ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
'Kapıma gelip de aç dönen kedi yok'
"Kapıma gelip de aç dönen kedi yok"
Antalya'nın üç dil bilen muhtarı
Antalya'nın üç dil bilen muhtarı
Yeşilçam'ın unutulmaz melodileri sunuldu
Yeşilçam'ın unutulmaz melodileri sunuldu
'Sadan Hanım ve Diğer Hikayeler' sergisi açıldı
'Sadan Hanım ve Diğer Hikayeler' sergisi açıldı
Çobankale'de tarih gün yüzüne çıkarılıyor
Çobankale'de tarih gün yüzüne çıkarılıyor
HABERLER>RÖPORTAJ
21 Ocak 2019 Pazartesi - 07:45

Korku filmlerinin senaristi yeni sezona hızlı girdi

Kabus, Düğümlere Üfleyen Şerri, Cin Çeşmesi ve Kafirun gibi birçok korku filminin senaristliğini ve oyunculuğunu yapan Mustafa Miraç Kaya, gazetemize yeni projelerini anlattı. Heyecanının mesleğe atıldığı günden beri devam ettiğini söyleyen Kaya, “Bu sezonda durmak yok” dedi.

Korku filmlerinin senaristi yeni sezona hızlı girdi

ESRA SARI

Gerçek hikâyeleri konu alarak yola çıkan korku filmlerinin vazgeçilmez senaristi, oyuncusu ve aynı zamanda bazı filmlerin yönetmeni olan Mustafa Miraç Kaya, yeni sezonda senaryosunu ve yönetmenliğini yaptığı yeni projelerle sevenleriyle buluşacak. Gazetemize verdiği röportajda ‘Bu sezonda durmak yok’ diyen Kaya, bulunduğu sektöre nasıl geldiğini ve bu süreçte neler yaşadığını anlattı. ‘Sektörde başarılı olabilmek için eğitim-yetenek çok önemli’ açıklamasında bulunan Kaya, mesleğini severek icra edenlerden…
Kaya, “Ben hayatım boyunca bir şeyler öğrenmeye ve öğrendiklerimi hayata geçirmeye devam edeceğim. Heyecanım mesleğe ilk atıldığım gün ki gibi. Ve hırslı bir kişilik yapısına sahibim” ifadesini kullandı.

Öncelikle Mustafa Miraç Kaya kimdir, bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?
Mustafa Miraç Kaya; halktan biri deyip kısaca kesmek vardı şimdi. Yaptığı her işi aşkla yapan ve sonuna kadar arkasında duran biri de diyebiliriz buna aslında. Oyuncu, senarist ve aynı zamanda yönetmen olmama rağmen hala bir şeyler öğrenmeye özen gösteren biriyim.

Projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Takipçilerim beni geçtiğimiz sezonlarda genel olarak korku filmi hikâyeleri yazan, oynayan ve yöneten kişi olarak tanıdılar. Bu sezonda da yine durmak yok. Yine birbirinden iddialı korku filmlerim var. Bu sezon başrolü, senaryosu ve yönetmenliği bana ait olan ‘Uçurum’ adlı projem, yine senaryosu ve yönetmenliği bana ait olan ‘Kanlı Diyet’ adlı projem ve senaryosu bana ait olan ‘Lanet-i Cin’ isimli proje vizyonda olacak.
Yine içinde oyunculuk yaptığım ‘Mazlum Kuzey 2’ isimli komedi filmini takipçilerimizin beğenisine sunacağız. Tabii bununla kalmayıp yeni projelere imza atmaya devam edeceğim. Senaryosunu yazdığım ve yönetmenliğini yaptığım ‘Kafes’, ‘Gönül Hancım’, ‘İllegal Sokaklar’ peş peşe gelecek. Ardından biraz sinemaya ara verip TRT’de yayınlanacak ‘Buralar Benim’ isimli TV programının yönetmenliğini yapmaktan onur ve gurur duyacağım. Hala üzerinde durduğumuz başka projelerimizde var tabi ama daha henüz netlik kazanmadığı için söylemiyorum.

Peki, kişisel hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?
Mustafa Miraç Kaya, her zaman bilgi heybesine bir şey koymaya çaba gösteren bir sanatçı adayı. Her zaman bir şeyler öğrenmeye çabalayan, öğrendiklerini faaliyete geçirmek için ısrarcı biri. Senarist, hikâye yazarı, oyuncu ve yönetmen… Bunlar her zaman hayalini kurduğum mesleklerdi. Oyunculuk, senaristlik ve yönetmenlik birbirinden apayrı meslekler. Her birinin de ayrıca zorlukları var. Hepsini aynı anda yapmak daha da zor… Beni belki daha farklı kılan bunların bilincinde olmam, egodan uzak durmam ve çok fazla iş yapmama rağmen hala bir şeyler öğrenmeye çalıştığımı ifade edebilmemdir. Pek fazla kimsenin kimseyi sevmediği ve beğenmediği bir sektör…
Herkes kendi ekseninde muhteşem şeylere imza atıyor. Yazılan veya çekilen tüm işlere eleştiriden ziyade beğeni ile gitmem çevrem tarafından da tercih edilen kişi olarak adlandırılmış olmam beni hep mutlu etti fakat asla egoya yer vermedim. Bugün henüz yarım yamalak iş yazmış veya daha henüz bir iş çekmiş kişiler onlarca emek sarf eden meslektaşlarımı eleştirip kendilerini sanatçı ilan eden kişilere bakıp onları dahi eleştirmiyor oluşum her zaman bir adım daha farklı yaptı beni.

Ülkemizde korku filmlerine talep var mı?
Talep olmasa bu kadar çok korku filmi ortaya çıkmazdı diye düşünüyorum. Duygular mühim. Korku da bir duygu. Korkunun kendine has bir izleyici kesimi olduğu için yapımcılarımızın yoğunlukla isteği bu yönde. Ben de seviyorum korku filmlerini. Yazarken ve oynarken daha çok keyif alıyorum. Fakat psikolojik gerilimlerden daha çok zevk alabiliyorum. Bence bu alan daha çok ön planda olmalı.

Aksiyon ve korku çok farklı iki alan
Ülkemizde korku filmlerinde üç harflilerden yola çıkarak film yapıyorlar, sizce nedeni ne olabilir?
Korku seyircisini yüzdelik bir orana ayırırsak büyük bir oran üç harflilerden yana. Gerilim ve psikolojik gerilim ya da aksiyon isteyen bambaşka bir kesim var. ‘Türkler yabancılar gibi korku filmi çekemiyorlar?’ gibi bir söylemi çevremizde sık sık duyuyoruz. Hep bir cin hep bir cin. Kurtulsunlar artık bu cinlerden diyen bir kesimden bahsediyoruz. Yabancı film olarak adlandırılan bu filmlerde gözden kaçan durum ise yabancı bir ‘aksiyon’ filmi ile ‘cin’ temalı bir korku filmi kıyaslanıyor. Bu ‘Recep İvedik’ serisi ile ‘İncir Reçeli’ filmini kıyaslamak gibi bir şey olur. Zira aksiyon ve korku çok farklı iki alan… Yabancıların da teması şeytan olan filmleri çok evet ancak yoğunlukla kurgu ve afterefekt kullanılıyor. Bizler daha çok doğallıktan yana oluyoruz. Zira hiçbirimiz içine şeytan girmiş birini tavanda yürürken görmedik, görebileceğimizi de zannetmiyorum. Lakin hepimizin zaman zaman mutfaktan gelen seslerden ürktüğü olmuştur.

Film senaryolarını kendim yazıyorum
Peki, filmlerin senaryoları size mi ait?

Evet, hepsini kendim yazıyorum. Üstelik bunun için bir yardımcım yok. Zor olduğu doğru. Ancak işini benim gibi aşk ile yapan kişiler için geçerli değil bu.

Ücretsiz oyuncu atölyesi açmak istiyorum
Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz?

Çok fazla dizi ve film izliyorum. Depomun büyük bir bölümü kitaplarla dolu… Paylaşmayı çok seviyorum. Bu yönüme bayılıyorum ve bu beni mutlu ediyor. Bir hikâye yazıyorum mesela. Hikâyemi senaryolaştırmadan arkadaşlarımın ve dostlarımın beğenisine sunuyorum. Hikâyemi anlatırken onlar ister istemez kafalarında çekiyorlar zaten. Ben anlatırken onların sadece mimiklerini izliyorum. Alınlarını kırıştırdıkları veya suratlarının ekşidiği anları görebiliyorum. Ve onları dinliyorum. Bu beni hırslandırıyor. Yani besliyor.
Oyunculuk yapmaya bayılıyorum. Hikâye yazmaya ve o hikâyeyi yönetmeye de bayılıyorum. Bunlar benim âşık olduğum mesleklerim. Hedeflerim tabiki bu yönde. Ancak ilerde evet ben bir sanatçıyım dediğimde ki bunun için birkaç fırın ekmeğim kaldı. İşte o zaman tamamen ücretsiz bir oyuncu atölyesi açmak istiyorum. Oyuncu olmak isteyen veya senarist olmak isteyen gençlere eğitim vermek istiyorum.

Mesleğinizin zorlu yanları var mı?
İşimin en zor tarafı, küsen kişiler. Bu bazen çok komik oluyor bazen de üzüyor. Mesela bir hikâye yazıyorum, çevremdeki bazı arkadaşlarım veya selam verdiğim birkaç kişi beni de oynatsan bende olayım bu projede diyorlar. Sunuyorum tabi ben bu kişileri yapımcılarıma fakat yapımcılarım bazen kabul etmiyorlar. İşte o zaman dünyanın en kötü kişisi ilan ediliyorsunuz. Bazısı hiç erinmeden merhaba dediğiniz kişilere sizi kötülüyor. Buna çok gülüyorum. Çünkü o kötülendiğim kişiler nasıl bir bunalıma giriyorlarsa beni arayıp şunu ne olur bir yerde oynat bizi daraltmasın diyorlar. Bu aslında beni çok üzüyor. Çünkü o kişiler benim ayağımı kaydırmak isterlerken kendileri kayboluyorlar.

Sektörde başarılı olabilmek için eğitim-yetenek çok önemli
Peki, sinema sektörüne yönelmek isteyen gençlere önerileriniz var mı?

Gençler önce ne istediklerini bilecek. İşi şan şöhret için mi yoksa iş olarak mı istiyorlar? Bir tenekenin içine bir dünya kâğıt doldurun. Sonra yakın. İlk 10 saniyedeki har ateşi mi olmak istiyorsunuz? Yoksa kolay kolay sönmeyen köz ateşi mi? Eğitim ve yetenek çok önemli. Fizik değil. Görsellik bu sektörde başarılı olmak için yeterli değil.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Son olarak şunu söylemek istiyorum. Ben hayatım boyunca her zaman bir şeyler öğrenmeye ve öğrendiklerimi hayata geçirmeye devam edeceğim. Heyecanım mesleğe atıldığım günden beri devam ediyor. Hırslı bir kişilik yapısına sahibim.

Etiketler:
 
İçecek ambalajlarında depozito uygulaması
 
Benim bayrağım Türk bayrağı vatanım da burası
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ankara'nın patronları: Hüsna Dişbudak
Köşemize bu hafta seramik ve heykel sanatçısı Hüsna Dişbudak’ı konuk ediyoruz. ...
Foto muhabirliğinden parlamento muhabirliğine Cengiz Aldemir
Gazeteci Cengiz Aldemir, foto-muhabirliğiyle başladığı meslek yaşamına ...
Ankara'nın Patronları Cem Tunç
Köşemize bu hafta TÜSİAV Digital Dönüşüm Platformu Başkan Yardımcısı Cem ...
 
Pastaya duyduğu merak, onu ‘Pasta Ustası’ yaptı
Pasta Şefi Gökhan Erkan, çıraklıktan başladığı meslekte birbirinden renkli ...
Ankara'nın Patronları Veysel Celiloğlu
Köşemize bu hafta Engelsiz Dünya Kafe’nin sahibi Veysel Celiloğlu’nu konuk ...
Türkiye’nin görsel kaydı Depo Photos’ta
Depo Photos’un Genel Yayın Yönetmeni Abdurrahman Antakyalı, ülkenin görsel ...
 
Bu gömlek artık bize dar geliyor
Ankara Kahvehaneciler Odası Başkanı İsa Güven, “Ankara Kahveciler Esnaf ...
Ankara’nın Patronları Arzu Oğuz
Yaratıcı beyinlerin ürettiği yeni ürün; ister bilim, ister buluş, ister ...
Hayalini yıllar sonra gerçekleştirdi
Yaklaşık 22 yıldır hizmet sektöründe çalışan Tamer İlçi ile hizmet sektörü ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
Çiftçiyi sevindiren haber geldi
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
İŞSİZLİK KABUSU
Esra SARI
Esra SARI
SAHİPLENDİĞİN ŞEYİN BİR ‘CAN’ OLDUĞUNU UNUTMA
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ULAŞIM TEKNOLOJİSİ HIZLA DEĞİŞİYOR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
GÖLLERİMİZ BİRER BİRER KURUYOR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
KÜLTÜR YOZLAŞMASI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VAROLUŞTA BİR ZORUNLULUK OLARAK “GÜVEN” ÜZERİNE
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
SPOR DEYİNCE AKLINIZA NE GELİYOR?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
PETROLÜN ATEŞİ YÜKSELİYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SANAYİLEŞME BİR YAŞAM SORUNU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKİYE YENİ DÜNYA DÜZENİNE HAZIRLANMALIDIR
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ÖĞRENME HIZI
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
BONO ALACAKLISI İSENİZ ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATA DAİR
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İLGİNÇ BİLGİLERE DAİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
CEMİYET İLE CEMAAT ARASINDAKİ FARK
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva