ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








Kışın ayva yemeyi ihmal etmeyin
Kışın ayva yemeyi ihmal etmeyin
Uyku apnesi 20’li yaşlara kadar indi
Uyku apnesi 20’li yaşlara kadar indi
24. İklim Konferansı uzatıldı
24. İklim Konferansı uzatıldı
İspanya Shakira'yı vergi kaçırma suçladı
İspanya Shakira'yı vergi kaçırma suçladı
Milyonlarca Yemenli Hudeyde anlaşmasını bekliyor
Milyonlarca Yemenli Hudeyde anlaşmasını bekliyor

Şira Yıldız ASAN

ALIŞMAYALIM HER ŞEYE DE ALIŞMAYALIM..
9 Kasım 2018 Cuma

Modern hayatta rahata, emeksiz kazanca, tembelliğe, mutsuzluğa, gürültüye, yalnızlığa, kavgalara, savaşlara, vahşetlere, kibirli başarılara, dev gökdelenlere, faizli kredilere, unutmaya ve en sonunda da merhametsizliğe alıştık. Artık garipsemiyoruz bunları. Modernizm denilen şey en çok da alışkanlıklarımızı esir aldı. Gerçekten her şeye ama her şeye alıştık. Hiç bir şey tuhaf gelmiyor artık bize. Sorgulamıyoruz, düşünmüyoruz, elimizi vicdanımıza koymayı çoktandır unuttuk zaten ve bana göre en anlaşılmazı da arada derede kaldık her şeyde.
Sahi bizim gelenek ve göreneklerimiz neydi? Bu toplum hangi kültürle büyüdü? Bize göre doğru yanlış neydi? Bize ne oldu da böyle bunları sorgulayacak hale geldik cidden? Evet, çok şeye alıştık ve alıştırdık kendimizi..
 

Akrabaları, dostları, komşuları bıraktığımızdan beri televizyona alıştık.
Yaşlılarımızı evlerde yalnız bırakmaya alıştık, bakamadık huzur evlerine vermeye alıştık.
Yerli dizilerle lüks ve sosyetik hayata alıştık.
Kitap okumayı tamamen bırakarak, internete ve televizyona bağımlı olmaya alıştık.
Ali’nin külahını veliye, velininkini de Ali’ye giydirmeye alıştık.
Kredi kartlarına, bitmek bilmeyen taksitlere ve borçlara alıştık.
Az çalışıp çok harcamaya alıştık. Aza değil, çoğa alıştık.
Ufacık bir çıkar için bile herkese boyun eğmeye alıştık.
Parasız nasıl yaşanacağını öğrenmeden, paralı yaşamaya alıştık, çocuklarımızı da alıştırdık.
Özgürlüğü öğrenemeden, ihtiyaçlarımızın kölesi olmaya alıştık.
 

Son moda nargilecilere ve her yere nargile girmesine ve içilmesine alıştık.
Bir tarafta son moda avrupai kıyafetlerin yanında, diğer tarafta tesettür modası görmeye alıştık.
Bir tarafta kutlu doğum haftası kutlanırken, diğer taraftan cadılar bayramının kutlanmasına alıştık.
Ramazan sohbetlerindeki uzmanlara sorulan akla ziyan sorulara alıştık.
Arapça tabelalara ve işletmelere alıştık.
Yeni moda Osmanlı konseptli kına gecelerine ve sünnet düğünlerine alıştık.
Diyet yemeklerine, pilatese, yogaya, detoksa alıştık.
Yan semte gitmek zorluk oluyor diye facetime’dan görüşmeye alıştık.
 

Gereğinden fazla alıp, kullanmamaya alıştık.
Gereğinden fazla tabaklara yemek alıp yarım bırakarak, yemekleri dökmeye alıştık.
Evde sağlıklı, kaliteli ve ucuz yemek yapmak varken, dışarıdan pahalı yemeye alıştık.
Konuşarak bile anlaşamamaya alıştığımız gibi başkalarını karalamaya çok alıştık.
Kalabalıklar içinde yapayalnız yaşamaya ve bencil olmaya alıştık.
Alışkanlıklarımızın esiri olmaya alıştık.
Kişilerin hastane ve doktor ziyaretlerini facebook’ta paylaşmalarına ve bu durumda gelen tüm yorumlara cevap yazmalarına ve yazmaya alıştık.
Facebook’ta ölen yakınlarının fotoğraflarıyla ölüm duyurusunu yapanlara alıştık. Gelsin beğeniler ve yorumlar misali.
 

İnternet ve sosyal medya sayesinde herkesin evine, ailesine ve özeline girmeye, takip etmeye hatta gözetlemeye ve merak etmeye alıştık.
Zengin, mevki sahibi menfaat potansiyeli yüksek akrabalarımızı ve arkadaşlarımızı daha çok severmiş gibi yapmaya ve pohpohlamaya alıştık.
Fakir, gariban yoksul çevremizden bir şey ister korkusuyla kaçmaya ve yardım etmemeye alıştık.
Patron isek maaştan, çalışan isek zamandan ve işten, tüccar ve esnaf isek maldan çalmaya alıştık.
 

Çocuklarımızın her isteğini yerine getirmeye, şımartmaya ve tatminsiz büyümelerine izin vermeye alıştık.
Aldatmaya, seviyormuş gibi yapmaya ve dürüst olmamaya alıştık.
En çok da kul hakkı yemeye ve yalana alıştık..
Yalan artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Yalanların havada uçtuğu zamanı yaşıyoruz. Yalan söylemeye cesaret edenler için çokta önemli değildir aslında. Bir başka yalanla ört bas etmeyi de bilirler. Bizler ise karşımızdaki kişinin yalan söylediğine şahit olduğumuzda tepki bile göstermiyoruz artık. Yalanlara alıştığımız yetmiyormuş gibi bizi üzen yalanlara sabır göstermeyi de öğrendik.
 

Mark Twain “Bazı insanlar için gerçek yalandan daha tuhaftır ama ben bu gerçeğe çok alışığım.” demiş.
Alışmayalım, her şeye de alışmayalım. Sadece bizi iyi yapacak şeylere alışalım. Her canlının bir gün öleceğini düşünerek bu fani dünyada iyi olmaya ve geriye hatırlanacak iyi şeyler bırakmaya gayret gösterelim ki, bu gezegende varlığımızın bir anlamı olsun.
Kısa bir bilgelik öyküsü ile sizi haftaya kadar sevgiyle uğurluyorum.
Bir bilgenin öğrencileri bir gün sormuşlar; “İnsanlar neden kötü alışkanlıkları daha kolay ve iyi alışkanlıkları daha zor edinirler? Neden iyi alışkanlıklarını uzun süre muhafaza edemiyorlar?”
 

Yaşlı bilge; “Peki, ben size şöyle bir soru sorayım; “Eğer iyi tohumu güneşte bırakırsak ve kötü, çürümüş tohumu toprağa gömersek ne olur sizce?” demiş.
“İyi tohum kuruyacak güneşte, kötü tohum ise hastalıklı filizler verecek ve sağlıklı bir meyve oluşmayacak” diye cevaplamış öğrenciler.
Bilge devam etmiş; “İnsanlar da bu şekilde davranır; iyilikleri ruhlarında saklayıp filizlerini büyütmektense, açığa çıkarıp kayıp ediyorlar. Diğer yandan da günahlarını ve kötü taraflarını başkalarından saklamak için içlerinde gizliyorlar. Onlar orada büyüyüp insanı kalbinden yok ediyorlar... Ancak siz, bilge olun...” demiş.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Ali 14 Kasım 2018 Çarşamba  11:46

Çok güzel ve farkındalık oluşturan bir yazı. Keyifle okudum. Kaleminize sağlık.

Yorumu oyla      0      0  
Şehnaz 13 Kasım 2018 Salı  13:16

Elinize sağlık zevkle okuyorum malasef toplum olarak ne hale geldik çok doğru ???

Yorumu oyla      0      0  
Besime ESEN 12 Kasım 2018 Pazartesi  02:13

Doğru alıştık ama inş alışmıyalım kötü yanlışlara uzak durmak dileğiyle????

Yorumu oyla      0      0  
Arzu 10 Kasım 2018 Cumartesi  14:24

Elinize dilinize kaleminize sağlık çok güzel anlatım zevkle okudum

Yorumu oyla      0      0  
Zekeriya Erdoğan 9 Kasım 2018 Cuma  18:51

Modern kölelikmi bizmi??? Malesef köle olmayı tercih ettik saygılarımla...

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MÜNBİÇ VE FIRAT'IN DOĞUSUNUN ÖZGÜRLEŞTİRİLMESİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
HATIRALARIMIZ SİLİNMESİN
Halil YATAR
Halil YATAR
KARDA EĞLENİRKEN DİKKAT EDİN
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
YENİ YILDA YENİ BİR HAYAT..
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
EN ÇOK KAZANAN 10 YOUTUBER
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
BÜYÜME ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE BEKLENTİLERİN ALTINDA
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SARI YELEKLİLER VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
MONTREUX SÖZLEŞMESİ VE TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SAVUNMA SANAYİNDEKİ İHRACAT ARTTI
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI EVRENSEL; İNSAN HAKLARI İHLALİ DE!
Esra SARI
Esra SARI
DÜNYA KÜÇÜLÜRKEN SORUNLAR MAALESEF KÜÇÜLMÜYOR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
ENGELLİYE ASLA ENGEL YOK!
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İNSANIN VAROLUŞ AMACI VE SALİH AMEL KONUSU ÜZERİNE
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
TOPLUM LAYIK OLDUĞUNU İLLAKİ BULUR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva