ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
İşsizlik arttı
İşsizlik arttı
'İşgal kuvvetleri Mescidi Aksa'yı yıkmak istiyor'
'İşgal kuvvetleri Mescidi Aksa'yı yıkmak istiyor'
Dünya'da Kovid-19 vaka sayısı 20 milyonu aştı
Dünya'da Kovid-19 vaka sayısı 20 milyonu aştı
Arap ülkelerinde Kovid-19 vakaları arttı
Arap ülkelerinde Kovid-19 vakaları arttı
HABERLER>ÖZEL HABER
16 Temmuz 2020 Perşembe - 07:35

Türk futbolu amatöre değil ranta çalışıyor

Yaşamkent İlkerspor Kurucu Başkanı ve Çayyoluspor Sportif Direktörü Recep Salih İlker ile 11 Temmuz 2020 günü Ankara’da Çayyolu’nda gerçekleştirdiğimiz röportajı sunuyoruz.

Türk futbolu amatöre değil ranta çalışıyor

R. BÜLEND KIRMACI

Recep Salih İlker, Ankara’da amatör futbol denince akla ilk gelen ve sevilen isimlerden biri. Yılların deneyimi ve aldığı spor akademisi eğitimiyle Recep Salih İlker, futbolu, alt yapısı, tesis sorunları, federasyonlar ile kulüplerin ilişkileri ve futbola gönül veren gençler ile ailelerinin bu konuda yaşadıkları sorunlar açısından en iyi analiz edecek bilgi ve deneyime sahip bir kişi.

Yüz binlerce ailenin göz bebeği çocuklar ve kulüpleri

Hemen belirtelim Yaşamkent ve Çayyolu semtleri yüz binlerce aileye ev sahipliği yapan ve Başkent’in kültürel kurumları, alışveriş merkezleri, okulları ile güzide amatör kulüplerini barındıran semtler… Bu semtlerde yaşayan ailelerin genelde eğitim düzeyleri ve iş yaşamına katılım oranları da yüksek. Gerek Yaşamkent sakinleri, gerek Çayyolu sakinleri, genelde sporu özelde de futbolu çok seviyor… Burada yaşayan aileler, çocuklarının futbola olan ilgilerinin karşılanmasının yanı sıra, çocuklarının öğretim hayatlarında da başarılı olmasına önem veriyor. Gerçekten Yaşamkent İlkerspor olsun, Çayyoluspor olsun; futbol ve faaliyette bulundukları tüm branşlarda, ailelerin bu hassasiyetini paylaşıyor, çocuk ve gençlerin önce “iyi birer birey”, “iyi birer yurttaş” olması temelinde, “sporun ve futbolun, okul başarısının yanı sıra sürmesi” için gereken düzenleme ve önlemlere büyük önem veriyor… 

Ankara’yı Türkiye’de, Türkiye’yi Dünya’da temsil etmek

Yaşamkent İlkerspor ve Çayyoluspor kulüplerinin bu çağdaş yaklaşıma en büyük katkıyı verenler, başta Recep Salih İlker olmak üzere, kulüplerin koordinatörlüğünü yapan Deniz İlker gibi isimler… Ankara’da alt yapı takımları arasında, “U” diye nitelenen hemen tüm kategorilerde “almadık kupa bırakmayan” bu iki takımın başarısında Tuncay Mocan gibi bir “futbol kurdunun” da büyük payı olduğu biliniyor… Yaşamkent İlkerspor’un gibi Çayyoluspor da Ankara’yı Türkiye’de, Türkiye’yi Dünya’da (kendi olanaklarıyla) temsil ettiği başarılara imza atmış kulüpler… Ne yazık ki, bu kulüplerimiz tıpkı diğer amatör kulüpler gibi “tesis”, “malzeme desteği”, “ulaşım giderleri katkısı” gibi kimi sorunlarla karşı karşıya; yetmiyor, içinde bulunduğumuz salgın döneminin olumsuzlukları bu kulüplere de yansıyor. İşte Recep Salih İlker hoca ile kulüpler çatısı altına yeni kattığı Adaletspor ve Şkerspor06 da dahil olmak sevk ve idare ettiği Yaşamkent İlkerspor ve Çayyoluspor dahil bu dört kulübün sorunlarını ve ülke geneli açısından da amatör sporun meselelerini konuştuk…

BK: Hocam merhaba. Kulüpleriniz hakkında genel ve özet bir bilgi verebilir misiniz? Bir de güncel koşulları dikkate alarak, beklenti ve hedefleriniz nelerdir, söz edebilir misiniz?

Berber, market açık, sahalar kapalı: 

Obez Gençler mi Yetişiyor?

RSİ: Çayyoluspor kulübü 2009 yılında kurulmuştur. Bünyesinde ağırlıklı olarak futbol var. Futbolda, Ankara’da çok kısa zamanda hak ettiği yeri buldu. Ankara’da marka ve Türkiye’de tanınır hale geldi. Yaşamkent İlkerspor da on yedi branşta faaliyet göstermektedir ki aralarında futbol kuşkusuz en başarılı olunan alandır. Yaşamkent İlkerspor bu yapısıyla Türkiye’nin en büyük amatör kulüplerinden bir tanesidir. Geçtiğimiz sezon Türkiye’nin en iyi 3. Amatör Futbol kulübü olduk. Bu sene Yaşamkent İlkerspor olarak Ankara’da her grupta şampiyon olduk. Ancak maalesef salgın sürecinde şampiyonlar iptal olduğu için Türkiye Şampiyonalarına gidemedik. Gitseydik; Ankara’ya Türkiye Şampiyonluğunu inanıyorum ki, mutlaka getirirdik… Salgın sürecinde çocuklarımızı zoom gibi uzaktan eğitim programlarıyla destekledik. En kötü ihtimalle vücut kitle endekslerini korumalarına katkı sağladık. Tabii çocuklar da sıkıldı. Çocukların hala evde kapalı kalmaları çok olumsuz etkiler yaratıyor. Yarın bir gün Amerika’daki gibi obez bir nüfus yapısı ortaya çıkarsa bu sefer de onunla başa çıkmaya uğraşacağız! Hemen hemen bütün kapalı mekanlar açılırken, futbol sahalarının açılamaması benim şahsım adına da utanç ve hüzün verici bir olay. Almanya’daki, Hollanda’dak durumu yakından takip ediyoruz; onlar, bazı düzenlemelerle sahalarda çalışabiliyorlar… Ancak ülkemizde maalesef berberler, AVM’ler açılırken, halı sahalarının kapalı olması çok düşündürücüdür. 

BK: Şu ana kadar amatör kulüplerin alt yapılarının çalışmaması, Türkiye’nin sahalara tam olarak dönmemesini neye bağlıyorsunuz? Yani kamu bürokrasisi ile kulüpler arasında bir koordinasyonsuzluk mu var? Toplumun bu konudaki beklenti ve talepleri acaba Federasyona ve yetkili çevreler ulaşmıyor mu?

Türkiye’de Süper Lig Rant Yaratıyor, 

Altta Kalan Amatörlerin Canı Çıkıyor!

RSİ: Ulaşsa da, işin alt kısmı farklı. Türkiye’de nerede rant varsa, ilgi orayadır. Rantın olmadığı amatör alanlar kimsenin pek umurunda değildir. Şu anda kendisine ait bir tesisi olmayan, kiralarda idare etmeye çalışan, didinen kulüpleriz. Hep engellerle karşılaşıyoruz. Süper Lig’in oynanmasının tek nedeni rant. Yani, para! Biz amatörlerde bu söz konusu değil. Şu anda iktidara yakın bir yayıncı kuruluş var ve TV reklam gelirlerinden futbol havuz pastasını da sağlayan kaynak bu kaynak. Bunlar, sağlık kurullarını, Bilim Kurulunu bile dikkate almadan ligi başlattılar. Süper Lig’de de vakalar çıktı. Ama diğer yanda para söz konusu olunca kimse bunu pek önemsemedi herhalde. 2. Ligler, 3. Ligler, BAL ligleri ise böyle bir reklam pastasına, havuz gelirine konu değil onun için de orada müsabakalar ikmal edilmedi gibi bir tablo var. Şu anda Federasyon kimi “kayırmaca kararlarla” düşen takımları açıklayamayıp, çıkan takımları daha lig bitmeden, tescil etti. 

İspanya’da mesela lig sayısı çok. Bizde o kadar lig yok. Futbolun gelişmesini istiyorsanız 4., 5., 6. Lig kurup, takımları yarışmacı ortamın içine atacaksınız. Orada başarılarını gösterecekler, orada performanslarını sergileyecekler. Bir piramit gibi üst liglere çıktıkça profesyonellik artacak. Türkiye Milli takımında oynayan Türklerin bile bir anlamda “devşirme” olduğunu (yabancı liglerden geldiğini) görüyoruz. Bakın pandemi sürecinde ilk kaçanlar yabancı futbolcular oldu. Bugün kulüplerin borç batağında olmalarının en büyük nedeni de alt yapıya, yerli oyuncu yetiştirmeye önem vermemek. Menajerliğe prim veren, komisyon sağlayan, ithalata dayalı, üretmeyen ve amatörleri üvey evlat gören bir sistemimiz var. Sonuç, doğal! 

BK: Sporda bir organizasyonel sorun var, aynı zamanda finansal sorun var. Sizce bu sorunlar nasıl çözülür? 

U-19 şampiyonasını ötelemek futbola büyük darbedir

RSİ: Şahsımdan bir örnek vereyim. Amatör kulüpleri yönetmeme rağmen, kendi çalıştığım alanlarda il dışından bir Galatasaray’ı, bir Konyaspor’u, bir Antalyaspor’u davet eden turnuvalar düzenlemiştim. Gençlerbirliği’nin, Ankaragaücü’nün de katıldığı turnuvalar yapmıştık, burada… Ülkemizin böyle organizasyonları yapacak çok daha büyük olanakları var. Dünya çapında otellerimiz var; böyle turnuvalar nedense çok az düzenleniyor. Türkiye Futbol Federasyonu’nun Gençlik Geliştirme Merkezi var. Buranın sorumlularının çok iyi çalışması ve genç yetenekleri kazandırması gerekir. Ama baktığınız zaman bunlarla yeterince ilgilenilmiyor… Daha geçenlerde Ankara Demirspor’a büyük haksızlık yapıldı. Bandırma ile aynı puana sahip olmasına karşın, play-off oynamasına karar verdiler. Bu kulüp ligden çekilme kararı verdi. Belki bir talimat gelir, yarın geri dönerler. Almış olduğunuz kararlarla adaleti sağlamanız gerekir, oysa Türk futbolu ve Türk sporu iyi yönetilmemektedir. Bizim Doğu bölgemizdeki müthiş atletlerimiz, güreşçilerimiz yok oldu sanki. Bir çok spor dalında sadece tekvando gibi mesela bireysel mucizelerle başarı elde etmeyle yetindik. Bu spor dallarının haberi bile yapılmıyor. Bir çok yıldız oyuncu daha parlamadan körelmektedir. U-19 Ligi örneğin bu o kadar önemlidir ki, ama siz bunun bu yıl Türkiye Şampiyonasını yapamadınız! Antalya’daki otelleri ayarlayabilirdiniz, sağlık kontrollerini yapabilirdiniz. Ama ötelemek, yapmamak yolunu seçtiniz. Bu da Türk Futbolunun gelişimine büyük bir darbedir. 

BK: Hocam, reklam pastasından amatör spor kulüplerine neredeyse hiç pay ayrılmadığını söyleyebilir miyiz?

Profesyonel kulüpler amatör emeğine saygılı olmalı

RSİ: Pay ayrılmıyor, zaten… Oysa yüzde 10 ayrılabilir. Yüzde 5 bile sizi şahlandırır. Büyük kulüpler aracıya verdikleri parayı alt yapıya verseler, çok güzel neticeler, çok ekonomik neticeler alırlar. Alt yapıyla ilgili şunu da söyleyeyim. Örneğin yetenekli oyuncu bizde yetişiyor, sonra profesyonel kulüpler bu oyuncuyu bünyelerine katmak için bizimle değil de o çocuğun, o gencin ailesiyle veya üzerinde etkisi olan yakın çevresiyle temas kurup, bizi devreden çıkararak transfer ediyorlar. Yıllarca verilen emeklerin karşılığında amatör kulüpleri yine yaya bırakıyorlar. Oysa gelişmiş ülkelerde sistem böyle işlemiyor. Hakça bir yapı var.

BK: Çayyolu ve Yaşamkent’te bir model geliştirdiniz. Spora bilimsel yaklaşan, futbol akademisyenlerin yanı sıra, diyetisyen, kondisyoner, spor hekimi ve gelişme uzmanlarından destek alan, gençlerin okul başarısına öncelik veren ama aynı zamanda futbolda, sporda şampiyonluklar elde eden bir model! Bu performansınızın bu çağdaş yaklaşımın temel dayanakları nelerdir? Yeterince destek buldunuz mu, örneğin belediyeler açısından? 

Belediyeler yeterince duyarlı değil!

RSİ: Maalesef ülkemizin en büyük sorunlarından birisi de bu desteğin yetersizliğidir. Spor alanları ve sahaları yetersiz. Özellikle Çankaya Bölgesinde resmi oynanacak bir saha /stat yok! Burada gördüğünüz saha yetersiz. Belediyelerin de, iş adamlarının da kulüpleri bu anlamda desteklemesi gerekirdi ve beklendirdi. Ülke, şehir ve semt tanıtımının en büyük aracı spor. Buna karşılık, şu anda Türkiye’de 350 bin spor adamı işsiz kalmış durumdadır sadece futbolda. Mesela bu salgın sürecinde spor hocalarımız belediyelerde uygun şekilde geçici veya hatta kalıcı olarak görevlendirebilirdi. Belediyeler, bütün amatör kulüplere, saha tahsis edebilirlerdi. Mesela küçücük İzlanda ve Belçika bu yöntemlerle bizi fersah fersah geçtiler. Ankara gibi yerde asli bir stadınız bile yok. 19 Mayıs yıkıldı yerine başka bir stat yapılmadan yıkıldı. Amatörlerin ise maç yapmayı bırakın antrenman yapacak sahaları bile yok. Evet biz bilimsel çalışıyoruz, üniversite hocalarımızla çalışıyoruz ve bu insanlar gönüllü olarak katkıda bulunuyorlar bilgileriyle, deneyimleriyle; elbette profesyonel anlamda bizimle çalışan hocalarımız da var ve bütün bunları kurumsal hale getirmek istiyoruz. Özellikle baktığımızda Çankaya Belediyesi’nin hinterlandındaki Çankaya’nın 56 kulübünün herhangi birine ait bir tek sahası olmadığını görüyoruz. Maalesef bu konuda henüz yeterli duyarlık sergilenmedi…

Bu dünya sonu olan bir dünya, iyi bir yaşam herkesin hakkı, sporda başarı için destek ve ilgi gerek. Bu halimizle geri gitmekte, bir çözülme ve çöküşü yaşamaktayız. İnşallah sonu hayırlı olur.

BK: İnşallah Hocam, sizler gibi donanımlı spor adamlarının dirayetiyle her sorun aşılır. Çok teşekkür ediyorum bu kapsamlı ve bilgi dolu söyleşi için. Başarı dileklerimle hocam…

RSİ: Ben de çok teşekkür ederim. 

 
Yenimahalle’de tenis dersleri başlıyor
 
Altındağ’da ulaşım artık daha temiz
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Sakal tıraşının yasak olması işleri düşürdü
Uzun yıllardır berberlik yapan Ayhan Erkek Kuaförünün sahibi Ayhan Aydoğan, ...
Mevsim geçişlerinde göz kuruluğu ortaya çıkabilir
Değişen hava şartlarında göz sağlığına daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini ...
Normalleşme sürecinde gelinlik satışları arttı
Koronavirüs önlemleri kapsamında ara verilen düğünlerin 1 Temmuz itibariyle ...
 
e-ofislere ilgi artıyor
Birçok ülkede yaygın bir çalışma sistemi olan e-ofislerin, Türkiye’de ...
TKİ 15 Temmuz şehitlerini andı
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik ...
İnsanlar pul biriktirir gibi film ve kaset biriktiriyor
20 yıldır ikinci el filmlerin satışını yaptığını söyleyen DVD Computer ...
 
Zamanın ruhunu yaşatmaya çalışıyoruz
40 yılı aşkın süredir antikacılık yapan Lale Kuloğlu, hiçbir şeyin yenisini ...
Esnafın kazanç elde etmesi giderek zorlaşıyor
Uzun yıllar ticaretle uğraşan Damla Kırtasiyenin sahibi Okay Atlı, günümüzde ...
İstanbul tarihi manevi yönünü muhafaza etti
İstanbul’un yüzlerce yıldır önemli imparatorluklara başkentlik yaptığını ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Esra SARI
Esra SARI
TÜRKİYE’DE ÇOCUK YETİŞTİREMEME SORUNSALI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
ALTIN UÇUŞTA
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TURİZMİN LEZZETLİ HALİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
VAROLUŞ VE BENLİK
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
ERZURUM KONGRESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HER ŞEYİMİZ DAHA BÜYÜK OLSUN..
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
YENİ MEDYA
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ III
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
TURİZMDE SON DURUM
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
HİBRİT SAVAŞ VE TÜRKİYE
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
YAŞAMAK BAYRAMDIR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
GENÇLER UMUDU NEDEN YURT DIŞINDA ARIYOR?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VARLIK VE VAROLUŞ KARŞISINDA DOĞRU DÜŞÜNEMEME SORUNLARI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
“BÜYÜK EKONOMİ”
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MISIR SİLAHLI KUVVETLERİ: ESNAFAT-I ASKERİYE
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva