ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Yunanistan'da deprem
Yunanistan'da deprem
Ülke genelinde kış lastiği denetimi yapıldı
Ülke genelinde kış lastiği denetimi yapıldı
Kuveyt'te yeni hükümet yemin etti
Kuveyt'te yeni hükümet yemin etti
Ankara-Sivas YHT hattı yazın hizmete açılacak
Ankara-Sivas YHT hattı yazın hizmete açılacak
HABERLER>KÜLTÜR-SANAT
24 Kasım 2020 Salı - 07:09

Koleksiyoner Mehmet Çebi: Cumhurbaşkanlığı ödülü manevi bir doping oldu

Koleksiyoner Mehmet Çebi, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün manevi bir doping olduğunu söyledi.

Koleksiyoner Mehmet Çebi: Cumhurbaşkanlığı ödülü manevi bir doping oldu

Koleksiyoner Mehmet Çebi, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün manevi bir doping olduğunu belirterek,"İnşallah bundan sonra bu ödülün de verecek olduğu manevi haz ile beraber daha güzel işler yapmaya, daha güzel sanat eserlerinin ortaya çıkmasına vesile olmaya kendi adıma gayret edeceğimi söyleyebilirim." dedi.

Hilye-i Şerif ve Tesbih Müzesi ile İstanbul Resimleri Müzesi'nin kurulmasına öncülük eden, resim, tespih ve İslam sanatlarının nabzını tutmaya devam eden Çebi, bu yıl Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'ne layık görülen isimlerden oldu.

Bakırköy İmam Hatip Lisesi'nde okuduğu yıllarda edebiyat ve sanata merak duymaya başlayan, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nü kazanmasının ardından Beyazıt Sahaflar Çarşısı'yla tanışan Çebi, daha sonra yüksek lisansını aynı üniversitenin İktisat Fakültesi Sosyal Siyaset Anabilim Dalı'nda tamamlasa da koleksiyonerlikten kopamayan öyküsünü anlattı.

Çebi, 1980'lerde Beyazıt Meydanı ve civarındaki kültürel hareketlilikten bahsederek, "Sahaflar Çarşısı da bugün olduğu gibi değildi. O yıllarda daha çok İslam eserlerinin, İslam sanatı eserlerinin satıldığı dükkanlar vardı. Bugün üniversite kitapları satılan bir mekan haline dönüştü maalesef. O yıllarda çok sayıda duayen kabul edilebilecek esnaf büyüğümüz ve ağabeyimizle tanıştık. Onlara gittik, geldik, sohbet ettik. Şifahi kültür olarak İslam sanatlarının ne olduğunu teorik olarak öğrenmeye gayret ettik. Pratikte de ne alınıyor, ne satılıyor, neler geliyor, neler gidiyor bunları da görmüş olduk. Ben o yıllarda başladım tespih, hat sanatı eseri ve ferman almaya."

Hilye-i Şerif ve Tesbih Müzesi'ni kurdu

Bu merakla birlikte işin ticaretine de adım attığını anlatan Çebi, şunları kaydetti:

"Sanatın ana mekanı, sanat eserlerinin, müzayede şirketlerinin, galerilerin ağırlıklı olarak bulunabildiği yer Nişantaşı ve civarıydı. Bir müddet Fatih'te bulunduktan sonra Nişantaşı'na Teşvikiye'ye geldim ve burada dükkan açtım. Bir müddet sonra da bir müzayede şirketi kurdum. O müzayede şirketiyle de senede iki-üç tane ağırlıklı olarak İslam eserleri ve Türk resminin satıldığı müzayedeler yapmaya başladım. Bu arada tabii Türkiye'deki birçok hattat ile irtibatımız vardı. Birçoğuyla da arkadaştık, dostluğumuz vardı. Buradaki sanatçılara sipariş yoluyla eserler yaptırmaya başladım. Bu aynı zamanda İslam ülkelerine de zaman içerisinde bir açılım yaptı."

Çebi, uluslararası çapta hilye-i şerif yarışmaları düzenlediğine dikkati çekerek, "Hat sanatıyla olan ilgim aynı zamanda Türk resmiyle de bir noktada kesişerek Türk resmi ile de ilgilenmeye başladım. Hatta ticaret, ağırlıklı olarak resim ticareti olarak devam etti. Niçin öyle oldu? İlgili 100 kişiden 5 kişi hat koleksiyonu veya hat eseri satın almak isterken, 95 tanesi de ağırlıklı olarak Türk resmi, oryantalist resim tarzında sanat eserleri aldığını gördüm." diye konuştu.

Hilye-i Şerif ve Tesbih Müzesi'nin kuruluş hikayesinden bahseden Mehmet Çebi, şöyle devam etti:

"Keşke üretilen hat sanatı eserine çok daha fazla talep olsa da hem sanatçılar bundan maddi olarak istifade etse hem de hat sanatı insanlarımızın evlerini, ofislerini, mekanlarını süslese, oraya bir estetik, güzellik bir manevi boyut katabilse. Bir müddet sonra artık bu eserleri yalnızca kendi uhdemizde tutmanın doğru olmayacağı kanaati bende oluşmaya başladı. 2000'li yılların başından itibaren 'Bu eserleri bir müze haline nasıl getirebiliriz?' diye düşünmeye başladım. Yaptığımız araştırmalar sonucunda Mimar Sinan eseri olan Siyavuşpaşa Medresesi'nin bu işe uygun olduğunu tespit ettim ve onunla ilgili bir girişimde bulunduk. Cumhurbaşkanımızın da yardımları ve himayesi ile (açtık)."

"Ticaret olunca işin derecesi düşmüyor"

Çebi, hat sanatını 21. yüzyılda yaşayan sanatseverlerin de ilgi alanına sokma çabası içinde olduğunu vurgulayarak, "Modern sanata ilgi duyan insanların da gözlerinin önüne bakış açılarına, onların projeksiyonuna da nasıl sokarız diye hat sanatında daha önce yapılmamış değişik işler yaptırmaya gayret ettim zaman içerisinde. Sosyal medyadan takip ettiğim zaman, dünyanın birçok değişik bölgesinde belki de birbirini hiç tanımayan sanatçının bizim öncü olmaya çalıştığımız tarzla ilgili çok değişik, çok güzel eserler vermeye başladıklarını gördük. Bundan da memnun oldum." değerlendirmesinde bulundu.

Yaklaşık 30 yıllık profesyonel sanat hayatı boyunca yaptığı çalışmalardan bahseden Çebi, şöyle konuştu:

"Koleksiyonerlik meselesi de aşk olmadan, tutku olmadan, sevmeden yapılabilecek bir şey değil. Daha lise yıllarında bu işe bir ilgim, alakam, merakım vardı. Çok daha değişik işler de yapabilirdik ama özellikle sevdiğimiz ve bizi mutlu ettiği için bu işte karar kıldık. Burada insanın kendi iradesi var tabii ama bir de Cenabıhakkın bir takdiri var. Cenabıhak da böyle bir yola girmemizi takdir etti. İşin ticaretini yapmak da aslında önemli bir şey. Ticaret olunca işin derecesi, maneviyatı falan düşmüyor. Bence tam tersi. Yani işin ticaretini yaptık. O yaptığımız ticaretten para kazandık. Para kazandığımızla da yine sanata yatırım yaptık ve bir koleksiyon oluşturduk."

"Sanatın çehresini değiştirmek için çalışıyoruz"

Koleksiyoner Mehmet Çebi, sanatın çehresini değiştirmek için çalıştıklarının altını çizerek, şunları ifade etti:

"Tarihte yapılmamış şekilde, tarihte yapılanlara benzemeyen, onların taklidi olmayan, oradan ilham alan ama dünyaya hitap eden sanatçılar ve sanat eserlerini nasıl ortaya çıkartırız? Bütün amacımız, gayretimiz bu... Mimar Sinan çok büyük sanatçıdır, Süleymaniye çok büyük sanat eseridir ama onun benzerini 21. yüzyılda yapmak artık sanat eseri değildir. Hafız Osman, 17. yüzyılda yaşamış çok büyük bir sanatçı. Hilye-i şerif dediğimiz levhayı ilk olarak yapan hilye-i şerif metnini ilk defa duvara asılacak şekilde bir levha haline getiren büyük insan ama o hilyenin bugün hala tıpatıp benzerini yazmak artık bir sanat eseri değil.

Klasik güzel bir şey. Bir şey klasik oluyorsa, güzel olduğu için beğenildiği, sevildiği için klasik oluyor. Ama klasiği çok tekrar etmek o klasiğin ruhunu bozuyor. Dolayısıyla biz hani gelenek diye bir şey var, 'gelene ek yapmak' meselesi. Bizim bir kültürümüz, sanatımız, medeniyetimiz, bunların ortaya koyduğu yüz binlerce değişik sanat dallarında sanat eserleri var. Biz bu sanat eserlerinin taklidini yapmak yerine onların ruhunu, maneviyatını, hikmetini, estetiğini yaşadığımız yüzyılda, bugünün malzemelerini de kullanarak, bugünün insanlarının sanat zevkiyle, daha öncekinden ilham alan ve izler taşıyan ama yepyeni şekilde nasıl ortaya koyabiliyoruz? Bütün mesele bu. Ben bunu yapmaya çalışıyorum."

"Sanat işiyle uğraşan insanlar ciddi sıkıntılar yaşıyor"

Türk klasik sanatlarında usta çırak ilişkisinden bahseden Çebi, "Bir dünya sanatçısı olmak için kendi sanatınızı çok iyi bileceksiniz. O sanatla ilgili diğer sanatları bileceksiniz. Ayrıca dünya sanatını da artık çok çok iyi bilmenize belki lüzum yok ama bileceksiniz. Dolayısıyla bunların hepsini böyle harmanlayıp bir potada biriktirip, kendi imbiğinizden neler süzebiliyorsanız süzüp onları bulunduğunuz çağdaki sanat eseri olarak, İslam sanatı eserleri olarak -adını siz koyun- ortaya koyacaksınız. Resimde de diğer plastik sanatlar da bu böyle. Yalnızca İslam sanatlarında değil. Türkiye'deki bütün sanatlarda üç aşağı beş yukarı aynı dertler, sıkıntılar var. Bunların yapılması gerektiğini tartışıyoruz artık. Bunların nasıl yapılacak olduğuyla ilgili problemlerimiz var. Ben kendi gücümün elverdiği nispette fikri, maddi, manevi olarak bu işlere kafa yoruyorum." açıklamasını yaptı.

Mehmet Çebi, Başta İskender Pala olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyelerine teşekkür ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Son senelerde zaten bir sıkıntı vardı. Ekonomik sıkıntı biliyorsunuz her şeye sirayet ediyor. Dünyada da böyle yalnızca Türkiye'de değil. Yani sanat eserlerinin değeri, kıymeti maalesef çok düştü. Birçok sanatçı sıkıntıya girdi. Sanat işiyle uğraşan insanlar ciddi sıkıntılar yaşıyor. Biz de tabii bu sanat camiasının içerisinde olduğumuz için aynı sıkıntılar bizim için de geçerli. Benim açımdan en azından bu (ödül) manevi bir doping oldu. 'Ne yapsak ne etsek, uğraşsak mı hızımızı artırsak mı?' diye düşündüğümüz bir dönemde ‘durmak yok yola devam’ anlayışına geldik kendi işimizle ilgili. İnşallah bundan sonra bu ödülün de verecek olduğu manevi haz ile beraber daha güzel işler yapmaya, daha güzel sanat eserlerinin ortaya çıkmasına vesile olmaya kendi adıma gayret edeceğimi söyleyebilirim." AA

 
Salgın döneminde 'sanal müzelerin' sayısı artırılacak
 
Dijital değişime ayak uyduramayan kurumlar kaybolacak
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Salgın döneminde 'sanal müzelerin' sayısı artırılacak
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı, yeni tip koronavirüs ...
Okulun kömürlüğünü onarıp ana sınıfına dönüştürdü
Ağrı'da öğretmenlik yapan Duygu Patan, köy okulunda geçmişte lojman olarak ...
Kütüphaneleri için 5 defa evlerini değiştirdiler
Sakarya'da yaşayan ve yaklaşık 42 bin kitabı bulunan öğretmen çift, kitaplarını ...
 
"Otağ-ı Muallim" ile günün stresini atıyorlar
Konya'da Şehit İbrahim Betin İlkokulu'nda, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un ...
Ahşap çocuk evleri Türkiye'nin dört bir yanından sipariş alıyor
Sivas'ta TCDD'den emekli olduktan sonra torunlarına ahşaptan çocuk evi ...
800 yıllık cami eski görkemine kavuşuyor
Elazığ'da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki tarihi Harput Mahallesi'nde ...
 
Kültepe'de tanrıça heykeli bulundu
Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Kulakoğlu, "Şimdiye kadar bulunanların ...
'Taşhan' yeniden ticaretin merkezi olacak
Osmanlı Dönemi'nde Bağdat-İstanbul yolunda konaklama ve ticaret merkezi ...
Unutulmaz tiyatrocu: Vasfi Rıza Zobu
Rol aldığı eserler ve oynadığı karakterlerle unutulmaz isimler arasına ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
HAREKETSİZ YAŞAMAYA ALIŞTIK VE ŞİŞMANLADIK
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
SÖMÜRGECİLİK TARİHİ-III: FRANSIZ SÖMÜRGECİLİĞİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ÇEŞİTLİ MAL  VE HİZMETLER
Murat BALCI
Murat BALCI
KRİPTO PARA MERCEK ALTINDA!
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SALGINA RAĞMEN
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
GELECEĞİN PLANLANMASI VE GENÇLER
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ERMENİSTAN’DA GÜÇ MÜCADELESİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SALGIN GENÇLERİ KARAMSARLIĞA SÜRÜKLEDİ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
UZAKTAN EĞİTİMİN YÜZ YÜZE SINAVLARI
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
SİLAH TEDARİKÇİSİ VE TERÖR İHRACATÇISI: ABD
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
KABUL EDELİM DİJİTAL BAĞIMLIYIZ
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
MÜZİK SEKTÖRÜ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
SUYU VERİMLİ KULLANMAK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
ANADOLU’NUN A’SI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SENİ BESLEMEYENDEN UZAKLAŞ
Esra SARI
Esra SARI
PANDEMİ SÜRECİNDE KAHVE TÜKETİMİ ARTTI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ XII (İYİNİN VE KÖTÜNÜN TESPİTİ)
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
SANATA VE SANATÇIYA YETERİNCE DEĞER VERİLMİYOR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva