ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
3 PKK'lı terörist sınır kapısında teslim oldu
3 PKK'lı terörist sınır kapısında teslim oldu
Hac ön kayıtlarında son 3 gün
Hac ön kayıtlarında son 3 gün
'Roman açılımı' Resmi Gazete'de
'Roman açılımı' Resmi Gazete'de
Irak kuzeyinde PKK’ya ait silah ve mühimmat ele geçirildi
Irak kuzeyinde PKK’ya ait silah ve mühimmat ele geçirildi
Kastamonu'da trafik kazası: 3 ölü, 2 yaralı
Kastamonu'da trafik kazası: 3 ölü, 2 yaralı

R Bülend KIRMACI

10 KASIM
13 Kasım 2019 Çarşamba

Bir 10 Kasım’da daha Atatürk’ümüzü andık. Böyle önemli bir günün hemen sonrasında insan başka bir konuda yazmak istemiyor… Gazi’yi her geçen yıl daha büyük bir özlemle ve bilinçle anıyoruz. Onun bize kazandırdıklarından ne kadarını koruyabildik ve ona ne denli layık olabildik konusunu bir yana bırakıyorum... Beni asıl sevindiren ve umutlandıran konu özellikle son yıllarda Atatürk’ümüzün çok geniş kesimlerce ve yurdun her köşesinde anılıyor olması, dahası, yurt dışındaki soydaşlarımız, akraba toplulukları ve hatta yabancılar tarafından da hak ettiği sevgiyi ve saygıyı görüyor olmasıdır. Atatürk, büyük bir askeri komutan, eşsiz bir kuramcı, etkin bir uygulamacıdır; yaşamımızın her alanına silinmez imzalar bırakmış, bence, öncesi ve sonrası benzeri olmayan bir kişilik olarak, Türk tarihindeki haklı yerini almıştır.

Anıyor ve daha iyi anlıyoruz!

Genci yaşlısı, kentlisi köylüsü, doğulusu batılısı, zengini fakiri, okumuşu okumamışı ile bu olgu, yani onun biricik değeri, giderek çok daha iyi kavranılmaktadır. Ulusumuz, Büyük Kurtarıcı ve Kurucusuna sahip çıkmaktadır. Tekrar etmek gerekirse beni en çok mutlu eden de Atatürk’e halkının sahip çıkıyor olmasıdır. O nedenle her 10 Kasım’da gözüm protokolde, devlet törenlerinde değil, halkın, yığınların, toplulukların ve özellikle de Cumhuriyet’i emanet ettiği gençlerin üzerindedir. Bu dikkatim şükür ki boşuna değildir, karşılığını, meydanlarda, tarlalarda, atölyelerde, okullarda, spor sahalarında, yaşanılan neresi varsa orada ve tabii Anıtkabir’de bulmaktadır.

Uygarlığımızı gün yüzüne çıkaran…

Atatürk, büyük bir askerdi. Fakat en az bunun kadar, büyük bir devrimciydi. Atatürk, aynı zamanda kültürel anlamda milliyetçi, akılcı bir halkçı, bilinçli bir Cumhuriyetçi, inançlara saygılı bir laik, pratik bir devletçiydi. Okuma yazması neredeyse olmayan, sanayisi bulunmayan, burjuvası yok sayılır, geçimini toprağa bağlamış, borçlu bir hazine üzerinden yabancılarca kuşatılmış ve yedi düvelin “kapanmamış hesapları” ile Anadolu’dan Orta Asya’ya sürülmek istenilen bir toplumu aldı, “kışkırtılan” iç isyanları bastırırken diğer yandan tarihin en görkemli savaş taktikleriyle önce askeri zafere; bağımsızlığına ulaştırdı... Sonra da, kadın-erkek eşitliği temelinde eğitimden, köy-kent birlikte kalkınma ekseninde ekonomik gelişmesine, gerçek özgürlüğe giden rotasına ulaştırdı. Bu topraklar üzerinde yaşamış, yaşayan ve yaşayacak olan herkes Atatürk’e borçludur. Çünkü Gazi, on bin yıllık uygarlık tarihimizin üzerindeki sis perdesini araladı, topraklarımızın üzerine örtülen kara şalı kaldırdı ve onun halkıyla birlikte yaptığı reformlar sayesinde, “kul” bireye, “tebaa” topluma, “ümmet” aynı zamanda Millete dönüştü.

Cumhuriyet olmasa Aziz Sancar da olmazdı

Nice fırtınalar atlatmış, nice kasırgalara dayanmış, kuşkusuz çağı açısından çok değerli vasıfları da olan imparatorluklar kurmuş, ama yeri gelince artık tarihin sahnesinden çekilmek durumunda kalmış bu milleti ve topraklarını, yani uygarlığımızı, içindeki cevheri ve özündeki dinamizmi açığa çıkararak, çağına taşımaya çalıştı Atatürk. Bu nedenle ve uğurda bizi hem tarihimize bağladı hem de çağdaş uygarlık düzeyinin bile üzerine çıkacak bir hedefi izleyecek iddialı bir yolculuğa çıkardı. Sadece Türk Dil Devrimini ele alsak bile bu gerçeği görürüz. Seslenişimize ve eski Türk tarihine en uygun Latin harfleriyle, zaten halkın dili olan Türkçenin yönetimce de kullanılabilirliği sağlandı ve bu sayede sözlü kültür yazılı kültürü besledi. Öte yandan halk (köy) okuma odaları ve sonrasında Köy Enstitüleri ile kalkınmada eğitimin itici gücü o güne kadar olmayan özgün bir modelle hayata geçirildi… Bu ikisi olmasaydı bugün bir Aziz Sancar’ı yetiştiremezdik.

En Büyük İktisatçı: Karma Ekonomi ve Sosyal Fabrika

Geçtiğimiz yazılarımda da işlemeye çalıştığım gibi Atatürk bence, aynı zamanda, dünyanın en büyük iktisatçılarından biriydi. Öyle ki, bir yandan tohumu, ilacı, gübresi ve traktörü ve de kooperatifçiliği ile tarımda ulusal kalkınmanın ve kendine yeterliğin toplumunu sağlamaya çalıştı, bir diğer yandan da, “her fabrika bir kaledir” diyerek kumaşından şekerine, demirinden pamuğuna ülke genelinde sanayileşme konusunda büyük adımlar attı. Onun kısacık zamanda açtığı fabrikalara ‘oransal olarak’ (gerçekleşme/zaman) günümüzde ne ülkemizdeki ne yurt dışındaki hiçbir liderlik erişebilmiş değildir. Atatürk, yaşayan, yarışan, gelişen bir anlayışla ve içinde tiyatrosundan spor alanına, sağlık ünitesinden okuluna küçük bir kentte yer alabilecek her şeyi barındıran “Sosyal Fabrika Projesi”nin de mimarı ve Nazilli Basma fabrikasının kurucusudur. Her şeyden önce Gazi, bugün demokrasisi gelişmiş İskandinav ülkelerince ve demokrasiye geçmeye çalışan eski Doğu Bloku ülkelerince benimsenen ve sahiplenilen karma ekonomi modelinin dünyadaki ilk müellifidir.

Anadolu topraklarından tüm dünyaya

Evet, Yunus’un, Mevlana’nın, Hacı Bektaş’ın toprağında, emperyalizmi ilk kez yenen, eşitlik temelinde özgürlüklerini, kültürel, ekonomik, sosyal kalkınma temelinde bağımsızlığını yücelten Türkiye, bugün, Büyük Önderinin öğretisi sayesinde dünyaya da söz söyleyebilecek bir ülke. Onun, Gazi’nin, insanca ve hakça bir yaşamı yalnız bizim Milletimiz için değil bütün insanlık için istediği, insan onuruna en yaraşır bulduğu ve gerçekten insancıl bir dünya kurulmasını ne kadar özlediğini ve önemsendiğini gitgide daha iyi anlıyoruz… Gerçekten,, Onun liderliğinin uluslararası değerini kavrayan UNESCO, 1978 yılında aldığı ve 1981 yılının Ata’mızın 100. Doğum yılına denk gelmesi nedeniyle yayımladığı Karar’da aşağıdaki paragraftaki tespitlerde bulunuyor..

UNESCO dile geliyor!

Uluslar arasında anlayış ve işbirliği ve uluslararası barış için çalışmış olan kişilerin gelecek kuşaklar için örnekler olacağına emin olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yıldönümünün 1981 yılında kutlanacağını hatırlatarak, Kendisinin UNESCO’nun yetki alanı ile bağlantılı tüm alanlarda olağanüstü bir reformcu olduğunu bilerek, Kendisinin özellikle sömürgeciliğe ve emperyalizme karşı verilen ilk mücadelenin önderi olduğunu kabul ederek, kendisinin halklar arasında anlayış duygusunun ve dünyanın ulusları arasında kalıcı bir barışın olağanüstü bir destekçisi olduğunu ve tüm yaşamı boyunca renk, din ve ırk ayrımı yapmaksızın bütün halklar arasında uyum ve işbirliğinin geliştirilmesi için çalıştığını hatırlatarak, dünya barışı, uluslararası anlayış ve insan haklarına saygıyı amaç edinmiş olan Atatürk’ün kişiliği ve yaptıklarının çeşitli yönlerini dünyaya tanıtmak amacıyla 1981 yılında bir uluslararası sempozyum düzenlenmesi için … UNESCO’nun Türk Hükümetiyle işbirliği yapması gerektiği kararlaştırılmıştır.

10 Kasım’dan “Son” Kasım’a

Bu 10 Kasım’da olduğu gibi “son Kasım”a kadar da Atatürk’ümüzü sevgiyle, saygıyla, özlemle, minnetle ve rahmetle anacağız. Onun fikirlerini, olaylar karşısındaki düşünce sistematiğini, gösterdiği hedefleri günden güne daha iyi anlayacağız ve kavrayacağız. Her türlü zorluğumuzu aşmak için bir de ve öncelikle “Atatürk gibi düşünmek” sözüne sarılacağız. Türkiye’yi sanayisi, tarımı, enerji sektörü ile gerçekten geliştirmek, halkımızı, geliri, geçimi, emekliliğiyle gerçekten güçlendirmek, insanımızı ve özellikle gençlerimizi kaliteli bir yaşamın imkanları ile donatmak ve Türkiye’yi dünyada da sözü daha çok geçen bir ülke haline getirmek için var gücümüzle ve gece-gündüz demeden, dur durak bilmeden, yılmadan yorulmadan mutlaka ama mutlaka daha çok çalışacağız. Tıpkı Atatürk’ün özlemi gibi; insanca ve hakça bir dünyayı kendi evimizden başlayarak kuracağız. Ruhun Şad olsun Büyük Atatürk!

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KÜRESEL YAVAŞLAMA
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
AVRUPA VE ABD NATO’DAN VAZGEÇEBİLİR Mİ?
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ULUSAL TEKNOLOJİ GÜÇLÜ SANAYİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
HAYVANSAL ÜRETİM
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
KAHRAMAN BAKKAL SÜPERMARKETE KARŞI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
KENDİNE YABANCILAŞAN İNSAN
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
GÜZEL ATLAR ÜLKESİNİ GÖRMEYEN VAR MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI
Esra SARI
Esra SARI
BİZ, ACABA 'YÜZEN ÖRDEK SENDROMU'NA MI YAKALANDIK?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
AB(D)’NİN ''LİBYA'' ISRARI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ASGARİ ÜCRETTE BEKLENTİ AÇ KALMAMAK
Hatice Karataş
Hatice Karataş
ENGELLER ENGEL DEĞİL
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TÜRK KADINI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DÜNYA 'ŞİRKİSTAN'A DÖNDÜ...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
KADIN CİNAYETLERİ VE KADINA SAYGI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCE ÜRETMEYE FIRSAT VERİLMELİ
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
DOĞRU BESLENME DEPRESYONU AZALTABİLİR
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
AMAN DİKKAT!
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva