sayılan, en büyük hükümdarın karısının ırzına geçti. İşte o zaman, yerliler Hristiyanları topraklarından kovmak için yollar aramaya başladılar, silahlandılar. Çok zayıf, az saldırgan, dayanıksız ve savunmasızdılar. Atlarını, kılıçlarını ve mızraklarını alan Hristiyanlar, yerli Amerikalıların daha önce hiç görmediği eylemlere başladılar: Katliam ve kan dökme! Köylere giriyor, çoluk, çocuk, yaşlı, hamile veya loğusa (kadın) demeden, ağıllarına sığınmış kuzulara saldırır gibi, karınlarını deşiyor, parçalara ayırıyorlardı.

Kimin tek bıçak darbesiyle bir insanı ortadan ayıracağı veya tek mızrak atışıyla başını keseceği, ya da bağırsaklarını ortaya dökeceği üzerine bahse giriyorlardı. Anne sütü emen bebekleri zorla alıyor, ayaklarından tutup başlarını kayalara çarpıyorlardı. Bazıları ise onları yüksekten ırmaklara atıyor, bir yandan da gülerek şakalaşıyorlardı’’ diyerek insanlık dışı vahşetlere nasıl tanık olduğu birçok kaynakta yer almaktadır. Hatta bebekleri en uzağa fırlatma yarışmalarının düzenlendiği, ağaçlara veya direklere astıkları kadınların ayaklarına da çocuklarını astıkları belgeler arasında görülmektedir.

İsa peygamber ile 12 havarisini kutsamak maksadıyla ayak parmaklarının uçları yere değecek şekilde darağaçlarına asılan, direkler üzerine tahta çubuklardan yapılan ızgaralara konulan veya vücutlarına saman yapıştırılan Kızılderilileri 13’er kişilik gruplar halinde altlarında ateşler yakılarak canlı canlı katledildikleri tarihi vesikalarda yer almaktadır. Kendilerini savunmak için bir beyaz adam öldürülmesi halinde karşılık olarak 100 Kızılderili öldürülmüştür. Haiti başta olmak üzere bir çok bölgede soyları kurutulan Kızılderililer olduğu bilinmektedir. Hatta General Philip Henry Sheridan’ın “En iyi Kızılderili ölü Kızılderili’dir” sözünün Amerikan vecizesi halini aldığı görülmektedir.

Kolomb’un Yeni Kıta’ya ayak basmasından itibaren katledilen Kızılderili sayısının 20 ile 70 milyon arasında olduğu değişik kaynaklarda görülmektedir. Rakamlar farklı olsa da Kızılderili soykırımı ABD’nin resmi devlet politikası olarak ele alınmıştır. Kelle başı 5 dolar verilerek teşvik edilen soykırım, bazı kişiler için adeta meslek halini almıştır. Hatta tehcir edilerek sürgüne gönderilen Kızılderililere yardım(!) amacıyla dağıtılan çiçek mikrobu bulaştırılmış battaniyelerle toplu kıyımların uygulanması ilk biyolojik silah olarak tarihteki yerini almıştır. Hatta beyaz adamın kendi öldüremediği Kızılderililerin açlıktan ölmelerini sağlamak için toplu bizon katliamları yapılmıştır.

Bu arada daha Koloniler kurulmaya başlarken kölelik uygulamasının da yaygınlaşmaya başladığı görülmektedir. Amerikan Katolik kilisesinin siyah hizmetkarların köle olarak çalıştırılmasını uygun gördüğünü açıklamasının ardından siyahi insanların yakalanarak Amerika’ya nakledilmesi hızlanmıştır. Köleliğin kaldırıldığı yazılı olan İncil dikkate alınmayarak ekonomik gerekçelerle kölelik müessesi uygulanmıştır. Hatta özgür bir beyaz kadın ya da erkek; zenci, melez ya da Kızılderili ile evlenmesi halinde sürgün ediliyorlardı[3].

Avrupalıların Kızılderililere karşı yapmış olduklarından dolayı 8 Eylül 2000 tarihinde ABD Kızılderili İşleri Bürosu tarafından bir özür beyanı açıklanmıştır. Fakat dikkat edilmesi gereken husus bu ABD adına soykırımın kabul edilerek yapılmış resmi bir özür olmadığıdır. Kolomb’un Amerika kıtasına geldiği yıllarda Kızılderili nüfusunun dünya nüfusunun yaklaşık %5’ine tekabül ettiği değerlendirilmektedir. Ancak 1 Temmuz 2007 itibariyle 4,5 milyon kaldığı ABD Federal Hükümeti tarafından açıklanmıştır. Buna rağmen halen ABD Kızılderili soykırımlarını kabul etmemekte direnmektedir.

Sonuç olarak;

Günümüzde insan hakları, özgürlük ve demokrasi havariliği yapan ABD, kendi vatanlarında katliama tabi tuttuğu Kızılderililerden ve Afrika’dan kaçırılarak köle edilen, insan olarak bile görmedikleri siyahilere yapılanları kabul etmeden Türkiye başta olmak üzere dünyaya ahkam kesemeyeceğini bilmelidir.

Amerikan yerlilerinin kan ve göz yaşları üzerine inşa edilen ABD demokrasisinin katliam, soykırım ve insanlık dışı muameleleri Kızılderili ve siyahilerle sınırlı kalmadığı dünya kamuoyu tarafından bilinmektedir. 1898’den günümüze; Meksika, Küba, Nikaragua, Hiroşima, Nagazaki, Guatemala, Endonezya, Laos, Kamboçya, Vietnam, Şili, Lübnan, Libya, Panama, Afganistan, Irak, Suriye ve daha birçok yerde doğrudan veya CİA operasyonlarıyla devam eden ABD vahşetlerini tarih kaydetmiştir.

Her 24 Nisan geldiğinde Ermeni diasporası tarafından Türkiye’yi soykırım yapmakla suçlaması beklenen ABD Başkanları’nın öncelikle ataları olan beyaz adamın yapmış olduğu ve “Kızılderili Soykırımları” nı tarihin kaydettiğini bilmesi gerekir. 1492’den itibaren yaklaşık 500 yıl süren ve “İndian Genocide” (Hint Soykırımı), “Amerikan Genocide” (Amerikan Soykırımı),Native Amerikan Genocide (Amerikan Yerli Soykırımı) isimleriyle tarihte yerini almış olan soykırımları, ABD resmi tarihinin inkâr etmesi, gerçeği değiştirmeyecektir.

Tarihinde soykırım uygulamamış, gittiği her coğrafyaya adalet ve barış götürmüş olan Türk Milleti’ni sözde Ermeni soykırımıyla suçlamak, suçlamaya yeltenmek; tarihi, soykırım ve vahşetlerle dolu olan ABD ve sözde medeni(!) Avrupa ülkelerinin hakları da yoktur, hadlerine değildir.

İsmail CİNGÖZ; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.Sc. – BULTÜRK Ankara Temsilcisi.

[1] İsmail Çal; “Kızılderili Katliamının Kısa Tarihi”, Press Medya, 29.11.2012.

[2] Fatih ORUÇ;” Amerika’nın Kızılderili Katliamı”, 30.01.2017, https://www.ayrintilihaber.com.tr/amerikanin-kizilderili-katliami-makale,815.html

[3] İhsan Burak BİRECİKLİ; “Amerika’nın Kuruluşu ve ABD-Avrupa İlişkileri (1776-1876)”, History Studies, ABD ve Büyük Ortadoğu İlişkileri Özel Sayısı, ss. 81-103, Samsun- Ekim, 2011.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
ABD’NİN TÜRKİYE UYARILARI
Esra SARI
Esra SARI
SOKAKLAR ÇÖP KUTUSU MU?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SURİYELİLER AĞAÇ DİKSİN
Halil YATAR
Halil YATAR
SAĞLIKSIZ ÇAĞDA SAĞLIKLI KALMA ÇABALARI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SAĞLIĞIMIZ ÇOK GÜZEL OLSUN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
''KİBİR'' VE ''KİBRİYA''
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEZİ İZLENİMLERİ III SLOVENYA'DAN SONRA 2. DİNİSİZ ÜLKE OLAN ÇEK CUMHURİYETİ(ÇEKYA), ESKİ ÇEKOSLOVAKYA-2
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
DÜNYANIN EN ETKİLEYİCİ YERLERİ BELLİ OLDU!
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
GENÇLİK HAFTASININ ARDINDAN
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GÖRÜNENLER VE GERÇEKLER
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD'NİN İRAN'DAN SONRAKİ HEDEFİ TÜRKİYE
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TÜRK SÜRÜCÜLERİN ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE OLAN İLGİSİ ARTIYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SAHİP OLANLAR VE OLAMAYANLAR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
İSTANBUL SEÇİMLERİ YENİLENİYOR, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva