ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Başkan Yaşar Karşıyaka Mahallesi’nde
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Ankara İtfaiyesi'ne anlamlı ziyaret
Çankaya'da Trabzon fırtınası
Çankaya'da Trabzon fırtınası
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
ABD ve Rusya'nın özel temsilcileri Ankara'da görüştü
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde
PKK eylemlerinde HDP'lilerin rolü ifadelerde
HABERLER>RÖPORTAJ
1 Şubat 2019 Cuma - 07:50

İnsanın, hareketi hatırlaması gerek

“Fizik tedavi sırasında fark ettim ki, aslında fizik tedavide gösterilen hareketlerle pilatesteki hareketler eş değer” diyen Pilates Eğitmeni Şerife Kurt, pilates hakkında merak edilenleri gazetemiz okurları için anlattı.

İnsanın, hareketi hatırlaması gerek

SEDA TOLMAÇ
 

Son dönemlerin popüler egzersizlerinden olan pilates, aslında uzun yıllardır var olan bir spor... Ülkemizde ise, son birkaç yıldır rağbet gören pilates hakkında, herkes çeşitli bilgilere sahip... Ancak, pilatesin zaman içerisinde tercih edilen bir spor olması, bu alanın bireyler tarafından öğrenilmeye başlamasını da sağladı.
Önceki yıllarda genellikle ‘topla yapılan bir spor’ olarak akıllarda yer eden pilatesin, aslında sadece topla yapılan bir spor olmadığı ve çeşitli aletlerle farklı egzersizlerin yapılabildiği bir alan olduğu günümüzde yavaş yavaş öğrenilmeye başlandı.
Bugün kadın-erkek fark etmeksizin çoğu kişi tarafından tercih edilen bir spor olan pilatesin, 7’den 70’e herkese hitap edebildiğini söyleyen Şerife Kurt 19 Fit Pilates’in Antrenörü Şerife Kurt, Ticari Hayat Gazetesi okurları için pilatesi anlattı.
Fizik tedavide yapılan hareketlerin pilateste yapılan hareketlerle eş değer olduğuna dikkati çeken eğitmen Şerife Kurt, “Pilates, aslında insan doğasında var olan ‘hareket etme’ faktörünü sunuyor. Günümüzde, insanlar hareket etmeyi unuttu ve hareketsiz bir yaşama doğru sürükleniyorlar. Pilates aslında insanlara hareket etmeleri gerektiğini hatırlatıyor diyerek, başlıyor sorularımızı cevaplamaya…

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Antrenörlük Bölümünden 2014 yılında mezun oldum. Pilatesle de üniversite döneminde tanıştım. Aslında, step-aerobik eğitmenliğiyle başlamıştım. Nitekim pilatesle devam ettim. Beden eğitimi hocamın kurucularından olduğu bir spor salonunda pilates üzerine staj yaptım. Böylelikle pilates konusunda kendimi geliştirmeye başladım. Eğitimimi tamamladım, gerekli yerlerden sertifikalarımı aldım ve böylelikle pilates eğitmenliğine başlamış oldum. Yaklaşık 6 yıldır sertifikalı eğitmen olarak çalışıyorum. 

Sizi pilatese yönlendiren şey neydi?
Zaten spor benim hayatımda olan bir şeydi. Evde kendim pilates yapıyordum. Bunun öncesinde ise, futbol geçmişi olan biriyim. 5 yıl lisanslı futbolcu olarak futbol oynadım. Bu alanda dünya üçüncülüğüm var. Sporun hep içindeydim. Ancak, zamanla bende, futboldan kaynaklı menüsküs meydana geldi. Menüsküs nedeniyle fizik tedavi gördüm. Fizik tedavi sırasında fark ettim ki, aslında fizik tedavide gösterilen hareketlerle pilatesteki hareketler eş değer. Bunu fark ettiğimde de ‘Ben zaten bu hareketleri yapıyormuşum’ diyerek pilatese devam ettim. Bir sporcu olarak pilatese yönlenmemim nedeni; aslında direkt pilates yapayım düşüncesi değildi, pilates zaten yaptığım bir spordu. 

Pilatesin, fizik tedaviyle eş değer olduğunu gördüm” dediniz, bu dikkat çekici bir nokta aslında. O zaman pilatesi nasıl tanımlarsınız?
İnsan hayatında var olması gereken hareketler aslında. Çünkü, günümüzde insanın hareket alanı kısaldı. Yani, insan hareketsizleşmeye başladı. Artık, neredeyse marketlerin içine bile arabalarla girilecek. İnsanlar neredeyse yürümüyor. Ama insanın doğası yürümektir, koşmaktır, hareket etmektir. Bizim hareket etmemiz gerekiyor. Ama yapmıyoruz. Pilateste, bir destekleyici egzersiz programı olarak, aslında gün içinde yapmış olmamız gerekenleri yaptığımız için, hayatın bir parçası olarak devam ettirilmeli. En azından haftada 3 saat buna vakit ayrılmalı.
Özellikle Türkiye pilatesi, pilates topuyla yapılan bir spor olarak tanıdı. Ancak, pilates, uzun geçmişi olan bir spor ve zaman içerisinde de bu sporun sadece topla yapılmadığı anlaşıldı. 

Pilatesin özellikle ülkemizde popüler hale gelme sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında pilates, Kurtuluş Savaşı yıllarından itibaren süregelen bir program olarak karşımıza çıkar. Pilates kurucusu olan Joseph Pilates’in soyadından gelen bir spor. Joseph Pilates bu sporu yapmış, ama bu spor Türkiye’ye geç ulaşmış. 
Açıkçası ülkemizde manken Ebru Şallı sayesinde bu spor tanınmaya başladı. Şallı’nın pilates üzerine yaptığı televizyon programları, bu sporu popüler hale getirdi. Zaman içerisinde de zaten pilatesin sadece topla yapılmadığı, egzersizlerle ve çeşitli aletler kullanılarak yapıldığı öğrenilmiş oldu. Ayrıca, bugünkü pilates eğitiminde kullanılan aletlerin, aslında sedyeye benzerliği göz önünde bulundurulduğunda, az önce de bahsettiğim fizik tedavi egzersizleriyle eş değer olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Pilateste sakatlanma riski var mıdır?
Pilates, sakatlanma riski çok çok düşük olan bir spordur. Ancak, hiç risk yoktur diyemeyiz, çünkü yürürken bile sakatlanma riskimiz olabiliyor. Ama spor olarak ele aldığımızda, sakatlanma riski en az olan branşlardandır.

“Pilatesi genellikle kadınlar tercih ediyor” diye bir düşünce var. Bu düşünceye katılıyor musunuz? Pilatesi, kimler tercih ediyor?
Hayır, pilatesi sadece kadınlar tercih etmiyor. Evet, pilates denildiğinde bu sporu sadece kadınlar yapıyormuş gibi bir düşünce oluşabiliyor, ama pilatesi 7’den 70’e herkes yapabilir. 
Pilates, özellikle gelişim çağındaki çocukların duruş bozukluklarını, omurga rahatsızlıklarını giderebilen bir spor. Bunun dışında gelişim çağındaki çocuklar için yüzme de çok güzel ve önemli bir branş. Nitekim pilates de bu şekilde. Çünkü aslında pilateste yapılması gereken hareketler yapılıyor. 
Biz pilateste asimetrik çalışmalar yapıyoruz. Esneme, uzanma hareketleri hep eşit yönlü oluyor. Pilates, omurga ve iskelet kas sistemini düzeltici hareketlerdir. Ve bu nedenle pilates, herkes içindir. Herkesin yapabileceği bir spordur.
Günümüzde erkekler de bu konuda bilinçli ve pilates yapıyor. Eskiden “Erkekler pilates mi yaparmış” şeklinde bir düşünce oluyordu, çünkü Türkiye’nin gözünde pilates, toptan ibaretti. Ancak insanlarda, özellikle erkeklerde bu konuda belli bir bilinç oluştu. Bugün, pilatesin herkes için olduğunu ve sadece topla yapılan bir spor olmadığı anlaşılmış oldu. 

Bildiğim kadarıyla pilatesin de kendi içinde alanları var. Bunlardan biri de, yine son dönemlerde aşina olduğumuz; doğum pilatesi. Biraz bu doğum pilatesinden de bahsedecek olursanız, doğum pilatesine ne zaman başlanmalıdır? Doğum pilatesinin riskleri var mıdır? Doğum pilatesinin faydaları nelerdir?
 Hamile pilatesiyle risk ne artar ne azalır, zaten bir risk varsa vardır. Hamilelik süreci, risk faktörüne etki etmez. Doğum pilatesine ne zaman başladığımız konusu ise şöyle; Daha önce spor geçmişini bilmediğimiz, hamile olarak gelen bireylerde 13. haftadan sonra, yani 3 aylık serüvenin tamamlanmasının ardından ve doktor onayıyla pilatese başlıyoruz.
İlk gebeliklerde, hamile kadınlarda psikolojik olarak bir korku oluşabiliyor. Bu nedenle kişilerin psikolojik olarak rahat edebilmesi için doğum pilatesini, doktor gözetimiyle birlikte sürdürüyoruz. 
Dediğim gibi spor geçmişi olmayan bireylerde 3 aylık sürenin tamamlanmasının ardından pilatese başlıyoruz, ama birey daha önce spor yapmışsa ve vücudu sürece alışkınsa zaten gebeliğin ilk dönemlerinde de pilates yapmasında bir sakınca olmuyor. Doğum pilatesinin faydası, vücudun doğumdan sonra hızlı ve erken toparlanmasına yardımcı olması. Ancak bunun da ötesinde, kişilerin doğum esnasında rahat bir doğum gerçekleştirmesine katkı sunuyor.

Peki, doğum pilatesi yapanlar, doğumdan sonra da pilatese devam ediyor mu?
Doğumdan önce pilatese gelenler, genellikle doğumda, doğum sırasında aldıkları/alacakları kiloları kontrol edebilmek amacıyla pilatese başlıyor. Aslında doğum pilatesi, kilo vermekten ziyade, doğumu kolaylaştırıcı bir faktördür ve doğum sonrası vücudu her yönden toparlayıcı bir etkiye sahiptir. 
İnsanlar, “Hamile kaldım, kilo alacağım, o kiloları vermem lazım” düşüncesine kapılarak pilatese başlayabiliyor.  Ama pilates, bahsettiğim gibi doğumu kolaylaştırıcı özelliğe sahip. 

Sporun insan hayatında her zaman var olması gerektiğine vurgu yapıyorsunuz. Ancak, günümüzde hareketsiz yaşam insanı esir almış durumda. Hal böyle olunca insanlar, özellikle yaz döneminde fit bir vücuda sahip olmak için spor salonlarını doldurur oldu. O zaman yaza fit bir vücutla girmek için ne yapmak gerekir?
Evet, spor zaten insanın hayatında var olması gereken bir alan. Spora ne zaman başlanması gerektiği konusunda da bir şey söylemek doğru olmaz. Çünkü, günlük hayatımızın için zaten spor yapmamız gerekiyor. Ama bizde ‘Bikini sezonuna hazırlık’ diye de bir düşünce var. Kişi, yaz dönemine fit bir vücutla girmek istiyor. O zaman, biz de diyoruz ki “Yazın hazırlığı kıştan başlar.” 
Kışın ve en önemlisi de günlük hayatın içerisinde spor yapmayı alışkanlık haline getirmeyenlerin, yaz dönemi öncesi bir anda çok iyi bir vücuda sahip olması mümkün değil. Özellikle pilateste böyle bir mucize sağlamaz. 
Peki, hareketsiz bir yaşam içerisinde kişinin hareketsizlikten uzaklaşması için ne yapması gerekir? 
Aslında çok basit; bol bol yürüyüş yapmak, insanı hareketsiz yaşamdan uzaklaştıracaktır. Özellikle arabadan uzaklaşmamız lazım. Her yere arabayla gider olduk. Arabayı bırakıp gün içinde yakın yerlere yürüyerek gidebilmeliyiz. İnsanın doğasında olan en basit hareket biçimi; yürüyüş. 
Bunun dışında vücudunun performansı yüksekse; koş. Ufak tempolu koşular da kişiyi hareketsiz yaşamdan uzaklaştıracaktır. Dolayısıyla koşu da doğamızda var olan bir şey. 
Eğer yüzebiliyorsan da, yüz. Yani, ne yaptığının çok önemi yok aslında. Sadece doğanda var olanı yap; Hareket et!

Son olarak, sizin pilatesle ya da sporla ilgili eklemek istediğiniz veya dikkat çekmek istediğiniz bir nokta var mı?
Pilates için şunu söyleyebilirim; pilateste kontrol çok önemli. Kişi, kendi başına yaptığı programlarla bu kontrolü sağlayamayabilir. O yüzden özellikle sakatlığı olan bireylerin, pilates yaparken mutlaka bir eğitmen gözetiminde olması gerekiyor. Bununla birlikte hamile kişilerin de bireysel olarak bir eğitmenle çalışması gerekiyor. Çünkü sakatlığı olan veya hamile bireylerin vücutları tamamen farklı fonksiyonlar gösterebiliyor. Bu nedenle tavsiyem; bu kişilerin bireysel olarak bir eğitmenle çalışması. 
Bunun dışında dikkati çekmek istediğim konu ise; yağ yakımının ve kas yapımının farklı çalışma gerektirmesi. Yağ ve kas birbirinden bağımsız ve farklı şeyler. İnsanlarda şu korku ve düşünce oluyor: “Hocam, önce biraz yağ yakayım. Yağım kasa dönmesin.” Yağ, kasa dönmez; kas da yağa dönmez. “Kilo vereyim spora öyle başlayayım” diye bir şey yok. Bu düşünce de yanlış bana göre. 

Etiketler:
 
“Amacımız büyümek”
 
Yapay zekada Japonya, Güney Kore ve ABD önde
YORUMLAR
 Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ankara'nın Patronları Mustafa Aydın Hürmüzlü
Bu haftaki konuğumuz bir Kerkük Türkü olan iş adamı Mustafa Aydın Hürmüzlü… ...
Benim bayrağım Türk bayrağı vatanım da burası
Ankara Rumeliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Seyfettin Saralar ...
Korku filmlerinin senaristi yeni sezona hızlı girdi
Kabus, Düğümlere Üfleyen Şerri, Cin Çeşmesi ve Kafirun gibi birçok korku ...
 
Ankara'nın patronları: Hüsna Dişbudak
Köşemize bu hafta seramik ve heykel sanatçısı Hüsna Dişbudak’ı konuk ediyoruz. ...
Foto muhabirliğinden parlamento muhabirliğine Cengiz Aldemir
Gazeteci Cengiz Aldemir, foto-muhabirliğiyle başladığı meslek yaşamına ...
Ankara'nın Patronları Cem Tunç
Köşemize bu hafta TÜSİAV Digital Dönüşüm Platformu Başkan Yardımcısı Cem ...
 
Pastaya duyduğu merak, onu ‘Pasta Ustası’ yaptı
Pasta Şefi Gökhan Erkan, çıraklıktan başladığı meslekte birbirinden renkli ...
Ankara'nın Patronları Veysel Celiloğlu
Köşemize bu hafta Engelsiz Dünya Kafe’nin sahibi Veysel Celiloğlu’nu konuk ...
Türkiye’nin görsel kaydı Depo Photos’ta
Depo Photos’un Genel Yayın Yönetmeni Abdurrahman Antakyalı, ülkenin görsel ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
BAHARIN MÜJDECİSİ CEMRE
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
TÜRKİYE ‘GÜVENLİ BÖLGE’ DEĞİL, “‘GÜVENLİ(K)Lİ BÖLGE’ İSTİYOR…
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
YETMEZ AMA “EVET”
Halil YATAR
Halil YATAR
NEREYE KADAR ÖZGÜRLÜK?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
KONUŞMA AHLAKININ VAROLUŞSAL ZORUNLULUĞU
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
“GÖRGÜ” ÖNEMLİ..
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YÜREKLERİMİZİ DAĞLAYAN HİKAYESİYLE CÜNEYT ÖZDEMİR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KONUT SATIŞLARI YILA DÜŞÜŞLE BAŞLADI
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ENDÜSTRİ TOPLUMU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DÜNYA'NIN GÖRMEDİĞİ UZAK DİYAR : DOĞU TÜRKİSTAN
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KONGRE TURİZMİ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KOKUŞMUŞ ZİHNİYETLERDEN NE ZAMAN KURTULACAĞIZ?
Esra SARI
Esra SARI
YOZLAŞIYORUZ HEM DE BİR HİÇ UĞRUNA
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
KİŞİ KENDİNİ HESABA ÇEKTİĞİ GİBİ, TOPLUMDA KENDİNİ HESABA ÇEKMELİDİR
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva