ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Afrin'de terör operasyonu: 9 gözaltı
Afrin'de terör operasyonu: 9 gözaltı
Sahil Güvenlik 240 erbaş alacak
Sahil Güvenlik 240 erbaş alacak
Bitlis'te 2 terörist etkisiz hale getirildi
Bitlis'te 2 terörist etkisiz hale getirildi
Kabil’deki saldırıda ölü sayısı 22 oldu
Kabil’deki saldırıda ölü sayısı 22 oldu
Çalıntı araç parçalanmış halde bulundu
Çalıntı araç parçalanmış halde bulundu
HABERLER>ÖZEL HABER
7 Haziran 2019 Cuma - 07:11

Etkin diş temizliği nasıl olmalı?

Top, etkili bir diş fırçalama için kullanılması gereken fırça ve macun hakkında da bilgi vererek, “Diş macunlarının florür içermesi gerekir. Florür içermeyen diş macunu kullanımında diş çürükleri artar .” dedi.

Etkin diş temizliği nasıl olmalı?

SEDA TOLMAÇ
Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden 1997 yılında mezun olan Diş Hekimi Fatma Eylem Top, 22 yıldır kendi muayehanesinde mesleğini sürdürüyor. Biz de Ticari Hayat gazetesi olarak bir araya geldiğimiz Fatma Eylem Top ile ağız ve diş bakımında merak edilenleri konuştuk.
Diş hekimi Top, diş bakımında doğru fırçalama tekniği ve dişin hangi sıklıkla fırçalanması gerektiği üzerine bilgiler vererek, etkili bir diş bakımı için ihmal edilmemesi gereken noktaları anlattı.Son yılların merak edilen diş beyazlatma tedavisi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Top, aynı zamanda gelişen teknolojinin ağız ve diş tedavilerinde neleri değiştirdiğinden de söz etti.

Öncelikle ağız sağlığı ve diş bakımıyla ilgili genel bir değerlendirme yaparak başlarsanız, ağız sağlığı ve diş bakımı nasıl olmalı, nelere dikkat edilmeli?
Ağız sağlığı ve diş bakımında insanların yapması gereken en önemli şey tabii ki, dişlerini düzenli bir şekilde fırçalamalarıdır. Fakat kliniğimizde hastalarımızı muayene ettiğimizde birtakım fırçalama eksiklikleri olduğunu görüyoruz. Etkili fırçalama yapılmadığı için dişlerde bazı sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Hastalarımızı etkili bir fırçalama hakkında bilgilendiriyoruz. Daha sonra rutin kontrollerimiz de hastalarımızın daha iyi bir oral hijyene sahip olduklarını gözlemliyoruz.

Peki, doğru fırçalama nasıl olmalı?
Bir şeyin mantığını iyi anlarsak ya da neyi ne için yaptığımızı bilirsek, ezberleri ortadan kaldırmış oluruz. Bu nedenle ben diş fırçalama konusunda neden dişleri fırçalamamız gerektiğini hastalarıma anlatıyorum.
Ağız ortamı steril, yani bakterisiz bir ortam değil.Yemek yediğimiz zaman dişlerin üzerinde diş plağı dediğimiz bir tabaka oluşur. Özellikle de, karbonhidratlı ve şekerli yiyecekler tüketmişsek, bu oluşan diş plağı, bakterilerin en sevdiği ortam haline gelir. Yani çürüğün ve diş eti iltihaplarının bakteriler tarafından başlaması için uygun zemin yaratılmış olur. İşte bizim diş fırçalamadaki amacımız, istemediğimiz bu tablonun oluşmasını engellemek. Yani dişlerimizi yemeklerden sonra fırçalayarak, bu bahsettiğimiz diş plağını dişlerimizden uzaklaştırmamız gerekir.  
Bu plağı dişlerden uzaklaştırmak için dişleri kaç kez fırçalamak gerektiği sorusu ise, ilk akla gelen soru. Ben bu soruyu net bir sayıyla cevaplamıyorum. Her yemekten sonra dişlerin fırçalanması gerekiyor. Kaç öğün yemek yeniyorsa, o kadar da dişi fırçalamak gerektiğini öneriyorum. “Diş fırçalama sayısının bir standardı vardır” veya “Günde iki kere fırçalanmalıdır” diyemeyiz. Herkesin beslenme şekli farklı. Ama önemli olan nokta dişlerin her yediğimiz öğünün arkasından fırçalanması gerektiğidir.
Bunun dışında diğer konu da, fırçalamanın doğru yapılıp yapılmadığı…
Fırçalama her zaman doğru yapılmıyor ve muayeneye gelen çok sayıda hastanın yanlış fırçalama yaptığını gözlemliyorum. Doğru bir fırçalama; üst dişlerin yukardan aşağıya, alt dişlerinde aşağıdan yukarıya doğru fırçalanmasıyla gerçekleştirilebilir. Bunun dışında uygulanan fırçalama teknikleri yanlış değildir, ama en doğru fırçalamanın bu teknikle fırçalamak olduğunun üzerinde duruyorum. Ayrıca diş fırçalamada şuna da dikkat etmek gerekiyor;
Yemek yedikten sonra ön dişlerimizi gerek dilimizle gerek dudağımızla temizleriz, birde konuşma fonksiyonumuz biz farkında olmadan bir miktar dişlerimizi temizler. Dolayısıyla ön diş yüzeyler en az plağın biriktiği yerler. Plakların çok biriktiği yerlerden biri dişlerimizin boyun bölgeleri yani diş etine yakın kısımlardır. Bununla birlikte arka dişlerimiz hem boyun kısımlarında hem de tüm yüzeylerinde plak çok birikir. Dolayısıyla fırçalama tekniğinin bununla bir bağlantısı var. Yukarıdan aşağı fırçalamamızın sebebi de bu. Özetle diş plağını, diş etine yakın yerlerden dişin ucuna doğru fırça yardımıyla süpürerek uzaklaştırmamız gerekir. 

Önermediğiniz fırçalama teknikleri neler?
Dediğim gibi plağı diş etinden dişin ucuna doğru uzaklaştırmamız gerektiği için, yatay olarak yapılan fırçalama tekniği plağı uzaklaştırmada etkili değil. Bu şekilde yapılan fırçalama, plağı dişlerden yeteri kadar uzaklaştırmaz. Bunun dışında dişler kapalı bir konuma getirilip alt ve üst dişlerin tamamını kapsayacak şekilde, aşağı yukarı hareketlerle fırçalama da etkili bir fırçalama değil. Bu şekilde yapılan fırçalamayla plağı çıkartıyoruz, ancak tekrar yukarı doğru yerleştiriyoruz. Yani etkisiz bir fırçalama yapmış oluyoruz.

Peki diş temizliğine ne kadar vakit ayırmak gerekiyor. Diş fırçalamanın ortalama bir dakikası var mıdır?
Öncelikle fırçanın bütün diş yüzeylerine temas etmesi gerekiyor. Bütün diş yüzeyi dediğimizde de insanların kafası karışabiliyor, çünkü dişin tek yüzeyi yok. Diş; ön, arka, ara, çiğneyici yüzey olmak üzere birden fazla yüzey içeriyor. Ve fırçanın tüm bu yüzeylere temas etmesi önemli. Dolayısıyla kişinin, fırçanın tüm diş yüzeylerine temas edip bu yüzeyleri temizlediğinden emin oluncaya kadar fırçalamasını sürdürülmesi gerekiyor.
Bununla birlikte dişleri sadece fırçayla temizlemenin yeterli olduğunu düşünmüyorum, çünkü dişlerin ara yüzlerine fırça girmiyor. Bu nedenle diş ipi kullanımının gerekli olduğunu düşünüyorum.Diş ipi kullanımı ihmal edilen bir konu. İnsanlar dişlerini fırçalıyor, ama diş ipi kullanamadıklarını veya kullanmak istemediklerini söylüyor. Ama bence diş ipi de mutlaka kullanılmalı. Diş ipi kullanılamayan durumlarda çok fazla ara yüz çürükleriyle karşılaşıyoruz.

Diş ipi kullanımının az olması neden kaynaklanıyor sizce?
Diş muayenesine gelen hastalarım, diş ipi kullanırken ellerinin arka bölgelere yetişmediğini, ipin kullanımını beceremediklerini söylüyor. Halbuki, biraz çabalayıp tembellik yapılmazsa, diş ipi rahatlıkla kullanılabilir. Ağız bakımının yüzde 50’si doğru teknikle diş fırçalama, yüzde 50’si de diş ipi kullanımıdır. Dişin ara yüzlerini temizlemediğiniz sürece, yarı yarıya temizlik yapmış olursunuz.

Etkili bir fırçalama için diş fırçası ve diş macunu nasıl olmalı? Bu konuda da okuyucularımızı kısaca bilgilendirebilir misiniz? 
Etkili bir fırçalamada diş fırçasının boyutu çok önemli değil. Kişinin rahatlıkla kullanabildiği, dişini fırçalarken midesini bulandırmayan bir fırça tercih edilmeli. Çok farklı ebatlarda fırçalar var. Ama bence önemli olan fırçanın ebadı değil, diş fırçasındaki kılların kaliteli olup olmadığıdır. 
Belirli ve bilindik firmaların ürettiği diş fırçalarının kıl kalitesinin iyi olduğunu düşünüyorum. Fırçanın kılları, ne çok yumuşak ne de çok sert olmalı. Kılları çok sert olan fırçalarla ne kadar iyi bir fırçalama yapılsa da yapılan fırçalamanın etkili olmadığını düşünüyorum.
Diş macunu konusunda da çok fazla firma var. Ve aynı firmanın kendi içinde, örneğin diş hassasiyetine etkili yada beyazlatmaya etkili gibi diş macunu türleri mevcut. Bu konuda da yine isim yapmış firmaların ürettiği macunlar tercih edilebilir. Kişi dişlerinin daha beyaz görünmesini istiyorsa, söylediğim gibi yine bilinen firmaların ürettiği ‘white’ ürünleri tercih edebilir. Ama yine de, macunun üzerinde ‘white’ yazması dişin rengini açar anlamına gelmez. Bu macunların sadece parlaklık, canlılık etkisi yüksek olabilir.
Diş macununun içinde florür olması gerekir, florür içermeyen macunlarla yapılan diş fırçalamada, diş çürüğünün arttığını  gözlemliyorum
Diş macunu konusunda önem verdiğim bir konu, macunun içinde florür olması. Diş macununun florür içermesi gerekir. Çünkü florürün çürüğü önleyici bir etkisi var. Macunlardaki florür oranı azaltılır ya da tamamen çıkarılırsa, diş çürüğü artacaktır.

 Ağız bakımında önemli konulardan biri de ağız ve diş kontrolleri. Peki, bu kontroller hangi sıklıkla yapılmalı?
Ağız bakımında dikkat edilmesi gereken diğer bir konu, altı ayda bir kontrollere gidilmesidir. Kişinin dişinde hiç ağrı hissetmese bile altı ayda bir kontrole gitmesini öneriyorum. Bunun nedeni; bir çürüğün başlamasından çürük oluşumuna kadar geçen süre 6 aydır. Bu nedenle altı ayda bir kontrolün önemli olduğunu düşünüyorum. Dişlerdeki bir rahatsızlık her zaman ağrı ile ortaya çıkmıyor.
 Hastalarımız genellikle dişleri ağrıdığında biz diş hekimlerini ziyaret ediyorlar. Ancak herhangi bir ağrı olmadığında da kocaman bir çürükle karşılaşabiliyoruz. Yani diş probleminin her zaman ağrıyla ortaya çıkmadığının, ağrısız durumlarda da diş problemlerinin olabileceğinin bilinmesi gerekiyor. Bu nedenle kontroller ihmal edilmemeli.

Diş beyazlatma ve diş taşı temizleme konusuna geçecek olursak, bu ikili zaman zaman karıştırılabilen noktalar. Bu bakımdan diş beyazlatma ve diş taşı temizleme nedir? Bu konularda dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Diş taşı temizliği de 6 ay aralıklarla önerdiğimiz bir şey. Ama bu da kişiye göre değişebiliyor. Kişinin iyi bir oral hijyeni olmadığı zaman veya sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklarının olması durumda, diş taşı birikiminin kişiden kişiye değiştiğini görüyoruz. Bu nedenle diş taşı temizliği için belli bir süre standardının olmadığını düşünüyorum. Zaten son yıllarda da kontrole gelen hasta planlamalarımızda genel kavramlara göre değil, kişiye özel planlamalar yapıyoruz.
Diş taşı temizlenmezse ne olur derseniz; diş taşları, dişin üzerinde pütürlü bir yüzey oluşturur. Diş taşı sert bir yapı ve diş fırçasıyla dişlerden uzaklaştırılamayan bir yapı. Bu nedenle diş taşı temizliği gerekiyor. O yüzden diş taşının belli el aletleriyle, ultrasonik cihazlarla temizlenmesi, kırılması, çıkartılması gerekiyor. Çok zor bir işlem değil. Lokal anestezi yapılarak veya dişetini uyuşturan spreyler yardımıyla da bu işlem yapılabilir. Diş taşının temizlenmemesi durumda diş eti çekilmeleri, diş eti kanamaları, diş eti büyümeleri görülebiliyor.
Dişin rengi çok koyuysa kişi, dişin renginin belli bir orana kadar açılacağını, çok fazla beyazlatma yapılamayacağını bilmeli
Diş beyazlatma ise, son yıllarda çok popüler olan bir uygulama.  ‘Hollywood gülüşü’ modasıyla, televizyon ve sosyal medyada da bembeyaz dişler karşımıza çıkar oldu. Herkesin dişi bembeyaz artık. Oysa genelde sarı ırkların dişi beyaz tonda olmaz, sarı ve krem tonda olur. Esmer ırkların dişleri daha beyaz olur. Her bireyin kendine has bir diş renk tonu vardır. Dolayısıyla son zamanlarda sıklıkla görmeye başladığımız bembeyaz dişler, beyazlatma işleminin artığını gösteriyor bize.
Beyazlatma işlemi de aslında kişiye özel planlama gerektiriyor. Her kişiye beyazlatma işlemi olmayabiliyor. Her diş beyazlamaz. Ben diş beyazlatma yapmayı seviyorum ve güzel durduğunu da düşünüyorum. Diş beyazlatmada dişin rengi çok koyuysa, kişi koyu olan diş renginin belli bir tona kadar açılacağını, çok fazla beyazlatma yapılamayacağını bilmeli. Beyazlatmada hastayı bilgilendirmemiz gereken bir konu; beyazlatma seansları süresince dişlerde geçici bir hassasiyet veya sızlamanın olabileceğidir. Çünkü diş beyazlatmada kullanılan jel, kıvamlı ürünlerde bulunan renk açıcılar dişlerde geçici hassasiyete neden olabiliyor.

 Diş beyazlatma bu hususta dişe zarar veriyor mu?
Aşırı uygulanmadığı sürece diş beyazlatma dişe zarar vermiyor. Beyazlatma işlemi çok kez uygulandığında belki dişe zararlı olabilir. Bu nedenle diş beyazlatma seanslarını belli bir sınırda tutmakta fayda var. Diş beyazlatma seansı da yine kişiye özel uygulanıyor. Bazı kişilere bir seans uygulanıyoruz ve tek bir seansta dişin rengi açılamıyor, ancak bazı kişilere de 5 seans uyguluyoruz ve az bir açılma görüyoruz.
Böyle durumlarda da beyazlatmanın iki türü öne çıkıyor. Belki bu tür kombine edilebilir. Birincisi, ofis beyazlatma dediğimiz beyazlatma. Bu biz hekimlerin muayenehanelerde uyguladığı beyazlatma işlemi oluyor. Diğeri ise, ev ortamında kişinin kendisinin yaptığı beyazlatma oluyor. Biz kişiye beyazlatma için uygun olan aşamaları anlatıyoruz, ona uygun jelleri öneriyoruz, şeffaf plaklar yapıyoruz ve 6-7 saat bu plakları dişinde tutarak beyazlatma işlemi yapması gerektiğini söylüyoruz. Ofis beyazlatmaları bu kadar beklenmiyor elbet.
Diş beyazlatmada uygulanan işlemlerde bazı içerikler kendi kendine dişi açarken bazı içerikler için de ışık kullanmak gerekiyor.

Peki diş beyazlatma işleminin kalıcılığı ne kadar sürüyor?
Bu işlemde de tam bir süre vermek doğru olmaz. Çünkü dişin beyaz kalma süresi alkol, sigara gibi alışkanlıklara sahip olan ve bu alışkanlıklardan uzak duran kişiye göre değişiyor. Çok yoğun sigara kullanan kişilere diş beyazlatmayı önermiyorum. Tabii sigara kullananlara da diş beyazlatma yapıyoruz, ama sigara kullanımı çok yoğunsa, haliyle dişin beyaz kalma süresi kısa olacaktır. Bunun dışında, eğer diş beyazlatma işleminden sonra kişi, gerçekten iyi bir ağız bakımı yapıyor, sigara ve kahve kullanmıyor, dişlerine dikkat ediyorsa yaklaşık 1 yıl yapılan beyazlatma işlemi kalıcılığını sürdürür.

Son olarak teknolojiyle birlikte ortaya çıkan yeni çalışmalardan söz edebilir misiniz?
Diş hekimliğinde son yıllarda neler değiştiği konusuna geçersek, güzel değişimler olduğunu söyleyebilirim. Diş hekimliğinde son yıllarda her hastamıza özel planladığımız gülüş tasarımı ön plana çıktı, hem de bir takım cihazların kullanımının diş hekimliğine girmesiyle, yapılan tedavileri kolaylaştırma yönünden diş hekimliğine katkı sağlandı. Hastalarımız bize, en estetik, doğal görünümlü ve beyaz dişlere sahip olmak istediklerini söylüyorlar. Bir takım cihazların ve özellikle porselen malzemelerin gelişimi, işçiliğin ön plana çıkması, diş teknisyenlerinin kendini daha fazla geliştirdiği bir dönemde olmamız, en doğal ve natürel görüntüleri yakalama konusunda önemli bir aşama oldu. Dolayısıyla hastalarımızın bu isteklerini günümüzde karşılayabiliyoruz.
Bilindiği gibi eskiden ‘tavşan diş’ dediğimiz dişler modaydı. Günümüzde ise aksine, eski uygulamalarda olduğu gibi süt  beyaz renginde, tavşan, iri dişler tercih etmiyoruz. Günümüzde dişlerin sıralanmasında kendi içinde bir ahengi olan, doğal görünümlü, doğal uzunlukta dişler yapmayı tercih ediyoruz. Süt beyaz dişler yapma modası da artık bitti. Onun yerine ışık geçirgenliği daha yüksek olan porselenlerin gelişimiyle, bu tür porselen dişlere yönelimimiz arttı. Yani yapıldığı belli olmayan, büyüklük ve form olarak güzel bir estetik sağladığımız dişler ön plana çıktı. Bunda da dediğim gibi porselen malzemelerinin gelişmesi, teknisyenlerin kendilerini geliştirmeleri ve işçiliğin gelişmesi etkili oldu.
Değişen cihazlar konusundan da bahsedersek, son yıllarda özellikle ağız içi ölçülerde değişiklik oldu. Rutinde biz protez yaparken, ağız içinden silikon malzemeler yardımıyla ölçü alıp bu ölçüleri laboratuvara göndeririz. Laboratuar yaklaşık 7 gün içinde bitirme süresi verir. Biz de bu süreçte kişiyi provalara çağırırız. Ancak son yıllarda bu durum değişim gösteriyor. Artık ağız içi tarama cihazları var. Bu cihazlarla birlikte artık dijital bir ortamda ölçü alıyoruz. Bu cihazla ağızdaki işlem yaptığımız bölgenin ölçüsünü tarama yöntemiyle alıyoruz. Sonra bu veriyi laboratuarımıza gönderiyoruz. Laboratuar birebir alınan ölçü üzerinden protezi bir cihaz yardımıyla yapıyor. Teknolojideki bu değişim sayesinde aynı gün içerisinde hastamızın diş protezlerini bitirebiliyoruz ve hastamız aynı gün yeni dişleriyle kliniğimizden ayrılabiliyor. Ayrıca bu teknoloji, ölçü alırken yaşanan mide bulantısı gibi sorunları da ortadan kaldırıyor.

 
Hindistan,S-400 almaya devam ediyor
 
Doğal mucize; bıttım sabunu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Biletler Tükendi!
Ankara Şehirler Arası Terminal İşletmesinde biletler tükendi. Otobüs firmaları ...
Görme engelli öğrenciler yetenekleriyle alkış aldı
“Çok Bilen Çok Yanılır” isimli tiyatro oyunu ile başarılı bir performansa ...
Şeker bayramında nasıl beslenmeli?
Genç diyetisyen Şafak, “Bayramda şerbetli tatlılar yerine daha çok sütlü ...
 
Ankara'da ikinci el kıyafet sektörü canlanmaz
Baba mesleğini devralan Barış Durmaz, giyim sektörüne küçük yaşlarda ...
Büfeler, eskisi kadar iş yapamıyor
Polat, gelirin düşmesinin ve masrafların artmasının hem vatandaşı hem ...
“Destekler arttırılmalı”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan'da ...
 
Çocukluk hayali mesleği oldu
Çocukluk hayalini gerçekleştiren Pınar İnam, yaptığı tasarımlarla dikkatleri üzerine çekiyor.
Sektör bambaşka bir yere gidiyor
Yaklaşık 7-8 yıldır sektörde olan İlkser Fotoğraf Stüdyosunun sahibi Güneş ...
Amaç küresel hedefler yaratmak
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin (SDG), etkinliğine ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
PETROLÜN ATEŞİ YÜKSELİYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SANAYİLEŞME BİR YAŞAM SORUNU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKİYE YENİ DÜNYA DÜZENİNE HAZIRLANMALIDIR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SANAYİ ÜRETİMİ NEDEN ÖNEMLİ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ÖĞRENME HIZI
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SANAYİ ÜRETİMİ VE İŞSİZLİK
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KONUT SEKTÖRÜNDE NELER OLUYOR ?
Esra SARI
Esra SARI
MEDİTASYON YAPMAK STRESİ AZALTIYOR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TELEFONSUZ YAPAMAZ OLDUK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
SEKTÖRLEŞEN EĞİTİM
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
BONO ALACAKLISI İSENİZ ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATA DAİR
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İLGİNÇ BİLGİLERE DAİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
CEMİYET İLE CEMAAT ARASINDAKİ FARK
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
BİR ACI ÜÇ KELİMEYE NASIL SIĞAR?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İNSANLIĞIN EZELİ VE EBEDİ İLLETİ(İLTİBAS)
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva