ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Çankaya'da Trabzon fırtınası
Çankaya'da Trabzon fırtınası
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde
HABERLER>ÖZEL HABER
6 Şubat 2019 Çarşamba - 07:46

Türk lirası üzerindeki Atatürk gravürünün sahibi

Küçük yaşlarda başladığı çizgi serüvenine grafik tasarımcı, karikatürist, gravür ve illüstrasyon sanatçısı olarak devam eden Çakırcalı, kitap resimlemesi çalışmalarına verdiği öneme de dikkati çekerek, kitap resimlemesinin Türkiye’de ihmal edilen bir alan olduğunu dile getirdi.

Türk lirası üzerindeki Atatürk gravürünün sahibi

SEDA TOLMAÇ


Bugün kullandığımız, E9 denilen Türk Lirası serisinde bulunan 100 ve 200 liradaki Atatürk, Itrı ve Yunus Emre gravürlerini yapan Mustafa Çakırcalı, küçük yaşlarda resim yaparak başladığı sanat yaşamında birçok çalışmaya imza attı.
Grafik Tasarımcı, karikatürist, gravür ve illüstrasyon sanatçısı olan Mustafa Çakırcalı, özellikle çocuk kitabı resimlemesi üzerine yaptığı çeşitli çalışmalarıyla sanat yaşamında önemli izler bıraktı.
Sanat yaşamına birçok çalışmayla devam eden Çakırcalı, üzerinde önemle durduğu kitap resimlemesi çalışmalarını, Karikatür Atölyesinde açılan sergiyle, Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu. 
Çakırcalı’nın kitap resimlemesinden oluşan çalışmalarının bulunduğu sergi, 14 Şubat’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Biz de Ticari Hayat Gazetesi olarak bir araya geldiğimiz sanatçı Mustafa Çakırcalı ile hem gravür sanatını konuştuk hem de kitap resimlemesi üzerine sohbet ettik.
Sanat çalışmalarına Adana’da başlayan Çakırcalı, küçük yaşlarda resim alanında büyük bir yetenek gösteriyor. Çakırcalı’nın resim alanındaki yeteneğini ortaya çıkaran ise, Necla öğretmen oluyor…

Resme olan yeteneğimi öğretmenim sayesinde fark ettim
“Küçük yaşlardan itibaren resme yeteneğim vardı, ama ben bu yeteneğimin farkında değildim” diyen Çakırcalı, yeteneğini nasıl fark ettiğini şu sözlerle anlattı:
“İlkokul üçüncü sınıftaydım. Yarıyıl tatiline girmeden önce okulda bir duyuru yapıldı. Güzel Sanatlar Fakültesinden bir öğrencinin okulda resim kursu vereceği anonsunu duyduk. Bana da katılıp katılmayacağım soruldu. Ben de katılmak istemediğimi söyledim, çünkü kabalık bir aile ve 7 kardeş olduğumuz göz önünde bulundurulduğunda, ailemin kurs için bir para ayırması zor olacaktı. Fakat aradan bir zaman geçti. Karnelerin dağıtıldığı gün, öğretmenimiz Necla Hanım, bana ‘Karneler dağıtıldıktan sonra sınıftan çıkma, beni bekle’ dedi. Ben de kendisini bekledim. Karneleri alan öğrenciler dağıldı. Sonra öğretmenim yanıma gelerek, masasından çıkarttığı poşeti bana uzattı. Poşeti açtım. Poşetin içinde resim defteri, sulu boya ve boya kalemleri vardı. Ve bana ‘Bu okulda o kursa gidecek tek kişi sensin Mustafa’ dedi. Bu sözünü hiç unutamam. Hocama teşekkür ederek sınıftan çıktım, sonrasında kursa başladım. Bu olay ve öğretmenimin söylediği cümleler, aslında beni tetikleyen ve yeteneğimi ortaya çıkaran sözler oldu.” Ortaokul yıllarından itibaren de resim alanında profesyonel olarak çalışmaya başladığını dile getiren Çakırcalı, “Lise dönemimde ise, bir reklam ajansında çalışmaya başlayarak, işimi daha profesyonel bir şekilde sürdürmeye başladım. Akabinde, Hürriyet gazetesinde tasarımcı olarak çalıştım. Bunun haricinde matbaada çalıştım, grafik, illüstrasyon çalışmaları yaptım” dedi.

Merkez Bankasının sınavıyla gravür sanatçısı olarak işe başlayan tek kişi oldum
Tesadüfen Merkez Bankasının açtığı sınavla, banknot gravürü üzerine eğitim alan Çakırcalı, “Merkez Bankasının açmış olduğu pratik sınavın ardından gravür sanatçısı olarak işe başlayan tek kişi oldum. Banka, beni eğitim amacıyla yurt dışına gönderdi. Yurt dışında gravür sanatı üzerine özel ders aldım. Özellikle banknot gravürü üzerine ders aldım” diye konuştu.
Gravür sanatında, özgün gravür ile banknot gravürü arasında farklılıklar olduğunu dile getiren Çakırcalı, banknot gravürünün özel bilgi ve yetenek gerektiren bir alan olduğundan söz etti.

Banknot gravüründe yaptığınız her şey mikron bazında ölçülü olmalı
“Banknot üzerinde kullanılan gravürde, çizdiğiniz, kazıdığınız her çukurun ölçülü olması gerekiyor. Her çizim, hesaplanarak yapılmalı. Banknot gravüründe yaptığınız çalışmalar, mikron bazında ölçülü olmalı” diyen Çakırcalı, banknot gravürünün zor ve dikkat gerektiren bir alan olduğunu söyledi. 

Banknot üzerindeki Atatürk portesi, küçük noktalar ve çizgilerden oluşuyor
Çakırcalı, banknot gravürü üzerine aldığı derslerin ardından kendi tekniğini geliştirerek, hızlı çalışma yöntemi oluşturduğunu da vurgulayarak, “Banknotta gravür çalışmalarını hızlandırma yöntemleri geliştirdim. Buna ihtiyaç duymamın nedeni; Atatürk portresinin çalışılması, öncesinde yaklaşık 2 yıl sürüyordu. Çünkü siz banknot üzerinde Atatürk portresine baktığınızda onu fotoğraf olarak görürsünüz, halbuki o fotoğraf değildir. O portrenin içinde bir sürü çizgi vardır. Bir milimetrenin içerisinde 500 ila 1000 çizgi var mesela. Portreler, küçük küçük noktalardan ve çizgilerden oluşur. Dolayısıyla çalışmaları hızlandıran bir teknik, sürenin kısalmasını sağladı” dedi. Gravürün metal üzerine, elle oyularak yapıldığını vurgulayan Çakırcalı, şöyle konuştu: 
“Metal paranın üzerine de yaptığınız portreyi elle oyarak işliyorsunuz. Bunu büyüteç yardımıyla yapıyorsunuz. Ve hata yapma şansınız yok. Çünkü, eliniz kaydığı ve hata yaptığınız zaman geri dönüşünüz olmuyor. Yaptığınız çalışmayı bir kenara bırakıp yeniden başlamanız lazım. Bu nedenle banknot gravürü salyangoz misali, ağır ağır ve dikkatle yapılması gereken bir çalışma.” 
Günümüzde kullandığımız 100 ve 200 Türk lirasının ön yüzündeki Atatürk portresinin ve paraların arka yüzdeki Itrı ve Yunus Emre portresinin kendisi tarafından yapıldığından söz eden Çakırcalı, gravür sanatının gelişiminden de söz etti.

Banknot Matbaasının kurulmasıyla Türkiye gravürle tanışmış oldu
“Gravür, özgün baskı tekniği olarak bilinen bir alandı. Ama baskı tekniği olarak baktığınızda, Türkiye’de gravür sanatıyla ilgili yapı yoktu. Çünkü, basıldığı makineler, özel üretim gerektiriyordu. Bu neden bizde çok yaygın olmayan bir alandı” diyen Çakırcalı, “Merkez Bankası kurulduktan sonra, Banknot Matbaasının kurulmasına da ihtiyaç duyuldu ancak 1956 yılında Banknot Matbaası kurulduğunda, Türkiye, o zaman banknot gravürüyle tanışmış oldu” ifadelerini kullandı. 

Uzun yıllardır hevesim olan çocuk kitabı resimlemesi üzerine çalışmalar yaptım
Çakırcalı, banknot gravürü yaptığı sıralarda, çocuk kitapları resimlemesi yapmaya başladığından söz etti. Çakırcalı, kitap resimlemesinin önemli ve özel bir çalışma olduğunu belirterek, “Çocuk kitapları resimlemesine uzun yıllardan beri hevesim ve yakınlığım vardı. Ama bir türlü bu alana yönelememiştim. Fırsat bulduğumda da bu alana yöneldim ve çocuk kitabı resimlemesi yapmak için çalışmaya başladım” dedi.

Kitap resimlemesi ülkemizde ihmal edilen bir alan
Kitap resimlemesinin Türkiye’de ihmal edilen bir alan olduğuna da değinen Çakırcalı, “Karikatür Atölyesinde yer alan sergimde özellikle kitap resimlemesi alanında yaptığım çalışmalara yer verdim ki, geçmiş dönemde yaptığım çalışmalarımı yeni dönem gençleri de görsün.Çünkü, kitap resimlemesi çok ciddi ve üzerinde durulması gereken bir iş” diye konuştu.
Çakırcalı, Türkiye’de çocuk kitabı resimlemesinin ihmal edilmesini ise şu sözlerle değerlendirdi: “Yayınevleri, yurt dışından çok uygun fiyatlara hazır çizilmiş resimler alıyor ve kitap üzerine basıyor. Bu yayınevlerine daha kolay geliyor. Çünkü, bir sanatçıya telif hakkı verip gerekli prosedürleri uygulamak maliyet ve zaman açısından zorlayıcı olacak. Bu nedenle yurt dışından alınan resimler kitaplara basılıyor. Dolayısıyla bu durum bizde kitap resimlemesinin gelişememesine neden oluyor.” 
Çakırcalı ayrıca, kitap resimlemesi alanının ihmal edilmemesi için devlet tarafından verilecek desteğin önemli olduğunu belirterek, “Bu durumun önlenmesi için, aslında devletin katkıda bulunması gerekiyor. Mesela Fransa, yeni çıkan bir yayının ilk masraflarını karşılayacak kadarını milli kütüphanesi için satın alıyor. Dolayısıyla siz, bir kitap yayımladığınızda masrafınızı zaten çıkarmış oluyorsunuz. Ondan sonra sattıklarınız kar; ama biz de böyle bir uygulama yok. Bu nedenle yayıncılık olması gerektiği gibi gelişemiyor” dedi. 

Etiketler:
 
Mobil anaokulu "Yola devam" dedi
 
Yaşar, Konukevi sakinlerini ziyaret etti
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Domates fiyatları sofraları üzdü
Geçtiğimiz hafta Antalya’da ve Adana’da yaşanan sel felaketiyle birlikte ...
Aracı sistemini değiştirmek zorundayız
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile meyve suyu sanayinin çatı kuruluşu ...
Lazer cihazların kullanım hakkı doktorlara ait
Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, ‘lazer’ ...
 
AKM’de yöresel ürünler ve lezzetler
Bu yıl on altıncısı düzenlenen ‘Ülkeler El Sanatları ve Hediyelik Eşya ...
Araplar, baharat sektörüne hareketlilik yaşatıyor
Ulus Baharatçılar Çarşısında 1963 yılından beri Ankaralılara hizmet eden ...
Ada çayının faydaları nelerdir?
Bağışıklık sistemini güçlendiren, cilt sağlığının korunmasını sağlayan ...
 
“Emekli aylığı hesaplamalarında eşitlik sağlanmalı”
Türkiye Emekliler Derneği Genel Eğitim Sekreteri Arif Yıldız, “Sigorta ...
Vatandaş AVM yerine Suluhan Çarşısını tercih ediyor
Söz-nişan-kına–düğün ve doğum günü gibi özel günlerde Ankaralıların vazgeçilmez ...
Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcileri seçildi
BİK Genel Kurulu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilci Seçimi, BİK organizasyonuyla ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Halil YATAR
Halil YATAR
NEREYE KADAR ÖZGÜRLÜK?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
KONUŞMA AHLAKININ VAROLUŞSAL ZORUNLULUĞU
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
“GÖRGÜ” ÖNEMLİ..
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YÜREKLERİMİZİ DAĞLAYAN HİKAYESİYLE CÜNEYT ÖZDEMİR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
EŞEL MOBİL VE TANZİM SATIŞ
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KONUT SATIŞLARI YILA DÜŞÜŞLE BAŞLADI
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ENDÜSTRİ TOPLUMU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DÜNYA'NIN GÖRMEDİĞİ UZAK DİYAR : DOĞU TÜRKİSTAN
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KONGRE TURİZMİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KOKUŞMUŞ ZİHNİYETLERDEN NE ZAMAN KURTULACAĞIZ?
Esra SARI
Esra SARI
YOZLAŞIYORUZ HEM DE BİR HİÇ UĞRUNA
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
SAĞLIK İÇİN EN ETKİLİ İLAÇ AŞK
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MACRON'UN GÜNEY KIBRIS AŞKININ KÖKLERİ
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
KİŞİ KENDİNİ HESABA ÇEKTİĞİ GİBİ, TOPLUMDA KENDİNİ HESABA ÇEKMELİDİR
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva