ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kapadokya kanunla korunacak
Kapadokya kanunla korunacak
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Denizli'de motosiklet ambulanslar göreve başladı
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
Kilis müzesi tarihi binaya taşınıyor
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
600 megavat batarya kapasitesine ihtiyaç duyabilir
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor
KPSS kampı Yenimahalle’de başlıyor
HABERLER>ÖZEL HABER
10 Mayıs 2019 Cuma - 07:44

Gelecek "biokimya"da

Fİ, Çİ, Pİ kitaplarıyla son yılların gözde yazarlarından olmayı başaran Azra Kohen, “Bugün dünyada biokimya üzerine çok gelişmiş bir sektör var. Elimizdeki telefonlarda, bilgisayarlarda ciddi anlamda birer işletim sistemi kullanıyoruz.” dedi.

Gelecek  biokimya da

HALİL YATAR

Ankara Üniversitesi Akıllı Sistemler ve Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi(ASTAM) tarafından düzenlenen ‘Azra Kohen ile Yaşamın İnovasyonu’ söyleşisiyle Kohen, Ankara Üniversitesi’nde öğrencilerle ve sevenleriyle bir araya geldi. Söyleşiye Genç Girişim Yönetişim Derneği(GGYD) Başkanı Nezih Allıoğlu’nun yanı sıra Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş’te katılarak destekte bulundu. Yaşamın her alanında inovasyon hakkında ki düşüncelerini aktaran Kohen, merak edilen soruları da cevapladı ve geleceğin biokimyada olduğunu ifade etti. 

“Kurtuluşumuz girişimcilikte inovasyondadır”
Söyleşiden önce kısa bir konuşma yapan GGYD Başkanı Allıoğlu, “ASTAM yenilikçi çalışmalar yaparak ülkemizin bilgi ve iletişim teknolojileri alanında ihtiyaç duyduğu altyapıyı güçlendirmek, yenilikçi teknolojiler geliştirmek ve bu teknolojileri farklı alanlarda değerlendirmek yolunda ilerlemektedir. Günümüzün sihirli kelimesi yenilikçilik, diğer bir adıyla inovasyon. Sevgili Azra Kohen bugün bizlere yaşamın inovasyonunu anlatacak. Ben ise sizlere kısaca ülke ekonomisini aydınlık yarınlara ulaştırmak için girişimciliğin ve ekonomide inovasyonun önemini kısa bir şekilde ifade etmek istiyorum. 

Geçtiğimiz Temmuz ayında yayınlanan 2018 Küresel İnovasyon Endeksi’nde Türkiye maalesef 126 ülke arasında 43’üncü sıradan 50’inci sıraya geriledi. Bu sıralamada ilk başlarda İşviçre, Hollanda, İsveç, İngiltere, Singapur, ABD, Danimarka, İrlanda, Almanya gibi ülkeler geliyor. Türkiye’nin bir önceki yıla göre 7 sıra gerilemesi hepimiz için oldukça üzücüdür. Halbuki kurtuluşumuz girişimcilikte, inovasyondadır.
Bugün karşınızda bir girişimci olarak ve aynı zamanda GGYD Başkanı olarak bulunuyorum. Şimdi sözlerim gençlere; ülke olarak, millet olarak biz artık en iyide yer alanların en sonlarında yer almak istemiyoruz. Biz artık ihraç ettiğimiz bir tır domatesin parasının gelmesini bırakın, geri gönderilerek prestijimizin ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. 

Biz artık değeri yüksek ürünleri dünyanın her yerinde yükte hafif, pahada ağır ürünleri ihraç etmek, bunun içinde her alanda yenilikçi projeler yapmak istiyoruz. Türkiye’nin gelişmesi ve kalkınması için en çok ihtiyaç duyduğumuz dinamiklerden birinin de inovasyon olduğunu biliyoruz ve buna göre de politikaların üretilmesini istiyoruz.İnovasyon ülkelerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak için kilit rol oynuyor. Bu açıdan bakıldığında mutlaka ve mutlaka milli mesele olarak değerlendirilmesini istiyoruz.” şeklinde konuştu.

“Yenilikçi fikirlerin yeşerdiği bir Türkiye diliyorum” 
Yeni fikirlere ve buluşlara ihtiyaç duyduğumuzu aktaran Allıoğlu, “Günümüzde işletmelerin büyük bir kısmı inovasyonun öneminin farkında. Ancak maalesef farkında olmalarına rağmen buna yatırım yapmıyorlar. Burada en önemli görev devlete ve üniversite sanayi iş birliğine düşüyor. Genç nüfusuyla gelecek vadeden Türkiye aslında sayılı ekonomilerden biri olabilir. Bunun için ise dinamiklerin bir an evvel harekete geçmesi gerekiyor. İnovasyon kapasitemizi yeterince geliştiremiyor, rekabetçi ülkelerin bu konuda ki çalışmalarını örnek alamıyorsak işimiz çok zor.

Yeni buluşlar ve yeni fikirler bularak bunları bir an önce yatırıma dönüştürmeliyiz. Yeniliğin olmadığı toplumlarda yeni fırsatların ortaya çıkmadığını, rekabet avantajının sağlanmadığını, sonuç olarak o toplumların kaybetmeye mahkum olduklarını hepimiz biliyoruz. O nedenle özellikle gençler gelecekte hangi işi yaparsa yapsın yenilikçi olmalıdır. Ancak ve ancak atılacak tüm adımlarda inovatif bir yaklaşım tarzı belirlersek düzlüğe çıkabiliriz. Taklitçi olmayıp icat çıkarttığımızda, fikirlerimiz para ettiğinde orta gelir tuzağından kurtulabiliriz. Yenilikçi fikirlerin yeşerdiği bir Türkiye diliyorum” dedi.

“Bu antik eğitime inovatif bir yaklaşım gerekli” 
“Bu antik eğitime inovatif bir yaklaşım gerekli” diyen Azra Kohen, şöyle devam etti; “İnovasyon sadece yenilikçilik demek değil. Süregelen bir probleme değişik bakış açısı üreterek o problemi çözebilme kabiliyetidir. Bu anlamda insan yaşantısında en çok inovasyona ihtiyaç olan alan eğitimdir. İnsanlık tarihi var olduğundan beri eğitim sistemi ustalık- çıraklık sisteminden evrilerek sanayi devrimiyle birlikte bir formata sokulduğundan beri asla ve asla yenilenmedi. Hayatımızda kullandığımız en antik şey eğitimimiz. İnsan organizması olarak antik bir eğitim kullanıyoruz. Bu antik eğitime inovatif bir yaklaşım gerekli. 

Harekete geçme ve uygulama noktasında güçlü yanlarımız var. Toplum olarak tarihimize baktığımızda ve genetik mirasımıza baktığımızda bu anlamda kaynaklarımız güçlü. Fakat nedense biz birbirimizi dinlemiyoruz. Karşımızda ki insan konuşurken, aslında her birimizin o kadar çok ilgiye ihtiyacı var ki o ilgiyi üzerimize çekmekle ilgili bir açığımız var. Sorunu gerçekten çözmek için hareket etmek yerine o problemi çözermiş gibi yapıp ilgi toplamak üzerine motive oluyoruz. Birbirimizi biraz daha samimi bir biçimde sevsek, açlığımızı başka bir yerde gidersek bir takım sorunların çözülmesi noktasında ilerleyebiliriz.”

“Herşey bizim elimizde”
İnovasyon yaşamımızın her alanında olabilir diyen Kohen, “İnovasyon yaşamımızın her alanında olabilir ama eğer izin verirsek. Kendi motivasyonumuza işaret etmemiz gerekirse; insan zihninin iki şekilde çalışma prensibi var. Eğer siz zihnin sabit olduğunu düşünüyorsanız yani sizin için zihin belirli bir yaşa kadar gelişip ondan sonra sabit kalan bir mekanizmaysa siz gerçekten de sabit bir zihne sahip oluyorsunuz. 
Siz zihnin her yeni bilgiyle kendini yenilediğini, geliştirdiğini ve gelişime açık olduğuna inanıyorsanız esnek bir zihin yapısına sahip oluyorsunuz. İki tip insan var. İlki sabit zihne sahip olan insanlar. Bu insanlara örnek verecek olursak 7’sinde neysen 70’inde de osun diyenleri örnek gösterebiliriz. Diğeri ise esnek zihne sahip insanlar. Bir taksiye bindiğinde bile taksi şoföründen bir şeyler alabilen insanlar. Hayatın içindeki işaretleri takip ederek, hayat mekanizmasının aslında kendisiyle iletişimde olduğunu anlayabilen ve o yüzden sürekli zihni gelişen insanlar. 

Hangisi olacağınıza sizin nerede, hangi ailede doğduğunuz, nasıl bir zeka seviyesine sahip olduğunuz, nasıl bir eğitim aldığınız ya da maddi imkanlarınızın ne olduğu karar vermiyor. Nasıl düşündüğünüz karar veriyor. Eğer siz gelişime açık ve sürekli gelişen bir organizmayımı kabul ediyorsanız zihniniz bunu anında kabul ediyor ve gelişmeye başlıyor. Her şey bizim elimizde. Neye dönüşmek istiyorsak, ona dönüşebilecek kabiliyetteyiz ve bunun için dizayn edilmişiz” şeklinde konuştu.

“Biokimya uçsuz bucaksız bir sektör olacak”
Biokimyanın da uçsuz bucaksız bir sektör olacağını söyleyen Kohen sözlerini şöyle tamamladı:
“Teknolojilerin değiştirdiği hayat ile bizim psikolojimizde değişiyor. Sürekli kendimize yeni formatlar atıyoruz. Bugün dünyada biokimya üzerine çok gelişmiş bir sektör var. Elimizdeki telefonlarda, bilgisayarlarda ciddi anlamda birer işletim sistemi kullanıyoruz. O bilgisayarların hepsi bizim beynimiz gibi çalışıyor. Yani beynin çalışma prensibiyle, bilgisayarın çalışma prensibi birbirine çok yakın. Beynimize çok yakın bilgisayarlar üretmek istiyoruz buna da yapay zeka diyoruz. Bu kendi kendini onarabilen bir bilgisayar demek. 
Bugün bakterilerden oluşmuş bir işletim sistemi kurgulanıyor. Böyle bir sisteme sahip olan bilgisayar aslında yaşamın olduğu bir bilgisayar demek. Hesaplamaları elektronik bir sistemin değil de, yaşayan organizmaların yaptığı bir sistem düşünün. Bence günümüzün en derin inovasyonu bu. Gelecekte böyle bir sektör var. Eskiden bilgisayar mühendisliği diye bir sektör yoktu ancak artık var. Biokimya da böyle uçsuz bucaksız bir sektör olacak”

Etiketler:
 
Obezite astım kontrolünü zorlaştırıyor
 
Keçiören’de muhteşem konser
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Çeyrek altın 500 lirayı bulabilir
Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, altının ...
Doğaseverlerin gözdesi: Karagöl
Son yılların gözde kamp ve piknik alanlarından Çubuk Karagöl Tabiat Parkı, ...
Geleneksel sanatlarımızı geleceğe aktarmak istiyoruz
Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Sanat Tasarım Alan Şefi Bahtınur Çelik, “Geleneksel ...
 
Ahşap oyuncaklar bir kültürü nesilden nesile aktarıyor
Ahşap oyuncak geleneğinin 17 ve 18. yüzyıllarda başladığını, günümüzde ...
Bu meslek para kazandırmıyor
Usta Gözükara, Ankaralıların, ceviz oyma sanatına ilgisi olduğunu söyledi ...
“Çağ açıp kapatmış bir milletin evlatlarıyız”
Türk Dünyası Parlamenterler Birliği ‘Türk Dünyası ve Gerçekler’ konulu ...
 
Çocuklar ‘Şampiyonlar Gibi’ beslenmeyi öğrendi
“Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen” etkinliğinde bir araya geldiğimiz ...
Eş Sürem Sergisi Dünyagöz'de
29 yıldır resim sanatıyla uğraşan Yılmaz, eserlerinde Türk kültüründen ...
Kesinlikle internetten ilaç almayın
Eski Ankara Eczacı Odası Başkanı Hilmi Şener, vatandaşları internetten ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
ABD’NİN TÜRKİYE UYARILARI
Esra SARI
Esra SARI
SOKAKLAR ÇÖP KUTUSU MU?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SURİYELİLER AĞAÇ DİKSİN
Halil YATAR
Halil YATAR
SAĞLIKSIZ ÇAĞDA SAĞLIKLI KALMA ÇABALARI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SAĞLIĞIMIZ ÇOK GÜZEL OLSUN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
''KİBİR'' VE ''KİBRİYA''
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEZİ İZLENİMLERİ III SLOVENYA'DAN SONRA 2. DİNİSİZ ÜLKE OLAN ÇEK CUMHURİYETİ(ÇEKYA), ESKİ ÇEKOSLOVAKYA-2
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
DÜNYANIN EN ETKİLEYİCİ YERLERİ BELLİ OLDU!
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
GENÇLİK HAFTASININ ARDINDAN
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GÖRÜNENLER VE GERÇEKLER
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD'NİN İRAN'DAN SONRAKİ HEDEFİ TÜRKİYE
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TÜRK SÜRÜCÜLERİN ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE OLAN İLGİSİ ARTIYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SAHİP OLANLAR VE OLAMAYANLAR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
İSTANBUL SEÇİMLERİ YENİLENİYOR, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva